Sözlük - Kimya Budur

Sözlük

A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | Q | R | S | T | U | Ü | V | Y | Z

-hidrik -  Hidroksil grubuna işaret eden bir son ek.
-ido -  Bir asit grubunda sübstitüe amonyak türevlerine verilen son ek. CONH2, amido gibi.
-ik -  Daha yüksek değerliği gösteren son ek, ous ile karşılaştırıldığında ferrous 2, ferrik 3.
-jen -  Hidrojende olduğu gibi, üretmek veya doğurma anlamında kullanılan bir son ek.
-oksil -  Bileşikte RO- grubunun varlığını ifade eden bir son ek. örneğin; CH3O-, metoksil.
-oksilakton -  -OH grupları içeren laktonlara verilen genel isim.
-ol -  Bileşiklerde C atomuna bağlı OH grubunu gösteren son ek.
-ole -  Aromatik eterlerin özel isimlendirilmelerinde kullanılan son ek, anisole (metil fenil eter) gibi.
-on -  Ketonları gösteren son ek, propanon (dimetil keton): 2-bütanon (etil metil keton) gibi.
-onik -  Bir aldehit grubunun yükseltgenmesi ile oluşan organik asitleri belirtmek için kullanılan son ek.
-trion -  Bileşiklerde 3 keto grubu bulunduğunu gösteren bir son ek.
1-hidroksi-2-propanon -  bk. asetol
1-kloronaftalin -  Formülü C10H7Cl olan kristallerin kırılma indisi tayininde daldırma ortamı olarak kullanılan yağımsı bir sıvı. Ayrıca sıvı ve katı yağlar için ve DDT için çözücü olarak kullanılır.
1,2-dimetoksibenzen -  bk. veratrol
1,3-bütadien -  Formülü CH2=CH-CH=CH2, mol kütlesi 54,1 g olan, renksiz bir gaz.
1,3-bütadien -  Formülü CH2=CH-CH=CH2, mol kütlesi 54,1 g olan, renksiz bir gaz.
2-Vinil-5-etilpiridin -  bk. vinil etil piridin
2,2,2-trikloroetilalkol -  bk. trikloretanol
2,4,6-triklorofenol -  Formülü C6H2Cl3OH, yoğunluğu 1,675 g/mL, e.n. 61 °C, k.n. 248 °C olan aseton , alkol ve eterde çözünen, kuvvetli fenolik kokulu sarı kristaller halinde bulunan, tahriş edici bir madde.
3-(alfa-asetonilbenzil)-4-hidroksikumarin -  bk. varfarin
abieninik asit -  Formülü C13H20O2, mol kütlesi 208,2 g olan bir asit.
abiyetik asit -  Formülü, C20H30O2 e.n. 161 °C olan , kolofan ve çam reçinesinden elde edilen, suda çözünmeyen bir çam asidi.
abrodil -  Kimyasal yapısı sodyum monoiyodometan sulfonat olan ve röntgen filmi çekiminde damara verilen bir madde.
absorban -  bk. soğurucu.
absorbans -  bk. soğurum.
absorbans -  soğurum.
absorpsiyon -  bk. emme
absorpsiyon -  soğurma
absorpsiyon filtreleri -  bk. soğurma süzgeçleri.
absorpsiyon spektrumu -  Birçok organik madde tarafından gösterilen farklı dalga boylarındaki ışığın emilme modeli olup genellikle her bir madde için karakteristik bir eğri veren dalga boyu emme grafiği ile gösterilebilir.
absorptivite -  bk. soğurganlık.
absorptivite -  soğurganlık.
açil -  Bir hidroksilin organik bir asitten uzaklaşması ile oluşan kök, genel formülü RCO olup burada R, alifatik, aromatik veya alisiklik olabilir.
açilleme -  Yer değiştirme yöntemi ile bir açil gurubunun bir molecule eklenmesi.
acı badem yağı -  Acı bademden elde edilen yağ. Açık san renkte bir sıvı. Esas olarak, benzaldehit, hidrosiyanik asit, fenoksiasetonitril içerir. Koku verici olarak kullanılır.
acı su -  Klor içeriği 2,00 ppm’den fazla olan tuzlu su. Normal deniz suyundan daha az tuzluluğa sahip, fakat içme suyundan daha fazla tuzluluğa sahip su. Tuz oranı 1000 kısım suda 30—0,5 kısım mz arasında değişir
açık borusal kolon -  GLC’de durgun fazın, bir destek maddesi ülmj üzerine veya kolonun çeperine doğrudan kaplandığı bir kılcal kolon.
açık sistem -  Çevresi ile hem madde hem de enerji alışverişi yapan sisteme
açısal dispersiyon -  lşının, bir prizma veya optik ağ tarafından yansıtılma veya kırılma açısının dalga boyunun bir fonksiyonu olarak değişiminin ölçüsü.
adamantan -  Formülü C10H16, e.n. 269 °C olan , hidrokarbonlarda iyi çözünen, hafif kâfur kokulu, renksiz kristal bir madde.
adezyon -  Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet.
adezyon -  Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet.
adi maden kömürü -  İçinde fazla miktarda hidrokarbon içeren uzun alevli kömür
adlandırma -  Bir bilim dalı için ortak dil oluşturmak üzere tüm öğeler kimyasal ve fiziksel etkileşmeler ve kullanılan birimler için uluslararası kurallarca tespit edilmiş yazma ve okuma kurallarının tamamı.
adrenalin -  Böbrek üstü bezleri ve sempatik sinir sistemindeki sinir uçlarından salgılanan, kalp atışını hızlandıran, kas ve karaciğerde glikojenin glikoza parçalanmasını sağlayan bir katekolamin. Epinefrin.
adrenalin -  Formülü (HO)C6H3CH(OH)CH2NHCH3 olan, böbrek üstü salgı bezlerin öz bölgesinde sentezlenen kan basıncının arttırılmasında damardan kullanılan önemli bir hormon.
adsorplanma -  Katı , sıvı, gaz moleküllerinin, atom veya iyonların katı veya sıvı yüzeyde tutunması.
adsorplanma -  Katı, sıvı, gaz moleküllerinin, atom veya iyonların katı veya sıvı yüzeyde tutunması.
adsorplanma ısısı -  Bir bileşiğin bir katı yüzeyinde adsorplanması veya yoğuniaşması sırasında açığa çıkan ısı.
adsorplanma kromatografisi -  Durgun fazın çok ince öğütülmüş bir katı olduğu bir ayırma tekniği; dağılma, hareketli fazın bileşimi değiştirilerek sağlanır.
adsorplanma kromatografisi -  Durgun fazın çok ince öğütülmüş bir katı olduğu bir ayırma tekniği; dağılma, hareketli fazın bileşimi değiştirilerek sağlanır.
adsorpsiyon -  Moleküllerin katı bir yüzeye yapışması, tek molekül tabakasından oluşan bir yüzey tabakasının oluşması.
adsorpsiyon -  adsorplanma.
adyabatik -  Isı alışverişi olmayan bir değişiklik.
adyabatik -  Isı alışverişi olmayan bir değişiklik.
adyabatik sistem -  Çevresi ile ısı dışındaki diğer enerji alışverişlerini yapan, madde miktarı sabit olan sistem.
adyabatik sistem -  Çevresi ile ısı dışındaki diğer enerji alışverişlerini yapan, madde miktarı sabit olan sistem.
aerosol -  Gaz içerisinde dağılmış ve gazla sarılmış 10 mikrometreden daha küçük çaplı sıvı veya katı parçacıklarından oluşan çok fazlı sistem.
aerosol -  Gaz içerisinde dağılmış ve gazla sarılmış 10 mikrometreden daha küçük çaplı sıvı veya katı parçacıklarından oluşan çok fazlı sistem.
agar -  Formülü SiO2 olan renkli tabakalardan veya bulutlardan oluşmuş yarı değerli taş ve süs eşyası Diarak, bilyalı değirmenlerde çakıl yerine ve kimyasal terazilerde bıçak ucu olarak kullanılan bir kuvars çeşidi.
agar agar -  Özellikle Asya denizlerinde yaşayan çeşitli kızıl su yosunlarından çıkarılan jelatinimsi bir polisakkarit.
agar agar -  Özellikle Asya denizlerinde yaşayan çeşitli kızıl su yosunlarından çıkarılan jelatinimsi bir polisakkarit.
agar-agar jeli -  Gelidium türlerinden, Hint ve Pasifik okyanuslarından elde edilen, jelatin yerine emülsiyon yapmada süt ve kremleri kıvamlı hale getirmede bakteri kültür ortamı olarak kullanılan, su ile sıcakta çözünen, soğukta şişerek jelleşen bir madde.
agar—agar jeli -  Gelidium türlerinden, Hint ve Pasifik okyanuslarindan elde edilen, jelatin yerine emülsiyon yapmada süt ve kremleri kıvamlı hâle getirmede bakteri kültür ortamı olarak kuilamlan, su ile sıcakta çözünen, soğukta şişerek jelleşen bir madde.
agat -  Formülü SiO2 olan renkli tabakalardan veya bulutlardan oluşmuş yarı değerli taş ve süs eşyası olarak, bilyalı değirmenlerde çakıl yerine ve kimyasal terazilerde bıçak ucu olarak kullanılan bir kuvars çeşidi.
ağdalık -  Akışkanlarda moleküller arası çekim kuvvetleri- kohezyon) sebebiyle oluşan iç sürtünme. 2. Akmaya karşı gösterilen direnç.
ağır -  1. Hafif olmayan, 2. Miktarca çok olan. 3. Ağır asitler: Sülfürik, Hidroklorik ve Nitrik asitler gibi büyük miktarlarda kullanılan. 4. Ağır Kimyasal maddeler: Klor alkali, sülfürik ve nitrik asitler gibi büyük miktarda üretilen kimyasal maddeler, 5. Ağır Hidrojen: bk. döteryum (D). 6. Ağır bağıl yoğunluğu 4’den büyük olan ve periyodik çizelgenin alt yarısında yer alan metaller. 7. Ağır Spar: Barit (BaSO4). 8. Ağır Su: Döteryum oksit (D2D).
ağır metaller -  Kurşun, bakır, demir. altın, gümüş gibi yoğunluğu 4’den büyük ve periyodik çizelgenin alt yarısında olan metaller.
ağırlık -  Bir cisim ve yer küre arasındaki çekim kuvveti
ağırlık titrimetrisi -  Gravimetrik titrimetri ile eş anlamlı olan bir titrasyon yöntemi
akik -  Kimyasal bileşimi SiO2, sertliği 7 olan , çeşitli renklere sahip değerli bir taş.
akik -  Kimyasal bileşimi SiO2, sertliği 7 olan , çeşitli renklere sahip değerli bir taş.
akım -  Bir iletkenden bir saniyede geçen yük miktari. SI Sisteminde birimi amperdir.
akım yoğunluğu -  Bir elektrolitik kaplama banyosunda kapIam- lan yüzeyin birim alani başına genellikle santimetrekare başına amper veya desimetrekare başına amper olarak ifade edilen elektrik. akımı.
akış durdurmalı enjeksiyon -  HPLC’de, çözücü akışını geçici şekilde durdurarak. numunenin kolon girişine verilmesi.
akışkan -  Sürtünme kuvvetlerini yenerek yerçekimi etkisi ile akma özelliği gösteren gaz, sıvı ve ince toz hâlindeki maddeler için kullanılan genel terim.
akışkanlık -  Kolayca akma özelliği.
akkor -  Yüksek sıcaklık etkisi ile ışıklı duruma giren cisimlerin özelliği.
akkor -  Şiddetli bir parlaklık ile kor hâle gelme.
aktarım -  Bir madde veya enerjinin bir yerden başka bir yere götü- rülmesi.
aktif olmayan -  Asimetrik bir karbon atomuna sahip, fakat optikçe aktif olmayan bir bileşiğin tanımlanması.
aktif olmayan -  Asimetrik bir karbon atomuna sahip, fakat optikçe aktif olmayan bir bileşiğin tanımlaması.
aktiflenme enerjisi -  Taneciklerin çarpışarak kimyasal tepkimeyi oluşturmaları için gerekli enerji.
aktifleşme enerjisi -  Taneciklerin çarpışarak kimyasal tepkimeyi oluşturmaları için gerekli enerji.
aktifleşmiş kompleks -  Tepkime oluşumunu incelerken çarpışan taneciklerin birleşmesi için oiuştuğu varsayılan en fazla potansiyel enerjiye sahip ara tanecik.
aktiflik -  Bir kimyasal dengede yer alan bir türün aktiüik katsayısı ile molar denge derişiminin çarpımı olarak verilen etkin derişimi.
aktiflik giderilmesi -  Kimyasal ve fiziksel yollarla bir katalizör veya bir serumun etkinliğinin (aktifliğinin) azalması.
aktiflik giderilmesi -  Kimyasal ve fiziksel yollarla bir katalizör veya bir serumun etkinliğinin (aktifliğinin) azalması.
aktiflik katsayısı -  Sayısal değeri, bir çözeltinin iyon şiddetine bağlı birimsiz bir büyüklük; bir tür için aktiflik, aktiflik katsayısı ile molar denge derişiminin çarpımı olarak verilir.
aktiflik, a -  Bir kimyasal dengede yer alan bir türün aktiflik katsayısı ile molar denge derişiminin çarpımı olarak verilen etkin derişimi.
akü -  Elektrik enerjisini kimyasal enerjiye çevirerek depoiayan ve depolanan kimyasal enerjiyi istendiğinde elektrik enerjisi olarak dışarı veren araç.
akü asidi -  Akünün enerji üretebilmesi için içine konulan seyreltik sülfürik asit çözeltisi.
akümülatör -  bk. akü
akvamarin -  Beril mineralinin, mücevher olarak kullanılan soluk mavi-yeşil renkli türü.
akvamarin -  Beril mineralinin, mücevher olarak kullanılan soluk mavi-yeşil renkli türü.
alaşım -  İki ya da daha çok metalden, bazı durumda da metallerle karbon, fosfor, tellür gibi elementlerden oluşan metal görünümünde homojen karışım.
alaşım çeliği -  Çeliğin molibden, tungsten, vanadyum, Zirkonyum gibi diğer metallerle yaptiği alaşım.
alçı taşı -  Formülü CaSO4.2H2O Olan, 120 oC’ye kadar ısıtıldığında suyunun yaklaşık %75’ini kaybeden ve alçıya dönüşen beyaz renkli yumuşak mineral madde.
aldehit -  Yapısında CHO grubu olan organik bileşiklerin genel adı.
aldehit -  Yapısında —CHO grubu olan organik bileşiklerin genel adı.
alev -  Yanma olaylarında, yüksek sıcaklığa ısınmış katı taneciklerin ve moleküllerin yaydığı ışınlarla parlaklık kazanmış gaz karışımları akışı.
alev -  Yanma olaylarında, yüksek sıcaklığa ısınmış katı taneciklerin ve moleküllerin yaydığı ışınlarla parlaklık kazanmış gaz karışımları akışı.
alev alan -  Kolayca alev alan.
alev alma noktası -  Maddenin yanmaya başladığı sıcaklık
alev denemesi -  Bunsen alevi ile yapılan nitel analiz.
alev denemesi -  Bunsen alevi ile yapılan nitel analiz.
alev emisyon spektroskopisi -  Bir analitin karakteristik emisyon spektrumu yaymasını sağlamak için bir alevin kullanıldığı metotlar, alev fotometresi olarak da bilinir.
alev emisyon spektroskopisi -  Bir analitin karakteristik emisyon spektrumu yayinasım sağlamak için bir alevin kullanıldığı metotlar,alev fotometresi olarak da bilinir.
alev fotometrik dedektör -  Kükürt ve fosfor içeren bileşiklerin pirolizi sonucu oluşan soğuruma dayanan GLC dedektörü.
alevde iyonlaştırma dedektörü -  Organik bileşiklerin pirolizinden oiuşan iyonların iietkenliğine dayanan GLC dedektörü.
alfa -  Yunan alfabesinin ilk harfi.
alfa bozunması -  Alfa taneciklerinin yayınladığı radyoaktif bozunma. Bir elementin alfa-bozunması ile oluşan yeni elementin atom numarası iki, kütlesi ise dört birim azalır.
alfa değerleri -  Özel bir türün derişimi ile bu türün türediği çözünen maddenin analitik derişimi arasındaki oran. (HAc çözletisinde Ac- yüzdesi gibi).
alfa demir -  Demirin 906 °C’dan aşağılarda kararlı olan polimorfik şekli.
alfa demir -  Demirin 906 oC’dan aşağılarda kararlı olan poiimorfik şekli.
alfa taneciği -  Bazı elementlerin radyoaktif izotoplarının kendi kendine bozunmasından oluşan tanecikler. 4He izotopunun atom çekirdeğine denktir. +2 yüke sahip olup, kütlesi 4’tür. Alfa tanecikleri oluşumunda yüksek enerji (4—8 MeV)çikar
alfa tokoferol -  Yeşil sebzelerde, bitki yağlarında ve buğday tohumlarında bol bulunan, kuvvetli antioksidan özelliği olan, üreme hücreleri için gerekli olan ve eksikliği hâlinde kümes hayvanlarında, sıçanlarda ve insanlarda kısırlığa sebep olan, yağda çözünen bir vitamin. E1 vitamini.
alfa uranyum -  662 °C’a kadar kararlı ve yoğunluğu 19,12 g/mL olan, ortorombik kristallere (alfa=2,852Å, b=5,865Å, c=4,954Å) sahip, uranyumun üç şeklinden biri.
alfiller -  Hem aromatik, hem alifatik yapıya sahip benzil (C6H5COCOC6H5) gibi kökler.
alfiller -  Hem aromatik, hem alifatik yapıya sahip benzil (C6H5COCOC6H5) gibi kökler.
alıkonma süresi -  Numune enjeksiyonu ile analit pikirıin dedektöre ulaşması arasında geçen süre.
alkali hatası -  Pek çok cam elektrodun yüksek bazik ortamlarda anormal 0larak düşük bir pH cevabı oluşturma meyli.
alkali metaller -  Öğeler Dizgesinin IA kümesinde bulunan Ve emk dizisinde görece daha eksi elektrot potansiyeli gösteren Li, Na, Cs gibi metaller.
alkali metaller -  Periyodik çizelgede IA grubunu meydana getiren elementler: Li, Na, K, Rb, Cs, Fr.
alkaloit -  Morün, nikotin, strikrıin, efedıin, kodein ve kinin gibi insan ve hayvanlar tarafından alındıklarında bariz fizyolojik etkileri olan, büyük kısmı bitkilerde bulunan karmaşık yapılı bileşiklere verilen genel ad.
alkil -  Bir alkan molekülünden bir hidrojen atomunun koparılmasıyla türeyen ve genel formülü CnH2n+1 olan tek değerli grup.
alkil -  Bir alkan molekülünden bir hidrojen atomunun koparilmasıyla türeyen ve genel formüiü (CnH2n+1) olan tek değerli grup.
alkilarilhalojenürler -  RX tipi bileşikler (R, alkil veya aril, X, halojen),
alkoller -  Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (R) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, R—OH genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. Örn. etil alkol (C2H5OH).
alkoller -  Karbon atomuna doğrudan doğruya —0H grubunun bağlı olduğu organik bileşikler.
alkoloit -  Morfin, nikotin, striknin, efedrin, kodein ve kinin gibi insan ve hayvanlar tarafından alındıklarında bariz fizyolojik etkileri olan, büyük kısmı bitkilerde bulunan karmaşık yapılı bileşiklere verilen genel ad.
allil klorür -  Formülü CH2=CHCH2Cl, mol kütlesi 76,53, en. —136,5 oC, kn. 45,1 oC, yogunluğu 0.9379 g/mL olan, 500—550 oC’de propilenin klorlanması ile elde edilen (CH2=CHCH3 + Cl2 © CH2=CHCH2CI +HCI), gliserin eldesinde, ilaç maddelerinin, böcek öldürücüierin, bazi plastik malzemelerin, ve yapıştırıcıların üretiminde ham madde olarak kullanan, keskin kokulu, gözleri ve nefes yollarini tahriş eden renksiz sıvı bir madde.
allilen -  Formülü CH3C=CH, mol kütlesi 40,06 g, e.n. 101,5 °C, k.n. 23,3 °C olan , su, alkol ve eterde çözünen, Ag2O ve Cu2O'in amonyaklı çözeltileri ile etkileştiğinde asetilen hidrojeni metalle yer değiştiren, UV ışınlarının etkisiyle polimerleşen, ağrı kesici özelliğe sahip, kötü kokulu bir gaz.
allilen -  Formülü CH3C=CH2, mol kütlesi 40,06 g, e.n. —101,5 oC. k.n. —23,3 oC olan , su, alkol ve eterde çözünen, Ag2O ve Cu20’in amonyaklı çözeltileri ile etkileştiğinde asetilen hidrojeni metalle yer değiştiren, UV ışınlarının etkisiyle polimerleşen, ağrı kesici özeliiğe sahip, kötü kokulu bir gaz.
almen denemesi -  İdrarda şeker miktarının tayini için kullanılan, bizmut iyonlarının indirgenmesi temeline dayanan bir deneme.
almen denemesi -  İdrarda şeker miktarının tayini için kullanılan, bizmut iyonlarının indirgenmesi temeline dayanan bir deneme.
alt grup -  d bloğundaki her bir kısa düşey kolonda bulunan geçiş elementlerine verilen isim. Her bir alt grup, ilk grup elementinin adını alır, Ömek çinko alt grubunda, çinko, kadmiyum ve cıva elementleri bulunur.
altayit -  Formülü PbTe olan, doğal kalay filizlerinde bulunan ve beyaz kristallere sahip mineral bir madde.
altayit -  PbTe olan, doğal kalay filizlerinde bulunan ve beyaz kristallere sahip mineral bir madde.
alternatif akım -  bk. değişken akim
altgrup -  d bloğundaki her bir kısa düşey kolonda bulunan geçiş elementlerine verilen isim. Her bir alt grup, ilk grup elementinin adını alır. Örnek çinko altgrubunda, çinko, kadmiyum ve cıva elementleri bulunur.
altı köşeli kristal sistem -  a b eşit değil c ve alfa=B=90o, gama=120o özelliğinde olan bir kristal sistemi.
altın -  Simgesi Au, atom numarası 79, atom kütlesi 196,97 g, yoğunlugu 19,32 g/irıL, e.n. 1064,76 0C olan, doğada metalik olarak bulunan , asit ve bazlarda çözünmeyen, kıral suyunda çözünen, 1 ve 3 değerliklerini alan, sarı renkte, soy bir metal. Koinaj adlı alaşımı % 90 Au ve % 10 Cu içerir.
altın lehimi -  Genel olarak altın, gümüş, bakir, çinko veya pirinçten ibaret olan,kuyumcularca kullanılan bir lehim.
altkabuk -  l alt kuantum sayıları; s, p, d, f harfleri ile gösterilen bir atomda temel kabuğun altındaki enerji düzeyleri.
altkabuk -  l alt kuantum sayilari; s, p, d, f harfleri ile gösterilen bir atomda temel kabuğun altındaki enerji düzeyleri.
altkültür -  Hücrelerin çoğalmalarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi.
alumina -  AI2O3, aluminyum oksit; doğada, boksit korundum gibi cevherler ya da feldspat, mika gibi minerallerle karışmış olarak bulunan özdek. (Başlıca, alüminyum üretiminde, ayrıca ateşe dayanır gereçlerin, yüze tutucuların, çeşitli kimyasal bileşiklerin yapımında kullanılır.)
alumina -  Formülü Al2O3 olan, doğada boksit, korundum gibi cevherlerde veya feldspat, mika gibi minerallerle karışmış olarak bulunan alüminyum üretiminde ve ateşe dayanıklı gereçlerin yapımında kullanilan bir madde. Alüminyum Oksit.
aluminat -  Aluminyum hidroksitten oluşan suda çözünen [Al(OH)5]2-, [Al(OH)6]3- iyonları ve oksitlerin eritilmesiyle elde edilen aluminat AlO33- ve AlO2- (meta aluminat) iyonlarını içeren bileşiklerin genel adı. Doğada MAl2O4 formüllü aluminatlar yaygındır, örneğin MgAl2O4 (spinel). Çözünür aluminatlar, örneğin NaAlO2 sodyum hidroksitin aluminyum hidroksite etkisi ile, çözünmeyen aluminatlar uygun metal oksitleri ve aluminyum oksit karışımlarının eritilmesi ile elde edilirler. Al2O3 üretiminde ara ürün olan NaAlO2 tekstil ve kağıt sanayisinde, su arıtımında kullanılır, CaAl2O4 çimentonun bileşenidir. BaAl2O4 suyun SO42-, CO32- ve Ca2+ iyonlarından temizlenmesi için kullanılır.
aluminat -  Alüminyum hidroksitten oluşan suda çözünen [Al(OH)5]32-, [Al(OH)6]3- iyonları ve oksitlerin eritilmesiyle elde edilen aluminat AlO33- ve AIO2- (meta alu minat) iyonlarını içeren bileşiklerin genel adı. Doğada MgI2O4 formüllü aluminatlar yaygındır, örneğin MgAl2O, (spinel). Çözünür aluminatlar, örneğin NaAlO2 sod- yum hidroksitin alüminyum hidroksite etkisi ile, çözünmeyen aluminatlar uygun metal oksitleri ve alüminyum oksit karışımlarının eritilmesi ile elde edilirler. NaAlO3 üretiminde ara ürün olan NaAlO tekstilı ve kağıt sanayisinde su arıtımında kullanılır CaAl2O4 çimentonun bileşenidir. BaAl204 suyun S042-, CO32- ve Ca2+ iyonlarından temizlenmesi için kullanılır.
aluminit -  Formülü Al2(SO4)(OH)4.7H2O olan, yumuşak, beyaz renkli ve monoklinik kristallere sahip aluminyum minerali.
aluminit -  Formülü Al2Ç(SO4)(OH)4.7H20 olan, yumuşak, beyaz renkli ve monoklinik kristallere sahip alüminyum minerali
aluminosilikatlar -  Si4+ iyonuna benzer olarak Al3+ iyonunun oksijen iyonlarının düzgün dörtlü çevresinde bulunduğu silikatlar grubu. Aluminolar yer kabuğunda en yaygın bulunan bileşiklerdir. Bu grubun esas temsilcilerinden olan mineraller; ortoglaz K[AlSi3O8], albit Na[AlSi3O8] ve anortit Ca[Al2Si3O8]. Slüd grubu mineralleri de alumosillikatlara aittirler, örneğin muskovit KAl[(Si3AlO10)(OH)]. Alumminosilikat olan nefelin Na2[Al2Si3O8] sanayide önemli ham maddedir. Aluminosilikatların çok önemli grubu zeolitlerdir. MxEyO2ynH2O (M=Ca, Na, nadiren Ba, Sr, K; E=Si, Al). Zeolitler sularını kaybettiklerinde yapıları değişmez. Aluminosilikatların yapılarının temeli kuvarstır. (SiO2 veya SiO4). Silisyumun kısmen Al ile yer değişmesi neticesinde değerliklerin farkından dolayı eski yük fazlalığı oluşuyor ki, bu da katyonlarla bertaraf edilir. Sanayide yapay aluminosilikatlarda katalizör ve katalizör taşıyıcıları olarak yaygın olarak kullanılır.
aluminosilikatlar -  Si4+ iyonuna benzer olarak Al3+ iyonunun oksijen iyonlarının düzgün dörtlü çevresinde bulunduğu silikatlar grubu. Aluminolar yer kabuğunda en yaygin bulunan bileşiklerdir. Bu grubun esas temsilcilerinden olan mineraller; ortoglaz K[AlSi3O8], albit Na[AlSi3îO8] ve anortit Ca[Al2Si3O8]. Slüd grubu mineral- leri de aiumosillikatlara aittirler, örneğin muskovit KA[Si3AlO10(OH)]. Aluminosilikat olan nefelin Na2[Al2Si308] sanayide önemli ham maddedir. Aluminosilikatların çok önemli grubu zeolitlerdir. Zeolitier sularını kaybettiklerinde yapıları değişmez. Aluminosili- katların yapılarının temeli kuvarstır. (Si02 veya Si04). Silisyumun kismen Al ile yer değişmesi neticesinde değerliklerin farkından dolayi eski yük fazlalığı oluşuyor ki, bu da katyonlarla bertaraf edilir. Sanayide yapay aluminosilikatlarda katalizör ve katalizör taşıyıcıları olarak yaygın olarak kullanılır.
aluminotermi -  Metal ve ametallerin oksijenli bileşiklerin aluminyum metali vasıtasıyla indirgenmesine dayanan metal, ametal ve alaşımların elde edilmesi yöntemi. Yöntem ilk olarak 1859 yılında N.N.Beketov tarafından bulunarak kullanılmıştır. Bu yöntemle Al toz veya yonga biçiminde kullanılır. Mn, Cr, V, W ve birçok alaşımlar bu yöntemle elde edilirler.
aluminyum -  Simgesi Al , atom numarası 13, atom kütlesi 26,98 g, atom yarıçapı 1,93Å, Al3+ iyon yarıçapı 0,57Å, e.n. 660 °C, k.n. 2460 °C, yoğunluğu 2,6989 g/mL ve tek kararlı izotopu (Al27), periyodik çizelgenin III A grup elementi olan, beyaz gümüş renkli, hafif, ısı ve elektriği iyi ileten bir metal. Metallik aluminyum kübik kafese sahiptir (a=4,0494 Å).Kısa ömürlü yapay radyoaktif izotopları da sentezlenmiştir.. Yüzeyi koruyucu aluminyum oksit tabakasıyla kaplıdır. Asit ve bazlarda çözünür. Toz aluminyum patlayıcılarda, roket yakıtlarında ve indirgen olarak kullanılır. Yer kabuğunda kütlece oksijen ve silisyumdan sonra üçüncü sıradadır (%8,80). Yüzlerce minerallerin bileşiminde mevcuttur. Sanayi öneme sahip olan aluminyum mineralleri; boksit Al(OH)3, alunit (Na,K)2SO4Al2(SO4)3.4Al(OH)3, nefelin (Na,K)2OAl2O3.2SiO2) ve kaolinit (Al2O32SiO2.2H2O)’dir.
alüminyum -  Simgesi Al, atom numarası 13, atom kütlesi 26,98 g, atom yarıçapı 1,93131, Al3+ iyon yarıçapı 0,57A, en. 660 oC, kn 2460 oC, yoğun- luğu 2,6989 g/mL. ve tek karalı izotopu (Al:27), periyodik çizelgenin III A grup elementi olan, beyaz gümüş renkli, hafif, ısı ve elektriği iyi ileten bir metal. Metalik aluminyum kübik kafese sahiptir. Kısa ömürlü yapay radyoaktif izotopları da sentezlenmiştir. Yüzeyi koruyucu alüminyum oksit tabakasıyla kaplıdır. Asit ve bazlarda çözünür. Toz alüminyum patlayıcılarda, roket yakıtlarında ve indirgen olarak kullanılır. Yer kabuğunda kütlece oksijen ve silisyumdarı sonra üçüncü sıradadır (%8,80). Yüzlerce minerallerin bileşiminde mevcuttur. Sanayi öneme sahip olan alüminyum mineralleri; boksit, alunit nefelin ve kaolinittir.
alüminyum alaşımları -  Alüminyum temel metal olduğu diğer metallerle (Cu, Mg, Zn, Mn, Ni, Fe, Ti vs.) yaptiği alaşımlar. Hafif oldukları için (yoğunluğu 2,65—2,8 g/mL) uçak, gemi, otomobil üretiminde, kimya sanayisinde ve inşaatta kullanilir.
alüminyum amonyum sülfat -  Formülü Al(NH)4(SO4)2 .2H2O, mol kütlesi 906,6, en, 94 oC olan, suda çözünen, renksiz kristallik madde. Suyun arıtılmasında, kabartma tozlarında, yangın söndürme köpüğünde, galvanik kaplamalarda kullanılır.
aluminyum asetat -  Formülü Al(CH3COO)3, mol kütlesi 204,1 olan, amorf beyaz toz. Isıtılınca parçalanır, suda çözünür. %5’lik çözeltisi antiseptik ve terlemeyi önleyici olarak kullanılır.
alüminyum asetat -  Formülü Al(CH3C00)3, mol kütlesi 204,1 olan, amorf beyaz toz. lsıtılınca parçalanır, suda çözünür. %5’Iik çözeltisi antiseptik ve terlemeyi önleyici olarak kullanılır.
alüminyum bromür -  Formülü AlBr3.6H20, mol kütiesi 374,23 g , e.n. 97 oC, kn, 255 oC, yoğunluğu 3,01 g/mL. olan, suda çözünen, sentezlerde açilleme katalizörü olarak kullanılan, beyazdan sariya değişen renkte, nem çekici, kristal yapıda bir madde.
alüminyum hidroksit -  Formülü Al(OH)3, mol kütlesi 78,0 g , yoğunluğu 2,42 g/mL olan, doğada monoklinik kristallere sahip gibsit minerali olarak bulunan, amfoter özelliğe sahip, bazlarla da tuz oluşturan beyaz toz şeklinde, suda çözünmeyen bir madde. Alüminyum hidroksitin 120 oC’de bozulmaya başlayan dayanıksız şekli bayerit olarak bilinir. Alüminyumun normal hidroksitinden başka tam olmayan hidroksitleri de bilinmektedir.
alüminyum karbür -  Formülü Al4C3, moi kütlesi 144,0 g olan, alüminyum iie karbonun et— kileşmesinden (650—1400 oC) elde edilen, su ile etkileşerek metan gazi oluşturan sarı renkli kristal bir madde.
alüminyum klorür -  Formülü AlCl3, mol kütlesi 133,3 g, yoğunluğu 2,44 g/mL, monoklinik kafes yapısında olan, klor ve CO karışımının kaolin veya boksit ile etkileşmesinden elde edilen, susuz hâlde organik sentezlerde (örneğin Friedel- Crafts reaksiyonunda), petrol kraking’inde katalizör olarak, yün boyamada vb. kullanılan, asetonda, piridinde, nitrobenzende çözünen ve 100 g suda ise 25 oC da 44,38 g çözünen, süblimleşebilen, renksiz kristal bir madde.
aluminyum nitrat -  Formülü Al(NO3)3, mol kütlesi 213,0 g olan, aluminyum hidroksitin HNO3 çözeltisinde çözünmesi ve oluşan çözeltinin buharlaşmasıyla elde edilen, tekstil ve deri sanayisinde, uranyum özütlemesinde, petrol sanayisi için katalizör üretiminde ve nitrolamada kullanılan, suda çözünen beyaz renkli kristal bir madde. 16 °C ile 70 °C arasında dayanıklı olan Al(NO3)3..9H2O formüllü kristal yapı oluşturur. 70-105 °C sıcaklık aralığında çözeltisinden Al(NO3).8H2O formüllü, 105 °C’den yüksek sıcaklıkta Al(NO3)3.6H2O formüllü kristal yapısı ayrılır. Al(NO3)3.9H2O havadan nem çeken, renksiz rombik kristaller. 73,5 °C’de erir. Daha yüksek sıcaklıkta önce suyunu, sonra azot oksitlerini kaybeder ve 200 °C’de Al2O3'e dönüşür.
alüminyum nitrat -  Formülü Al(N03)3, mol kütlesi 213,0 g olan, alüminyum hidroksitin HNO3 çözeltisinde çözünmesi ve oluşan çözeltinin buharlaşmasıyla elde edilen, tekstil ve deri sanayisinde, uranyum özütlemesinde, petrol sanayisi için katalizör üretiminde ve nitrolama kullanilan, suda çözünen beyaz renkli kristal bir madde. —16 oC ile 70 oC arasında dayanıklı olanAl(NO3)3.9H20 formüllü kristal yapi oluşturur. 70-105 oC sıcaklık aralığında çözeltisinden Al(NO3).8H2O formüllü, 105 oC’den yüksek sıcaklıkta Al(NO3).6H20 formüllü kristal yapisi ayrilir. Al(N03)3.9H20 havadan nem çeken, renksiz rombik kristaller. 73,5 oC’de erir. Daha yüksek sıcaklıkta önce suyunu, sonra azot oksitlerini kaybeder ve 200 oC’de Al203’e dönüşür.
aluminyum oksit -  Formülü Al3O3, mol kütelesi 101,96 g olan , doğada korund mineralleri olarak ve killerin yapısında bulunan ,boksit, nefelin, kaolin ve şaplardan elde edilen, alüminyum üretiminin ana maddesi ve korund aşındırıcı materyal olarak ve ayrıca adsorban ve katalizör olarak da kullanılan, yapay olarak elde edilen korund kristallerinden kuyumculukta istifade edilen, amfoter özellik gösteren, suda çözünmeyen, bazlarla etkileşerek suda çözünen aluminatlar oluşturan, aluminyumun oksijenli bir bileşiği. Aluminyum oksitten hazırlanan materyaller ateşe dayanır ve dielektrik özelliğe sahiptirler. Aluminyum oksit. İki şekilde bulunur; alfa-Al2O3 ve gama-Al2O3. alfa-Al2O3 romboedrik kafese sahip beyaz kristallerdir (a=5,13Å, alfa=55,16°, yoğunluğu 3,96 g/mL, e.n. 2050 °C, k.n. >3000 °C). İçinde diğer metal oksitleri çözünmüş korund kristalleri çok değerli taşlardır (yakut, safir). alfa-Al2O3, aluminyum hidroksit ve aluminyum tuzlarının 900-1200 °C’da ısıtılmasıyla elde edilir. Isıtıldığı zaman 600-900 °C’da önce kübik kafes yapıya sahip gama-Al2O3 oluşur. 900 °C’da gama-Al3O3 → alfa-Al2O3 dönüşümü başlar.
alüminyum oksit -  Formülü Al2O3, mol kütlesi 101,96 g olan , doğada korund mineralleri olarak ve killerin yapısında bulunan, boksit, nefelin, kaolin ve şaplardan elde edilen, alüminyum üretiminin ana maddesi ve korund aşındırıcı materyal olarak ve ayrıca adsorban ve katalizör olarak da kullanılan, yapay olarak elde ediien korund kristallerinden kuyumculukta istifade edilen, amfoter özellik gösteren, suda çözünmeyen, bazlarla etkileşerek suda çözünen aluminatlar oluşturan, alüminyumun oksijenli bir bileşiği. Alüminyum oksitten hazırlanan materyaller ateşe dayanır ve dielekt- rik özelliğe sahiptirler. İçinde diğer metal oksitleri çözünmüş korund kristalleri çok değerli taşlardır (yakut, safir
aluminyum pirinci -  e.n. 1050 °C olan, %4-11 Aluminyum içeren bakır-aluminyum alaşımı.
alüminyum pirinci -  en. 1050 oC olan, % 4-11 Alüminyum içeren bakır alüminyum alaşımı.
aluminyum trietil -  bk. trietil aluminyum
alunit -  (Na, K)2SO4Al2(SO4)3 4Al(OH)3 bileşimli, yoğunluğu 2,6-2,8 g/mL ve sertliği 3,5-4 olan, %37 Al2O3 içeren ve yapıdaki K2O ‘in yarıya kadar Na2O ile yer değiştirebildiği, Azerbaycan, Ural dağları ve Çekoslovakya'da yatakları bulunan , aluminyum üretiminde ham madde olarak kullanılan, beyaz renkli bir mineral madde.
amalgam -  bk. cıvalı alaşım.
amalgam -  Bileşenlerinden biri cıva olan metal sistemleri. Civanın diğer metallerle oluşturduğu alaşım.
amalgamlama -  1.Metallerin cıvada çözülmesi. 2.Cıva kullanılarak filizlerden metallerin elde edilmesi. Amalgamlama altın kaplama işlerinde, ayna üretiminde, dişçilikte kullanılır.
amalgamlama -  1. Metallerin elvada çözülmesi. 2. Civa kullanılarak filizlerden metallerin elde edilmesi. Amalgamlama altın kapla- ma işlerinde, ayna üretiminde, dişçilikte kullanilir.
amber -  mRNA'daki üç bitirme kodonundan UAG kodonu.
amber -  bk. kehribar
amber asidi -  bk. süksinik asit
amber asidi -  bk. süksinik asit
ambligonit -  LiAl[PO4(F,OH) bileşimli lityum minerali. Lityum oksidin teorik içeriği %10,1 ve gerçek içeriği %7-9,5 dir.
amerikyum -  Simgesi Am ,atom numarası 95, yoğunluğu 11,9 g/mL, yumuşamaya başlama noktası 850 °C ve tam e.n. 1200 °C , k.n. 2600 °C ve +3’den +6’ya kadar değişen değerliğe sahip olan , 1944 sonu 1945 başı G. Siborg ve arkadaşları tarafından plutonyumu nötronlarla ışınlayarak, 239Pu (n, gama) 240Pu (n, gama) 241Pu → 241Am tepkimesi ile sentezlenen, gümüşî beyaz renkli, yumuşak bir metal. En dayanıklı +3 değerlikli bileşikleridir. Hidrojen gazı ile etkileşerek AmH3 oluşturur. AmO, Am2O3, AmO2, AmF3, AmCl3, AmBr3 formüllü bileşikleri elde edilmiştir. İyon yarıçapları, Am3+ 0,99Å, Am4+ 0,89Åkimyasal bir element.. Kütle numarası 237-246 olan izotopları mevcuttur. alfa-aktif 240Am; izotopu en uzun ömürlüdür (T1/2=7600 yıl). Amerikyumun tartılabilir diğer izotopları, 241Am (alfa-bozunma, T1/2=458 yıl), 242Am (ß-bozunma, T1/2=100 yıl)..
amerikyum -  Simgesi Am, atom numarası 95, yoğunluğu 11,9 g/mL, yumuşamaya başlama noktası 850 oC ve tam en. 1200 oC, k.n. 2600 0oC ve +3’den +6’ya kadar değişen değerliğe sahip olan, 1944 sonu 1945 başı G. Siborg ve arkadaşları tarafından plutonyumu nötronlarla ışınlayarak, sentezlenen, gümüşi beyaz renkli, yumuşak bir metal. En dayanıklı +3 değerlikli bileşikleridir. Hidrojen gazı ile etkileşerek AmH3 oluşturur.
ametal -  Elektrik iletkenliği düşük, kolayca anyonlar verebilen, oksitleri asit oluşturan ve genellikle periyodik çizelgenin IV-VII’nci gruplarında bulunan kükürt, fosfor gibi elementler.
ametal -  Elektrik iletkenliği düşük, kolayca anyonlar verebilen, oksitleri asit oluşturan ve genellikle periyodik çizelgenin IV-VII nci gruplarında bulunan kükürt, fosfor gibi elementler.
amfetamin -  Merkezî sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olan bir uyuşturucu madde.
amfetamin -  Formülü C6H5CH,CH2(NH2)CH3 olan, uyarıcı etki yaparak beyin etkinliğini arttırdığından dolayı insan ve hayvanlarda çoğu zaman doping maksadıyla kullanılan ve bazı burun mukozasına büzücü etki yapan bir ilaç aktif maddesi.
Amfiprotik çözücü -  Su ve etanol gibi hem proton alabilen hem de proton verebilen çözücüler.
amfoter -  Hem asit hem de baz özelliğine sahip olan, amino asit ( NH2·R·COOH) , HPO4= ve H2PO4- gibi maddeleri belirten.
amfoter -  Hem asit hem de baz özelliğine sahip olan, amino asit (NH2-R-COOH), HPO4- ve H2PO4-, gibi maddeleri belirten.
amidazlar -  Aminoasitlerin amit grubunu hidrolitik parçalayan, L-asparginin parçalanma tepkimesini katalizleyen asparginaz, L-glutaminin parçalanma tepkimesini katalizleyen glutaminaz gibi enzimler.
amidinler -  Organik asitlerin, genel formülü RC=NHNR2 (R=hidrojen, alkil, aril) olan türevleri ve alkol ve eterde çözünen kristal maddeler. Uygun aside göre adlanırlar, örneğin, CH3C=NHNH2, asetamidin. Amidinler kuvvetli monoasidik bazlardır, serbest halde dayanıksızdırlar, genelde klorhidratlar şeklinde kullanılırlar. Sıcak suda, seyreltik asidik ve bazik çözeltilerinde hidroliz olurlar. Sıvı amonyakta Na ve K ile monometalik türevler oluştururlar, örneğin RCNKNH2. Başlıca tıpta kullanılırlar, fenakin klorhidrat, CH3C=NC6H4OC2H5-p)NHC6H4OC2H5-p.HCl gölgesel anestezide, stilbamidin HClH2NNH=OC6H4CH=CHC6H4C=NHNH2.HCl uyku ilacı olarak kullanılır.
amil alkol -  CH3(CH2)4OH genel formülünde sekiz izomeri bilinen ve bilinen izomerlerin içinde en önemlisi 137,5 °C’ ta kaynayan izoamil alkol olan ve bu izomerlerinin karışımı, ilaç yapımında, sentetik ipek yapımında fotoğrafçılıkta, cilalarda belirteç ve çözücü olarak kullanılan organik bir bileşik.
amil alkol -  CH3(CH3)4OH genel formülünde sekiz izomeri bilinen ve bilinen izomerierin içinde en önemlisi 137,5 oC’ta kaynayan izoamil alkol olan ve bu izomerlerinin karışımı, ilaç yapımında, sentetik ipek yapımında fotoğrafçılıkta, ciialarda belirteç ve çözücü olarak kullanılan organik bir bileşik.
amil asetat -  Formülü CH3COOC5H11 olan, ilaç sanayii ve parfümeri haricinde endüstride çözücü olarak kullanılan, renksiz, yanıcı, suda az çözünen sıvı bir madde.
amil asetat -  Formülü CH3COOC5H11 olan, ilaç sanayii ve parfümeri haricinde endüstride çözücü olarak kullanılan, renksiz, yanıcı, suda az çözünen sıvı bir madde.
amiloz -  Nişastayı teşkil eden iki uzun polimer moleküllerinden düz zincir şeklinde olanı.
amiloz -  iyot için özgül bir belirteç olan ve D—glikoz birimlerinin birbirlerine 1a--O-4 şeklinde bağlanması sonucu oluşturduğu nişasta bileşeni.
aminler -  Amonyak (NH3)'ın hidrojenleri yerine alkil köklerinin girmesiyle türeyen ve hidrojenle yer değiştiren alkil köklerinin sayısına göre birincil (RNH2), ikincil (RR'NH), üçüncül (R R' R" N) aminler olarak bölümlendirilen organik bileşikler.
aminler -  Amonyaktaki hidrojenin veya hidrojenlerin yerine alkil (R—) veya aril (Ar) grupla- rının girmesiyle meydana gelen bileşikler.
aminoasitler -  Amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grupları içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı.
aminoasitler -  Amino (-NH2) ve karboksil (-COOH) grupları içeren ve proteinlerin temel yapi taşları olan organik biieşikler sınıfı
aminometan -  bk. metil amin
aminometan -  bk. metil amin
aminometan -  bk. metilamin
amitler -  1.-CONH2 grubu içeren organik bileşikler, örneğin formamit, HCONH2, benzamit, PhCONH2. Amitler karbosilik asitlerin OH grubunun NH2 grubu ile yer değiştirmesinden veya amonyakta H grubunun açil grubu ile yer değiştirmesinden oluşurlar. 2.Amonyak molekülünde H atomu ile metal atomunun yer değiştirmesinden oluşan bileşikler, örneğin sodyum amit, NaNH2. Uygun asitlerin amonyum tuzlarının dehidratlaşmasından (susuzlaşmasından), halojen anhidritler ve asit anhidritlerle amonyağın etkileşmesinden elde edilirler.
amitler -  1. —CONH2 grubu içeren organik bile- şikler, örneğin formamit, HCONH2, benzamit, PhCONH2,. Amitler karbosilik asitlerin OH grubunun NH2 grubu ile yer degiştirmesinden veya amonyakta H grubunun açil grubu ile yer değiştirmesinden oluşurlar. 2. Amonyak molekülünde H atomu ile metal atomunun yerdeğiştirmesinden oluşan bile- şikler, örneğin sodyum amit, NaNH2. Uygun asitlerin amonyum tuzlarının dehidratlaşmasından (susuzlaşmasından), halojen anhidritler ve asit anhidritlerle amonyağın etkileşmesinden elde edilirler.
amoksilin -  C16H19O5N3S .3H2O kapalı formülünde ve penisilinde R grubunun OH.C6H4CH(NH2) olduğu Gram negatif ve Gram pozitif bakterilere karşı etkin olan ve ß-laktamaz ile etkisiz hale gelen bir penisilin türevi.
Amonton yasası -  Hacim sabit tutulduğunda, bir gazın basıncının mutlak sıcakiık iie orantılı olduğunu belirten yasa.
amonyak -  Amino asitlerin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan, suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün.
amonyak -  Formülü NH3 olan renksiz, keskin kokulu, suda baz özelliği gösteren, pek çok kimyasal madde ve yapay gübre üretiminde kullanilan renksiz gaz hâlinde bir madde.
amorf -  (Yun. a:..sız; morphe: şekil) 1. Şekilsiz. 2. Aktif bir genin meydana gelmediği bir mutasyon.
amorf -  Kristal yapida olmayan.
amorf fosfor -  bk. kırmızı fosfor
amorf fosfor -  bk. kırmızı fosfor
amperometrik titrasyon -  Çalışma elektroduna sabit bir potansiyel uygulanarak oluşan akımın ölçülmesine dayanan ve doğrusal kısmı olan eğriler elde edilen bir yöntem.
ampirik -  bk. görgül
ampirik -  Kuramsal bir temele dayanmayan, deney ve tecrübe ile anlaşılmış olan(bilgi, bağıntı vb.).
ampirik formül -  bk. kaba formül
ampisilin -  C16H19O4N3S .3H2O kapalı formülünde, R grubunun C6H5CH(NH2) olduğu , Gram negatif ve Gram pozitif bakterilere karşı etkin olan ve ß-laktamaz ile etkisiz hale gelen bir penisilin türevi .
amyant -  Doğal magnezyum kalsiyum silikatın, ak-gri renkte, ısı ve asite dayanıklı, iplikli yapıda, çeşitli oranlarda kireçle karışık mineralleri. (İp, keçe, katman biçimlerinde ısı yalıtkanı ya da sızma önleyici olarak kullanılır.)
amyant -  Dogal magnezyum kalsiyum silikatın, ak-gri renkte sıcaklık ve aside dayanıklı, iplikli yapida madde. Çeşitli oranlarda kireçle karışık mineralleri, ip, keçe, karman biçimlerinde ısı yalitimi ya da sızma önleyici olarak kullanilir.
ana sıvı -  Tuz kristallendikten sonra, geride kalan çözelti.
analitik molarite -  1,000 L çözelti elde etmek üzere yeterli miktarda çözeltide çözünmüş olan X maddesinin mol sayısı. Aynı zamanda çözeltinin mililitresi başına çözünenin milimol sayısına, sayısal olarak eşittir.
analitik molarite -  1,000 L çözeiti elde etmek üzere yeterli miktarda çözeltide çözünmüş olan X maddesinin mol sayısı. Aynı zamanda çözeltinin mililitresi başına çözünenin milimol sayısına, sayısal olarak eşittir.
analiz -  bk. çözümleme.
analiz -  Bir madde içerisindeki bileşiklerin hepsini veya bir kaçının miktarını ve neler olduğunu ortaya koyma.
analiz yöntemi -  Maddenin yapısını araştırmak üzere kullanılan yöntem.
anestetik gaz -  Uçucu anestetik maddelerin buharları. Kabaca diazotoksit (N2O).
anestetik gaz -  Uçucu anestetik maddelerin buharları. Kabaca diazotoksit (N2O).
anilin -  Formülü C6H5NH2, e.n. -6 °C, k.n. 184 °C, yoğunluğu 1,0220 g/mL olan , kauçuk, boya, ecza, patlayıcı madde yapımında ve daha bir çok endüstride geniş ölçüde kullanılan, havada kahve rengine dönüşen, renksiz, yağımsı, sağlığa zararlı, acı tatlı ve hoş kokulu sıvı bir madde.
anilin -  Formülü C6H5NH2, en. —6 oC, k.n. 184 oC, yoğunluğu 1,0220 g/mL olan, kauçuk, boya, ecza, patlayıcı madde yapımında ve daha bir çok endüstride geniş ölçüde kullanılan, havada kahve rengine dönüşen, renksiz, yağımsı, sağlığa zararlı, acı tat ve hoş kokulu sıvı bir madde.
anisol -  Formülü C6H5OCH3, k.n. 155 °C olan, renksiz bir sıvı. Fenil metil eter.
anisol -  Formülü C6H5OCH3, k.n. 155 oC olan, renksiz bir sıvı, Fenil metil eter.
anlamlı rakam -  Okuyucuya sayısal verilerin güvenilirliği ile ilgili bilgi veren bir sistem. Bir sayıdaki anlamli rakamlar, belirli rakamların tamamı ile ilk belirsiz rakamdan olşur.
anot -  Elektrikle ayrışım olayında ve pillerde, yükseltgenme tepkimesinin oluştuğu elektrot. (Elektrikle ayrışımda anotun imi artı, katotun imi eksidir; bu nedenle yalnızca elektrikle ayrışım olayında artıuç da denebilir.)
anot -  Elektrolizde ve pillerde yükseltgenmenin oldugu elektrot.
antibiyotikler -  Bir mikroorganizma (bakteri, mantar, v.b.) tarafından sentezlenen ve başka mikroorganizmaları öldüren veya çoğalmalarını engelleyen maddeler.
antibiyotikler -  Bir mikroorganizma (bakteri, mantar, vb.) tarafından sentezlenen ve başka mikroorganizmaları öldüren veya çoğalmalarını engelleyen maddeler.
antifebrin -  bk. asetanilit
antifriz -  Suyun donma sıcaklığını düşürüp, motorun soğuk havalarda zarar görmesini önlemek amacıyla motorun soğutma suyuna katılan etilen glikol gibi maddeler.
antifriz -  Suyun donma sıcaklığını düşürüp, motorun soğuk havalarda zarar görmesini önlemek amacıyla motorun soğutma suyuna katılan etilen glikol gibi maddeler.
antikor -  (Yun. anti: karşı; corp: vücut) Özel bir antijene cevap olarak B lenfositleri ve plazma hücreleri tarafından meydana getirilen ve bağışıklıktan sorumlu olan glikoprotein yapısındaki maddeler. İmmunoglobulinler (IgG, IgM, IgA, IgD ve IgE tipleri) ve bunların alt grupları gibi kazanılmış bağışıklık elemanları.
antikor -  Vücuda giren herhangi bir yabancı maddeye karşı vücudun meydana getirdiği savunma maddeleri
antipirinkloralhidrat -  Formülü C13H15Cl3N2O3 olan, beyaz kristalli, ağrı kesici bir madde.
antipirinkloralhidrat -  Formülü C13H15Cl3N2O olan, beyaz kristalli, ağrı kesici bir madde.
antitanecik -  Aynı büyüklükte ancak zıt işaretli pozitron gibi tanecik .
Antitanecik -  Aynı büyüklükte ancak zit işaretli pozitron gibi tanecik .
antitoksin -  (Yun. anti: karşı; toxikon: zehir) Toksinle birleşerek onu etkisiz hâle getiren herhangi bir madde.
antitoksin -  Vücuda giren bakteri kaynaklı sağlığa zararlı bir maddenin etkisini yok etmek için, kan plazmasında meydana gelen bir madde.
antrasen -  Formülü C14H10 , e.n. 212-214 °C, k.n. 340 °C olan, alizarin boyarlarının yapımında kullanılan, maden kömürü katranının son damıtma ürünlerinden biri olup, üç aromatik halkadan meydana gelmiş bir hidrokarbon.
antrasen -  Formülü C4H10, e.n. 212—214 oC, k.n. 340 oC olan, alizarin boyarlarnnn yapımında kullanılan, maden kömürü katranının son damıtna ürünlerinden biri olup, üç aromatik halkadan meydana gelmiş bir hidrokarbon.
anyon -  (Yun. ana: yukarı; ienai: gitmek) Anot veya pozitif kutba göç eden negatif yüklü iyon.
anyon -  Eksi yüklü, Br-, SO42- gibi iyon.
anyon değişimi -  Bir maddenin ortamda bulunan anyonlardan birini seçip, yüzeyindeki anyonlarla yer değiştiıip tutması.
anyon değiştirici -  Anyon değiştirme işleminde kullanılan madde.
anyon değiştirici reçineler -  Çözeltideki anyonlarm yerine reçinedeki hidroksit iyonlarının geçmesini sağlayan amin gruplarının bağlı olduğu yüksek molekül kütleli polimerler.
apolar -  Bir molekülde iki atomun (genellikle C) elektron çiftini eşit olarak paylaşması sonucu eşit elektrik yük dağılımına sahip oluşu, pozitif ve negatif yüklü olmamaları, saf kovalent bağlı oluşları. Polar olmayan,
apolar -  Bir molekülde iki atomun (genellikle C) elektron çiftini eşit olarak paylaşması sonucu eşit elektrik yük dağılımına sahip oluşu, pozitif ve negatif yüklü olmamaları, saf kovalent bağlı oluşları, Polar olmayan.
apre maddesi -  Apreleme işleminde kullanılan ve kumaşlara yumuşaklık, nemlenme, dökülüm, sızdırmazlık, v.b. özellikler veren madde.
apreleme -  Tekstil ürünleri imalatının son basamağında uygulanan, kumaşa yumuşaklık, nemlenme dökülüm, vb. özellikleri verme amacına dönük işlem.
ara ürün -  Polietilende etilenin olduğu gibi ürünü tamamlamada bir öncü madde.
araşit yaği -  bk. yer fıstığı yağı
arayüz -  Her hangi iki homojen faz arasındaki (gaz, sıvı ve katı) sınır. Bu fazlardan birisi gaz veya buhar ise bu bölge yüzey olarak alandırılır.
arayüz karışması -  Bir arayüz düzleminde, suda kismen çözünen veya suda çözünmeyen sıvıların karışması.
ardışık kuralı -  Bir bileşiğin mutlak moleküler kiralliğinin (R—, S— veya E, Z) belirlenmesi işlemi.
aromatik -  Halkalı yapıda olan aynı düzlemde rezonans yapabilen, (4n+2) pi elektronlu olma hali.
aromatik -  Halkalı yapıda olan aynı düzlemde rezonans yapabilen, (4n+2) pi elektronlu olma hâli.
aromatik bileşikler -  Aromatik olma kurallarına uyan bileşikler.
arsenik -  Simgesi As, atom numarası 33, atom kütles, 74,92 g, yoğunluğu 5,7 g/mL olan , sarı renkte, karasız yapıdaki allotropu (As4) buharının hızlı yoğunlaştırılması ile elde edilen ısıtıldığında oksijen, kükürt ve halojenlerle birleşen, derişik sülfürik asitle tepkimesinde As2O3 ‘ ü ve sodyum hidroksitte çözününce Na3AsO3 ‘ü oluşturan, alaşımlarda sertleştirici olarak ve yarı iletkenlerde doping maddesi olarak kullanılan, büyük miktarları zehirli etki yapan, böcek öldürücü olarak da kullanılmakta olan ve 613 °C’de süblimleşen bir beşinci gurup elementi. En çok bulunduğu filizleri: mispikel FeAsS, orpimen As2S3 ve realgar As4S4’dır.
arsenik -  Simgesi As, atom numarası 33, atom kütlesi, 74,92 g, yoğunluğu 5,7 g/mL olan, sarı renkte, karasız yapıdaki allotropu (As,) buharının hızlı yoğunlaştırılması ile elde edilen isıtildiğında oksijen, kükürt ve halojenlerle birleşen, derişik sülfürik asitle tepkimesinde As2O3’ü ve sodyum hidroksitte çözününce Na3ASO3’ü oluşturan, alaşımlarda sertleştirici olarak ve yarı iletkenlerde doping maddesi olarak kullanılan, büyük miktarları zehirli etki yapan, böcek öldürücü olarak da kullanılmakta olan ve 61.3 oC’de süblimleşen bir beşinci grup elementi.
artık akım -  Damlayan civa elektrotta görülen eser safsızlıklardan da ileri gelebilen, küçük, faradayik olmayan akımlar.
asal gaz -  bk. soygaz
asal gaz -  bk. soy gaz
asenaften -  Formülü C10H6(CH2)2, e.n. 96°C, k.n.279 °C olan, kömür katranından damıtılarak elde edilen suda çözünmeyen, organik sentezlerde kullanılan, renksiz iğnemsi kristal yapıda bir madde.
asetal -  Formülü CH3CH(OC2H5)2, e.n -100 °C, k.n. 102,7 °C, yoğunluğu 0,8310 g/mL olan, suda çözünmeyen, organik çözücülerde çözünen hoş kokulu renksiz sıvı bir madde.
asetal -  Formülü C CH3CH(OC2H3)2, e.n. -100 oC, k.n. 102,7 oC, yoğunluğu 0,8310 g/mL olan, suda çö- zünmeyen, organik çözücülerde çözünen hoş kokulu renksiz sıvı bir madde.
asetaldehit -  H3C-CHO; renksiz, kokulu, su, alkol ve eterde çözünen bir bileşik. (Pek çok organik kimyasal özdeğin bireşiminde ya da çözücü olarak kullanılır.)
asetaldehit -  Formülü CH3CHO , e.n. - 124 oC, k.n. 20,8 oC, yoğunluğu 0,786 g/mL olan, boğucu kokuya sahip, su, alkol ve eterde çözünen, çözücü ve indirgeyici olarak ve organik bileşiklerin elde edilmesinde kullanılan renksiz bir bileşik.
asetamit -  Formülü CH3CONH2 , e.n. 82-83 °C olan, suda çözünen, organik sentezlerde kullanılan renksiz altıgen kristallere sahip bir madde..
asetamit -  Formülü CH3CONH2 , en. 82- 83 oC olan, suda çözünen, organik sentezlerde kullanılan renksiz altıgen kristallere sahip bir madde.
asetanhidrit -  Formülü (CH3O)2O, e.n. -73,1 °C, k.n. 140 °C, yoğunluğu 1,3890 g/mL olan, asetaldehidin yükseltgenmesi veya asetik asitten su çıkması neticesinde elde edilen, asetilselüloz, asetilsalisilik asit ve eroin üretiminde asetilleştirici madde olarak kullanılan, alkolde çözünen , keskin kokulu, renksiz, sıvı bir madde.
asetanilit -  Formülü C6H5NHCOCH3, e.n. 114,2 °C, k.n. 303,8 °C, yoğunluğu 1,0260 g/mL olan, tıpta ateş düşürücü, ağrı kesici, boya ve ilaçların sentezinde ham madde olarak kullanılan, renksiz kristal bir madde.
asetanilit -  Formülü C6H5NHCOCH3, en. 114,2 oC, kn. 303,8 oC, yoğunluğu 1,0260 g/mL olan, tıpta ateş düşürücü, ağrı kesici, boya ve ilaçların sentezinde ham madde olarak kullanılan, renksiz kristal bir madde
asetat -  1.Asetik asidin tuzu. 2.Asetik asidin esteri.
asetat -  1. Asetik asidin tuzu. 2. Asetik asidin esteri.
asetat elyafı -  Asetilselülozdan elde edilen yapay elyaf.
asetat vernik -  Karbon tetraklorürde selüloz asetatın nispeten yanıcı olmayan çözeltisi.
asetat vernik -  Karbon tetraklorürde selüloz asetatın nispeten yanıcı olmayan çözeltisi.
asetik asit -  H3C-COOH; renksiz, sirke kokusunda, su ve alkolle her oranda karışan bileşik. (Pek çok kimyasal özdeğin bireşiminde, ayrıca çözücü ve çöktürücü olarak kullanılır.)
asetik asit -  H3C-COOH; renksiz, sirke kokusunda, su ve alkolle her oranda karışan bileşik. (Pek çok kimyasal özdeğin bireşiminde, ayrıca çözücü ve çöktürücü olarak kullanılır.)
asetik asit -  Formülü CH3COOH, e.n. 18 oC (756 mm Hg basıncında) kn.118 oC, (202 mmHg) olan, su ve alkolle her oranda karışan, asetik anhidrit, selüloz asetat ve vinil asetat monomeri, asetik asit esterleri, kloroasetik asit eldesinde, plastiklerin sentezinde, ilaç, boyalar, böcek öldürücülerin eldesinde ve daha birçok yerde kullanilan bir asit.
asetil asetik asit -  bk. asetoasetik asit
asetil asetik asit -  bk. asetoasetik asit
asetilaseton -  Formülü CH3COCH2COCH3 - e.n. -23 °C, k.n. 139 °C, yoğunluğu 0,9721 g/mL ve e.n. -9 °C, k.n. 139 °C olan, organik sentezlerde, azo boyar maddelerinin ara maddesi olarak kullanılan, su alkol ve eterde çözünen renksiz bir sıvı .
asetilaseton -  Formülü CH3COCH2COCH3, - e.n. —23 oC, k.n. 139 oC, yoğunluğu 0,9721 g/mI ve e.n. —9 oC, k.n. 139 oC olan, organik sentezlerde, azo boyar maddelerin ara maddesi olarak kullanılan, su, alkol ve eterdeçözünen renksiz bir sıvı
asetilen -  C2H2, etin; asetilenler sınıfının en yalın üyesi, kimyaca çok etkin, yanıcı bir gaz.
asetilen -  Formülü C2H2 ve alkinlerin en basit üyesi olan, sanayide kaynak yapmakta ve bir çok sentezde çıkış maddesi olarak kullanılan, çok etkin, yanıcı bir gaz.
asetilkarbinol -  bk. asetol
asetilkarbinol -  bk. asetol
asetilnitril -  Formülü CH3CN, e.n. -44,9 °C, k.n. 81,6 °C, yoğunluğu 0,7828 g/mL olan, kömür katranlarından ve melastan elde edilen, organik sentezlerde ve parfümeride kullanılan , su, metanol, etanol, CCl4, eter ve asetonla karışan, karakteristik eter kokulu, renksiz, sıvı bir madde.
asetilnitril -  Formülü CH3CN, e.n. —44,9 oC, k.n. 81,6 oC, yoğunlugğu 0,7828 g/ mL olan, kömür katranlanndan ve melastan elde edilen, organik sentezlerde ve polimerleşmede kullanılan, su, metanol, etanol, CCl4, eter ve asetonla karışan, karakteristik eter kokulu, renksiz, sıvı bir madde.
asetilsalisilik asit -  Analjezik ve antienflamatör özellikleri olan bir bileşik. Aspirin.
asetilsalisilik asit -  Formülü (CH3COO)C6H4COOH, en. 138—140 oC olan, romatizma ve ateşe karşı kullanılan, renksiz, suda az çözünen kristal yapıda, salisilik asidin asetil türevi.
asetin -  Formülü (CH3COO)C3H5(OH)2 olan, asetik asitle gliserinin esterleşmesinden elde edilen, dinamit üretiminde ve boyar maddelerin çözücüsü olarak kullanılan renksiz sıvı bir bileşik.
asetin -  Formülü (CH3COO) C3H5(OH)2 olan, asetik asitle gliserinin esterleşmesinden elde edilen, dinamit üretiminde ve boyar maddelerin çözücüsü olarak kullanılan renksiz sıvı bir bileşik.
asetoasetik asit -  Formülü CH3COCH2COOH olan , suda alkolde ve eterde çözünen, 100 °C’nin altında aseton ve karbondioksite bozunan göz ve cildi tahriş eden, organik sentezlerde kullanılan , vücutta asetil koenzim A' dan sentezlenen şeker hastalığında miktarı artan renksiz sıvı bir bileşik.
asetoasetik asit -  Formülü CH3COCH2COOH olan, suda akolde ve eterde çözünen, 100 oC’nin altında aseton ve karbondioksite bozunan göz ve cildi tahriş eden, organik sentezlerde kullanilan, vücutta asetil koenzim A’dan sentezlenen şeker hastalığında miktarı artan renksiz sıvı bir bileşik.
asetofenon -  Formülü C6H5COCH3, e.n. 20,5 °C, k.n. 202,3 °C, yoğunluğu 1,028 g/mL olan, suda çözünmeyen, alkol, eter, kloroform ve benzende iyi çözünen, parfümeride kullanılan, uyku verici özelliğe sahip, yağımsı sıvı veya kolay eriyen kristal bir madde..
asetofenon -  Formülü C6H5COCH3, e.n. 20,5 oC, k.n. 202,3 oC, yoğunluğu 1,028 g/mL olan, suda çözünmeyen, alkol, eter, kloroform ve benzende iyi çözünen, parfümeride kul- lanılan, uyku verici özelliğe sahip, yağımsı sıvı veya kolay eriyen kristal bir madde.
asetoin -  :Formülü CH3COCH(OH)CH3, e.n. 15 °C, k.n. 148 °C, yoğunluğu 1,4171 g/mL olan , iki asetik asit molekülünden bir su molekülü ayrılmasıyla oluşan renksiz bir bileşik.
asetol -  Formülü CH3COCH2OH, e.n. -17 °C, k.n. 145-146 °C, yoğunluğu 1,0820 g/mL olan, suda çözünen, indirgeyici özellikte renksiz bir sıvı.
asetol -  Formülü CH3COCH,OH,, e.n. —17 oC, k.n. 145—146 oC, yoğunluğu 1,0820 g/mL olan, suda çözünen, indirgeyici özellikte renksiz bir sıvı
asetoliz -  Asetanhidrit veya asetik asit etkisiyle organik molekülün parçalanması.
aseton -  Renksiz, karakteristik keskin kokulu, histolojide tespit ve dehidrasyonda kullanılan organik bir çözücü; CH3COCH3.
aseton -  Formülü H3C—C=0—CH3, k.n. 57 oC, yoğunluğu 0,972 g/mL, pek çok organik madde için iyi bir çözücü olan, renksiz, hoş kokulu, yanıcı ve uçucu bir keton.
asfalt -  1. Sıvı, katı ve yarıkatı hidrokarbonların doğal karışımı. 2. Yeryağının arıtılması sürecinde elde edilen en ağır karışımın hava ile yükseltgenmesi sonucu yapılan karakahverengi bir karışım. (Yol yapımında ve çeşitli yapım işlerinde su geçirimini önlemek için kullanılır.)
asfalt -  Petrolün damıtıirnasından veya doğal yataklardan elde edilen, kıvamlı hâlde kati hâle kadar değişkenlik gösteren siyah veya kahve renkli organik bir madde.
asfaltlama -  Bir yerin koruma amacıyla asfaltla kaplanması.
asfaltlama -  Bir yerin koruma amacıyla asfaltla kaplanması.
asimetri potansiyeli -  Bir cam zar elektrotun iki yüzeyi arasındaki küçük farklılıklardan ortaya çıkan küçük bir gerilim.
asimetri potansiyeli -  Bir cam zar elektrodun iki yüzeyi arasındaki küçük farklılıklardan ortaya çıkan küçük bir gerilim
asit -  Bir çözeltiye H+ iyonu (proton) çıkaran madde.
asit -  Suda çözündüğünde hidronyum iyonu (H3O+) veren kimyasal madde. 2. (Bronsted) Proton verme yatkınlığı olan kimyasal madde. 3. (Lewis) Ortaklanmamış elektron çifti ya da çiftleri almaya yatkın olan kimyasal madde.
asit ayrışma sabiti -  Zayif bir HA asidi ile onun konjuge bazı A' arasında seyreltik çözeltide mevcut olan dengeyi belirten bir ifade.
asit baz belirleçleri -  Asit ve baz şekilleri farklı ve kuvvetli renkte olan zayıf organik asitler veya bazlar.
asit halojenürler -  R—COX şeklindeki bileşikler (R, alkil veya aril, X halojen).
asit hatası -  Bir cam elektrodun, oldukça yüksek asitli ortamlarda anormal yüksek pH cevabı gösterme eğilimi.
asit yağmuru -  Başlıca insanoğlu tarafından üretilen azot ve kükürt oksitlerinin havada soğutulması sebebiyle asitli hâle gelen yağmur suyu.
asılı cıva damla elektrodu (ACDE) -  Eser miktarda katyoniari biriktirmek için bir katot gibi çalışan danda anot yapilarak akimin hernen sonra öiçülmesiyle analizin tamamlandığı bir mikro elektrot.
aşındırıcı -  Bir maddenin kendisinden daha yumuşak bir yüzeyi sürtünme ile yıpratması.
aşınma -  Metal veya alaşımlarının çevreleriyle tepkimeye girerek elektrokimyasal bozunmaları. Bu bozunma asit veya bazların etkisiyle hızlanır. Korozyon sonucunda çok kere metal oksitleri oluşur. Aluminyum ve paslanmaz çelik durumunda olşan oksit daha ileri bozunmayı önleyici etki gösterir. Nemin katalizlediği demirin paslanması korozyon için iyi bir örnektir.
aşırı bağlanma -  Bir molekülde sigma bağın pi bağı ile etkileşimi. Geri bağlanma.
aşırı doygun çözelti -  Çözünenin çözünürlük sının üzerinde bulunduğu, yani belli bir sıcaklıktaki doygun çözelti için gerekenden daha fazla çözünmüş madde içeren, doygun çözeltinin yavaş yavaş soğuması ile oluşan çözelti.
aşırı doygunluk -  Bir çözeltinin derişiminin veya buhar basıncının o sıcaklıktaki denge değerinden daha büyük olması hâli.
aşırı doyma -  Bir sıcaklıkta çözünebileceğinden çok daha fazla miktarda maddenin, özel şartlarda çözülmesi ile çözelti oluşması.
aşırı gerilim -  Bir elektrot tepkimesinin beiirli bir hızda ilerlemesi için, elektrot denge potansiyeline ek olarak uygulanmasi gerekli gerilim.
aşırı soğutma -  1. Bir sistemi bir değişiklik olmaksızın faz geçişinin olduğu sıcaklığın altına düşürme işlemi. 2. Bir sıvıyı donma olmaksızın normal donma noktasının altına indirme. 3. Bir çözeltiyi soğutarak kristallenme olmaksızın doygun çözeltiden daha derişik hâle getirme, yani aşırı doygun çözelti oluşturma. 4. Bir bu- harı yoğunlaşma olmaksızın çiğ noktası altma düşürme.
aspirin -  bk. asetilsalisilik asit
aspirin -  Formülü CH3C00C6H4COOH olan, asetilsalisilik asitten ibaret bir ilaç.
at yağı -  Atlardan elde edilen ve sabun üretiminde kullanılan yeşil renkli bir yağ.
ateş -  Yanma olayının yol açtığı parlak alev, ve akkor hâline gelmiş yanıcı maddenin toplu adı.
atmosfer -  bk. havayuvar.
atmosfer -  Bazı gök cisimlerinin etrafını saran gaz tabakasına verilen ad.
atom -  (Yun. a -tomos = bölünemez] 1. (Yunan filozofları Leukippos ve Demokritos'ta) Gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel öğeleri. 2. (Yeniçağda) Özdeğin en küçük, değişmez bölümcükleri. // Özdeğin atomlardan oluştuğunu kuramsal olarak temellendiren İngiliz fizikçisi John Dalton olmuştur. Bugün ise atomun parçalalanabilir ve bozulabilir olduğu kılıgılı olarak kanıtlanmıştır.
atom -  Bir elementin özelliklerini taşıyan en küçük parçası.
atom bombası -  135U ve 239Pu gibi radyoaktif çekirdeklerin kontrol altına alınamayan zincirleme reaksiyonlarla parçalanmalari sonucu basınç, sıcaklık ve ışıma etkileriyle yüksek yıkıcılık özelliği taşıyan bomba.
atom gram -  1 mol atomun gram cinsinden kütlesi.
atom gram -  1 mol atomun gram cinsinden kütlesi.
atom numarası -  Atomun elektronlarının sayısı veya çekirdekteki protonların sayısı.
atomik absorpsiyon -  bk. atomik soğurma
atomik absorpsiyon -  bk. atomik soğurma
atomik çarpışma -  Bir gazın katot ışınları ile bombardımanında olduğu gibi proton ve elektronlar arasındaki çarpışmalar.
atomik emisyon -  Atomları, bir ark, bir kıvılcım veya bir alevle uyarılmış hallerine getiren ışının atomlar tarafından yayılması.
atomik emisyon -  Atomları, bir ark, bir kıvılcım veya bir alevle uyarılmış hâllerine getiren ışının atomlar tarafından yayılması.
atomik floresans -  Elektromagnetik ışınlarla uyarılmış atomlardan ışın yayılması.
atomik floresans -  Elektomagnetik ışınlarla uyarılmış atomlardan ışın yayılması.
atomik kütle birimi -  12C atomunun kütlesinin on ikide biri.
atomik paketleme -  Elektronlarını kaybetmiş atomların birbirine daha fazla yakınlaşabilmesiyle oluşmuş atomlar topluluğu.
atomik paketleme -  Elektronlarını kaybetmiş atomların birbirine daha fazla yakınlaşabilmesiyle oluşmuş atomlar topluluğu.
atomik polarlık -  Bir atomun bir veya birkaç elektron kazanması veya kaybetmesi durumu.
atomik soğurma -  Uyarılmamış atomların özel bir kaynaktan gelen ışını soğurması.
atomik spektroskopi -  Atomların soğurma veya emisyon spektrumlarını inceleyerek atomların cinsini ve elektronik yapısını belirleyen bilim dalı.
atomik spektroskopi -  Atomların soğurma veya emisyon spektrumlarını inceleyerek atomların cinsini ve elektronik yapısını belirleyen bilim dalı.
Avogadro sayısı -  Bir moldeki tanecik sayısı ve değeri yaklaşık 6,02 x 10*23 olan bir sayı.
Avogadro yasası -  0 oC sıcaklık ve 1 atm basınçta herhangi bir gazın bir molü 22,4 L hacim kapladığını ifade eden yasa.
ayar noktası -  Bir cihazın kontrol edilmesinde gerekli bir değer.
ayarlama -  Bir çözeltinin derişimini, bir primer standartla doğrudan veya dolaylı reaksiyondan yararlanarak tayin etme.
ayarlamak -  1. Ölçü aletierinin derecelendirilinesi. 2. Ölçü aletlerinin hatasının bulunması. 3. Ölçü aletlerinin gelişigüzel seçilen ölçeğine karşı gelen mutlak değerleri deneysel olarak bulma işlemi.
ayarlı çözelti -  Volumetrik analizde kullanılan ve derişimi standart maddelerle kesin olarak belirlenmiş çözelti.
aydınlatma gazı -  Aydınlatma amacıyla kullanılan %50 H2, %28 CH4, CnH2n, %45 CO, %2 N, %6 O içeren bir gaz karışımı.
ayırıcı -  Farklı yoğunluklardaki maddeleri su veya hava yardımıyla ayıran bir cihaz veya makine.
ayırma -  Bir karışımda bulunan bileşenlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinden faydalanarak ayrı ayrı elde etme işlemi.
ayırma gücü -  Bir kromatografik kolonun iki maddeyi ayirma kabiliyetinin ölçüsü.
ayırma hunisi -  Birbiri ile karışmayan iki sıvıyı ayırmaya yarayan, alt tarafı muslukla, özel bir huni türü.
ayrımsal damıtma -  Farklı sıcaklıklarda buharlaşan sıvıları ayrı ayrı toplayarak uçucu sıvılar karışımından daha saf sıvılar elde etme tekniği.
ayrışma -  Moleküllerin Sıcaklık veya çözücü etkisiyle daha basit atom, iyon veya moleküllere bölünmesi.
azin -  bk. pridin
azo belirteçleri -  Yapılarında R—N=N—R’ bulunduran bir grup asit baz indikatörleri.
azot katma -  1.Azotla birleştirme. 2.Azotlu bileşiklerle doyurma işlemi.
bağ -  Aynı veya farklı tür atomları veya iyonları bir arada tutan kuvvet. İyonik bağ, kovalent bağ, metalik bağ, hidrojen bağı gibi çeşitleri vardır.
bağ derecesi -  Bağ molekül yörüngemsilerindeki elektron sayısı ile antibağ yörüngenisilerindeki molekül elektron sayilari arasındaki farkın yarısı
bağ enerjisi -  1. Kimyasal bağların koparılması için verilmesi gereken enerji. 2. Atomlar arasında, bir kimyasal bağ oluşumunda açığa çıkan veya bağ kopmam için verilen enerji.
bağ orbitali -  bk. bağ yörüngemsisi
bağ uzunluğu -  Aralarında kimyasal bağ bulunan iki atomun çekirdekleri arasındaki uzaklık.
bağ yörüngemsisi -  Dalga fonksiyonunun çift ya da tek olmasına bakılmaksızın aynı isimli yörüngenimsilerinden enerjisi daha düşük olanlara atomlar arası bağlanmaya yol açtıklarından dolayı verilen ad.
bagas -  Ezilip suyu çıkarılmış kağıt ve yakıt yapımında kullanılan kamış.
bağıl hata -  Belli hacimde havada bulunan su buharı kütlesinin, aynı hacim ve sıcaklıkta su buharınca doymuş havadaki su buharı kütlesine yüzde olarak verilen oranı.
bağıl standart sapma -  Bir veri takımı için ortalama değere bölünmüş standart sapma, yüzde olarak ifade edildiğinde bağıl standart sapma değişim katsayısı adını alır.
bağıl yoğunluk -  Bir maddenin kütlesinin standart olarak alınan aynı hacimdeki başka bir maddenin kütlesine oranı. Standart olarak +4 oC da su alınırsa, bağıl yoğunluk ve yoğunluk aynı sayı ile ifade edilir.
bağışık -  Bir hastalığa tamamıyla dirençli.
bağışıklama -  Bağışık hâle getirme
bağışıklık -  Bir organizmanın enfeksiyona dirençli olması,
bağışıklık kimyası -  Bağışıklığın kimyasal olayi üzerinde çalışan kimyanın bir dalı
bağlama enerjisi -  Bir atom veya molekülün pozitif ve negatif yüklü kısımlarını bir arada tutan kuvvet.
bağlanma -  1. Atom, molekül veya iyonların bağımsız moleküller oluşturmak üzere bir birleriyle bağ yapmaları. 2. Yapısal formüllerde atomlar arasındaki değerlik bağlarını gösteren çizgiler. Her çizgi bir çift elektronu gösterir. Bu elektronlardan her biri bir atoma aittir.
bakalit -  Fenol ve formaldehitten elde edilen plastik madde. Sentetik reçinenin ticari adı.
bakalit -  Fenol ve formaldehitten elde edilen plastik madde. Sentetik reçinenin ticari adı
bakır -  Simgesi Cu, atom numarası 29, atom kütlesi 63,546 g olan, periyodik çizelgede 1B grubunda bulunan ve metal özellikleri gösteren,iki kararlı izotopa sahip, bir ve iki değerlikte olabilen, nitrik asit ve sıcak sül- fürik asitte çözünen, atmosferik korozyona karşı demirden daha fazla direnç gösteren, bazlar tarafından kolay etkilenen, elektriği çok iyi ileten ve insan, tarih öncesinden beri bilinen ve bitki metabolizmasında önemli bir element. Doğada metal, oksit (küprit), sülfür (glans, kalhopirit) ve karbonat (malahit) hâlinde bulunan bir element.
bakır asetat -  Formülü Cu(CH3COO)2.H20 olan , yeşil-mavi renkte, suda, alkolde ve eterde çözünen ince toz bir madde.
bakır mavisi -  Bazik bakır karbonat
bakır sayısı -  Fehling veya Benedict çözeltisinin 1 g karbonhidrat ile indirgenmesi sonucu elde edilen bakırın miligram sayısı.
bakır yeşili -  Kurşun kromat ve bakır oksitten oluşan doğal boyar madde.
bakteri -  Hücre zarının üzerinde bir hücre duvarına sahip olan, sitoplâzmalarında çıplak DNA'ları bulunan, küçük molekül ağırlıklı maddeleri kendilerine yarayan maddelere çevirmek üzere gerekli enzimlere sahip olan, suda, toprakta ya da bitki ve hayvanlar üzerinde parazit ya da saprofit yaşayan, birçok hastalıklara sebep olan, ikiye bölünerek veya konjugasyonla genetik madde nakli yaparak eşeyli üreyen, gerçek anlamda hücre çekirdekleri bulunmayan prokaryot mikroorganizmalar. Gram boyasıyla boyanma özelliklerine göre Gram pozitif ya da Gram negatif bakteriler, oksijen ihtiyaçlarına göre aerob ya da anaerobik solunum yapan bakteriler, şekillerine göre yuvarlak şekilli koklar, çubuk şekilli basiller, virgül şeklinde vibriyolar, spiral şeklinde spirillumlar olarak adlandırılan, ancak mikroskopla görülebilecek büyüklükteki tek hücreli organizmalar. Escherichia coli vb.
bakteri -  Virüsten farklı, yaklaşık 0,4- 1,5 inn boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre 2211 ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından DNA ve RNA’ları stoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma.
bakterisit -  Bakterilerin ölümüne sebep olan. Bakterisidal.
bakterisit -  Bakteri öldürücü madde.
bakteriyal -  Bakteri hareketi veya onların metabolizması ile ilgili.
bakteriyal -  Bakteri hareketi veya onların metabolizması ile ilgili.
bakteriyofaj -  (Yun. bakterion: bakteri; phagein: yemek) Bakterileri enfekte eden virüs; bazı tipleri klonlama vektörü olarak kullanılan, bazıları litik (T4 fajı), bazıları da bakteri içinde lizogenik şekilde (bakteriyofaj lambda) çoğalan, kalıtım materyali DNA (T serisi fajlar, Lambda fajları, M13 gibi) ya da RNA (tütün mozaik virüsü) olan virüsler. Faj.
bakteriyofaj -  Bakterileri yok eden virüslere verilen ad.
bakteriyoloji -  Bakterilerle ilgili bir bilim dalı.
bakteriyoloji -  Bakterilerle ilgili bir bilim dalı.
bakteriyostatik -  Bakteriyi öldürülmeksizin büyüme ve üremesini yavaşlatma veya durdurma yeteneğine sahip olan.
bakteriyostatik -  Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma veya durdurma özelliğine sahip olan.
bal -  Bal arıları tarafından üretilen ve esas itibarıyla glukoz ve fruktozdan oluşan, glukozdan daha tatlı, besin maddesi ve tıpta ilaç olarak kullanılan, yegane doğal küçük moleküllü şekerler karışımı.
bal -  Bal arıları tarafından üretilen ve esas itibariyle glikoz ve fruktozdan oluşan, glikozdan daha tatlı, besin maddesi ve tıpta ilaç olarak kullanılan, yegane doğal küçük moleküllü şekerler karışımı.
balina yağı -  Balinadan elde edilen yağ.
balık yağı -  Gadus murhua’nın karaciğerinden çıkarılan, fosfor, iyot ve kükürtlü bileşikler içeren, A ve D gibi pek çok vitamini içerdiği için verem hastalığında, gıdasızlık hâllerinde kullanılan, alkolde çözünen, sarı renkli, bir yağ.
balmumu -  Bal peteğinde arıların yaptığı, çok miktarda mirisil palmitat, serotik asit ve esterleri ve bazı yüksek karbon parafinleri içeren, mobilya cilası, ayakkabı cilası, sentetik meyve, kozmetikte krem yapımında kullanılan bir mum.
balmumu -  Bal peteğinde arılarının yaptığı, çok miktarda mirisil palmitat, serotik asit ve esterleri ve bazı yüksek karbon parafinleri içeren, mobilya cilası, ayakkabı ciiası, sentetik meyve, kozmetikte krem yapiminda kullanılan bir mum.
baltaşı -  Formülü Al2C120 18 • 18H20, yoğunluğu 1,6 g/mL, Sertliği 2 olan sarı renkli reçinemsi doğal bir hidrokarbon alüminyum türevi, alüminyum mellat ve alüminyum mellit gibi bir mineral madde.
balzam -  Bazı ağaçlardan elde edilen, kokulu reçine ya da bundan yapılan ilâç.
balzam -  Bazı ağaçlardan elde edilen, kokulu reçine ya da bundan yapılan ilâç.
balzam -  Canlı çam ağaçlarından elde edilen alkol, eter, kloroform ve donar asetik asitte çözünebilen, yanıcı, yapışkan, benzoik asit, sinnamik asit, uçucu yağ ve reçine karışımı şeklinde bitkiden çikan koyu ağdalı bir akıntı.
band spektrumu -  Uyarılmış bir molekülün belirli aralıktaki yaydığı bütün dalga boylarını içeren sürekli spektrum.
band spektrumu -  Uyarılmış bir molekülün belirli aralıktaki yaydığı bütün dalga boylarını içeren sürekli spektrum.
Bant spektrumları -  Çok sayıda spektral zincirin birbirinden ayrılamayacak kadar yakın bulundukları bölgeler.
bant genişlemesi -  Analitlerin bir kolondan geçerken çeşitli difüzyon ve kütle aktarım işlemlerinin etkisiyle kolonda yayılma meyli.
bant taşıyıcı -  Katı maddeleri taşımak amacıyla kullanılan yatay veya eğimli taşıyıcı.
bar -  Doğu Anadolu halk danslarına verilen ad. Erlik, yiğitlik simgesi olarak görülen bir danstır.
bar -  C.G.S. sisteminde basınç birimi, 1bar = 1 din/cm2 = 0,100 Pa.
barbiton -  Formülü C8H12O3N2, mol kütlesi 184,2 g olan dietilbarbitürik asit.
barbiton -  Formülü C8H1203N2. mol kütlesi 184,2 g olan dietilbarbitürik asit.
barbütirat -  Teskin edici ve uyku verici ilaç olarak kullanılan barbitürik asit türevleri.
barit suyu -  Karbondioksit soğurucusu olarak kullanılan baryum hidroksidin doygun çözeltisi.
barometre -  Atmosfer basıncını ölçen cihaz.
baroskop -  İçinde sıvı bulunan bir U tüpü şeklinde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir alet.
baryum -  Simgesi Ba , atom numarası 56, atom kütlesi 137,34 g, yoğunluğu 3,46 g/mL, e.n. 725 °C olan , suda çözünebilen, mika, feldispat sülfat ve karbonatları şeklinde bulunan, element halinde bulunmayan periyodik çizelgenin IIA grubunda bulunan , kuvvetli indirgen bir toprak alkali metali.
baryum -  Ba, atom numarası 56, atom kütlesi 137,34 g, yoğunluğu 3,46 g/mL, en. 725 oC olan, suda çözünebilen, mika, feldispat sülfat ve karbonatları şeklinde bulunan, element hâlinde bulunmayan periyodik çizelgenin HA grubunda bulunan , kuvvetli indirgen bir toprak alkali metali.
baryum asetat -  Formülü Ba(CH3COO)2, mol kütlesi 393,13 g olan , beyaz prizma yapılı, ısıtılınca bozunan, suda çözünen, sülfat ve kromatların eldesinde kullanılan bir madde.
baryum asetat -  Formülü Ba(CH3COO)2, mol kütlesi 393,13 g olan, beyaz prizma yapılı, ısıtılınca bozunan, suda çözünen, sülfat ve kromatların eldesinde kullanılan bir madde.
baryum florür -  Formülü BaF2, mol kütlesi 175,3 g, en. 1280 oC olan, beyaz toz hâlinde bulunan, suda çözünmeyen, emaye yapımında kullanılan bir madde.
baryum flosilikat -  Formülü BaSiF6, mol kütlesi 279,67 g olan, beyaz toz şeklinde, suda çözünmeyen, böcek öldürücü olarak kullanılan bir madde.
baryum flosilikat -  Formüiü BaSiF6, mol kütlesi 279,67 g olan, beyaz toz şeklinde, suda çözünmeyen, böcek öldürücü olarak kullanılan bir madde.
baryum fosfat -  Formülü Ba3(PO4)2; mol kütlesi 601,9 g olan, renksiz kristal yapıda, suda çözünmeyen bir madde.
baryum fosfat -  Formülü Ba3(P04)2; mnol kütlesi 601,9 g olan, renksiz kristal yapıda, suda çözünmeyen bir madde.
baryum hidroksit -  Formülü Ba(OH)2.8H2O, mol kütlesi 315,5 g, e.n. 78 °C olan, renksiz dörtgen yapıda, suda çözünen, yağların sabunlaştırılmasında, yağların arıtılmasında ve şeker eldesinde kullanılan bir madde.
baryum hidroksit -  Formülü Ba(OH)2.8H20, mol kütiesi 315,5 g, en. 78 oC olan, renksiz dörtgen yapıda, suda çözünen, yağların sabunlaştırılmasında, yağların arıtılmasında ve şeker eldesinde kullanılan bir madde.
baryum hidrür -  Formülü BaH2, mol kütlesi 139,3 g, en, oC olan, beyaz kristal hâlinde su ile parçalanan bir madde.
baryum karbonat -  Formülü BaCO3, mol kütlesi 197,3 g, e.n. 795 °C, bozunma noktası 1450 °C olan, renksiz rombik kristal yapıda olan suda çözünmeyen, cam, seramik ve şeker rafinerisinde kullanılan bir madde.
baryum karbonat -  Formülü BaCO3, mol kütlesi 197,3 g, en. 795 oC, bozunma noktası 1450 oC olan, renksiz rombik kristal yapıda olan suda çözünmeyen, cam, seramik ve şeker rafinerisinde kullanılan bir madde.
baryum klorat -  Formülü Ba(ClO3)2, mol kütlesi 304,27 g, e.n. 414 °C olan , kibrit üretimi ile boyacılıkta kullanılan beyaz, suda çözünen, yanıcı bir madde.
baryum klorat -  Formülü Ba(ClO3)2, mol kütlesi 304,27 g, en 414 oC olan , kibrit üretimi ile boyacılıkta kullanılan beyaz, suda çözünen, yanıcı bir madde.
baryum klorür -  Formülü BaCl2, moi kütlesi 244,3 g olan, yapısında kristal hâlde 2 mol su (BaCl2.2H2O) bulunan, suda çözünen, sül- fürik asit için etkin ve veterineriikte ilaç olarak kullanılan bir madde.
baryum kromat -  Formülü BaCrO4, mol kütlesi 253,3 g, yoğunluğu 4,498 g/mL oîan, sarı renkli, suda çözünmeyen, pigment, cam, seramik ve porselen yapımmda kullanılan sağlığa zararlı bir madde.
baryum nitrat -  Formülü Ba(NO3)2, mol kütlesi 261,3 g, en. 575 oC olan, beyaz kristaller şeklinde, suda çözünen, nitrobarit şeklinde bulunan, reaktif ve çöktürücü olarak kullanılan bir madde.
baryum oksit -  Formülü BaO, mol kütlesi 153,3 g, en. 1923 oC olan, beyaz toz veya kristal hâlinde bulunan, suda çözünen, cam endüstrisinde kullanılan bir madde.
baryum peroksit -  Formülü BaO2, mol kütlesi 169,3 g olan, beyaz toz hâlinde, suda çözünmeyen, hidrojen peroksit oluşturarak asitlerde parçalanan, cam endüstrisinde, iyot ve oksijen eldesinde kullanılan bir madde.
baryum selenit -  Formülü BaSeO3, mol kütlesi 254,3 g olan beyaz toz halinde, cam endüstrisinde kullanılan bir madde.
baryum selenit -  Formülü BaSeO3, mol kütlesi 254,3 g olan beyaz toz hâlinde, cam endüstrisinde kullanılan bir madde.
baryum sülfat -  Formülü BaSO4, mol kütlesi 233,4 g, bozunma noktası 1580 oC elan , rombik kristal yapıda, suda çözünmeyen, kâğıt dolgu maddesi ve matbaa mürekkebi yapımında kullanılan bir madde.
baryum sülfür -  Formülü BaS, mol kütlesi 169,4 g olan, renksiz veya uçuk sarı renkli, toz hâlinde, ısıtıldığında bozunan, sağlığa zararlı, sıcak suda çözünen ve kıl dökücü olarak kullanılan bir madde.
baryum tiyosiyanat -  Formülü Ba(SCN)2.2H2O, mol kütlesi 289,5 g olan , renksiz kristal yapılı, suda çözünen, boyacılık ve fotoğrafçılıkta kullanılan bir madde.
baryum tiyosiyanat -  Formüiü Ba(SCN)2.2H2O, mol kütlesi 289,5 g olan, renksiz kristal yapılı, suda çözünen, boyacılık ve fotoğrafçılıkta kullanılan bir madde.
baryum tiyosülfat -  Formülü BaS2O3.H20, mol kütlesi 267,51 g olan, beyaz toz hâlinde ve suda çözünen bir madde.
basamaklı dizi -  Bir seri ardarda işlevsel basamak veya işlem biriminden, kısımlara ayirma kolonlarındaki gibi, oluşma hâli. Basamaklar veya işlem birimleri o şekilde düzenlenir ki birinci işlem biriminde hasıl olan, buhar veya ısı gibi, ikinci işlem birimi de kullanılır.
basil -  bk. bakteri
basil -  Tifo gibi bakteriyel hastalıklara sebep olan sporla üremeyen çubuk şeklinde mikroorganizmalar (bakteriler) için kullanılan bir terim.
basit gaz -  Hidrojen, oksijen gibi normal koşullarda gaz halinde bulunan element.
basit gaz -  Hidrojen, oksijen gibi normal koşullarda gaz hâlinde bulunan element.
basit tanecik -  Daha küçük parçaya bölünebildiği gösterilemeyen maddenin en küçük parçası.
basit tanecik -  Daha küçük parçaya bölünebildiği gösterilemeyen maddenin en küçük parçası.
basitrasin -  Bacillur subtili’den elde edilen Gram pozitif bakterilere karşı etkin olan polipeptit yapıda bir antibiyotik.
basınç -  Simgesi P, birimi N/m2 (pratik birimleri, mm Hg, atm) olan ve birim alana dik olarak uygulanan kuvvet.
başlatıcı -  Polimerleşme tepkimelerinde, zincir tepkimesini başlatan yapı veya molekül.
bataklık gazı -  Bataklılklarda oluşan ve metan olarak bilinen bir gaz.
batarya -  Paralel ya da seri bağlanan birden çok pil veya üreteç veya aracın oluşturduğu küme.
batarya -  Paralel ya da seri bağlanan birden çok pil veya üreteç veya aracın oluşturduğu küme.
Baudovin tepkimesi -  Şeker kamışı ve kaynamakta olan HCl’in susam yağı ile kırmızı bir renk verdiği tepkime
Baudovin tepkimesi -  Şeker kamışı ve kaynamakta olan HCl’in susam yağı ile kırmızı bir renk verdiği tepkime
Bayer işlemi -  Alüminyum elde etmek amacı ile boksidin sodyum hidroksit çözeltisiyle karıştırılması, alüminyumun çözünmesi, demir, titan gibi metallerin oksitleri hâlinde çökmesi ve süzülen çözelti kısmında bulunan alüminyumun hidroksidi hâlinde çöktürülerek saflaştırılması için kullanılan bir işlem.
baz -  Suda çözündüğünde hidroksil yükünü OH¯ veren kimyasal özdek. (Asitlerle bileşip tuz oluşturur, pH ölçeğinde 7-14 arasında değer gösterirler.) 2. (Bronsted) Proton alma yatkınlığı olan kimyasal bileşik. 3. (Lewis) Ortaklanmamış elektron çifti ya da çiftlerini vermeye yatkın olan kimyasal özdek.
baz -  1. Suda çözündüğünde OH- iyonu veren madde. 2. Bronsted’e göre proton almaya yatkınlığı olan kimyasal bileşik. 3. Lewis’e göre ortaklanmnamış elektron çifti ya da çiftleri verme yatkınlığı olan kimyasal madde.
baz ayrışma sabiti -  Zayıf bir baz ile onun konjuge asidi arasında, seyreltik çözeltide oluşan dengeyi tanımlayan ifade.
bazalt -  Augit, demir ve feldispat taneciklerinden meydana gelen volkanik kayalar.
Bazalt -  Augit, demir ve feldispat taneciklerinden meydana gelen volkanik kayalar.
bazik anhidrit -  Suda çözündüğünde baz veren Na2O, CaO gibi metal oksitleri.
bazik anhidrit -  Suda çözündügünde baz veren Na2O, CaO gibi önemli oksitleri.
bazik bizmut nitrat -  Bi(OH)2, NO3 ve BiOH(NO3)2 veya (BiO)NO3 ve BiO(OH)’ın bir karışımı olup, suda çözünmeyen, 260°C’ta bozunan, kozmetiklerde, seramik cilasında ve antiseptik olarak kullanılan bir madde.
bazik boya -  Renkli fotoğrafçılıkta, poliakrilonitrillerde ışık ve yıkamaya has boyar maddeler veren hidroklorik asitli renkli bazlar veya çinko klorürlü çift tuzlar.
bazik boya -  Renkli fotoğrafçılıkta, poliakrilonitrillerde ışık ve yıkamaya has boyar maddeler veren hidroklorik asitli renkli bazlar veya çinko klorürlü çift tuzlar.
bazik eritiş maddesi -  Başiıca silikatiar olmak üzere, refrakter maddeleri çözünürleştiimek için kullanılan ve erimiş hâlde bazik özellikleri olan bir madde.
bazik kurşun karbonat -  Formülü 2PbCO3.Pb(OH)3 olan, boya maddesi olarak kullanılan bir madde.
Becquerel ışınları -  Radyoaktif maddeler tarafından yayınlanan, fotoğraf plağını etkileyen alfa, beta ve gama ışınları gibi ışınlar.
Beer yasası -  Işının madde tarafından soğutulması ile ilgili temel bir eşitlik (A=abc; a= soğur— ganlık, b= hücre kalınlığı, e= derişim).
behenik asit -  Formülü CH3(CH2)20COOH, mol kütlesi 340,6 g, e.n. 84 °C olan, kozmetiklerde ve mumlarda kullanılan, renksiz, suda çözünmeyen ve diğer adı dokosanoik asit olan doymuş bir yağ asidi.
beher -  Sıvıları muhafaza etmek için kullanılan, cam, porselen veya plastikten yapılmış, silindir şeklinde bir kap.
beher -  Sıvıları muhafaza etmek için kullanılan, cam, porselen veya plastikten yapilmiş, silindir şeklinde bir kap.
Bekman düzenlenmesi -  Asetil klorür, benzensülfonil klorür gibi maddelerin etkisiyle ketoksimlerin amit ve anhidritlere dönüşümü.
Bekman termometresi -  Sıcaklık farklarını hassas olarak ölçmek için kullanılan, iki tane cıva haznesi bulunan termometre. Bu termometre ile mutlak sıcaklık değil, sıcaklık farkları, derecenin yüzde biri hassasiyetle ölçülebilir.
Bekman termometresi -  Sıcaklık farklarını hassas olarak ölçmek için kullanılan, iki tane cıva haznesi bulunan termometre. Bu termometre ile mutlak sıcaklık değil, sıcaklık farkları, derecenin yüzde biri hassasiyetle ölçülebilir.
belirli hata -  Sebebi bilinen, sonuçlara ancak sadece tek bir yönde etki eden ve giderilebilen sistematik hata ile eş anlamlı olan bir hata sınıfı.
belirli hata -  Sebebi bilinen, sonuçlara ancak sadece tek bir yönde etki eden ve giderilebilen sistematik hata ile eş anlamlı olan bir hata sınıfı
belirsiz hata -  Ölçme sırasında kaçınılmaz, küçük, kontrol edilemeyen değişkenlerin etkisinden kaynaklanan belirsizlikler.
belirsiz hata -  Ölçme sırasında kaçınılmaz, küçük, kontrol edilemeyen değişkenlerin etkisinden kaynaklanan belirsizlikler.
belirsizlik ilkesi -  Doğabilimsel ölçümlerde giderilmesi olanaksız bir temel belirsizlik bulunduğunu, bildiren ilke. Bu belirsizlik ancak öğeciksel boyutlarda kendini belli eder.
belirsizlik ilkesi -  Hareketli bir taneciğin yeri ve momentumu gibi iki değişkenindeki belirsizliklerin çarpımı yaklaşık olarak Dirac sabitine eşit olduğunu veya bir elektronun yeri ve hızı birlikte eşzamanlı olarak aynı kesinlikle bilinemez olduğunu belirten ilke.
Benedict çözeltisi -  indirgen şeker tayin etmek için kullanılan sodyum sitrat, sodyum karbonat ve bakır sülfattan meydana gelen bir çözelti.
benzaldehit -  Formülü C6H5CHO, mol kütlesi 106,0 g, e.n. 13 °C, k.n. 179 °C olan, benzalklorürün bazik ortamda hidroliziyle elde edilen, acıbadem kokulu, suda çözünen, parfüm ve boyar madde yapımında kullanılan bir madde.
benzaldehit -  Formülü C6H5CHO, mol kütlesi 1000 g, e.n. 13 oC, k.n. 179 oC olan, benzilklorürün bazik ortamda hidroliziyle elde edilen, acıbadem kokulu, suda çözünen, parfüm ve boyar madde yapımında kullanılan bir madde
benzanilit -  Formülü C6H5-CO-NH-C6H5, mol kütlesi 197,2 g, e.n. 160 °C olan , allkolde çözünen ve suda çözünmeyen beyaz kristaller halinde bir madde.
benzanilit -  Formülü C6H5-CO-NHC6H5 mol kütlesi 197,2 g, en. 160 oC olan, alkolde çözünen ve suda çözünmeyen beyaz kristaller hâlinde bir madde.
benzedrin -  Formülü C6H5CH2CHNH2CH3 olan, burun tıkanıklığını açıcı olarak kullanılan, suda az çözünen ve amfetamin olarak da bilinen renksiz bir sıvı.
benzedrin -  Formülü C6H5CH2CHNH2CH3 olan, burun tıkanıklığını açıçı olarak kullanılan, suda az çözünen ve amfetamin olarak da bilinen renksiz bir sıvı.
benzen -  C6H6; aromatik hidrokarbonların en yalını olan, saydam, renksiz, yanıcı sıvı. (Kömür ve petrol kimyası başta gelmek üzere pek çok özdeğin bireşiminde girdi ya da çözücü olarak kullanılır.)
benzen -  Formülü C6H6, k.n. 78 oC, en. 5 oC, mol kütlesi 78,11 g olan, doymamış bir bileşik olduğu hâlde bu tür bileşiklere özgü katılma tepkimelerini vermeyen; renksiz, suda çözünmeyip alkol, eter ve asetonda çözünen, organik sentezlerde, boya üretiminde çözücü olarak kullanılan ve yanıcı bir organik madde
benzen disülfonik asit -  Formülü C6H5(SOOH)2, mol kütlesi 238,2 g olan ve organik sentezlerde kullanılan aromatik bir madde.
benzhidrol -  Formülü (C6H5)2CHOH olan, iğne şeklinde renksiz kristallere sahip suda az, alkol, eter, kloroform ve karbon disülfürde çok çözünen organik bir madde.
benzhidrol -  Formülü (C6H5)2CHOH olan, iğne şeklinde renksiz kristallere sahip suda az, alkol, eter, kloroform ve karbon disülfürde çok çözünen organik bir madde.
benzidin -  Formülü NH2C6H4-C6H4-NH2, mol kütlesi 184,23 g, e.n. 127 °C olan , sülfatlar, kan ve yüksek değerlikli metallerin düşük miktarları için ayıraç olarak kullanılan , alkol ve asitte çözünüp, suda az çözünen ve kaynayan suda çözünen organik bir madde.
benzil -  Formülü C6H5-CO-CO-C6H5, mol kütlesi 210,22 g, e.n. 95 °C olan, organik sentezlerde kullanılan altı köşeli prizma yapısında sarı iğneli ve suda çözünmeyen organik bir madde.
benzil -  Formülü C6H5-CO-CO-C6H5, mol kütlesi 210,22 g, e.n. 95 oC olan, organik sentezlerde kullanilan altı köşeli prizma yapısında sarı iğneli ve suda çözünmeyen organik bir madde.
benzilalkol -  Formülü C6H5CH2OH, mol kütlesi 108,1 g, k.n. 205 °C olan, renksiz, keskin kokulu, suda az çözünen, parfümeri yapımında ve anestetik olarak kullanılan aromatik bir sıvı.
benzilalkol -  Formülü C6H5CH2OH, mol kütlesi 108,1 g, k.n. 205 oC olan, renksiz, keskin kokulu, suda az çözünen, parfümeri yapımında ve anestetik olarak kullanılan aromatik bir sıvı.
benzilanilin -  Formülü C6H5-CH2NH-C6H5, mol kütlesi 183,2 g, e.n. 32 °C olan, organik sentezlerde kullanılan renksiz prizma yapısında bir katı.
benzilanilin -  Formülü C6H5-CH2NH-C6H5, mol kütlesi 183,2 g, e.n. 32 oC olan, organik sentezlerde kullanılan renksiz prizma yapısında bir katı
benzilasetat -  Formülü C6H5CH2COOCCH3, mol kütlesi 150,2 g, k.n. 206 °C olan renksiz bir sıvı.
benzilasetat -  Formülü C6H5CH2COOCCH3, mol kütlesi 150,2 g, k.n. 206 oC olan renksiz bir sıvı.
benzilbenzoat -  Formülü C6H5-COOCH2C6H5, mol kütlesi 212,25 g, k.n. 18,5 °C olan ve keskin yakıcı kokuya sahip yağımsı bir aromatik sıvı.
Benzilbenzoat -  Formülü C6H5-COOCH,C6H5 mol kütlesi 212,25 g, k.n. 18,5 oC olan ve keskin yakıcı kokuya sahip yağımsı bir aromatik sıvı.
benzilbromür -  Formülü C6H5—CH2Br, mol kütlesi 171,06 g, k.n. 198,5 oC olan, sağlığa zararlı gaz yapımında kullanılan renksiz bir sıvı.
benzilik asit -  Formülü (C6H5)2COHCOOH, mol kütlesi 227,2 g, e.n. 150 °C olan , beyaz monoklinik kristal yapılı, suda az çözünen, diğer adı difenilglikolik asit olan bileşik.
benzilik asit -  Formülü (C6H5)2COHCOOH2 mol kütlesi 227,2 g, e.n. 150 oC olan , beyaz monoklinik kristal yapılı, suda az çözünen, diğer adı difenilglikolik asit olan bileşik.
benzilklorür -  Formülü C6H5CH2Cl, mol kütlesi 126,6 g, kn. 178 oC olan, alkol ve eterde çözünen, suda çözünmeyen ve anilin boyalarının yapımında kullanılan renksiz bir sıvı
benzilsinnamat -  Formülü C8H7COOCH2C6H5, mol kütlesi 238,11 g olan, parfümeride kullanılan renksiz prizma yapısında bir sıvı.
benzilsinnamat -  Formülü C8H7COOCH2C6H0, mol kütlesi 238,11 g olan, parfümeride kullanılan renksiz prizma yapısında bir sıvı
benziltiyosiyanat -  Formülü C6H5CH2SCN, mol kütlesi 149,2 g, e.n. 41 °C olan , renksiz prizma yapısında bir sıvı.
benzin -  Ham yeryağının ayrımsal damıtılmasıyla üretilen yeğni hidrokarbonların, kaynama sıcaklıkları 40-200°C arasında kalan, özgün kokulu, yanıcı karışımı. (Başlıca oto yakıtı olmak üzere, çeşitli işleyimlerde girdi ve çözücü olarak kullanılır.)
benzin -  Ham petrolün damıtılmasıyla 40-200 oC’de elde edilen, hidrokarbonlardan oluşan ve ham petrolün yaklaşık %30’unu meydana getiren, renksiz bir sıvı olup, suda çözünmeyen, organik çözücülerle karışan, yağlar, alkaloit ve lastik için çözücü, tekstii temizleyicisi ve başlıca oto yakıtı olmak üzere çeşitli sanayi ürünlerinde girdi veya çözücü olarak kullanılan ve karbon sayısı 7 ila 12 olan bir kısım
benzofenon -  Formülü C6H5COC6H5, e.n. 46 °C olan, α ve ß şeklinde iki allotropu olan, organik sentezlerde kullanılan, renksiz, kristal yapıda, alkol ve eterde çözünen ve diğer adı difenil keton olan bir madde.
benzofenon -  Formülü C6H5COC6H5, e.n. 46 oC olan, alfa ve beta şeklinde iki allotropu olan, organik sentezlerde kullanılan, renksiz, Kristal yapıda, alkol ve eterde çözünen ve diğer adı difenil keton olan bir madde.
benzoik asit -  Formülü C6H6COOH, mol kütlesi 122,1 g, e.n. 121 °C, k.n. 250 °C olan , beyaz kristaller halinde bulunan, anilin türü boyar maddelerin yapımında ve gıda maddelerinin korunmasında kullanılan su, alkol ve eterde çözünen bir madde.
benzoik asit -  Formülü C6H5COOH, mol kütlesi 122,1 g, e.n. 121 oC, k.n. 250 oC olan, beyaz kristaller halinde bulunan, anilin türü boyar madde lerin yapımında ve gıda maddelerinin korunmasında kullanılan su, alkol ve eterde çözünen bir madde.
benzoil peroksit -  Formülü (C6H5CO)2O, mol kütlesi 242,2 g, e.n. 103 °C olan , rombik kristal yapılı, renksiz ve organik tepkimelerde katalizör olarak kullanılan bir madde.
benzoin kondenzasyonu -  İki aromatik aldehidin KCN ile X-CH(OH)CO-X ve H2O oluşturmak üzere yürüyen kondenzasyonu.
benzoinoksim -  Formülü C14H13NO2, mol kütlesi 227,2 g ve e.n. 132 °C olan , organik bir madde.
benzokinon -  Mol kütlesi 108,1 g, e.n. 116 °C olan, altın prizma yapılı, suda az eterde çok çözünen bir madde.
benzokinon -  Mol kütlesi 108] g, e.n. 116 oC olan, altın prizma yapılı, suda az eterde çok çözünen bir madde.
benzonitril -  Formülü C6H5CN, mol kütlesi 103,1 g, e.n. 13 °C, k.n. 191 °C olan, renksiz, boya ve ilâç yapımında kullanılan bir organik sıvı bileşik.
benzonitril -  Formülü C6H5CN, kütlesi 103,1 g, e.n. -13 9 oC, k.n. 191 oC olan, renksiz, boya ve ilaç yapımında kullanılan bir organik sıvı bileşik.
benzopurpurin 4B -  o-toluidin diazobinaptil amin sülfonik asidin suda çözünen sodyum tuzu olup, pamuğun kırmızıya boyanmasında biyolojik boyayıcı ve belirteç olarak kullanılan bir madde.
benzosülfimit -  bk. triklorotoluen
benzotriklorür -  bk. triklorotoluen
berberin -  Formülü C20H18O4N.6H2O, mol kütlesi 444,5 g olan, Hydratis canadensis'in köklerinden elde edilen turuncu kristalli bir alkoloit.
beriberi -  İnsanlarda, B Vitaminleri grubundan B1 vitamini (tiyamin) eksikliğinde, vücutta hızla kilo kaybı, kaslarda zayıflık şeklindeki belirtilerle açığa çıkan bir hastalık.
beril -  Formülü Al2Be3(SiO3)6 , sertlik derecesi 7,5-8 , yoğunluğu 2,7 g/mL olan, altıgen kristal yapıda, aluminyum ve berilyumdan meydana gelen , şeffaf şekilleri mavi-yeşil renkli değerli bir taşlar veya zümrüt adlı çok değerli doğal silikatlar.
beril -  Formülü Al2Be3(Si03)6 sertlik derecesi 7,5-8, yoğunluğu 2,7 g/mL olan, altıgen kristal yapıda, alüminyum ve berilyumdan meydana gelen, şeffaf şekilleri mavi-yeşil renkli değerli bir taşlar veya zümrüt adlı çok değerli doğal silikatlar.
berilyum -  Simgesi Be , atom numarası 4, e.n. 1280 °C olan, beril gibi granit kayalarda filiz halinde bulunan, çekirdek tepkimelerinde yavaşlatıcı olarak kullanılan ve aluminyum aşımlarına sertlik yapması için katılan, hafif çeliğimsi, periyodik çizelgenin IIA grubunda toprak alkali bir element.
berilyum -  Simgesi Be, atom numarası 4, en. 1280 oC olan, beril gibi granit kayalarda iiliz hâlinde bulunan, çekirdek tepkimelerinde yavaşlatıcı olarak kullanılan ve alüminyum aşımlarına sertlik yapması için katılan, haif çeliğimsi, periyodik çizelgenin IIA grubunda toprak alkali bir element.
berilyum asetat -  Formülü (CH3COO)2Be, mol kütlesi 127,07 g, bozunma noktası 285 °C, kloroform ve diğer organik çözücülerde çözünen, renksiz plakalar halinde bulunan bir madde..
berilyum asetat -  Formülü (CH3COO)2Be, mol kütlesi 127,07 g, bozuma noktası 285 oC, kloroform ve diğer organik çözücülerde çözünen, renksiz plakalar hâlinde bulunan bir madde.
berilyum bromür -  Formülü BeBr2, mol kütlesi 168,94 g, e.n. 601 oC, nem çekici bir madde
berilyum karbonat -  Mol kütlesi 141,2 g olan, yapısında 4 mol kristal suyu bulunan (BeCO3.4H2O), beyaz toz halinde ve asitlerle etkileştiğinde bozunan bir madde.
berilyum karbonat -  Mol kütlesi 141,2 g olan, yapisinda 4 mnol kristal suyu bulunan (BeCO3.4H20), beyaz toz hâlinde ve asitlerle etkileştiğinde bozunan bir madde
berilyum klorür -  Formülü BeCl2, mol kütlesi 80,9 g, e.n. 400 oC olan, suda kolay çözünen, alkol, benzen, eter, karbondisülfürde çözünen iğnemsi kristalli bir madde.
Berkelyum -  Simgesi Bk, atom numarası 97, ilk defa 1949’da elde edilmiş ve radyoaktif parçalanmadan dolayı ömrü kısa olan bir element.
Berkelyum -  Simgesi Bk, atom numarası 97, ilk defa 1949’da elde edilmiş ve radyoaktif parçalanmadan dolayı ömrü kisa olan bir element.
Berlin mavisi -  Demir III hekzasiyano ferrat (II)’ın özel adı.
Berlin mavisi -  Demir(III) hekzasiyano ferrat (II) bileşiğinin özel adı.
besin -  Canlı dokuların yapısına giren ve organizmalara enerji temin eden, su, karbohidratlar, yağlar, proteinler, tuzlar, vitaminler ve mineralerden oluşan maddeler.
besleme oranı -  Değeri 1’in üzerinde olan dönüştürme oranı.
Bessemer dönüştürücü -  Bessemer işleminde kullanılan yumurta bi- çimli büyük bir imbik.
beta ışınları -  1. Radyoaktif çekirdekte nötronun protona dönüşmesiyle yayılan elektron. 2. Radyoaktif maddelerden ışık hızı ile yayılan elektron demeti.
beta oksidasyonu -  Yağ asitlerinden iki karbonun ayrılmasıyla asetil- KoA’nın oluşması.
beta oksidasyonu -  Yağ asitlerinden iki karbonun ayrılmasıyla asetil- KOA’nın oluşması.
beta taneciği -  Kütlesi 9 9,042x10-28 g, yükü —1, ? olan, negatif elektrik yüklü tanecik.
betain -  Formülü (C5H11NO2.H2O) , mol kütlesi 135,2 g e.n. 293 °C olan, renksiz, suda ve alkolde çözünen; monoklinik kristal yapılı, pancardan veya sentetik olarak elde edilen bir alkoloit.
betatron -  Çekirdek ile ilgili araştırmalarda kullanılan yüksek hızlı elektron veren cihaz.
beton -  Kırılmış kaya parçaları, kil ve kumun çimento ile birlikte tutulduğu bir karışım.
beton -  Kırılmış kaya parçaları, kil ve kumun çimento ile birlikîe tutulduğu bir karışım.
beyaz fosfor -  Yoğunluğu 1,82 g/mL, e.n. 44 oC, k.n. 280 oC, olan, buhar fazında P4 , ve P2 molekülü şeklinde bulunan, suda çözünmediğinden ışıktan korumak için su içersinde kirmizi yapıya dönüştürülerek saklanan, düzenli, mumsu, çubuk şeklinde kristal bir madde
beyazlatıcı -  SO2, H202, gibi ağartma görevi yapan kimyasal maddeler. Ticari ağartıcı klorla doyurulmuş kalsiyumhidroksit olup, içindeki klor miktarı arttıkça değerlenir
beyazlatma -  Fiziksel ve kimyasal işlemlerle rengin açılması.
bikarbonatlar -  Karbonik asidin (H2CO ) bir protonlu NaHCO3, gibi tuzları
bileşen -  1. Bir bileşiğin moleküllündeki elementler veya alt grupların her biri. 2. Bir karışımın elemanları.
bileşik -  İki veya daha çok maddenin belirli oranlarda tepkimeye girerek meydana getirdikleri ve özellikleri kendisini oluşturan maddelerden farklı ve bilşenlerinin fiziksel yollarla birbirinden ayrılamadığı madde.
bileşim -  Bir materyali oluşturan elementler veya bileşikler.
bilgisayar donanımı -  Bir bilgisayar sisteminin elektronik, manyetik ve elektriksel kısımları.
bilirubin -  Hemoglobinin parçalanması ile meydana gelen kırmızı sarı bir safra pigmenti.
bilirubin -  Hemoglobinin yıkılım ürünü olarak kan serumunda ve safrada bulunan kırmızı renkli bir madde.
biliverdin -  Bilirubinin oksidasyonu ile meydana gelen yeşil bir safra pigmenti.
birinci sınıf elektrot -  Potansiyeli, elektrodun metalinden türeyen bir katyonun derişiminin (daha doğrusu, aktivitesinin) logaritmasıyla orantılı olan bir metalik elektrot
birincil adsorplama tabakası -  Örgü iyonları tarafından çözeltideki zıt yüklü iyonların çekilmesi sonucu, bir katının yüzeyinde oluşan yüklü iyonlar tabakası.
birleşik ortalama -  Sonsuz sayıdaki ölçüm için ortalama değer. Sistematik hata olmayan ölçüm için gerçek değer.
birleşik standart sapma -  Prensip olarak sonsuz sayıda ölçüme dayanarak hesaplanan bir kesinlik.
birleşik yöntemler -  Çeşitli amaçlar için iki kimyasal yöntemin gaz kromatografisi-kütle spektroskopisi (GS-MS), ICP—MS gibi yöntemlerin birleştirilmesi.
birleşme -  İki ya da daha çok atom veya molekülün bir kimyasal tepkime ile yeni bir madde oluşturması.
birlikte çökme -  Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde veya onun ile birlikte sürüklenerek taşınması.
bisfenol -  Formülü (H2OPh)2C(OH)3, mel kütlesi 230,3 g, e.n. 156 oC olan, fenolik ve epoksi reçinelerin eldesinde kullanılan, kahve renkli, kristal yapıda, suda çözünmeyen bir madde. 2,2— bis(4—hidroksifenil) propan.
Bismark kahverengisi -  Formülü (NH3)6C6H3N:N]2C6H4, mol kütlesi 402,4 g , en. 143 oC olan, kahverengi toz hâlinde, suda çözünen, yün ve deri boya maddesinde kullanılan ve anilin kahverengisi olarak da adlandırılan bir madde.
bisülfit -  (HSO3-) yapısında, SO2 elde etmede kullanılan sülfüröz asit (H2SO3)’in tuzu.
bitartarat -  Asit tartarat( C4H5O6 )kökünü içeren tuz.
bitartarat -  Asit tartarat (C4H506) kökünü içeren tuz.
bitionol -  Formülü C12H6O2SCl2 , mol kütlesi 356,07 g, e.n. 168 °C olan , deodorant, gernisit, alçı yapımında kullanılan , beyaz kristaller halinde, suda çözünmeyen alkol, aseton ve eterde kolayca çözünen, toz bir madde.
biyoenerji bilimi -  Canlı organizmalarda meydana gelen enerji değişimlerinin incelendiği bilim dalı.
Biyofizik -  Biyolojik olayların araştırılmasında fiziksel yöntemleri uygulayan bir bilim dalı
biyogenetik -  Bütün hayatın canlılardan meydana geldiğini ifade eden kuram.
biyojeokimyasal çevrim -  Kimyasal elementlerin, diğer organizmalar tarafından da kullanılması için mikro organizmalar tarafından yeniden kullanılır hâle getirilmesi.
biyokimya -  (Yun. bios: hayat; khemeia: değişme) Canlıların kimyasını inceleyen biyolojinin ve kimyanın bir dalı.
biyokimya -  1. Kimyanın canlı organizmaya uygulanan ve bütün yönlerini içine alan bağımsız bir bilim dalı. 2. Canlıdaki etkileşmeleri, oluşum, gelişim ve benzeri durumlardaki kimyasal değişmeleri inceleyen bir bilim dalı.
biyokimyacı -  Biyokimya ile ilgilenen bilim insanı.
biyokimyasal oksijen ihtiyacı -  Atık suların içerisinde bulunan organik maddelerin ayrışmaları için bakteriler tarafından kullanilan oksijen miktarı.( Atık suların kirliliklerini belirlemede kullanılan bir değişken)
biyokrom -  (Yun. bios: hayat; chroma: renk) Biyolojik pigment; bitki ve hayvanlarda herhangi doğal bir boya maddesi.
biyokrom -  Biyolojik pigmentlere verilen ad.
biyokütle -  Canlılarda organizmanın suyu uzaklaştırdıktan sonra geriye kalan kuru kütlesi.
biyoloji -  (Yun. bios: hayat; logos: ilim) Hayat ilmi; genel anlamda bitki ve hayvanların köken, yapı, gelişme, çalışma, dağılış, büyüme ve çoğalmaları ile uğraşan bilim dalı.
biyoloji -  Canlıların yapısını, oluşumunu, işlevlerini ve davranışlarını inceleyen bilim dalı.
biyolojik ölçmeler -  Canlı organizmalardaki çeşith biyolojik olaylarin ölçülmesi.
biyolojik parçalanabilir madde -  Biyolojik bir işlemle parçalanabilen madde.
biyolojik sınıflandırma -  Organizmaların akrabalık esaslarına göre sınıflandırılması
biyolojik yari ömür -  Canlı organizmaya verilen radyo aktif maddenin yarısının ortamdan atılması için geçen süre.
biyolüminans -  Alg ve mantar gibi canlı organizmaların ışık saçması olayı.
biyomas -  bk. biyokütle
biyomas -  bk. biyokütle
biyometri -  bk. biyoistatistik
biyometri -  Organizmada oluşan biyolojik sorunlara istatiksel yöntemlerin uygulanması.
biyomineralleşme -  Canlı Organizmalar tarafından meydana getirilen mineralleşme.
biyoplazma -  Hücre zarının içinde olan hücre elemanlarının tamamı.Protoplazma.
biyoplazma -  Hücre zarının içinde olan hücre elemanlarının tamamı. Protoplazma.
biyopolimer -  Kendiliğinden oluşan makromolekül.
biyopolimer -  Kendiliğinden oluşan makromolekül.
biyopsi -  (Yun. bios: hayat; opsis: görme) İncelemek üzere canlı doku örneği alma.
biyopsi -  Teşhis amacıyla mikroskobik muayene için dokudan küçük bir parça alınması.
biyosentez -  (Yun. bios: hayat; synthesis: bileşik) Küçük moleküllerin enzimler aracılığı ile birleştirilerek büyük moleküllerin sentezlenmesi olayının canlı organizma içinde meydana gelmesi.
biyosentez -  1. Organik bileşiklerin, bitkiler ve hayvanlar tarafından doğal olarak sentezi. 2. Fermentasyon ve gen eşleşmesi teknikleriyle tek hücre proteinlerinin sentezi. 3. Canlı organizmada, küçük moleküllerin enzimler yardımıyla büyük molekülleri oluşturması.
biyoteknoloji -  Canlı hücreleri ve mikroorganizmaları kullanarak biyolojik tekniklerle endüstri ve tıp alanında kullanmak üzere materyal üretimi. Antibiyotik, şarap ve peynir üretiminin bakteri ve mantarlar aracılığı ile yapılması.
biyoteknoloji -  Canlı hücreleri ve mikroorganizmaları kullanarak, biyolojik tekniklerle madde üretimi.
biyotik -  Canlılığa ait.
biyotik -  Canlılara ait.
biyotik potansiyel -  Bir populasyonda ölümlerin en az, çoğalmaların da en yüksek düzeyde olması sonucu populasyonun en çok artma oranı.
biyotik potansiyel -  Ölümlerin en az, çoğalmaların en fazla olması sonucu nüfusun en çok artması durumu.
biyotop -  (Yun. bios: hayat; topos: yer) Organizmanın içinde yaşadığı karakteristik olan ya da özel tip habitat, çayır, orman gibi ortamlar.
biyotop -  Organizmanın içinde yaşadığı çayır, orman ve özel habitat gibi ortamlar.
biyoyakıt -  Biyokütleden elde edilen ve yakıt olarak kullanılan madde.
bizmut -  Simgesi Bi , atom numarası 83, mol kütlesi 208,98 g olan , asitte çözünen, doğal olarak sülfürleri şeklinde bulunan, düşük erime noktalı alaşım üretiminde, bileşikleri ilaç yapımında kullanılan, suda çözünen tuzları sağlığa zararlı olan, pembe renkte, gümüşümsü, kırılgan bir metal.
bizmut -  Simgesi Bi , atom numarası 83, mol kütlesi 208,98 g olan , asitte çözünen, doğal olarak sülfürleri şeklinde bulunan, düşük erime noktalı alaşım üretiminde, bileşikleri ilaç yapımında kullanılan, suda çözünen tuzları sağlığa zararlı olan, pembe renkte, gümüşümsü, kırılgan bir metal.
bizmut iyodür -  Formülü Bil3, mol kütlesi 589,76 g, e.n. 408 oC olan, suda çözünmeyip, potasyum iyodür çözeltisinde çözünen, gri kristal yapılı bir madde.
bizmut klorür -  Formülü BiCl3, mol kütlesi: 315,5 g, e.n. 232 oC olan, suda çözünmeyen beyaz kristal yapılı katalizör olarak kullanılan bir madde
bizmut kromat -  Formülü Bi2(CrO4)3 olan , tıpta kullanılan, suda çözünen, beyaz pul şeklinde toz bir madde.
bizmut kromat -  Formülü Bi2(Cr04)3 olan, tıpta kullanılan, suda çözünen, beyaz pul şeklinde toz bir madde.
bizmut nitrat -  Mol kütlesi 485,1 g , yapısında 5 mol kristal suyu (Bi(NO3)3.5H2O) olan, suda çözünen ve mikrop oldürücü olarak kullanılan beyaz renkli, triklinik yapıda, bir madde.
bizmut nitrat -  Mol kütlesi 485,1 g, yapısında 5 mol kristal suyu (Bi(NO3)3.5H20) olan, suda çözünen ve mikrop oldürücü olarak kullanılan beyaz renkli, triklinik yapıda, bir madde.
bizmut sülfat -  Formülü Bi2(SO4)3, mol kütlesi 706,2 g olan, beyaz kristal yapılı, toz hâlinde, suyla temasta veya ısıtılınca bozunan bir madde.
bizmut tannat -  Bizmut hidroksit üzerine tannik asidin etkisiyle oluşan sarı renkli toz halinde, suda çözünmeyen ve mikrop öldürücü olarak kullanılan bir madde.
bizmut tannat -  Bizmut hidroksit üzerine tannik asidin etkisiyle oluşan sarı renkli toz hâlinde, suda çözünmeyen ve mikrop öldürücü olarak kullanılan bir madde.
bizmut tartarat -  Formülü Bi2(C4H6O3)3.6H2O, mol kütlesi 970,0 g olan , suda ve gliserinde çözünmeyen, beyaz toz halinde bir madde.
bizmut tartarat -  Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.Formülü Bi2(C4H6O3)3 . 6H20 mol kütlesi 970,0 g olan, suda ve gliserinde çözümneyen, beyaz toz hâlinde bir madde.
bizmut zehirlenmesi -  Bizmutun canlı organizma tarafından alınması sonucu meydana gelen zehirlenme.
bizmut zehirlenmesi -  Bizmutun canlı organizma tarafından alınması sonucu meydana gelen zehirlenme.
bizmutit -  Formülü (BiO)2CO3.H2O olan , yeşil renkli, doğal bizmut karbonat.
bizmutit -  Formülü (BiO)2C03.H2O olan, yeşil renkli, doğal bizmut karbonat.
Blagden yasası -  Bir tuz çözeltisinin donma noktasındaki düşmenin çözünmüş madde derişimiyle doğru orantılı olduğunu gösteren yasa.
Bleeker yöntemi -  Elektroliz işlemiyle vanadyum bileşiklerinin indirgenmesi.
blend -  bk. çinko blendi
blend -  bk. çinko blendi
blender -  Kuru numuneleri kıyarak karıştırmak için kullanılan bir cihaz.
blender -  Kuru numuneleri kıyarak karıştırmak için kullanılan bir cihaz.
bobin -  Tel sarmak için kullanılan makara.
bobin -  Tel sarmak için kullanılan makara.
Bodvin deneyi -  Şeker kamışı ve kaynamakta olan HCl’in susam yağı ile kırmızı bir renk vermesi.
Bodvin deneyi -  Şeker kamışı ve kaynamakta olan HCl’in susam yağı ile kırmızı bir renk vermesi.
Bodvin tepkimesi -  Derişik HCl ve SnCL2 ile kırmızı renk veren bitkisel yağlar için yapılan bir deney.
Bodvin tepkimesi -  Derişik HCl ve SnCl2 ile kırmızı renk veren bitkisel yağlar için yapılan bir deney.
boğucu gaz -  Yanardağ veya maden ocağı gibi yerlerde çıkan tehlikeli gaz.
bohça -  İplik veya kumaşın ticari birimine verilen ad.
böhmit -  Formulü Al203.H20 olan bir tür boksit.
böhmit -  Formulü Al203.H20 olan bir tür boksit.
bolometre -  Siyah bir cismin iletkenliğindeki değişimlerden çok az miktardaki radyasyon enerjisini ölçebilen elektrikli bir cihaz.
bolometre -  Siyah bir cismin iletkenliğindeki değişimlerden çok az miktardaki radyasyon enerjisini ölçebilen elektrikli bir cihaz.
bölünme -  1. Bir molekülün bölünmesi. 2.Halka kırılması veya bir aromatik halkanın açılması. 3. Canlı bir hücrenin bölünmesi.
bölünme -  1. Bir molekülün bölünmesi. 2.Halka kırılması veya bir aromatik halkanın açılması. 3. Canlı bir hücrenin bölünmesi.
bomba kalorimetresi -  Yakıt olarak kullanılan maddelerin kalori değerlerini ölçmek için kullanılan alet.
bomba kalorimetresi -  Yakıt olarak kullanılan maddelerin kalori değerlerini ölçmek için kullanılan alet.
bome derecesi -  Derişimi ifade etmek için kullanılan kuramsal bir terim. Teknikte derişimi ölçme özel bomemetrelerle yapılır. Bome derecesiyle verilen çözeltilerin yüzdelerine geçmek için matematiksel bir bağıntı yoktur.
bome derecesi -  Derişimi ifade etmek için kullanılan kuramsal bir terim. Teknikte derişimi ölçme özel bomemetrelerle yapılır. Bom derecesiyle verilen çözeltilerin yüzdelerine geçmek için matematiksel bir bağıntı yoktur
bor -  Simgesi B, atom numarası 5, atom kütlesi 10,81g olan kristal şekli çok sert, renksiz, dörtgen kristal yapıda, asit ve bazlarda çözünmeyen, metalik şekli endüstride katalizör olarak, metalürjide sertlik vermek üzere kullanılan, nötronları soğurduğu için atom reaktörlerinde kullanılan aluminyum grubu metali.
bor -  Simgesi B, atom numarası 5, atom kütlesi 10,81g olan kristal şekli çok sert, renksiz, dörtgen kristal yapıda, asit ve bazlarda çözünmeyen, metalik şekli endüstride katalizör olarak, metalürjide sertlik vermek üzere kullanılan, nötronları soğurduğu için atom reaktörlerinde kullanılan alüminyum grubu metali.
bor hidrürler -  Formülü BH3, mol kütlesi 13,84 g veya formülü B2H4, , mol kütlesi 27,7 g 0lan, alkolde bozunan renksiz bir gaz.
bor karbür -  2500 oC’de kok kömürü ve B203’den elde edilen, formülü B4C3, yoğunluğu 2,6 g/mL, sertliği 9,3, e.n. 2350 oC ve kn. 3500 oC olan. çok sert olduğundan çok sert malzemelerin kesilmesinde kullanllan, oda sıcaklığında kimyasal maddelere karşı çok dayanıklı, suda ve asitlerde çözünmeyen ve alkali eritişi ile çözünür hâle getirilen siyah kristal yapıda bir madde.
bor klorür -  Formülü BCl3, mol kütlesi 117,2 g, yoğunluğu 1,43 g/mL olan, renksiz, suda bozunan bir madde.
bor minaralleri -  Boraks Na2B4O7.10H2O, uleksit Na2B4O7.Ca2B6O11.16H2O ve borokalsit CaB4O7.4H2O gibi meneraller.
bor mineralleri -  Boraks Na2B407.10H20, uleksit Na2B4O, Ca2B6O11.6H20 ve borokalsit CaB407.4H20 gibi mineraller.
boraks -  Na2B4O7.10 H2O; doğal sodyum borat. (Cam, emaye, çömlekçilik ürünleri, temizleyiciler, roket yakıtları ve böcek öldürücülerin yapımında kullanılır.)
boraks -  Formülü Na2B4O7.10H20 olan, eritken, mikrop öldürücü ve temizleyici, cam, emaye, çömlekçilik, roket yakıtları ve böcek öldürücü yapımında kullanılan, Kalifornia ve Anadolu’ da bol miktarda bulunan doğal sodyum tetraborat.
borik asit -  H3BO3; ak renkte, örüt ya da toz asit. (Isıya dayanıklı cam ve porselen yapımında, metalcilikte, bitkilerde mantar öldürücü olarak ve kimi ilaçların üretiminde kullanılır.)
borik asit -  Formülü B(OH)3 mol kütlesi 68,1 g, e.n. 185 oC olan , triklinik kristal yapıda, suda çözünen, ısıtıldığında su kaybederek metaborik aside dönüşen, boratların sentezinde kullanılan bir madde.
bornilasetat -  Formülü CH3COOC10H17, mol kütlesi 196,3 g, e.n. 163 °C olan , renksiz kristal halde bulunan ve suda çok az çözünen bir madde.
boşaltım -  Birikmiş enerjinin ansızın kaçması veya serbest hâle geçmesi.
boya -  Gerektiğinde içerisine çeşitli boyar maddelerin ilave edildiği, bezir yağı, vernik, terebentin ve organik bileşikler ile hazırlanan, ışıklı boya, su boyası gibi tipleri olan çinko oksit, kurşun oksit, titanyum dioksit veya kaolin gibi çok iyi öğütülmüş beyaz madde.
boya değirmeni -  2000 meş’e kadar ögütebilen değirmen.
boya incelticisi -  Terebentin (neft) ve bileşikleri.
boya yağı -  Boya inceltici, bezir yağı gibi, yağlar.
boyar madde -  Malzemelerin boyamada kullanılan, kromofor ve tuz oluşturan gruplar içeren doğal veya sentetik boyar madde çözeltisi.
boyar maddeler -  Çoğunlukla kömür katranı ve anilin boyaları olan ve uygulama şekillerine göre dört şekilde sınıflandırılabilen sentetik boyar maddeler. 1.Doğrudan boyalar:asidik veya bazik banyolar. 2.Mordan boyalar: sabitleştiriciye gerek vardır. 3.Vat boyaları: indirgenmiş, renksiz şekli ile uygulanır, sonra çözünmeyen bir boyaya yükseltgenir. 4.Kükürt boyaları: Sodyum sülfür banyosundan sonra yükseltgenmeye gerek vardır.
boyar maddeler -  Çoğunlukla kömür katranı ve anilin boyaları olan ve uygulama şekillerine göre dört şekilde sınıflandırıabilen sentetik boyar maddeler. 1. Doğrudan boyalar: Asidik veya bazik banyolar. 2. Merdan boyalar: Sabitleştiriciye gerek vardır. 3. Vat boyalar: İndirgenmiş, renksiz şekli ile uygulanır, sonra çözünmeyen bir boyaya yükseltgenir. 4. Kükürt boyaları: Sodyum sülfür banyosundan sonra yükseltgenmeye gerek vardır.
Boyle yasası -  Sabit sıcaklıkta bir gazın hacminin basıncıyla ters orantılı olduğunu belirten yasa.
boynuz -  1. Birçok toynaklı hayvanların başlarında taşıdıkları ve özellikle saldırma, savunma silahı olarak kullandıkları sert ve içi boş uzantı. 2. Boynuz şeklindeki herhangi bir çıkıntı.
boynuz -  Esas olarak keratinden oluşan ve çözünmeyen mineral tuzları, özellikle kalsiyum fosfat içeren bir madde.
boynuz unu -  Hayvanların toynak ve boynuzlarından elde edilen %11-15 azot içeren bir tür gübre.
boynuz unu -  Hayvanların toynak ve boynuzlarından elde edilen % 11-15 azot içeren bir tür gübre.
boyut -  Bir yöndeki büyüklük.
bozunma -  Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması.
bozunma sıcaklığı -  Bir maddenin ısıtıldığında bozunmaya başladığı sıcaklık
branit -  Formülü MnSiO3.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat.
branit -  Formülü MnSiO3.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat
branit -  Formülü MnSiO3.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat
brasidik asit -  Formülü CH3(CH2)7CH=CH(CH2)11COOH, mol kütlesi 338,9 g, e.n. 65 °C olan , suda az çözünen, renksiz, yaprak halinde, erusik asit ile setoleik asidin izomeri olan bir madde.
brasidik asit -  Formülü CH3(CH2)7CH=CH(CH2)11COOH, mol kütlesi 338,3 g, e.n. 65 oC olan, suda az çözünen, renksiz, yaprak hâlinde, erusik asit ile setoleik asidin izomeri olan bir madde.
brasidik asit -  Formülü CH3(CH2)7CH=CH(CH2)11COOH, mol kütlesi 338,3 g, e.n. 65 oC olan, suda az çözünen, renksiz, yaprak hâlinde, erusik asit ile setoleik asidin izomeri olan bir madde.
Bremen mavisi -  Mavi bakır karbonata verilen ad.
Bremen mavisi -  Mavi bakır karbonata verilen ad
Bremen mavisi -  Mavi bakır karbonata verilen ad
Bremen yeşili -  Bazik maddelerin bakir sülfatla etkileşmesinden veya bakırın havalandırılmasıyla elde edilen yeşil renkli pigment
briket -  Küçük tanecikler halinde bulunan kömür, linyit, talaş veya çöplerin sıkıştırılmasıyla elde edilen büyük parçalı katı yakıta verilen ad.
briket -  Küçük tanecikler hâlinde bulunan kömür, linyit, talaş veya çöplerin sıkıştırılmasıyla elde edilen büyük parçalı katı yakıta verilen ad.
Brinell sertliği -  3000 kg Bh’lık basınç altında sert bir çelik küre tarafından oluşturulan çentik alanı.
Brinell sertliği -  3000 kg Bh’lık basınç altında sert bir çelik küre tarafından oluşturulan çentik alanı.
brom -  Simgesi Br , atom numarası 35, yoğunluğu 5,52 g/mL, e.n. -7,5 °C, k.n. 58,7 °C olan , periyodik cetvelin VIIA grubunda bulunan, suda, alkolde, kloroform ve eterde çözünen sıvı halojen.
brom -  Simgesi Br , atom numarası 35, yoğunluğu 5,52 g/mL, e.n. -7,5 oC, kn. 58,7 oC olan, periyodik cetvelin VIIA grubunda bulunan, suda, alkolde, kloroform ve eterde çözünen sıvı halojen.
brom -  Simgesi Br , atom numarası 35, yoğunluğu 5,52 g/mL, e.n. -7,5 oC, kn. 58,7 oC olan, periyodik cetvelin VIIA grubunda bulunan, suda, alkolde, kloroform ve eterde çözünen sıvı halojen.
brom aseton -  Kapalı formülü BrCH2COCH3, mol kütlesi 137,0 g, yoğunluğu 1,603 g/mL, k.n. 127 °C olan , renksiz sıvı ve zehirli bir madde.
brom aseton -  Kapalı formülü BrCH2COCH3,, mol kütlesi 137,0 g, yoğunluğu 1,603 g/mL, k.n. 127 oC olan, renksiz sıvı ve zehirli bir madde.
brom aseton -  Kapalı formülü BrCH2COCH3,, mol kütlesi 137,0 g, yoğunluğu 1,603 g/mL, k.n. 127 oC olan, renksiz sıvı ve zehirli bir madde.
brom benzen -  Formülü C6H5Br olan, pekçok organik sıvı ile karışan, suda çözünmeyen, benzenin demir varlığında bromlanması ile elde edilen, cildi tahriş eden renksiz bir sıvı.
brom benzen -  Formülü C6H5Br olan, pekçok organik sıvı ile karışan, suda çözünmeyen, benzenin demir varlığında bromlanması ile elde edilen, cildi tahriş eden renksiz bir sıvı.
brom benzen -  Formülü C6H5Br olan, pekçok organik sıvı ile karışan, suda çözünmeyen, benzenin demir varlığında bromlanması ile elde edilen, cildi tahriş eden renksiz bir sıvı.
bromfenol mavisi -  Formülü C19H10Br4O5S, asidik şekli sarı, bazik şekli ise mavi olan , pH 3,0-4,6 aralığında kullanılan, suda çözünen ,sarı renkli ve katı bir pH belirteci.
bromfenol mavisi -  Formülü C19H10Br405S, asidik şekli sarı, bazik şekli ise mavi olan, pH 3,0-4,6 aralığında kullanılan, suda çözünen, sarı renkli ve katı bir pH belirteci.
bromfenol mavisi -  Formülü C19H10Br405S, asidik şekli sarı, bazik şekli ise mavi olan, pH 3,0-4,6 aralığında kullanılan, suda çözünen, sarı renkli ve katı bir pH belirteci.
bromik asit -  Formülü HBrO3, mol kütlesi 127,9 g, bozunma noktası 100 °C olan , renksiz kristal halde bulunan, suda az çözünen, tuzlarına bromat adı verilen bir madde.
bromik asit -  Formülü HBrO3 mol kütlesi 127,9 g, bozunma noktası 100 oC olan, renksiz kristal hâlde bulunan, suda az çözünen, tuzlarına bromat adı verilen bir madde.
bromik asit -  Formülü HBrO3 mol kütlesi 127,9 g, bozunma noktası 100 oC olan, renksiz kristal hâlde bulunan, suda az çözünen, tuzlarına bromat adı verilen bir madde.
bromlama -  Organik maddeye brom katılması.
bromlama -  Organik maddeye brom katılması.
bromlama -  Organik maddeye brom katılması.
bromlu su -  Doygun yaklaşık %3’lük sudaki brom çözeltisi.
bromlu su -  Doygun yaklaşık %3’lük sudaki brom çözeltisi.
bromlu su -  Doygun yaklaşık %3’lük sudaki brom çözeltisi.
bromokrezol moru -  Formülü C21H14Br4O3S, mol kütlesi 698 g olan , gri toz halinde alkol veya suda çözünen, pH 4,5-5,5 arasında kırmızı- mavi renk değiştiren bir pH belirteci.
bromokrezol moru -  Formülü C21H14Br4O3S, mol kütlesi 698 g olan, gri toz hâlinde alkol veya suda çözünen, pH 4,5—5,5 arasında kırmızı-mavi renk değiştiren bir pH belirteci.
bromokrezol moru -  Formülü C21H14Br4O3S, mol kütlesi 698 g olan, gri toz hâlinde alkol veya suda çözünen, pH 4,5—5,5 arasında kırmızı-mavi renk değiştiren bir pH belirteci.
bromotimol mavisi -  Formülü C27H28Br2OS, mol kütlesi 624 g olan , kahve renkli kristal yapıda, pH 6,0-7,6 aralığında kullanılan asit şeklinin rengi sarı, bazik şekli ise mavi renkli olan bir pH belirteci.
bromtimol mavisi -  Formülü C27H28Br2OS, mol kütlesi 624 g olan, kahve renkli kristal yapıda, pH 6,0-7,6 aralığında kullanılan asit şeklinin rengi sarı, bazik şekli ise mavi renkli olan bir pH belirteci.
bromtimol mavisi -  Formülü C27H28Br2OS, mol kütlesi 624 g olan, kahve renkli kristal yapıda, pH 6,0-7,6 aralığında kullanılan asit şeklinin rengi sarı, bazik şekli ise mavi renkli olan bir pH belirteci.
bromür iyonu -  Bromun bir elektron kazanmasıyla oluşan -1 yüklü brom iyonu, bromür iyonu içeren tuzlar, genellikle suda çözünür.
bromür iyonu -  Bromun bir elektron kazanmasıyla oluşan -1 yüklü brom iyonu, bromür iyonu içeren tuzlar, genellikle suda çözünür.
Brönsted-Lowry asit ve bazları -  Bir asidin bir proton vericisi ve bir bazın bir proton alıcısı olarak tanımladığı bir asit baz kavramı
Brönsted-Lowry asit ve bazları -  Bir asidin bir proton vericisi ve bir bazın bir proton alıcısı olarak tanımladığı bir asit baz kavramı
bronz -  bk. tunç.
bronzlayan vernik -  Aluminyum veya bronz tozu ile pentil asetatta nitroselülozun çözeltisi.
bronzlayan vernik -  Alüminyum veya bronz tozu ile pentil asetatta nitroselülozun çözeltisi
bronzlayan vernik -  Alüminyum veya bronz tozu ile pentil asetatta nitroselülozun çözeltisi
Brown hareketi -  Polen tanecikleri, bakteriler gibi küçük moleküllerin kolloyid bir çözeltide asılı bulunduğu zaman, solüsyonun molekülleri tarafından itilmeleri sebebiyle meydana gelen hareket.
Brown hareketi -  Bir sıvıda asılı duran çok küçük taneciklerin gelişigüzel yaptıkları hareket. Taneciklerin hızları, boyutları ile ters orantılı olup ortamın viskozitesine bağlıdır.
Brown hareketi -  Bir sıvıda asılı duran çok küçük taneciklerin gelişigüzel yaptıkları hareket. Taneciklerin hızları, boyutları ile ters orantılı olup ortamın viskozitesine bağlıdır.
brülör -  Özel bir katı, sıvı veya gaz yakıtın yakılmasına yarayan donanım.
brülör -  Özel bir katı, sıvı veya gaz yakıtın yakılmasına yarayan donanım.
brusin -  Rasem asitlerin ayırt edilmesinde kullanılan, renksiz kristalli, suda az çözünen, sağlığa zararlı, dimetoksi strihnin olarak ta bilinen, sinir toniği olarak kullanılan ,tohumlardan çıkarılan, doğal alkaloidlerden birisi.
brusin -  Rasem asitlerin ayırt edilmesinde kullanılan, renksiz kristalli, suda az çözünen, sağlığa zararlı, dimetoksi strihnin olarak da bilinen, sinir toniği olarak kullanılan, tohumlardan çıkarılan, doğal alkaloidlerden birisi
brusin -  Rasem asitlerin ayırt edilmesinde kullanılan, renksiz kristalli, suda az çözünen, sağlığa zararlı, dimetoksi strihnin olarak da bilinen, sinir toniği olarak kullanılan, tohumlardan çıkarılan, doğal alkaloidlerden birisi
buharhaşma ısısı -  1 mol sıvının, bulunduğu sıcaklıkta 1 mol buhara dönüşmesi için gerekli ısı miktarı. Birimi J/mol’dür.
buharhaşma ısısı -  1 mol sıvının, bulunduğu sıcaklıkta 1 mol buhara dönüşmesi için gerekli ısı miktarı. Birimi J/mol’dür.
buharlaşma -  Bir maddenin kimyasal bir değişme olmaksızın sıvı halden buhar hâline geçmesi.
buharlaşma -  Bir maddenin kimyasal bir değişme olmaksızın sıvı halden buhar hâline geçmesi.
buharlaştırma -  Bir sıvıyı veya bir katıyı ısı vererek buhar hâline dönüştürme işlemi.
buharlaştırma -  Bir sıvıyı veya bir katıyı ısı vererek buhar hâline dönüştürme işlemi.
Bühner hunisi -  Üzerine süzgeç kâğıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan porselenden yapılmış huni.
Bühner hunisi -  Üzerine süzgeç kâğıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan porselenden yapılmış huni.
bükülebilirlik -  Bir katının hasar görmeksizin bükülebilıne yeteneği.
bükülebilirlik -  Bir katının hasar görmeksizin bükülebilıne yeteneği.
bulamaç -  İçinde katı oranı oldukça yüksek(%1-5) olan, bir sıvı-katı karışımı.
bulamaç -  İçinde katı oranı oldukça yüksek(%1-5) olan, bir sıvı-katı karışımı.
bulaşma -  Hava, su veya gıda maddelerine kazara veya istenmeden katılması ile onları sağlığa zararlı hâle getiren herhangi bir madde. Kükürtlü yakıtların yanmasından oluşan kükürt dioksit, sebzelerdeki peptisit artıkları, endüstriyel tozlar bunlara örnek verilebilir.
bulaşma -  Hava, su veya gıda maddelerine kazara veya istenmeden katılması ile onları sağlığa zararlı hâle getiren herhangi bir madde. Kükürtlü yakıtların yanmasından oluşan kükürt dioksit, sebzelerdeki peptisit artıkları, endüstriyel tozlar bunlara örnek verilebilir.
Bunzen ocağı -  Uygun hava ayarı ile gazı yakabilen alet.
Bunzen ocağı -  Uygun hava ayarı ile gazı yakabilen alet.
büret -  Bir ucu kapalı, diğer ucu açık, boru şeklinde, sıvılann hacmini ölçmeye ve titrasyon yapmaya yarayan alet.
büret -  Bir ucu kapalı, diğer ucu açık, boru şeklinde, sıvılann hacmini ölçmeye ve titrasyon yapmaya yarayan alet.
Burow çözeltisi -  100 mL’sinde 4,8-5,8 gram alüminyum asetat içeren bir çözelti.
Burow çözeltisi -  100 mL’sinde 4,8-5,8 gram alüminyum asetat içeren bir çözelti.
bütan -  Formülü C4H10, mol kütlesi 58,12 g, k.n. 1 oC olan, n-bütan ve izo-bütan olmak üzere iki tane izomere sahip bir hidrokarbon.
bütan -  Formülü C4H10, mol kütlesi 58,12 g, k.n. 1 oC olan, n-bütan ve izo-bütan olmak üzere iki tane izomere sahip bir hidrokarbon.
bütasein -  Formülü NH2C6H4CO2(CH2)3N[(CH2)3CH3]2, mol kütlesi 306,44 g olan ve uyuşturucu olarak kullanılan bir sıvı madde.
bütasein -  Formülü NH2C6H4CO2(CH2)3N[(CH2)3CH3]2, mol kütlesi 306,44 g olan ve uyuşturucu olarak kullanılan bir sıvı madde.
büten -  Formülü C4H8 olan, 1-büten, cis-2-büten ve trans-2-büten olmak üzere üç tane izomeri olan doymamış bir hidrokarbon.
büten -  Formülü C4H8 olan, 1-büten, cis-2-büten ve trans-2-büten olmak üzere üç tane izomeri olan doymamış bir hidrokarbon.
bütil asetat -  Formülü C6H1202, mol kütlesi 116,2 g olan, k.n. 125 oC olan, suda çok az çözünen renksiz bir sıvı.
bütil asetat -  Formülü C6H1202, mol kütlesi 116,2 g olan, k.n. 125 oC olan, suda çok az çözünen renksiz bir sıvı.
bütil benzoat -  Formülü C11H14O2, mol kütlesi 178,12 g, k.n. 248 oC olan, alkol ve eterle karışan, selüloz eteri için bir çözücüdür ve plestikleştirici parfüm maddesi ve tekstil boyamada kullanılan suda çözünmeyen renksiz bir sıvı.
bütil benzoat -  Formülü C11H14O2, mol kütlesi 178,12 g, k.n. 248 oC olan, alkol ve eterle karışan, selüloz eteri için bir çözücüdür ve plestikleştirici parfüm maddesi ve tekstil boyamada kullanılan suda çözünmeyen renksiz bir sıvı.
bütil format -  Formülü HCOO(CH2)3CH3, mo] kütlesi 102,11 g, e.n. 107 oC olan, renksiz bir sıvı.
bütil format -  Formülü HCOO(CH2)3CH3, mo] kütlesi 102,11 g, e.n. 107 oC olan, renksiz bir sıvı.
bütil kauçuğu -  2-metil-propen ve az miktarda dialkenlerin vulkanizasyonuyla elde edilen, elastik kopolimerlerin genel adı.
bütil kauçuğu -  2-metil-propen ve az miktarda dialkenlerin vulkanizasyonuyla elde edilen, elastik kopolimerlerin genel adı.
bütil kloral -  Formülü CH3CHClOCl2, mol kütlesi 175,4 g, k.n. 78 oC olan, suda çözünen, renksiz, tıpta kullanılan bir sıvı.
bütil kloral -  Formülü CH3CHClOCl2, mol kütlesi 175,4 g, k.n. 78 oC olan, suda çözünen, renksiz, tıpta kullanılan bir sıvı.
bütilen -  Formülü C4H8, mol kütlesi 56 g olan bir olefin.
bütilen -  Formülü C4H8, mol kütlesi 56 g olan bir olefin.
bütiraldehit -  Formülü C6H5CHO, kütlesi 72,1 g, k.n. 77 oC olan, renksiz bir sıvı
bütiraldehit -  Formülü C6H5CHO, kütlesi 72,1 g, k.n. 77 oC olan, renksiz bir sıvı
bütirat -  Sodyum bütirat (C3H7C00Na) ve metil butirat (C3H7C00H3) gibi bütirik asidin tuzu veya esteri.
bütirat -  Sodyum bütirat (C3H7C00Na) ve metil butirat (C3H7C00H3) gibi bütirik asidin tuzu veya esteri.
bütirik asit -  Formülü C3H7COOH, k.n. 162,5 oC ve izo ve normal bütirik asit olmak üzere iki tane izomeri olan, peynir ve bozmamış tereyağında bulunan, renksiz bir sıvı olup, gıdalarda koku verici olarak da kullanılan bir yağ asidi.
bütirik asit -  Formülü C3H7COOH, k.n. 162,5 oC ve izo ve normal bütirik asit olmak üzere iki tane izomeri olan, peynir ve bozmamış tereyağında bulunan, renksiz bir sıvı olup, gıdalarda koku verici olarak da kullanılan bir yağ asidi.
bütirik fermentasyonu -  Maya yardımıyla, nişasta veya şekerlerden bütirik asidin oluşması.
bütirik fermentasyonu -  Maya yardımıyla, nişasta veya şekerlerden bütirik asidin oluşması.
bütirometre -  Sütteki yağ miktarını ölçmede kullanılan alet.
bütirometre -  Sütteki yağ miktarını ölçmede kullanılan alet.
büyük hata -  Ne rastgele ne de sistematik hata sınıfına giren, nadiren karşılaşılan büyük ölçüde sapan bir değerin elde edilmesine yol açan hata
büyük hata -  Ne rastgele ne de sistematik hata sınıfına giren, nadiren karşılaşılan büyük ölçüde sapan bir değerin elde edilmesine yol açan hata
büyük numune -  Numune alınacak olan malzemeyi temsilen alınan ilk ana numune. Daha sonra bu numuneden laboratuvar numunesi alınır.
büyük numune -  Numune alınacak olan malzemeyi temsilen alınan ilk ana numune. Daha sonra bu numuneden laboratuvar numunesi alınır.
buz -  Yoğunluğu 0,92 g/mL, e.n. 0 °C olan renksiz donmuş veya katı su.
buz -  Yoğunluğu 0,92 g/ mL, e.n. 0 oC olan renksiz donmuş veya katı su.
buz -  Yoğunluğu 0,92 g/ mL, e.n. 0 oC olan renksiz donmuş veya katı su.
buz noktası -  1. Kelvin sıcaklık ölçeğinde buzun e.n. 273,15 oK. 2. Su ve buzun standart atmosfer basıncında dengede olduğu sıcaklık.
buz noktası -  1. Kelvin sıcaklık ölçeğinde buzun e.n. 273,15 oK. 2. Su ve buzun standart atmosfer basıncında dengede olduğu sıcaklık.
buz su karışımı -  Sıcaklığı 0 oC’de sabit tutmak için hazırlanan ezilmiş buz ve saf su karışımı
buz su karışımı -  Sıcaklığı 0 oC’de sabit tutmak için hazırlanan ezilmiş buz ve saf su karışımı
buz ton -  Bir ton 0 °C’deki buzun 0 °C’deki suya erimesi için gerekli ısı biriminin kuramsal sayısı.
buz ton -  Bir ton 0 oC’deki buzun 0 oC’deki suya erimesi için gerekli ısı biriminin kuramsal sayısı.
buz ton -  Bir ton 0 oC’deki buzun 0 oC’deki suya erimesi için gerekli ısı biriminin kuramsal sayısı.
büzülme -  Kolloidal jellerde su veya diğer asılı sıvıların uzaklaşması sonucu gözlenen küçülme.
büzülme -  Kolloidal jellerde su veya diğer asılı sıvıların uzaklaşması sonucu gözlenen küçülme.
C, c -  1.Alfabenin üçüncü harfi. 2.Karbon elementinin simgesi. 3.Celsius derecesi için simge. 4.Kapasitör ve kapasitesi simgesi. 5.Santi- (10-2) için simgesi. 6.Kritik hal ve kristal hale işaret etmek için alt indis olarak kullanılan simge. 7.Işık hızını belirtmek için kullanılan simge..
C.G.S. birim sistemi -  İngilizce santimetre, gram, saniye kelimelerinin baş harfleri ile gösterilen birim sistemi.
çakmak taşı -  Seramik, cam ve yol yapım endüstrilerinde kullanılan, SiO2 kimyasal yapısına sahip, sert ve opak görünümlü, kristal bir madde.
cam -  bk. hücre yapışma molekülleri, kalmodulin
cam elektrot -  Hidronyum iyonu derişimleri farklı olan çözeltileri ayıran ince bir cam zar boyunca bir potansiyelin oluştuğu bir elektrot.
cam elyaf -  İyi korozyon dirençli, yüksek dayanım/ağırlık oranlı, yüksek termik ve elektrik yalıtım özellikli, karmaşık şekiller vermeye uygun malzeme.
çam yağı -  Çam ağacından kâğıt hamuru üretiminde yan ürün olarak elde edilen, sabun ve boya endüstrisinde kullanılan, eşit miktarda reçine asidi ve yağ asitleri içeren bir madde.
çamur gazı -  Aktifleştirilmiş çamurlu arıtım sürecinde açığa çıkan %70 metan ve %30 karbondioksit karışımı bir gaz yakıt.
canlı stonit -  Formülü 2Sb2O3. HgO olan, antimon içeren cıva oksit minerali.
çarpışma -  Kütleleri ve belli hızı olan taneciklerin hareket hâlinde birbirine değmesi.
çekerocak -  Zararlı gazları, dumanları çekerek uzaklaştıran, önyüzü camekânlı küçük laboratuvar ocağı.
ceket -  Soğutucu ya da ısıtıcı ortamı içinde tutma amacıyla , karıştırıcı, tepkime kabı vb. çevresine yerleştirilmiş ana aygıtın bir parçası.
ceket -  1. Isıtma veya soğutma işlemlerinde kullanılan kabin tek veya çift katlı duvarı. 2. Bir ocağın demir kılıfı. 3. Bir kazanı çevreleyen tuğla.
çekiçli kırıcı -  Kömür, kireç taşı, odun gibi maddeleri parçalayarak ufaltrnak için geliştirilen, dönen bir şaft üzerine oynar şekilde yerleştirilmiş dört veya daha fazla metalik çekice sahip kırıcı.
çekilebilme -  Maddenin çekilebilme yeteneğinin ölçümü, soğuk olduğu zaman mekanik olarak şekil bozukluğu olan metalin özelliği.
çekirdek bağlama enerjisi -  Bir atom çekirdeğinin yapısındaki temel parçacıkları ayırabilmek için verilmesi gereken enerji.
çekirdek kimyası -  Atom çekirdeğindeki değişmelerle ilgilenen kimya dalı
çekirdek paketleme -  Atom çekirdeği içerisinde hidrojen ve helyum çekirdeklerinin ve elektronların biraraya toplanması
çekirdek parçacığı -  Atom çekirdeğinde bulunan temel parçacıklara verilen genel ad.
çekirdek tepkimesi -  Bir atom çekirdeğinin proton, nötron veya alfa tanecikleri ile bombardımanı sonucu parçalanması ve buna bağlı olarak proton, nötron, alfa taneciği, pozitif veya negatif elektron yayması, uyarılmış hâldeki yapıların ve radyoaktif elementlerin oluşması tepkimesi.
çekirdek yakıt depolanması -  ışınlanmış yakıtın önce soğutma havuzuna sonra depolama merkezine taşınarak orada depolanması.
çekirdekler arası uzaklık -  Bir molekülde iki çekirdek arasındaki uzaklık.
çekirdekleşme -  Çökmekte olan bir katının çok küçük kümeler oluşturması.
çekme -  Çözünen bir maddenin çözünmeyen bir maddeden bir çözücü yardımıyla alınması.
çelik -  Az miktarda karbon içeren demir alaşımı. %0,15 den düşük karbon içerene yumuşak çelik, %0,15-0,3 karbon içerene orta çelik, %0,3 den fazla karbon içerene sert çelik denir
Celsius (santigrat) derecelendirmesi -  1 atm. basınç altında donmakta olan suyun sıcaklığını 0 °C, kaynayan su sıcaklığını 100 °C kabul eden, aradaki sıcaklık farkının 1/100 ’ ini bir Celcius (santigrad) derecesi olarak alan derecelendirme sistemi.
cet -  bk. Erzurum taşı
cevher -  İçindeki metal ya da yarımetallerin çeşitli yöntemlerle ayrılabileceği doğal bileşikler ve mineraller.
çevrilme -  Bir bileşiğin herhangi bir izomerine, levo şeklinin dekstroya (veya tersi) çevrilmesi olduğu gibi, değişmesi.
çeyrekleme -  Kömür gibi yığınlara uygulanan, bir yığının yaklaşık dört eşit parçaya bölündüğü, çapraz çeyreklerin karıştırıldığı, karışımın tekrar dörde bölündüğü ve bu işlemlerin uygun büyüklükte numuneye ulaşılıncaya kadar sürdürüldüğü bir numune alma yöntemi.
Çi potansiyeli -  1. Adsorplanan dipol molekülIerinin yük merkezlerinin üst üste düşmesi sonucunda iki kutuplu tabakadaki derece derece potansiyel, 2. (+)1 birim deney yükünü sonsuzdan alarak, sadece adsorplanan iki kutuplu tabakayı geçirmek için elektrik kuvvetlerine karşı yapılan iş. Yüzey potansiyeli bir fazın mutlak (galvani) potansiyelinin bir kısmıdır. Q=Y+X. Burada Q mutlak po- tansiyel, Y dış (voltaj) potansiyeli, X yü- zey potansiyeldir.
çiçeklenme -  Kristal suyu bulunan bir katının açık havada su kaybederek çiçek görünümlü kırılgan bir hâl alınası. Ör. Çamaşır sodası kristalleri kuru havada açıkta bırakılınca çiçeklenir.
çift bağ -  İki atomun iki çift elektron üzerinden oluşturduğu biri ?(sigma), diğeri ? (pi) bağı olan kimyasal bağ.
çift çöktürme -  Yeniden çöktürme ile eş anlamlı
çift kırılma -  Işığın iki defa kırılması
çift tuz -  Anyonları aynı olan (KAl(SO4)s.12H20 gibi iki basit tuzun oluşturduğu daha karmaşık yapılı bir tuz.
çiğlenme noktası -  Havanın neminin yoğunlaştığı sıcaklık.
çimento -  Kil, kum ve kireç taşının belirli oranlarda karıştırılıp yüksek sıcaklıkta kavrulması ile elde edilen, hava ve su içinde sertleşebilen kalsiyum alüminyum silikat bileşimli yapı.
çinko -  Simgesi Zn, atom numarası 30, atom kütlesi 65,37 g, değerliği +2, yoğunluğu 7,14 g/mL, e.n. 419 oC, k.n. 907 oC. 100 oC—150oC’de dövülebiIen, yangın ve patlama tehlikesi bulunan, asit ve alkalilerde çözünen, suda çözünmeyen, kuvvetli elektropozitif olan alaşımalarında, kaplamalarda, metal püskürtmede, akümülatörlerde, kablo satımlarında kullanılan, kalamin, Franklinit, hidrozinkit, smitsonit, sfalerit, villemit, vürtzit mineralleri hâlinde bulunan ve beş kararlı izotopu olan, IIB grubu metalik elementi.
çinko amonyum klorür -  Formülü ZnCl2.2NH4Cl, yoğunluğu 1,8 g/mL olan, Lehimlemede, galvanizlemede ve kuru pillerde kullanılan, suda çözünen, beyaz toz veya kristal hâlde bulunan bir kompleks tuz.
çinko arsenat -  Formülü Zn3(AsO4)8H20, d(15 oC)= 3,31 olan ve yutulduğimda ve buharları solunduğunda oldukça zehirli olan, 100 oC de 1 mol H2O kaybeden, böcek öldürücü ve ahşap koruyucu madde olarak kullanılan, suda çözünmeyen, asit ve alkalilerde çözünen, beyaz, kokusuz, toz bir madde.
çinko arsenit -  Formülü Zn(AsO2)2 olan, suda çözünmeyen, asitlerde çözünen, yutulduğunda ve buharları solunduğunda oldukça sağlığa zararlı olan, böcek öldürücü ve ahşap koruyucu olarak kullanılan, renksiz toz bir madde.
çinko asetat -  Zn(C2H302).2H2O, yoğunluğu 1,735 g/mL, e.n. 200 oC bozunma noktası 200 olan , 100 oC’de iki mol suyunu kaybeden, suda ve alkolde çözünen, ilaçlarda, ahşap korumada, tekstil boyamada, çinko kromat sentezinde, laboratuvarlarda, seramik sulamada, tohum katkı maddesinde kullanılan, beyaz, monoklinik, kristalimsi tabakalar hâlinde olan katı bir madde.
çinko berat -  Tipik bileşimi %45 ZnO, %34 B2O3, %20 hidratasyon suyu, bileşimi 3ZnO.2B2O3, yoğunluğu 3,64 g/mL, e.n. 980 oC olan, seyreltik asitlerde çözünen, suda hafifçe çözünen, ilaçlarda, ateşe dayanikli tekstilde, seramikte kullanılan, alevlenmeyen, düşük toksiklikte, beyaz, amorf toz madde.
çinko beyazı -  Beyaz pigment olarak boya sanayiinde kullanılan çinko oksit ve kaolin karışımı. ZnO, boya sanayiinde kullanılan, zehirli beyaz toz hâlindeki çinko oksitin su veya yağ içindeki süspansiyonu
çinko blendi -  Kübik sistemde kristalleşen ve çinkonun ana cevheri olan çinko sülfür.
çinko bromür -  Formülü ZnBr2, kütlesi: 225 g, yoğunluğu 4,219 g/mL, e.n. 394 oC, k.n. 650 oC olan, suda, alkolde ve eterde çözünen, fotoğraf emülsiyonunda, rayon imalatında kullanılan, nem çekici beyaz kristalimsi toz madde.
çinko kaprilat -  Formülü Zn(C8H1502)2, en. 136 oC olan, kaynar suda hafifçe, kaynar alkolde tamamen çözünen, nemli atmosferde kaprilik asit vererek bozunan, mantarla mücadeledeki ilaçlarda kullanılan, amonyum kaprilat çözeltisinin çinko sülfatla çöktürülmesiyle elde edilen, parlak bir katı madde,
çinko karbonat -  Formülü ZnC03, yoğunluğu 4,42-4,45 g/rnL olan, 300 oC’de karbon dioksit açığa çıkaran, asitlerde, alkalilerde ve amonyum tuz çözeltilerinde çözünen, suda çözünmeyen, seramiklerde, kozmetiklerde, losyonlarda, ilaçlarda, çinko tuzlarında, alev sıcaklığına maruz kalan plastik ve kauçuk için ateşe dayanıklı dolgu maddesi olarak kullanılan, beyaz kristalimsi toz madde.
cis-, trans- izomerisi -  Atom ya da grupların çift bağ etrafında (ya da halkalı sistemlerde) dönmesinin engellenmesiyle ortaya çıkan bir tür stereoizomer. Bu tür izomerlerin olabilmesi için çift bağ karbonlarının herbirinde iki farklı atom ya da grup bulunmalıdır. Çift bağ karbonlarındaki benzer grupların çift bağ düzleminin aynı tarafında olması hali cis , farklı tarafında olması hali ise trans izomeri gösterir.
cis-, trans- izomerisi -  Atom ya da gruplarin çift bağ etrafinda (ya da halkalı sistemlerde) dönmesinin engellemesiyle ortaya çıkan bir tür stereoizomer. Bu tür izomerlerin olabilmesi için çift bağ karbonlarının herbirinde iki farklı atom ya da grup bulunmalıdır. Çift bağ karbonlanndaki benzer grupların çift bağ düzieminin aynı tarafinda olması hâli cis—, farklı tarafinda olması hâli ise trans- izomeri gösterir
çizelge -  Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu.
çizgi kaynağı -  Atomik spektroskopide, analitin karakteristik çizgisini yayan bir ışın kaynağı. Önemli bir ışın kaynağı oyuk katot lambasıdır,
çizgi spektrumu -  Uyarılmış bir atomun yaydığı çeşitli dalga boylarını içeren ve sürekli olmayan spektrum.
çıktı -  Belirlenen sürede, toplanan ürünn veya bilgi miktarı.
cıva -  Simgesi Hg, atom kütlesi 200,59 g, atom numarası 80, oda sıcaklığında gümüş görünümünde, ağır ve az uçucu olan, barometre, termometre, hidrometre, pirometre, floresans lamba, aynalar, amalgam yapımında ve diş hekimliğinde dolgu yapiminda, zirai amaçlı kimyasal maddelerin hazırlanmasında kullanılan, sıvı gümüş olarak da bilinen sıvı bir element.
cıva barometresi -  Atmosfer basıncınin öl- çülmesinde ve cıvanın basıncı göstermede kullanıldığı bir cihaz.
cıva difüzyon pompası -  Düşük basınçlan ölçmek üzere kullanilan civalı bir sistem.
cıva elektrot -  İndirgenmeyen türler için yapılacak bir analizden önce, kolay indirgenen türlerin çözeltiden uzaklaştınlnıasmda kullanılan bir elektrot.
cıva filim elektrodu -  İnce bir elementel cıva tabakası ile kaplı, anodik sıyırma analizinde asılı cıva damla elektrodu yerine kullanılan bir elektrot türü.
cıva fulminat -  Formülü Hg(CNO)2, erime noktasında patlayıcı olan, alkolde, amonyakta ve sıcak suda çözünen, patlayıcı başlıkların içinde patlayıcı olarak kullanılan, cıva si- yanat olarak da bilinen kristal toz hâlinde bir madde.
cıva klorat -  bk. cıva(I)klorat
cıva monoklorür -  bk. cıva(I)klorür
cıva proto iyodür -  bk. cıva(I)iyodür
cıva protoklorür -  bk. cıva(I)klorür
cıva siyanat -  bk. cıva fulminat
cıva(I)fosfat -  Formülü Hg3PO4 olan, ışığa karşı duyarlı, alkol ve suda çözünmeyen, nitrik asitte çözünen, ilaçlarda kullanılan, cıva fosfat olarak nötral ve normal veya tersiyer cıva fosfat olarak, aynca tricıva ortofosfat olarak da bilinen beyaz toz hâlinde bir madde.
cıva(I)iyodür -  Formülü Hg2I2 olan, tatsız, kokusuz, zehirli, ısıtıldığı zaman kararan, su, alkol ve eterde çözünmeyen, 140 oC de süblimleşen, cıva proto iyodür olarak da bilinen sarı toz hâlinde bir madde
cıva(I)klorat -  Hg2(ClO3)2 formülünde beyaz kristallerden oluşan, 250 oC de bozunan alkol ve suda çözünebilen, yanıcı maddelerle temas ettiğinde patlayan ve cıva klorat olarak da bilinen bir madde.
cıva(I)klorür -  Formülü Hg2Cl2, e.n. 302 oC olan, kokusuz, zehirli olmayan, beyaz kristallerden oluşmuş, ışık etkisiyle kararan, su alkol ve eterde çözünmeyen, cıva monoklorür, cıva protoklorür, yumuşak cıva klorür olarak da bilinen bir madde
cıva(l)kromat -  Hg2CrO4 formülüyle gösterilen, ısıtıldığı zaman bozunan, nitrik asitte çözünen, su ve alkolde çözünmeyen, seramiklerde yeşil renk vermek üzere kullanılan, cıva kromat olarak da bilinen bir madde.
cıva(l)sülfat -  Hg2SO4 formülüyle verilen, zehirli, sarıdan beyaza bakan toz hâlinde, sıcak sülfürik asitte, seyreltik nitrik asitte çözünen, suda çözünmeyen, laboratuvar pillerinde ve katalizör olarak kullanılan bir madde.
cıvalı alaşım -  Cıvanın altın, gümüş gibi metallerle oluşturduğu katı veya yarı katı alaşım.
Claisen balonu -  U şekilli boyuna sahip damıtma için kullanılan bir balon.
Claisen balonu -  U şekilli boyuna sahip damıtma için kullanılan bir balon.
Claisen tepkimesi -  Sodyum hidroksitli ortamda alifatik ve aromatik aldehitlerden su uzaklaştırıldığında, doymamış aldehitlerin meydana geldiği bir tepkime.
Claisen tepkimesi -  Sodyum hidroksitli ortamda alifatik ve aromatik aldehitlerden su uzaklaştırıldığında, doymamış aldehitlerin meydana geldiği bir tepkime.
Clark hücresi -  Doymuş çinko sülfat çözeltisine daldırılmış çinko anot ve cıva katot ihtiva eden standart pil.
Clark oksijen elektrodu -  Çözünmüş oksijen için voltametrik bir algılayıcı ; burada oksijeni geçiren bir zar vardır. Katotda oksijen indirgenir, anotta ise gümüş, AgCl şeklinde yükseltgenir.
Clark oksijen elektrodu -  Çözünmüş oksijen için voltametrik bir algılayıcı; burada oksijeni geçiren bir zar vardır. Katotda oksijen indirgenir, anotta ise gümüş, AgCl şeklinde yükseltgenir.
Claude işlemi -  Havayı çeşitli basamaklardan geçirerek sıvılaştırma işlemi. Basınç altındaki gaz, orifisten geçirilerek genişletilir, iş yaparak genişleyen gaz soğur ve sıvılaşır
Clausius-Clapeyron eşitliği -  Sıvının buhar basıncı üzerine sıcaklığın etkisini gösteren bağıntı. log P=-(L/4,58T)+C, T mutlak sıcaklık P buhar basıncı, L (cal/mol) molar buharlaşma ısısıdır. integrali alınmış şekli, 2,303logP/760 = (L/R). (1/T760)- 1/TP Burada; T760, 760 min Hg’daki, TP P(mm Hg)’deki kaynama noktasıdır. L cal/mol ise R= 1,986 cal/mol.K dir.
çoğalma -  Bir maddenin miktarının artması, örneğin kristalizasyon süresince taneciklerin artması.
çok değerlikli -  Üç veya daha fazla yükseltgenme basamağına sahip olma hâli.
çok halkalılar -  Yapılarında birden çok halka içeren moleküller.
çok saf su -  bk. iletkenlik suyu
çöktürme analiz yöntemleri -  Bir çökelek oluşumu (nadiren çökeleğin kaybolması) ile ilgili gravimetrik ve titrimetrik yöntemler.
çöktürme titrasyonu -  Bir çözeltideki tayin edilecek türlerin titrant ile çok az çözünen bir bileşik oluşturduğu titrasyon türü.
çöp -  Evsel atık.
çözelti -  Çözünme işlemi sonucuoluşan homojen karışım.
çözelti kısmı -  Daha büyük bir hacimdeki çözeltiden alınan belirli bir kısmın hacmi.
çözeltinin ayarlanması -  Genellikle titrasyondan yararlanılarak, bir çözeltinin gerçek derişiminin bulunması.
çözme -  Bir katının çözeltiye geçirilmesi.
çözücü -  Bir maddeyi kendi kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı.
çözücü özütlemesi -  Karışımı oluşturan bileşenlerden birini uygun bir çözücüde çözerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi.
çözünen -  Çözücü içinde bileşimi bozulmadan dağılmış ve genellikle çözeltide miktarca az olan madde. Katı-sıvı homojen karışımlarında katı daima çözünendir. Ör. %80’lik şeker çözeltisinde çözünen şeker, çözücü sudur.
çözünme -  Katı, sıvı veya gaz hâlindeki maddelerin, molekül veya atomlarını bir arada tutan kuvvetleri yenerek bir başka madde içinde tek faz oluşturacak şekilde dağılmaları olayı.
çözünme entalpisi, ?Hç -  Bir maddenin çözünmesine eşlik eden entalpi değişimi.
çözünmeyen madde -  Belli bir çözücüde çözünmeyen madde. Aksi belirtilmemişse çözücünün su olduğu anlasılır.
çözünür nişasta -  Sulu bir süspansiyonu iyot için özel bir belirteç olan ?-amiloz.
çözünürlük -  Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi.
çözünürlük çarpımı -  25 oC’da suda az çözünen tuzların doygun çözeltilerindeki denge sabiti (Kçç); Ör. CaF2 ?CaF2+2 + 2F- dengesinde çözünürlük çarpımı sabiti Kçç = [ Ca2+][ F-]2 dir.
çözünürlük çarpımı sabiti, Kçç -  Çok az çözünen bir tuzun doygun bir çözeltisinde, denge durumunu tammlayan sayısal bir sabit.
çözünürlük eğrisi -  Doymuş çözeltide çözünmüş madde miktarının sıcaklığa karşı çizilen grafiği.
curuf -  Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık.
curuf -  Erimiş malzemelelerin yüzeyindeki safsızlık.
çürük buhar -  İşlemlerde geri dönen su buharı.
d-bloku -  Periyodik çizelgenin d-yörüngemsilerinin dolmakta olduğu elementleri içeren bölümü.
d—bloku -  Periyodik çizelgenin d—yörüngemsilerinin dolmakta olduğu elementleri içeren bölümü.
dağılma kromatografisi -  Hareketli faz olarak sıvı, durgun faz olarak ise gözenekli bir katı tarafından tutulan sıvı ya da gözenekli katı yüzeyine kimyasal olarak bağlı olan organik maddelerin kullanıldığı bir kromatografi türü.
dağılma oranı -  Birbiri ile karışmayan iki çözücü arasıda dağılan çözünenin analitik derişimleri oranı. D=Corg/Csuda. (Ayrışmayan maddeler için dağılma katsayısı ile aynı değere sahiptir)
dalga -  ): Bir ortamda enerji taşıyan dağılım.
dalga boyu -  Ardışık iki dalganın tepe noktaları arasındaki uzaklık.
dalga boyu seçici -  Optik bir ölçme için kullanılan dalga boyu aralığını sınırlayan bir cihaz.
dalga mekaniği -  Heisenberg belirsizlik ilkesi ve elektronun bir dalga hareketi olduğu temeline dayanan kuantum kuramının bir şekli. Dalga.-tanecik ikiliği, Dalga mekaniği denklemlerinin matematiksel çözümlerine dalga fonksiyonları (?) denir.
dalga sayısı -  Dalga boyunun tersi, birimi cm-1 dir
dallanma -  Organik bileşiklerde düz zincirli karbon iskeletinde yan dal oluşması
dallanmış alkan -  Hidrokarbon yan zinciri olan alkan.
dallanmış karbon zinciri -  Yan zincir oluşmuş karbon iskeleti.
dallanmış zincir -  1. Bir karbona ikiden fazla karbonun bağlı olduğu hidrokarbon zinciri. 2. Alifatik bileşiklerin düz karbon zinciri iskeletlerinin dallara ayrılması.
dalton -  Hidrojenin atomik kütle birimi ile aynı olan atomik kütle birimi.
Dalton yasası -  Birbiri ile tepkimeye girmeyen gazların oluşturduğu bir karışımın toplam basıncının, kanşımdaki gazların her birinin kismi basınçları toplamına eşit olduğunu belirten yasa.
damıtık su -  Suyu kaynatıp buharlaştırdıktan sonra yoğunlaştırarak elde edilen su.
damıtma -  Bir sıvının buharlaştırılrnası ve sonra buharın soğuk bir ortamda sıvı hâlinde yoğunlaştırılmasına dayanan bir ayırma işlemi.
damıtma ürünü -  Damıtma işlemi sırasında buharlaştırılan ve sonra yoğunlaştırılarak biriktirilen kısım
damlayan cıva elektrodu -  Polarografide kullanılan, üzerinde cıva haznesi bağlı olan bir kılcal cam boru. Kılcal borunun çapı ve cıva haznesinin yüksekliğine bağlı olarak cıva 1-5 saniye aralıklarla çözeltiye damlar. Cıvaya daldırılmış Pt tel ile elektrik iletimi sağlanır.
Daniell hücresi -  Katodun, bakır(II) çözeltisine daldırılmış bakır, anodun çinko sülfat çözeltisine daldırılmış çinko olduğu galvanik hücre
dara -  Bir malın net ve brüt ağırlıkları arasındaki fark.
dara -  Bir malın net ve brüt ağırlıkları arasındaki fark.
dara -  1. Malzemenin net kütlesini tayin etmek amacıyla tartimi alınan paket veya kabın kütlesi. 2. Kabın kütlesini yok saymak için analitik kimyada kullanılan kütle.
darphane metalleri -  Bakır, gümüş ve altın elementleri.
darphane metalleri -  Bakır, gümüş ve altın elementleri.
darphane metalleri -  Bakır, gümüş ve altın elementleri.
dayanç -  bk. mukavemet
De Broglie hipotezi -  Her hareketli partiküle bir dalganın eşlik ettiğini ileri süren bir öneri; bu tür bir dalganın dalga boyu, λ = h / (kütle x hız) eşitliği verilir.
De Broglie hipotezi -  Her hareketli partiküle bir dalganın eşlik ettiğini ileri süren bir öneri; bu tür bir dalganın dalga boyu, λ = h / (kütle x hız) eşitliği verilir.
De Broglie hipotezi -  Her hareketli partiküle bir dalganın eşlik ettiğini ileri süren bir öneri; bu tür bir dalganın dalga boyu, ?= h/ (kütle x hiz) eşitliği verilir.
Debye-Hückel eşitliği -  İyonik şiddeti 0,1 ’den küçük olan ortamlarda aktiflik katsayılarının hesaplanmasında kullanılan bir ifade.
Debye-Hückel sınır yasası -  İyonik şiddeti 0,01 ’den düşük çözeltilere uyguianan, Debye—Hückel eşitliğinin basitleştirilmiş şekli
debye, D -  Elektrik dipol moment ölçü birimi; 1 D= 3,336 x 10-30 C.m
debye, D -  Elektrik dipol moment ölçü birimi; 1 D= 3,336 x 10-30 C.m
debye, D -  Elektrik dipol moment ölçü birimi; 1 D= 3,336 x 10-30 C.m
dedektör -  İncelenen sistemin bazı özelliklerine cevap veren ve cevabı ölçülebilen bir sinyale dönüştüren düzenek.
defne yaprağı yağı -  Sarı renkli parfümeride koku verici olarak kulIanılan güzel kokulu bir madde.
değerlik -  bk. yükseltgenme sayısı
değerlik bağ yöntemi -  Kovalent bağları atomik ya da melez atomik yörüngemsilerin örtüşmesiyle açıklama yöntemi. Elektronun bulunma olasılığı (ya da elektron yük yoğunluğu) örtüşme bölgesinde yoğunlaşmıştır.
değerlik bağı kuramı -  Bağ oluşumunu, komşu atomların atomik orbitallerinde elektron spinlerinin çiftleşmesi ile ifade eden kuram.
değerlik elektronları -  En büyük baş kuant numaralı elektron tabakasında bulunan elektronlar.
değerlik kabuğu -  Bir atomun en dış kabuğu.
dehidrasyon -  Bir doku, organ ya da maddeden suyun çıkarılması, uzaklaştırılması.
dehidrasyon -  Bir doku, organ ya da maddeden suyun çıkarılması, uzaklaştırılması.
dehidrasyon -  Su kaybı; su kaybetmiş bir cam elektrot pH’yi hatalı olarak ölçer.
dehidrojenasyon -  Bir substrattan hidrojen iyonlarının kaybı.
dehidrojenasyon -  Bir substrattan hidrojen iyonlarının kaybı.
dehidrojenasyon -  Komşu karbon atomlarından birer tane hidrojen atomunu uzaklaştırarak karbon atomları arasında ikili veya üçlü bağlar oluşturma.
deiyonize su -  Kullanma suyunun bir anyon ve katyon değiştiriciden geçirilmesiyle elde edilen iyonlarından arındırılmış su.
deiyonize su -  Kullanma suyunun bir anyon ve katyon değiştiriciden geçirilmesiyle elde edilen iyonlarından arındırılmış su.
deiyonize su -  Kullanma suyunun bir anyon ve katyon değiştiriciden geçirilmesiyle elde edilen iyonlarından arındırılmış su.
dekstro laktik asit -  Enerji için glikojenin metabolizma tarafından kas dokularında üretilen, e.n. 26 °C olan, katı bir asit. Levo laktik asit Bacillus acidi levolactica'nın etkisiyle oluşan asit.
dekstro laktik asit -  Enerji için glikojenin metabolizma tarafından kas dokularında üretilen, e.n. 26 °C olan, katı bir asit. Levo laktik asit Bacillus acidi levolactica'nın etkisiyle oluşan asit.
dekstro laktik asit -  Enerji için glikojenin metabolizma tarafından kas dokularında üretilen, e.n. 26 oC olan, katı bir asit. Levo laktik asit Bacillus acidi levolactiea’nin etkisiyie oluşan asit.
delokalize -  Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.
delokalize -  Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.
delokalize -  Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.
delokalize molekül yörüngemsisi -  Üç ya da daha çok atomu içine alan yörüngemsi
delta -  [ delta, Δ ] Kimyasal eşitliklerde tepkimenin yüksek sıcaklıklarda gerçekleştiğini belirten bir simge.
delta -  [ delta, Δ ] Kimyasal eşitliklerde tepkimenin yüksek sıcaklıklarda gerçekleştiğini belirten bir simge.
delta -  Kimyasal eşitliklerde tepkimenin yüksek sıcaklıklarda gerçekleştiğini belirten bir simge.
demir -  Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden.
demir -  Sağlamlık, dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı çoğu halk inanmalarında ve büyüsel işlemlerde kullanılan maden.
demir -  Simgesi Fe, atom numarası 26, atom kütlesi 55,85 g, e.n. 1535 oC, k.n.2750 oC ve yoğunluğu 7,87 g/mL olan, yer yüzü kabuğunda dördüncü en bol bulunan (%5), hematit (Fe2O3), limonit (sulu Fe2O3), magnetit (Fe304), siderit (FeCO3), demir piritleri (FeS2), kromit (FeCr2O4) ve kalkopirit (CuFeS2) şekillerinde bulunan, metal olarak ve çelik alaşımlarında kullanılan, birinci sıra geçiş elementi.
demir oksit kırmızısı -  bk. venedik kırmızısı
denatürasyon -  Bir proteinin ikincil, üçüncül veya dördüncül yapılarının bozularak birincil yapılarına dönüşmesi ve böylece biyolojik etkinliğini kaybetmesi.
deneme, yanılma -  Kabüllerin uygulanabilirliğinin denenmesi suretiyle kabüllerin doğruluğunu belirleme.
deney -  1. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. 2. Bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem.
deney -  1. Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya da deney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi. 2. Bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem.
deney -  Kontrol edilebilir şartlar altında doğal bir olayın veya bilinmeyen bir gerçeğin açıklamasında kullanılacak ölçme işlemlerinin yapılması işi.
deney tüpü -  İçinde deney yapılan dar, uzun, bir ucu kapali cam boru
deneysel -  Deneylerle, ölçümlerle ilgili.
deneysel -  Deneylerle, ölçümlerle ilgili.
deneysel -  Akıl yürütme yoluyla değil bizzat deney yaparak kazanılmış bilgi.
denge -  Çok fazla kayıt bulundu. Lütfen harf sayısını çoğaltıp tekrar deneyin!!
denge -  Çok fazla kayıt bulundu. Lütfen harf sayısını çoğaltıp tekrar deneyin!!
denge -  Bir sistemi değiştirebilen birden çok etkenin, tam birbirini karşılayacak konum ve büyüklükte olmaian sonucu net etkinin sıfır çıkması hâli.
denge molaritesi -  Çözünen bir türün, molaritesi ile eş anlamlı olan, dengedeki derişimi (mol/L veya mmol/mL).
denge molaritesi -  Çözünen bir türün, molaritesi ile eş anlamlı olan, dengedeki derişimi (mol/L veya mmol/mL).
denge molaritesi -  Çözünen bir türün, molaritesi ile eş anlamlı olan, dengedeki derişimi (mol/L veya mmol/mL).
deniz algı -  Kurutulmuş şekli %1,6- 3,3 azot, %1—2 fosfor pentaoksit, %15—20 potasyum oksit içeren bir gübre olan, alkali ve iyot kaynağı, Pasifik ve Atlantik kıyılarındaki büyük kahverengi deniz yosunları.
denklem - 
denklem -  Bir kimyasal tepkimede girenlerin ve ürünlerin formüllerini ve mol sayılarını gösteren ifade. Girenler denklik işaretinin soluna, ürünler sağına yazılır.
denkleştirme -  Kimyasal tepkimede, tepkimeye giren ve tepkimeden çıkan atomların sayılarını birbirine eşitlemek için yapılan işlem.
deoksiribonükleik asit, DNA -  Hücre çekirdeğindeki kromozomların genlerini oluşturan madde.
depolarizör -  Elektrik polarizasyonunu önieyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi
dereceli pipet -  Laboratuvarda kesinlikle belli hacimde sıvı almak için kullanılan, 20 °C veya 25 °C gibi sabit sıcaklıkta hacmi ayarlanarak derecelendirilmiş pipet.
dereceli pipet -  Laboratuvarda kesinlikle belli hacimde sıvı almak için kullanılan, 20 oC veya 25 oC gibi sabit sıcaklıkta hacmi ayarlanarak derecelendirilmiş pipet.
derişik -  Birini hacim veya kütlede bulunan madde miktarının yüksek olması durumu.
derişim -  1. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. 2. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı
derişim denge sabiti -  Molar denge derişimlerine dayalı, sayısal değeri ortamın iyonik şiddetine bağlı olan denge sabiti.
derişim pili -  Farklı derişimdeki çözeltilere aynı iki elektrodun yerleştirilmesiyle oluşan, potansiyel farkı (emk) iki çözeltinin derişimlerine bağlı olan bir çeşit pil
derişim polarizasyonu -  Bir elektrokimyasal hücrede, türün anot yüzeyine veya anot yüzeyinden taşınması için uygun akımın elde edilemediği durum.
deriştirme -  Çözücünün uçurulması veya daha fazla çözünen ilave edilerek birim hacimdeki çözünen madde miktarının artması
desikatör -  Numune, kroze ve çökeleklerin saklanması için kuru bir atmosfer sağlayan kap
desmin -  bk. stilbit
destek çubuğu -  Deney düzeneklerinin uygun konumlarda durmalarını sağlamak için kıskaçlarla tutturuldukları sağlam tabanlı düşey demir çubuk.
destek elektroliti -  Seyreltik elektrolitlerin kullanıldığı elektrokimyasal yöntemlerde, iyonik göçü üzerine alması için eklenen, elektrot tepkimelerine katılmayan tuz, baz, asit gibi elektrolitler.
destek elektroliti -  Seyreltik elektrolitlerin kullanıldığı elektrokimyasal yöntemlerde, iyonik göçü üzerine alması için eklenen, elektrot tepkimelerine katılmayan tuz, baz, asit gibi elektrolitler.
destek kaplı açık borusa! kolonlar -  İç duvarları katı bir destek ile kaplanmış kılcal GLC kolonu.
deterjan -  bk. biyolojik deterjanlar
deterjan -  Yağları çözerek temizleyen madde. Sentetik deterjanların çoğu organik sülfonik asitlerin sodyum tuzlarıdır, RSO3-Na+. Burada R, bir hidro- karbon zinciri ya da benzen halkası ile bir hidrokarbon zinciridir.
Devarda alaşımı -  Nitratlari ve nitritleri bazik ortamda amonyağa indirgemek için kullanılan bakır, alüminyum ve çinko alaşımı.
devingen denge -  Bir dizge içinde birbirine karşıt etkinlikteki iki sürecin eşit hızlarda oluşmaları.
devingen denge -  bk dinamik denge
diagonal ilişkiler -  Li ve Mg, Be ve Al, B ve Si gibi periyodik çizelgenin farklı grup ve periyotlarındaki bazı element çiftlerinde gözlenen benzerlik.
diamagnetik -  Bütün elektronları eşleşmiş ve magnetik alandan çok az etkilenen.
diamagnetik -  Bütün elektronları eşleşmiş ve magnetik alandan çok az etkilenen.
diamantan -  bk. adamantan
diamidopropionik asit -  Çok azı idrardaki keratinde bulunan bir amino asit.
diamin -  Kadaverin gibi iki amino grubu kapsayan bileşik.
diamin -  İki tane —NH2 grubu içeren organik madde.
diasetik asit -  bk. asetoasetik asit
diasetil morfin -  Formülü C17H17NO(C2H3O2)2, e.n. 173°C olan, alkolde çözünen, morfinin asetillenmesi ile elde edilen, beyaz, acı kristaller.
diasetil morfin -  Formülü C17H17NO(C2H3O2)2, e.n. 173°C olan, alkolde çözünen, morfinin asetillenmesi ile elde edilen, beyaz, acı kristaller.
diasetil morfin -  Formülü C17H17NO(C2H302)2, e.n. 173 oC olan, alkolde çözünen, morfinin asetillenmesi ile elde edilen, beyaz, acı kristaller
diasetil morfin -  bk. eroin
diasetin -  Formülü C7H12O5, kn: 259 °C olan, su, benzen ve alkolle karışan, çözücü olarak, plastikleştirici olarak ve selüloz türevleri için çözücü olarak kullanılan, su çekici bir sıvı.
diaseton akrilamit -  Formülü C19H15NO2 olan, beyaz, kristalli katı, suda ve hemen hemen bütün organik çözücülerde iyi çözünen, kolayca polimerleşen, poliester reçinelerde çapraz bağ oluşumunu arttıran, renkli, fotoğrafçılıkta kullanılan bir vinil monomeri.
diaseton akrilamit -  Formülü C19H15NO2 olan, beyaz, kristalli katı, suda ve hemen hemen bütün organik çözücülerde iyi çözünen, kolayca polimerleşen, poliester reçinelerde çapraz bağ oluşumunu arttıran, renkli, fotoğrafçılıkta kullanilan bir vinil monomeri.
diasteromerler -  Bir maddenin, birbirinin ayna görüntüsü olmayan optik izomerleri.
diasteromerler -  Bir maddenin, birbirinin ayna görüntüsü olmayan optik izomerleri.
diatome toprağı -  GLC’de katı destek maddesi olarak kullanılan, tek hücreli alglerin silisli iskeletleri
diatomik molekül -  İki atomdan oluşmuş bir molekül.
dibazik -  İki bazik gruba sahip olan. İki protonla tepkimeye girebilen bir baz
dibazik -  İki bazik gruba sahip olan. İki protonla tepkimeye girebilen bir baz
dibenzopiran -  bk. ksanten
dibenzopiran -  bk. ksanten
diboran -  Elektronca yoksul bor hidrürlerin formülü B2H6 olan ilk üyesi.
diboran -  Elektronca yoksul bor hidrürlerin formülü B2H6 olan ilk üyesi.
didodesil eter -  bk. dilauril eter
didodesil eter -  bk. dilauril eter
dietiIen dioksit -  bk. dioksan
dietilen dioksit -  bk. dioksan
difenil hidrazo -  bk. hidrazon
difenil hidrazo -  bk. hidrazon
difenilglikolik asit -  bk. benzilik asit
difenilglikolik asit -  bk. benzilik asit
difeniltiyokarbazit -  Ditizon olarak da bilinen; katyonlarla oluşturduğu bileşikleri suda çok az çözünen, fakat organik çözücülerle kolayca özütlenebilen bir şelatlaştırıcı.
difeniltiyokarbazit -  Ditizon olarak da bilinen; katyonlarla oluşturduğu bileşikleri suda çok az çözünen; fakat organik çözücülerle kolayca özütlenebilen bir şelatlaştırıcı
diferansiyel puls polarografisi -  Puls polarografisinin bir çeşidi. Doğrusal artan bir potansiyel üzerine pulslar eklenir. Civa damla elektrodunda damla düşmeden pulsun eklenmesi gereklidir. Duyarlığı yüksek (10-5-10-7 M) olup, indirgenebilen ve yükseltgenebilen pek çok maddenin tayininde kullanılır.
diferansiyel puls polarografisi -  Puls polarografisinin bir çeşidi. Doğrusal artan bir potansiyel üzerine pulslar eklenir. Cıva damla elektrodunda damla düşmeden pulsun eklenmesi gereklidir. Duyarlığı yüksek diod seri dedektör (105-103 M) olup, indirgenebilen ve yükseltgenebilen pek çok maddenin tayininde kullanılır.
diferansiyel yöntemler (kinetikte) -  Analitlerin bulunduğu karışımda, iki veya daha fazla bileşenin derişimi, onların bir analitik reaktifle verdikleri tepkime hızlarındaki farkları ölçerek değerlendirme yöntemleri.
difosgen -  bk. triklorometil kloroformat
difraksiyon -  bk. ışık bükülmesi.
difraksîyon -  bk. kırınım
difüzyon -  bk. yayılma
difüzyon akımı -  Bir polarografık dalgada sınır akım ile artık akım arasındaki fark.
dilauril eter -  Formülü (C15H25)2O, e.n. 33 °C, k.n.195 °C olan , elektrik yalıtkanı, su uzaklaştırıcı, plastik kalıplarda yağlayıcı olarak kullanılan yanıcı bir sıvı.
dimer -  (Yun. dis: iki defa; meros: parça) İki monomerden oluşan moleküler yapı.
dimetil benzen -  bk. ksilen
dimetil keton -  bk. aseton
dimetilglioksim -  Nikel(II) için özgül bir çöktürücü.
dimetilglioksim -  Nikel(II) için özgül bir çöktürücü.
dinamik denge -  Bir kimyasal tepkimede ileri ve geri yöndeki tepkime hızlarının eşit olduğu konum.
dinamik denge -  Bir kimyasal tepkimede ileri ve geri yöndeki tepkime hızlarının eşit olduğu konum.
dinamik yöntemler -  Kinetik yöntemler ile eş anlamlı ve kimyasal sistemlerde meydana gelen değişimlerle ilgili.
dinod -  Bir fotoçoğaltıcı tüpte bulunan bir ara elektrot.
dinod -  Bir fotoçoğaltıcı tüpte bulunan bir ara elektrot.
diod seri dedektör -  Üzerinde sayısız fotodiodlar bulunan bir silikon çip.
dioksan -  Formülü, O-(CH2)2 O-(CH2)2 olan, suda çözünen, ipek ve cila sanayiinde kullanılan renksiz bir sıvı.
dioksan -  Formülü, O-(CH2)2 O-(CH2)2 olan, suda çözünen, ipek ve cila sanayiinde kullanılan renksiz bir sıvı.
dioksopurin -  bk. ksantin
diol -  İki -OH grubu içeren organik bileşik.
diol -  iki —OH grubu içeren organik bileşik.
diopsit -  Formülü Ca Mg Si2O6 olan, monoklinik yapıda, sarı renkte sertliği 5-6 olan kaya oluşumu.
diopsit -  Formülü Ca Mg Si2O6 olan, monoklinik yapıda, sarı renkte sertliği 5—6 olan kaya oluşumu
dipeptit -  Bir peptit bağı ile bağlanmış iki amino asit.
dipeptit -  İki amino asidin kondenzasyonu sonucu oluşan bir oligopeptit
dipol -  İki kutuplu.
dipol -  İki kutuplu.
dipol moment -  [ dipol moment, µ ] Bir molekülde pozitif ve negatif yük merkezleri arasındaki farktan oluşan büyüklüğün bir ölçüsü. Birimi debye, 3,34x10-30 cm’dir.
dipol moment, µ. -  Bir molekülde pozitif ve negatif yük merkezleri arasındaki farktan oluşan büyüklüğün bir ölçüsü. Birimi debye, 3,34x10-30 cm’dir.
dipol—dipol etkileşmesi -  İki elektrik dipolü arasındaki etkileşme; benzer kısmi yükler birbirlerini iter ve zıt kismi yükler çeker.
dipolar iyon (Zwitterion) -  Bir protonun, bir asidik gruptan aynı moleküldeki bir başka gruba aktarılması ile, aynı molekülde artı ve eksi gurupların oluştuğu durum.
dipolar iyon (Zwitterion) -  Bir protonun, bir asidik gruptan aynı moleküldeki bir başka gruba aktarılması ile, aynı molekülde artı ve eksi gurupların oluştuğu durum
dipropil keton -  Formülü (CH3CH2CH2)2CO, nitroselülöz reçine ve polimerler için çözücü olan, güzel kokulu, renksiz sıvı.
dipropil keton -  Formülü (CH3CH2CH2)2CO, nitroselülöz reçine ve polimerler için çözücü olan, güzel kokulu, renksiz sıvı.
diprotik asit -  Verebileceği iki protona sahip asit.
diprotik asit -  Verebileceği iki protona sahip asit.
direnç (elektriksel) -  Maddenin elektriği iletme yeteneğinin bir ölçüsü; direnç ne kadar düşükse elektrik iletkenliği o kadar yüksektir.
direnç ölçer -  Ohm birimiyle, elektrik direncini ölçen cihaz.
disakkarit -  İki monosakkarit biriminin birleşmesi ile oluşmuş bir karbohidrat.
disakkarit -  Hidroliz ile 2 monosakkarit oluşturan karbohidrat.
disodyum EDTA -  Formülü C10H14N2Na2O8.2H2O olan, gıda koruyucusu ve kompleksleştirici olarak kullanılan, suda çözünen, beyaz kristal yapıda, etilen diamin tetra asetik asidin disodyum tuzu.
disodyum EDTA -  Formülü C10H14N2Na2O8.2H20 olan, gıda koruyucusu ve kompleksleştirici olarak kullanılan, suda çözünen, beyaz kristal yapıda, etilen diamin tetra asetik asidin disodyum tuzu.
dispersiyon -  Kendiliğinden ve indüklemniş dipollerle oluşan moleküllerarası kuvvetler.
dispersiyon (London) kuvvetleri -  Kendiliğinden ve indüklenmiş dipollerle oluşan moleküllerarası kuvvetler.
disproporsiyonlanma -  bk. iç redoks
disproporsiyonlanma -  bk. iç redoks
disprosium tuzları -  Arsenit, antimonit ve fosfıt tuzları çok saf yarı iletken olarak kullanılan ve ticari ola- rak DyCI3.H2O, DyF3.2HZO şeklinde bulunan tuzlar.
disülfür bağı -  Polipeptit ve proteinlerin ikincil ve üçüncül yapılarına katkıda bulunan —S—S— bağı.
ditizon -  bk. difeniltiyokarbazit
ditizon -  bk. difeniltiyokarbazit
diyaliz -  (Yun. dia: ayrı ayrı; lysis: gevşeme) Yarı geçirgen bir zarla, molekül büyüklüklerine göre moleküllerin ayrılması.
diyaliz -  Osmoz’a benzer bir işlem olup, bir çözeltide iyon ve moleküllerin yarı geçirgen bir zardan geçmesi, kolloid parçacıkların geçmemesi.
dizge - 
dizge -  bk. sistem
dışlama ilkesi -  Aynı atomda aynı dört kuantum numarasına sahip iki elektronun bulunamayacağını belirten ilke
doğa -  İnsan etkisi ve katkısının dışında var olan maddeler, nesneler, olaylar ve etkileşimlerin tümü.
doğa yasası -  Gözlenen doğa olaylarını nitelemek için söylenen söz.
doğal bolluk (bir izotop için -  Doğal bir madde içindeki bir izotopun mol yüzdesi.
doğal bolluk yüzdesi -  Bir elementin izotoplarının doğada bulunma yüzdesi
doğal boya -  Bitki ve hayvanlardan elde edilen renkli boyar maddeler.
doğal gaz -  Petrol sahalarından elde edilen, %85’I metan, %10’u etan ve geri kalanı propan, bütan ve azottan oluşan, yakıt olarak kullanılan, ısı değeri 60 GJ/ton olan, tahmini dünya rezervi 9x1013 mî’olan, %40’ı BDT’de ve %25’i Orta Doğu’da bulunan hidrokarbon karışımı gaz.
doğal ömür -  Birinci dereceden bir reaksiyonda, reaktifin derişiminin, başlangıç değerinin 1/2'sine düşünceye kadar geçen süre.
doğal ürün (madde) -  Çevrede doğal olarak bulunan organik madde.
doğal vernik -  bk. Birman verniği
doğrudan potansiyometrik ölçme -  Bir analitin çözeltideki aktivitesi ile ilişkili bir indikatör elektrodun potansiyelini ölçmeye dayanan yöntem.
doğruluk -  Ölçülen bir büyüklüğün, doğru veya doğru olduğu kabul edilen değerle, bir analitik sonuç arasındaki yakınlığın bir ölçüsü; bu yakınlık hata cinsinden ifade edilir.
doğrusal taramalı voltametri -  Bir hücrede potansiyel doğrusal olarak artarken veya azalırken akımın ölçülmesine dayanan yöntemler. Bıı metotlar hidrodinamik voltametri ve polarografi için esas oluşturur.
dökme demir -  Karbon içeriği %25 den fazla olan ve az miktarda kükürt, fosfor, silisyum içeren kırılgan Fe—C alaşımı olup graftin belli bir miktarda fazla olmasıyla çelikten ayrılan demir türü
dökme malzeme yoğunluğu -  Yığın hâline getirilmiş yakıtın birim hacminin kütlesi.
doku - 
doku -  Organları meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan benzer ya da tek tip hücrelerin oluşturdukları yapı.
doku kültürü -  Canlılardan elde edilen hücrelerin normalde bulundukları doku dışında (in vitro) üretimi.
doku nakli -  Bir bireyin vücudunun bir bölgesinin aynı ya da başka bir bireyin vücudunun aynı ya da başka bir bölgesine taşınması. Transplantasyon.
doku nakli -  Doku veya organın başka bir canlıya transferine verilen genel isim.
döküm -  Metal veya alaşımlara şekil vermek üzere, ısıtarak sıvı hâle getirip kalıplara dökme işlemi.
döküm potası -  Erimiş metalin taşınması ve dökümü için kullanılan kap.
dolgu maddesi -  1.Gözenekleri kapatmak için, hamur halinde iken kağıda katılan katı malzeme. 2.Gübre ve deterjan gibi bazı mamullere, aktif maddeyi seyreltme, akışkanlık sağlama ve/veya kütleyi artırma amacıyla katılan zararsız yabancı madde. 3.Sentetik polimer malzemelere ve yalıtkanlara, özelliklerini iyileştirmek için katılan karbon, titan dioksit gibi katı maddeler.
dolgu maddesi -  1. Gözenekleri kapatmak için, hamur hâlinde iken kâğıda katılan katı malzeme. 2. Gübre ve deterjan gibi bazı mamullere, aktif maddeyi seyreltme, akışkanlik sağlama ve/V6ya kütleyi artırma amacıyla katılan zararsız yabancı madde. 3. Sentetik polimer malzemelere ve yalıtkanlara, özelliklerini iyileştirmek için katılan karbon, titan dioksit gibi katı maddeler.
dolgulu kolon -  Analitleri, hareketli faza aktarmak veya hareketli fazdan almak için gerekli olan büyük bir yüzey alanını sağlamak amacıyla gözenekli maddelerle doldurulmuş kromatografik kolon.
dolgulu kolon -  Analitleri, hareketli faza aktarmak veya hareketli fazdan almak için gerekli olan büyük bir yüzey alanını sağlamak amacıyla gözenekli maddelerle doldurulmuş kromatografik kolon.
dolomit -  Magnezyum elde etmek ve ateşe dayanıklı tuğla yapmak için kullanılan, kalsiyum ve magnezyum karbonatların doğal bir karışımı.
dolomit -  Gri, pembe, beyaz vb. renklerde bağıl yoğunluğu 2,85 g/mL ve Mohr sertliği 3,5—4 olan, asitlerde az çözünen kalsiyum ve magnezyum karbonat [CaMg(CO3)2]
dolu kabuk -  Molekül ya da atomlardaki elektronların özel bir kabuğun bütün kuantum seviyelerini doldurdukları sistem.
dolu kabuk -  Molekül ya da atomlardaki elektronların özel bir kabuğun bütün kuantum seviyelerini doldurdukları sistem.
döner değirmen -  Metallein kullanılacak hâle gelmeden önce mekanik işleme tabi tutulduğu yer.
döner fırın -  Demiri cevherinden ayınnak için kullanılan fırın
döngü -  1. Termodinamikte, aynı hâl içinde başlayan ve sona eren değişmelerin sırası. 2. Spektroskopide, elektromanyetik alan yönünün tam bir dönüşü ve tekrar ilk yö- nüne geri gelişi.
donma -  Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü.
donma -  Bir sıvının, uygun sıcaklığa soğuyunca katı hâle dönüşmesi.
donma entalpisi -  Erime entalpisinin zıt işaretli olanı.
donma entalpisi -  Erime entalpisinin zıt işaretli olanı.
donma noktası -  Saf bir sıvının, 1 atm dış basınç altında katılaştığı, sıvı için özgün bir değer olan sıcaklık. Donma noktası, aynı maddenin erime noktası ile aynıdır.
donma noktası alçalması -  Bir çözeltide, katı çözünen bir maddeye bağlı olarak donma noktasının alçalması (kolligatif özellik).
donma noktası sabiti -  Donma noktası alçalması ile çözünenin molalitesi arasındaki orantı sabiti.
donma sıcaklığı -  Bir sıvının donduğu sıcaklık değeri. Normal donma noktası 1 atmosfer basınç altında gerçekleşen donma sıcaklığıdır
dönme momenti -  Bir atomun spin momenti µs = g[S(S+1 )]*1/2 dir. Burada g, giromagnetik oran ve S, toplam spin kuantuın sayısıdır.
dönüm noktası -  Bir titrasyonda indikatörün renk değiştirdiği an. Titrasyon tepkimelerinde dönüm noktası (indikatörün renk değiştirdiği an) tepkimenin eşdeğerlik noktasına olabildiğince yakın olacak şekilde seçilir
dönüştürme faktörü -  Bir birimle yapılmış bir ölçümü bir başka birime dönüştürmede kullanılan Çarpan.
donyağı -  Sabun ve mum yapımında kullanılan katı, hayvani yağ.
doplama -  1.Bir silisyum veya germanyum kristalinin yarıiletkenlik özelliklerini arttırmak için grup III ve grup V elementlerinden eser miktarda ilave edilmesi. 2. Saf bir katı cisme belli ve çok az miktarda ikinci cismin ilave edilmesi.
doplama -  1. Bir silisyum veya germanyum kristalinin yarı-iletkenlik özelliklerini arttirmak için grup III ve grup V elementlerinden eser miktarda ilave edilmesi. 2. Saf bir katı cisme belli ve çok az miktarda ikinci cismin ilave edilmesi.
Doppler genişlemesi -  Bir kimyasal tür tarafından ışının hızlı bir şekilde absorplanması veya yayılması sonucu spektral çizgilerin genişlemesi; türün ışık yolundaki hareketine bağlı olarak: dedektör tarafından alınması gereken dalga boyundan biraz daha küçük veya büyük dalga boyu alınır.
dördüncül yapı -  Bazı proteinlerde görülen yapı; polipeptit zincirlerinin daha büyük ve daha kompleks yapıları nasıl oluşturduğunu gösteren yapı.
dört değerli -  Değerliğin dört olması durumu.
dörtlü nokta -  İki bileşenli sistemde 4 fazın aynı anda bir arada bulunabildiği sıcaklık
döteron -  2H- formülünde, bir proton ve bir nötrondan oluşan döteryum atomunun çekirdeği.2H- formülünde, bir proton ve bir nötrondan oluşan döteryum atomunun çekirdeği.2H- formülünde, bir proton ve bir nötrondan oluşan döteryum atomunun çekirdeği.
döteryum lambası -  Spektrumun ultraviyole bölgesinde sürekli ışıma sağlayan, hidrojen lambasından sonra bulunmuş ve onun yerini almış olan bir ışın kaynağı.
Döteryum oksit -  Formülü D2O olan ağır su.Formülü D2O olan ağır su.Formülü D2O olan ağır su.
Dow işlemi -  Erimiş magnezyum klorürden elektrolitik yolla magnezyum metali elde edilmesi.
Downs işlemi -  Eritilmiş sodyum klorürden elektrolizle sodyum ve klor elde edilmesi.
doygun -  Daha fazla çözünmüş madde içermesi mümkün olmayan.
doygun -  Daha fazla çözünmüş madde içermesi mümkün olmayan.
doygun çözelti -  Bir çözelti içinde çözünenin, belli bir sıcaklıkta çözünebileeeği kadarının bulunduğu çözelti.
doygun kalomel elektrot, DKE -  Potansiyemetri, kulometri ve volumetride referans elektrot olarak kullanılan, içindeki çözeltinin doygun potasyum klorür olduğu cıvalı bir kalomel elektrot
doyma - 
doyma -  1. Çözünenin doygun çözelti oluşturması hâli. 2. Bir molekülde kimyasal bağ yapilabilecek bütün elektronların tekli bağ oluşturması hâli.
doymamış çözelti -  Verilen koşullarda çözebileceğinden daha az çözünen taşıyan çözelti.
doymamış hidrokarbon -  Molekülünde iki yada daha fazla karbon—karbon çoklu bağları içeren hidrokarbon.
doymuş bileşikler -  Atomları arasında sadece tekli bağlar bulunan organik bileşikler.
doymuş hidrokarbon -  Karbon atomları arasında yalnızca tek bağlar içeren hidrokarbonlar.
doz eşdeğeri -  Bir numunenin maruz kaldığı gerçek ışıma dozu için, ışımanın bağıl biyolojik etkinliğini hesaba katma. ( Doz eşdeğeri rem ile ölçülür)
Duboscq kolorimetresi -  Bir analit çözeltisi ve bir optik standart içinden geçen ışın yolunda değişikliğin yapılabildiği bir cihaz. Her birinden gelen ışın bir mercekle gözlenir ve ikisinin renginde bir uyuşum görülünceye kadar ışınlar ayarlanır.
düğüm -  Orbital içinde bulunan elektronun ulaşamayacağı, içinde bulunamayacağı nokta veya düzlem.
düğüm düzlemi -  Elektronun bulunamayacağı düzlem.
Dulong ve Petit kanunu -  Basit maddelerde bütün atomlar için atomik ısı kapasitesinin oda sıcaklığında sabit olup (atom kütlesi ile öz ısı çarpımı), ortalama olarak 6,2 değerine eşit olduğunu gösteren bir kanun.
Dulong ve Petit kanunu -  Basit maddelerde bütün atomlar için atomik ısı kapasitesinin oda sıcaklığında sabit olup (atom kütlesi ile öz ısı çarpımı), ortalama olarak 6,2 değerine eşit olduğunu gösteren bir kanun.
duman -  Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım.
duman -  Mikrometre boyutunda katı taneciklerinin veya sıvı damlacıklarının bir gaz içinde dağılıp asılı kalması sonucunda oluşan genelde gözle görülür dispers sistem.
dumanlı sülfürik asit -  1. Latince yağ anlamında, 2. Kimya sanayiinde kullanılır, kükürt trioksilin derişik (%97-99”luk) sülfürik asit içindeki çözeltisi.
Dumas yöntemi -  Azot tayini için kullanılan bir yöntem.
duplet -  1. Helyum benzeri elektron yapısında 1s2 elektron çifti.2. İki elektronun iki atom tarafından polar olmayan bir bağda paylaşılması.
duplet -  1. Helyum benzeri elektron yapısında 1s2 elektron çifti. İki elektronun iki atom tarafindan polar olmayan bir bağda paylaşılması.1. Helyum benzeri elektron yapısında 1s2 elektron çifti. İki elektronun iki atom tarafindan polar olmayan bir bağda paylaşılması.
durdurma akışlı enjeksiyon -  HPLC’de, çözücü akışını geçici şekilde durdurarak, numunenin kolon girişine verilmesi.
durdurulmuş akış yöntemi -  Bir çözelti içinde oluşan hızlı tepkimelerin hızlarını ölçmek için geliştirilmiş yöntem. Bu yöntemde her bir reaktif çözeltisinin enjeksiyon yoluyla bir hücre içinde hızla karışmaları sağlanır ve tepkime, pH değişimi, spektofotometrik veya kondüktometrik yollarla izlenir
durgun -  1.Hareketli (dinamik) olmanın zıttı olan sürekli hareketsiz veya dengede olma durumu. 2.Atmosferik elektrik yükü veya diğer elektrik kaynakları nedeniyle radyo dalgaları ile olan girişim. 3.Büyümenin ve üremenin kontrol altına alınması veya önlenmesi, bakteriyostatik gibi.
durgun -  1. Hareketli (dinamik) olmanın zıttı olan sürekli hareketsiz veya dengede olma durumu. 2. Atmosferik elektrik yükü veya diğer elektrik kaynaklar nedeniyle radyo dalgaları ile olan girişim. 3. Büyümenin ve üremenin kontrol altına alınması veya önlenmesi, bakteriyostatik gibi.
durgun faz -  Analit türlerinin dağılabildiği bir katı veya tutuklanmış bir sıvı.
durgun faz -  Analit türlerinin dağılabildiği bir katı veya tutuklanmış bir sıvı.
durgun kütle -  Tamamen hareketsiz bir parçacığın (elektron gibi) kütlesi; parçacığın hızı ışık hızına yaklaştıkça kütlesi artar.
durit -  Bir tür fenol formaldehit plastiğinin ticari adı.
durulma -  Uyarma enerjisinin ısı (absorpsiyon) veya ışık (floresans) olarak geri verilmesiyle uyarılmış türün temel hâle dönmesi.
düşük spin kompleksi -  Minimum sayıda çiftleşmemiş elektron spini içeren dn kompleksi.Minimum sayıda çiftleşmemiş elektron spini içeren dn kompleksi.
Dutch işlemi -  bk. Hollanda işlemi
duyarlılık -  Bir cihazın veya yöntemin duyarlık derecesi. 2. Bir fotoğrafik plakanın ışıktan etkilenme hızı. 3. Mekanik şokla patlama özelliği.
duyusal deney -  Koku, tat alma gibi duyuların esas olarak kullanıldığı analiz yöntemi.
duyusal deney -  Koku, tat alma gibi duyuların esas olarak kullanıldığı analiz yöntemi.
düz zincirli alkan -  Yan zinciri olmayan, tüm karbon atomları tek bir zincir oluşturmuş alkan.
düzenleyici -  1. Tampon çözelti. 2. Yüzdürme (flotasyon) işleminde pH kontrolu için kullanılan kireç vs. gibi bir madde.
düzlemsel kromatografi -  Düz bir yüzey hâlinde durgun fazın kullanıldığı ve hareketli fazın bu yüzeyde yer çekimi veya kapiler etkisiyle hareket ettiği kromatografik metotları anlatan bir terim.
E Sembol -  1.Aktivasyon enerjisi. 2.Einstein. 3.Elektromotor kuvveti. 4.Enerji. 5.Aydınlatma. 6.Elektrik alan şiddeti.
e.n. -  Erime noktasının kısaltılmış şekli.
ebonit -  Vulkanize edilmiş, siyah, sert kauçuk.
ebulyoskopi -  Bir çözeltinin kaynama noktasının saf çözücününkine göre yükselme miktarını ölçerek çözünenin mol kütlesini tayin etme yöntemi.
Echellette gratingi -  Yansıtıcı yüzeyleri, yansıtıcı olmayan yüzeylerinden daha büyük olacak şekilde parlatılmış bir yüzey.
EDTA -  bk. etilendiamin tetra asetik asit
efervesan madde -  Katı halde iken reaksiyon vermediği halde suya atılınca gaz çıkışına yol açan karışımların genel adı. Ör. Sodyum hidrojenkarbonat-sitrik asit karışımı bir efervesan maddedir.
efloresans -  bk. çiçeklenme
Einsteinium -  Atom numarası 99, atom kütlesi 254 g. yapay bir radyoaktif element olan kaliforniyum elementinin siklotronda bombardımanı sonucu, 1954’te elde edilmiş olan yapay radyoaktif element.
ekoloji -  bk. çevre bilimi
eksantrik -  1.Eksenleri aynı olmayan. 2.Ekseni merkezden kaçık 3.Merkezden çok uzak.
eksi - 
eksponansiyel -  bk. üstel
ekstraksiyon -  bk. özütleme
ekstrakt -  bk. özüt
ekstrapolasyon -  Bir zaman dizisinin kapsadığı dönemin veya verilerin dışındaki değerlerin geçmiş değerlerden hareketle tahmin edilmesi.
ekzotermik tepkime -  Isı veren tepkime (ΔH<0).
elastik -  Gerilme, sıkışma, biçim değişmesi gibi etkilere uğramış ve bu etkiler kalkınca kısmen veya tamamen ilk şekline dönme eğilimi olan.
elastiklik -  Bir etki sonucu şekli bozulan cismin, etki ortadan kalktığında tekrar ilk şekline dönebilmesi.
elastomer -  Çekilince uzayan, çekme mukavemeti yüksek, çabucak eski boyutuna dönebilen, kauçuk benzeri polimer maddelerin genel adı. ("Elastik polimer" teriminin kısaltılmış şekli)
elek -  Çelikten yapılmış, döner tipte büyük çaplı elek.
elektrik -  Duruk ya da devinen elektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.
elektrik dipol moment -  [ µ ]Elektrik dipolünün debye olarak büyüklüğü.
elektriksel dipol -  Birbirine eşit ve zıt elektrik yüklerinin yan yana olması.
elektriksel iletken -  Elektronları taşıyan ve elektrik akımının geçmesine izin veren her hangi bir metal, tuz çözeltisi, erimiş madde veya iyonlaşmış gaz.
elektroforez -  (Yun. elektron: elektron; pherein: taşımak) Moleküllerin elektrik yüklerine göre ayrılması tekniği.
elektrogravimetrik analiz -  Bir elektrokimyasal hücrenin elektrotu üzerinde biriken türün kütlesinin ölçülmesine dayanan gravimetrik analizin bir dalı.
elektrokaplama -  Bir metal eşya yüzeyine, elektroliz yardımı ile başka bir metal tabakası kaplama işlemi.
elektrokimya -  Elektrik akımı etkisiyle yürüyen kimyasal değişmeleri ve kimyasal tepkimelerde oluşan erkeyi elektrik üretiminde kullanma konularını inceleyen bilim dalı.
elektrokimyasal pil -  Yükseltgenme-indirgenme tepkimelerinde elektron aktarımının bir elektrik devresi üzerinde olduğu düzenek.
elektrokimyasal tersinirlik -  Akımın yönünün değiştirilmesiyle, ters yönde ilerleyen bazı hücre tepkimelerinin özelliği ile ilgili olan bir ifade.Tersinmez bir hücrede, akım yönü değiştirilince elektrotların biri veya her ikisinde de farklı bir tepkime olur.
elektrolit -  Elektrik akımının özdek taşınmasıyla sağlandığı tuz, asit, baz çözeltisi, eriyik gibi iletkenler.
elektrolit etkisi -  Denge sabitlerinin sayısal değerlerinin çözeltinin toplam elektrolit derişimine bağımlılığı.
elektrolit olmayan -  Saf halinde ve çözeltilerinde iyon halinde bulunmayan bileşik.
elektrolitik iletkenlik -  Bir elektrolit çözeltisinde direncin tersi, S.m (1 mho=1S, 1 mhom=100 S.cm). Elektriğin iyonların göç etmesi ile taşınması.
elektrolitik temizleme -  :Metal yüzeyinin elektrolitik temizlenmesi.
elektroliz -  Kendiliğinden yürümesi mümkün olmayan bir kimyasal değişimin, çözeltiden veya erimiş tuz içinden, kontrollü potansiyel altında elektrik akımı geçirilerek zorla meydana getirilmesi işlemi.
elektroliz devresi -  İki veya üç elektrotlu bir sistemde, çalışma elektrotu ve referans elektrot arasındaki potansiyelin ayarlanmasını sağlayan bir doğru akım kaynağı ve potansiyel bölücüsü.
elektromanyetik -  Elektrik ve mıknatıslık olaylarının her ikisiyle de ilgili olan.
elektromanyetik spektrum -  Bütün frekansları kapsayan elektromanyetik ışınım dizisine verilen ad.
elektrometre -  Elektrostatik potansiyel farkını ölçmeye yarayan düzenek.
elektromotor kuvvet, emk -  Bir pilin kutuplarının birinden diğerine 1 C’luk elektrik yükü akarken açığa çıkan enerji miktarı. Birimi volt’tur (1 V= 1 J/C).
elektron -  Yükü 1,6022.10-19 Coulomb, kütlesi 9 .1096.10-28 g. olan ve atom çekirdeğinin çevresindeki erke düzeylerinde yer alan kalımlı temel parçacık.
elektron ilgisi -  Yüksüz bir atom ya da molekülün bir elektron almasıyla saldığı erke ile ölçülen nicelik.
elektron spin rezonans -  Elektronun kendi ekseni etrafında dönme (spin) hareketinin, kuvvetli bir dış manyetik alanda iki ayrı enerji seviyesine sahip olması esasına dayanan spektroskopik teknik.
elektron spini -  Elektronların dönüşü; + ½ ve - ½ olabilir; zıt spinli elektronlara eşleşmemiş, aynı spinli elektronlara paralel spinli denir.
elektron volt -  1 elektronun, 1 voltluk potansiyel altında kazandığı enerji, 1 eV=1,602.10-19 J.
elektron yakalama -  1.İçteki bir elektron tabakasından bir elektronun çekirdek tarafından yakalanmasıyla ortaya çıkan bir radyoaktif bozunma şekli; elektron, çekirdekte bir protonu bir nötrona dönüştürmekte kullanılır. 2.Kararsız atom çekirdeğinin kararlı hale geçebilmek için atomun en içteki enerji kabuğundan bir elektron yakalayarak başka bir atom çekirdeğine dönmesi. Bunun sonucunda X veya γ ışını da yayımlanır.
elektronegatiflik -  Elementlerin, katıldıkları kimyasal bağdaki elektronlara sahip olma eğilimlerinin bağıl ölçüsü. Genel olarak, periyodik sistemin sağ üst kısmında yer alan elementlerin elektronegatiflikleri yüksektir En elektronegatif element olan Florun elektronegatifliği itibari olarak 4,00 kabul edilmiş ve diğer elementlerin elektronegatiflikleri buna göre sıraya dizilmişlerdir.
elektronik -  Elektrik devrelerinde yarı iletkenlerin ve vakum tüplerinin kullanımı esasına dayanan bilim dalı.
elektronik terazi -  Kefenin pozisyonunun bir elektromagnetik alan tarafından kontrol edildiği bir terazi; yüklenmiş kefeyi ilk durumuna getirmek için gerekli akım miktarı, kefedeki kütle ile orantılıdır.
elektronlar -  Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.
elektroozmoz -  Yüklü taneciklerin, elektrik akımı ile zorlanarak yarı geçirgen zardan geçirilmesi olayı.
elektropozitiflik -  Bir elementin elektron verip katyon oluşturma eğilimi. Alkali ve toprak alkali metaller elektropozitiftir.
elektrostatik -  Durgun haldeki elektrik yüklerinden kaynaklanan olayları inceleyen fizik dalı.
elektrot -  Bir elektrokimyasal tepkimede oluşan elektronları ortamdan uzaklaştırmak ya da gereken elektronları sağlamak için kullanılan elektronsal iletken özdek.
elektrot potansiyeli -  Bir elektrotla onun değmekte olduğu elektrolit arasındaki ölçün hidrojen elektroda (Ö.H.E.) karşı ölçülen elektriksel potansiyel (Ayrıca bk. elektromotor kuvvet dizisi.)
f-bloku -  Periyodik çizelgede f orbitallerinin dolmakta olduğu elementlerin oluşturduğu küme.
F-denemesi -  İki ölçüm takımının kesinliğini karşılaştırmak için kullanılan istatistiki bir yöntem.
Faraday -  6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.
Faraday elektroliz kanunları -  1. Elektrotlarda açığa çıkan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik yükü miktarı ile orantılıdır. 2. Aynı miktar elektrik farkli çözeltilerden geçtiğinde, onların eşdeğer kütleleri ile orantılı olarak madde açığa çıkartır.
farklandırıcı çözücüler -  Çözünen asit veya bazlarin kuvvetlerindeki farkı ortaya çıkaran çözücüler.
farmakoloji -  İlaçların yapısı, özellikleri ve özellikle de organizmadaki işlevleri (hareketleri) ile ilgilenen bilim dali.
faz -  1. Her tarafı ayni homojenlikle olan, sınırları tanımlanabilen, diğer fazlardan fiziki olarak ayrılabilen sıvı, gaz veya katı sistemin bir parçası. 2. Bir alternatif akımda elektrik pulslarının ardarda gelmesi. 3. Mikroorganizmaların büyümesinde bir safha.
faz çözünürlüğü -  Bir numunenin katı fazının belirli çözücülerdeki farklı çözünürlükleri.
faz çözünürlük analizi -  Katı bir maddedeki bileşen sayısının ve miktarlarının çözücü tekniği yöntemi ile tayin edilmesi.
faz dengesi -  Değişik sıcaklık, basınç veya bileşimdeki karışım veya kimyasal bileşiğin (buhar, sıvı, katı gibi) fazları arasındaki denge hâli.
faz diyagramı -  Katı, sıvı ve gazların tek fazlar yada bunlardan ikisi veya daha çoğunun dengede olduğu fazlar şeklinde bulunduğu sıcaklık ve basınç koşullarının grafikle gösterimi.
faz kuralı -  Dengedeki sistemler için bir matematik genelleme; F=C+2-P Burada P; faz sayısı, F;serbestlik derecesi, C;bileşen sayısıdır. F=0 (değişim sıfır, faz diyagramı üzerinde bir nokta) F=1 (değişim bir, diyagram üzerinde bir nokta) F=2 (ikili değişim, diyagram üzerinde bir alan) Su için kati <—> sıvı C=1, P=2, F=1 katı <—> sıvı <—> buhar C=1, P=3, F=0,
faz titrasyonu -  Üçlü faz diyagramını kullanarak uç noktayı tayin etmek amacıyla, birbiriyle karışan ikili bir sıvı karışımının, bunlardan ancak biri ile karışabilen üçüncü bir sıvı ile titre edilerek analiz edilmesi.
femto -  SI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 mSI tarafından kabul edilen ve 10-15 katı anlamında kullanılan ön ek, kısaltması f’dir, 1 fm= 10-15 m
fenilkloroform -  bk. triklorotoluen
fenol -  Benzen molekülündeki hidrojenlerden birinin veya birkaçının yerine OH— gruplarının geçmesi ile oluşan, keskin kokulu ve sağlığa zararlı, beyaz katı bir madde.
fenol ftalein -  Bir trifenilmetan türevi olan, alkol ve eterde çözünen, bazlarda kırmızı renk alan , renksiz kristalli, pH indikatörü olarak ve laksatif olarak kullanılan bir madde.
fenoller -  Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.Formülü C6H5OH, fenol ve türevleri gibi arilhidroksitler. Özellikle hidroksibenzenler. Aromatik veya karbon halkasına bağlı bir veya daha fazla hidroksi grubu içeren bileşikier. Sınıflandırma; 1. Monohidroksibenzenler; örnek, fenol. 2. Dihidroksibenzenler, difenoller; örnek, hidrokinin, 3. Trihidroksibenzenler, trifenoller; örnek, pirogallol. 4. Polihidıoksibenzenler, polifenoller; örnek, pentahidroksibenzen.
fenoloji -  Çiçek açma, göç, üreme gibi iklime ve çevre şartlarına bağlı periyodik biyolojik olayların kaydı ve incelenmesi.
fermantasyon -  bk. mayalanma
ferment -  Enzim terimi yerine eskiden kullanılan terim.
fermiyum -  Fm, atom numarası 100 olan, en uzun ömürlü izotopunun mol kütlesi 257,1 g olan aktinit grubu elementi.
ferri- -  Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.Fe(III) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek, Ferriamonyum sülfat, FeNH4(SO4)2 formülünün karşılığıdır. Latince’de ferrum demirdir.
ferro- -  Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.Fe(ll) iyonunun varlığına işaret eden ve bileşikleri adlandırmada kullanılan bir ön ek. Potasyum ferrosiyanür, K4Fe(CN)6 förmülünün karşılığıdır.
ferroin -  Bir indirgenme yükseltgenme belirteci olarak kullanılan 1,10-fenatrolin-demir(ll) kompleksinin yaygın adı.
ferrokrom -  Kütlece %50 demir, %50 krom içeren alaşım.
ferromagnetizma -  Bazı maddelerin (özellikle Fe, Co ve Ni) sürekli mıknatıs oluşunabilme özelliği; atomların magnetik momentleri bölgecikleri şeklinde yönlenmiş olup, magnetik alan içinde bu bölgecikler sürekli mıknatıs vermek üzere yönlenirler.
ferromangan -  Kütlece %50 demir, %50 mangan içeren alaşım.
ferromolibden -  Yaklaşık %2 molibden içeren, 1325 derecede eriyen ve yüksek hızlı tornaların imalinde kullanılan bir tür çelik.
ferronikel -  Kütlece %74,2 demir, %25 nikel ve %0,8 karbon içeren çelikte ve aletlerde kullanılan bir alaşım.
filiz -  Yeryüzü maddeleri ile birlikte karışım hâlinde bulunan, içinde faydalı maddeler ihtiva eden doğal mineral madde, cevher.
filiz damarı -  Bir filiz veya mineral katmanı ya da yatağı.
film -  1. Bir yüzeyi kaplayan ince katman veya çok ince zar hâlinde levha. 2. Fotoğraf çekmek için hazırlanmış, bir yüzü gümüş tuzları ve/veya ışığa duyarlı organik maddelerle kaplı, saydam ve elastik şerit.
fisil -  Nükleer fisyona uğratılma özelliği olan çekirdekler için kullanılan genel sıfat.
fisyon -  Ağır bir radyoaktif izotop çekirdeğinin nötron, proton vb. bir parçacıkla bombardıman edilerek, kütle numaraları birbirine yakın iki ayrı çekirdeğe dönüştürülmesi olayı. Nükleer santrallerde ve atom bombasında bu olaydan açığa çıkan enerjiden yararlanılır.
fitil -  İnce iplik şeklinde cisim veya yapı.
fizik -  Madde üzerine etki eden kuvvetlerin yol açtığı ve maddenin bileşiminde değişimin meydana gelmediği olayları inceleyen, mekanik, ısı, elektrik, manyetizma, ışık ve radyoaktivite gibi alt dallları olan bilim dalı.
fizikokimya -  Kimyasal olaylara eşlik eden fıziksel değişimleri ve bileşimle fiiziksel özellikler arasındaki ilişkileri ele alan kimyanın bir dalı.
fizikokimyasal -  Fizikokimya veya fizikokimyasal özellikleri ile ilgili.
fiziksel -  Maddelerin enerji ilişkileri ile ilgili.
fiziksel analiz -  Bir maddenin fiziksel özelliklerinin tayin edilmesi
fiziksel çözelti -  Çözünenin kimyasal değişikliğe uğramadan geri kazanılabildiği çözelti
fiziksel değişme -  Bir bileşiğin, bileşimini değiştirmeksizin gösterdiği özellikler
fiziksel deney -  Diğer kimyasal özelliklerden ayrı olarak sertlik gibi özelliklerin tayin edilmesi için mekanik deney.
fiziksel özellikler -  Bir maddenin kimyasal değişimlerden bağımsız olan sertlik, yoğunluk, erime noktası, renk gibi çeşitli özellikleri.
fiziksel tutunma -  Bir maddenin yüzey tabakasına, başka bir maddenin çeşitli kuvvetlerin etkisiyle kimyasal birleşme olmaksızın tutunması.
fırın -  Yüksek sıcaklıklarda ısıtma amacıyla kullanılan, iç cidarı ateş tuğlası ile astarlanmış, metal muhafazalı, dirençli elektrik arklı ve indüksiyon alumları ile veya bir gaz yakıt- la ısıtılan çok değişik tipleri olan, kapatılabilir mekân.
flokülasyon -  Çok ince tanecikli olduğu için çökeltilemeyen bir kolloiddeki katı taneciklerini uygun maddeler katarak bir araya yaklaştırıp, büyüterek çöktürme işlemi.
flor -  Sembolü F, ametal, atomik mol kütlesi 19g. açık sarı—yeşil renkli gaz hâlinde, çok zehirli, elektronegatifliği en yüksek, saf uranyum elde etmede ve teflon endüstrisinde kullanılan element.
floresans -  Bir madde üzerine düşen ışınlann, ışık verildiği sürece, çoğunlukla farklı dalga boyunda ışınlara dönüşerek geri ışıması olayı.
floresans bantları -  Birbirinden ayrılamayaeak kadar yakın floresans çizgilerinden oluşmuş gruplar
floresans madde -  Floresans özelliği olan madde.
floresans spektrumu -  Uyarma dalga boyu sabit tutulurken, floresans şiddetinin dalga boyunun fonksiyonu olarak grafiği.
floresansın kuantum verimi -  Floresans yapmakta olan uyarılmış moleküllerin durulması sırasında yayılan ışının kesri.
florimetre -  Floresans şiddetini ölçmede kullanılan cihaz.
florimetri -  Floresans olayı ile yayılan ışınların dalga boyunu ve şiddetini ölçme tekniği.
florit -  Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.Cam ve çelik endüstrilerinde kullanılan, CaF2 kimyasal formülünde olan doğal mineral.
floroetilen -  bk. vinil florür
florokarbon-II -  bk. trikloroflorometan
florometre -  Nicel floresans ölçümler için bir cihaz.
florosilisik asit -  bk. hidrofluosilisilik asit
florotriklorometan -  bk. trikloroflorometan
flotasyon -  bk. yüzdürme
folyo -  Kalınlığı genelde 0,15 mm’yi geçmeyen çok ince metal levha.
formal -  bk. formaldehit
formal potansiyel -  Elektrot reaksiyonunda yer alan bütün türlerin analitik derişimlerinin birim olduğu ve çözeltideki diğer türlerin derişimlerinin bilindiği zamanki, elektrot potansiyeli; ortama bağl elektrot potansiyeli.
formal yük -  Nötral bir atomun değerlik elektronlarından, aynı atomun bileşiğindeki elektronların (Lewis yapısında) çıkarılmasıyla elde edilen sayı.
formaldehit -  Metanal HCHO formülü ile gösterilen, tahriş edici, keskin kokulu, kolay polimerleşebilen, ticarette, sudaki çözeltileri (%37-%50) hâlinde satılan ve “formalin" olarak bilinen, sentetik reçine, ilaç, gübre ve boya endüstrisinde kullanılan çok zehirli gaz.
formalin -  Formaldehitin sudaki (%37—%50) çözeltisi.
formalite -  Çözeltinin her bir litresinde bulunan çözünen maddenin mol sayısı. Analitik molarite ile eş anlamlıdır.
format -  bk. formiyat
formik asit -  Formülü, HCOOH, kn. 101 oC olan, suda her oranda çözünen karboksilli asitler serisinin en basiti olan, karıncada, örümcekte ve çeşitli bitkilerde bulunan, ahşap işlemede kullanılan sıvı madde.Formülü, HCOOH, kn. 101 oC olan, suda her oranda çözünen karboksilli asitler serisinin en basiti olan, karıncada, örümcekte ve çeşitli bitkilerde bulunan, ahşap işlemede kullanılan sıvı madde.Formülü, HCOOH, kn. 101 oC olan, suda her oranda çözünen karboksilli asitler serisinin en basiti olan, karıncada, örümcekte ve çeşitli bitkilerde bulunan, ahşap işlemede kullanılan sıvı madde.Formülü, HCOOH, kn. 101 oC olan, suda her oranda çözünen karboksilli asitler serisinin en basiti olan, karıncada, örümcekte ve çeşitli bitkilerde bulunan, ahşap işlemede kullanılan sıvı madde.Formülü, HCOOH, kn. 101 oC olan, suda her oranda çözünen karboksilli asitler serisinin en basiti olan, karıncada, örümcekte ve çeşitli bitkilerde bulunan, ahşap işlemede kullanılan sıvı madde.Formülü, HCOOH, kn. 101 oC olan, suda her oranda çözünen karboksilli asitler serisinin en basiti olan, karıncada, örümcekte ve çeşitli bitkilerde bulunan, ahşap işlemede kullanılan sıvı madde.
formil -  Formik asitten türeyen O=CH- grubu için kullanılan terim.
formiyat -  Formik asitten türeyen HCOO— anyonu ve bu anyonun tuzları için kullanılan genel terim.
formül -  1. Molekül yapılı bileşikler için moleküldeki atomların cinsini ve sayısını (molekül formülü), iyonik veya örgü yapılı katılar içinde bileşime giren atomların sayıca en basit oranlarını (amprik formül) gösteren semboller ve sayılar kümesi. Açık yazılmış molekül formülleri, atomların bağlanmış ve yerleşim düzenleri hakkında da bilgi verir. 2. Tıbbi veya gündelik kullanım amaçlı krem, şampuan, kolonya, leke çıkarıcı, vb. karışımların hazırlanmasında kullanılan maddelerin cinsini ve miktarını gösteren liste 3. Denklem, bağıntı, eşitlik.
formül birimi -  Formülü oluşturan atomların en küçük oranlarını gösteren atom grubu.
formül kütlesi -  Bir maddenin kimyasal formülündeki atomların atom kütlelerinin toplamı. Mol kütlesi ile eş anlamlıdır.
fortran -  Bilimsel ve teknik amaçlarla kullanılan bir bilgisayar programlama dili. “Formula translation” ifade- sinden kısaltmadır.
fosfat -  Bir anyon içerisinde fosforun merkez atom alduğunu gösterir. PO3- radikali taşıyan orto fosforik asitin tuzu.Bir anyon içerisinde fosforun merkez atom alduğunu gösterir. PO3- radikali taşıyan orto fosforik asitin tuzu.Bir anyon içerisinde fosforun merkez atom alduğunu gösterir. PO3- radikali taşıyan orto fosforik asitin tuzu.Bir anyon içerisinde fosforun merkez atom alduğunu gösterir. PO3- radikali taşıyan orto fosforik asitin tuzu.Bir anyon içerisinde fosforun merkez atom alduğunu gösterir. PO3- radikali taşıyan orto fosforik asitin tuzu.
fosfor -  Sembolü P, atom kütlesi : 30,974, atom numarasi: 15, ametal özelliği gösteren, azalan reaktiflik sırasına göre beyaz, kırmızı ve siyah fosfor allotropları olan azot grubu elementi.
fosforesans -  Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır.
fosforimetri -  Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.
fosforlama -  ATP’de olan fosfat grubunun biyokimyasal sistemlerdeki bir organik moleküle bağlanması.
fosgen -  Formülü COCl2, k.n. 8 oC olan , karbon oksi klorür, aktif karbon üzerinde karbon monoksit ve klordan hazırlanan, toluen dikarbilamit ve bazı böcek öldürücülerin yapımında kullanılan, zehirli bir gaz.Formülü COCl2, k.n. 8 oC olan , karbon oksi klorür, aktif karbon üzerinde karbon monoksit ve klordan hazırlanan, toluen dikarbilamit ve bazı böcek öldürücülerin yapımında kullanılan, zehirli bir gaz.Formülü COCl2, k.n. 8 oC olan , karbon oksi klorür, aktif karbon üzerinde karbon monoksit ve klordan hazırlanan, toluen dikarbilamit ve bazı böcek öldürücülerin yapımında kullanılan, zehirli bir gaz.Formülü COCl2, k.n. 8 oC olan , karbon oksi klorür, aktif karbon üzerinde karbon monoksit ve klordan hazırlanan, toluen dikarbilamit ve bazı böcek öldürücülerin yapımında kullanılan, zehirli bir gaz.Formülü COCl2, k.n. 8 oC olan , karbon oksi klorür, aktif karbon üzerinde karbon monoksit ve klordan hazırlanan, toluen dikarbilamit ve bazı böcek öldürücülerin yapımında kullanılan, zehirli bir gaz.
fosil -  Jeolojik oluşumlar arasında kalmış, tarih öncesi organizmalardan geri kalmış, kömür, petrol, iskelet izi gibi kalıntıların toplu adı.
foto -  Işıkla ilgili
foto bozunma -  Işık etkisi ile maddelerin bozunmaları ya da kimyasal etkinlik kazanmaları.
fotoaktinik -  Fotokimyasal aktivitesi olan görünür ve UV ışın yayan.
fotoayrışma -  Düşük basınç ve düşük sıcaklıkta bir molekülün ışık etkisiyle parçalanması.
fotobakteri -  Işın üreten veya fosforesans yapan mikroorganizma.
fotobakteri -  Işın üreten veya fosforesans yapan mikroorganizma.
fotobirikme -  Gaz halindeki monomerin U.V ışığa maruz bırakıldığında temas halinde bulunduğu yüzey ile tepkime vererek yüzey üzerinde ince bir polimer filmi oluşturması.
fotobirikme -  Gaz hâlindeki monomerin UV ışığa maruz bırakıldığında temas hâlinde bulunduğu yüzey ile tepkime vererek yüzey üzerinde ince bir polimer filmi oluşturması.
fotoçoğaltıcı tüp -  Elektromagnetik ışın için duyarlı bir dedektör; tüp tarafından alınan her bir foton için çok sayıda elektron üreten bir dinod serisiyle çoğaltma işlemi yapılır
fotodinamik -  Klorofil gibi, ışıkta floresans yapabilen.
fotodinamik -  Klorofil gibi, ışıkta floresans yapabilen
fotodiod vakum -  Cam ve kuvars bir muhafaza içinde tel bir anot ile foton yayıcı bir katodun bulunduğu, katoda ışın gönderildiğinde bir akım oluştuğu ve yaklaşık 90V’luk bir potansiyelde çalışan fotoelektrik hücre.
fotodiod, vakum -  Cam ve kuvars bir muhafaza içinde tel bir anot ile foton yayıcı bir katodun bulunduğu, katoda ışın gönderildiğinde bir akım oluştuğu ve yaklaşık 90V’luk bir potansiyelde çalışan fotoelektrik hücre.
fotoelektrik etki -  Işık etkisiyle bir elektrik devresinde değişiklikler meydana gelmesi.
fotoelektrik etki -  Işık etkisiyle bir elektrik devresinde değişiklikler meydana gelmesi.
fotoelektrik kalorimetre -  Fotometre ile eş anlamlıdır.
fotoelektrik kolorimetre -  Fotometre ile eş anlamlıdır.
fotoelektriklik -  Fotoelektrik etkide olduğu gibi ışığın elektriğe dönüşümü.
fotoelektriklik -  Fotoelektrik etkide olduğu gibi ışığın elektriğe dönüşümü.
fotoelektron -  Bir fotonun ışın yayıcı bir yüzeye çarpması sonucu kopan bir elektron.
fotoelektron -  Bir fotonun ışın yayıcı bir yüzeye çarpması sonucu kopan bir elektron.
fotoemisyon -  Bir yüzeyin UV ışın ile bombalanarak veya elektron yayıncaya kadar ısıtılarak aktif hale getirilip yüzey ayrıntılarının mikroskobik yöntem ile incelenmesi.
fotoemisyon -  Bir yüzeyin UV ışın ile bombalanarak veya elektron yayıncaya kadar ısıtılarak aktif hâle getirilip yüzey ayrıntılarının mikroskobik yöntem ile incelenmesi.
fotofabrikasyon -  Bir yüzeye fotoğrafik olarak gelmiş istenmeyen metalin kimyasal aşındırma ile uzaklaştırılması ve yüzeyin istenen şekle getirilmesi.
fotofabrikasyon -  Bir yüzeye fotoğrafik olarak gelmiş istenmeyen metalin kimyasal aşındırma ile uzaklaştırılması ve yüzeyin istenen şekle getirilmesi.
fotofloroskop -  ZnS gibi floresans yapan bir madde ile kaplı bir ekran vasıtasıyla X-ışınlarının görülebilir hale getirilmesi.
fotofloroskop -  ZnS gibi floresans yapan bir madde ile kaplı bir ekran vasıtasıyla X—ışınlarının görülebilir hâle getirilmesi.
fotohalojenür -  Işığa hassas bir halojen tuzu.
fotohassaslık -  Bir organ veya organizmanın ışık tarafından uyarılabilme kapasitesi. 2. Bir kimyasal sistem tarafından uyarılabilme kapasitesi. 3. Hastalık veya ilaçlar yüzünden derinin gün ışığına aşırı hassaslık göstermesi.
fotohiyalografi -  Camın fotomekanik yöntem ile işlenip şekillendirilmesi.
fotohiyalografi -  Camın fotomekanik yöntem ile işlenip şekillendirilmesi.
fotoiletkenlik -  Bir maddenin ışığa maruz bırakıldığında elektriği iletme özelliği.
fotoiletkenlik -  Bir maddenin ışığa maruz bırakıldığında elektriği iletme özelliği.
fotoiyonlaşma dedektörü -  Bir maddeyi iyonlaştırmak için yoğun ultraviyole ışın kullanılan, yükseltilerek kaydedilen akımın, maddenin derişimiyle orantılı olduğu bir kromatografik dedektör.
fotoizomerik değişim -  Bir izomerin ışık etkisi ile bir başkasına dönüşmesi.
fotojen -  Bitki veya hayvan organizmasının ışımasına yol açan bileşik.
fotojen -  Bitki veya hayvan organizmasının ışımasına yol açan bileşik.
fotokataliz -  Bazı tepkimelerin ışık tarafından hızlandırılması.
fotokataliz -  Bazı tepkimelerin ışık tarafından hızlandırılması.
fotokatalizör -  Klorofilde olduğu gibi fotokimyasal reaksiyonları hızlandıran madde.
fotokimya -  Işık enerjisi ile başlatılan kimyasal reaksiyonları inceleyen bilim dalı.
fotokimya -  Işık enerjisi ile başlatılan kimyasal reaksiyonları inceleyen bilim dalı.
fotokimyasal -  1.Işığın kimyasal etkileri ile ilgili. 2.Fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasal madde.
fotokimyasal -  1. Işığın kimyasal etkileri ile ilgili. 2. Fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasal madde.
fotokimyasal eşdeğer -  Bir molekülü uyaran bir kuantumluk, hv, enerji.
fotokimyasal etki -  Işığın yol açtığı kimyasal değişiklikler.
fotokimyasal etki -  Işığın yol açtığı kimyasal değişiklikler.
fotokimyasal işlem -  Fotosentezde olduğu gibi, ışık enerjisinin kimyasal enerji olarak depolandığı tepkime.
fotokimyasal kirlilik -  Azot oksitleri, ozon ve hidrokarbonların güneş ışığı ile tepkimesinden oluşan hava kirliliği.
fotokimyasal sis -  UV ışık tarafından başlatılan tepkimelerle daha asidik hale gelmiş olan duman ve sisin karışımı.
fotokimyasal sis -  UV ışık tarafından başlatılan tepkimelerle daha asidik hâle gelmiş olan duman ve sisin karışımı.
fotokimyasal tepkime -  Işık tarafından etkilenen bir tepkime
fotokimyasal tepkime -  Işık tarafından etkilenen bir tepkime
fotokromizm -  UV veya görünür ışığa maruz kaldığında bir maddenin tersinir olarak renk değiştirme özelliği.
fotokromizm -  UV veya görünür ışığa maruz kaldığında bir maddenin tersinir olarak renk değiştirme özelliği.
fotolit -  Işık etkisi ile bozunan madde.
fotolit -  Işık etkisiyle bir maddenin ayrışması veya bozunmasına ait.
fotolitik -  Işık etkisiyle bir maddenin ayrışması veya bozunmasına ait.
fotoliz -  Çözelti içindeki bir maddenin ışık etkisi altında kimyasal aktif hale gelmesi veya bozunması. Ör. 1.Fotolitin kendisi aktif olabilir (hekzan içinde hidrojen sülfürün bozunması) veya 2.fotolitin çözücü ile reaksiyon vermesi (Hidrojen sülfürün su içinde bozunması)
fotoliz -  Çözelti içindeki bir maddenin ışık etkisi altında kimyasal aktif hâle gelmesi veya bozunması. Ör. 1. Fotolitin kendisi aktif olabilir (hekzan içinde hidrojen sülfürün bozunması) veya 2. fotolitin çözücü ile reaksiyon vermesi (Hidrojen sülfürün su içinde bozunması)
fotomakrograf -  Büyütülmüş fotoğraf
fotomakrograf -  Büyütülmüş fotoğraf
fotomanyetizma -  ışık tarafından oluşturulan manyetik olayın tarifi.
fotomanyetizma -  Işık tarafından oluşturulan manyetik olayın tarifi.
fotometre -  bk. ışıkmetre
fotometri -  1.Işık şiddetinin ölçülmesi. 2.Parlaklıkların fotoğraf görünüşlerinin yoğunluklarından ölçülmesi.
fotometri -  1. Işık şiddetinin ölçülmesi. 2. Parlaklıkların fotoğraf görünüşlerinin yoğunluklarından ölçülmesi.
fotometrik -  Işık şiddetini ölçme ile ilgili.
fotometrik -  Işık şiddetini ölçme ile ilgili
fotomikrograf -  Mikroskobik bir nesnenin bir kamera ile donatılmış mikroskoptan elde edilen ve büyütülmüş fotoğrafı.
fotomikrograf -  Mikroskobik bir nesnenin bir kamera ile donatılmış mikroskoptan elde edilen ve büyütülmüş fotoğrafı.
fotomikrografi -  Bir nesnenin fotoğraf üzerinde gerçekte olduğundan daha küçük ölçüde gösterilmesi.
foton -  Elektromanyetik radyasyonlarda enerji akışını sağlayan, elektriksel olarak yüksüz, kütlesiz, daima ışık hızıyla hareket eden dalga paketleri. Kuantum.
foton -  Elektromagnetik ışınları oluşturan, bölünmez karakterli dalga paketlerinin her biri. Fotonların yükü ve kütlesi yoldur; fakat enerjileri ve momentumları vardır.
foton dedektörü -  Bir optik sinyali, bir elektrik sinyaline dönüştüren transduserler için bir terim.
fotonlar -  Kuvant olarak da bilinen, elektomagnetik ışın paketleri,.
fotonlar -  Kuvant olarak da bilinen, elektomagnetik ışın paketleri
fotoperiyodiklik -  Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
fotoperiyodiklik -  Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
fotoperiyot -  (Yun. phos: ışık ; periodos: devir) Gün ışığına maruz kalma süresi. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli günlük süre.
fotoperiyot -  1. Gün ışığına maruz kalma süresi. 2. Bir organizmanın ideal faaliyeti için gerekli gündelik süre.
fotopolimer -  Bir monomerin ışık etkisiyle polimerleşerek mol kütlesinin artması. Özellikle odun üzerinde polistiren kaplamada olduğu gibi yüzey kaplamacılıkta kullanılan bir yöntem.
fotopolimer -  Bir monomerin ışık etkisiyle polimerleşerek mol kütlesinin artması. Özellikle odun üzerinde polistiren kaplamada olduğu gibi yüzey kaplamacılıkta kullanılan bir yöntem.
fotopolimerleşme -  Işık etkisiyle moleküllerin kondensasyon reaksiyonu vermesi
fotosel -  bk. ışık-elektrik göz.
fotosel -  Bir elektromagnetik ışın dedektörü.
fotosentez -  (Yun. phos: ışık; synthesis: birleştirme) Yeşil bitkilerin kloroplâstlarında karbon kaynağı olarak karbondioksidin, hidrojen kaynağı olarak da suyun kullanılması ile yeşil pigment olan klorofilde tutulan güneş enerjisiyle ATP oluşması ve karbohidratların sentezlenmesi.
fotosentez -  1. Işığın neden olduğu sentez. 2. Yeşil bitkilerin kloroplastlarında karbon kaynağı olarak CO2’nin, hidrojen kaynağı olarak da suyun kullanılması ile yeşil pigment olan klorofilde tutulan güneş enerjisiyle ATP oluşması ve karbonhidratların sentezi.1. Işığın neden olduğu sentez. 2. Yeşil bitkilerin kloroplastlarında karbon kaynağı olarak CO2’nin, hidrojen kaynağı olarak da suyun kullanılması ile yeşil pigment olan klorofilde tutulan güneş enerjisiyle ATP oluşması ve karbonhidratların sentezi.
fototepkime -  Işık etkisiyle oluşan kimyasal tepkime.
fototepkime -  Işık etkisiyle oluşan kimyasal tepkime.
fototüp -  Foto diyot ile eş anlamlıdır.
fotoürün -  Yaşayan bir organizmada ışık tarafından sentezlenen bir madde
fotovoltaik etki -  Bir elektrot yüzeyinde potansiyelin ışık yüzünden değişmesi.
fotovoltaik etki -  Bir elektrot yüzeyinde potansiyelin ışık yüzünden değişmesi.
fransiyum -  Atom numarası 87, en uzun ömürlü izotopunun mol kütlesi 223,02 g olan, Aktinyum çekirdeğinin alfa ışını yayarak parçalanması sonucu oluşan radyoaktif element.
fransiyum -  Atom numarası 87, en uzun ömürlü izotopunun mol kütlesi 223,02 g olan, Aktinyum çekirdeğinin alfa ışını yayarak parçalanması sonucu oluşan radyoaktif element.
freibergit -  (Ag,Cu)3Sb2S7(Fe,Zn)4SbS7, gri renkli kükürtlü antimon minerali.
freibergit -  (Ag,Cu)2Sb2S7(Fe,Zn).SbS7, gri renkli kükürtlü antimon minerali.
frekans -  (devir sıklığı)Devir süresinin tersi.
frekans -  Bir salınımın, titreşimin veya devirli hareketin birini zamandaki tam salınım sayısı. Periyodik hareketin oluş çabukluğunu gösterir ve birimi s-1 dir. Frekans, periyodun tersidir.
freon -  Metandan türetilmiş, tümü soğutucu olarak kullanılan kimi halojenil hidrokarbonların tecimsel adı.
freon -  Soğutma sistemlerinde, yangin söndürmede, kum temizlemede kullanılan ve hidrokarbonların kısmen klorlanması kısmen de florlanması sonucu oluşan, atmosferdeki ozon tabakasına zarar verdiklerinden dolayı, kullanımı sınırlandırılmış olan uçucu sıvıların genel adı.
fruktoz -  Tatlı meyvelerde ve balda bulunan, C6H12O6 kapalı formülüne sahip heksoz sınıfından bir şeker.
fruktoz -  Tatlı meyvelerde ve balda bulunan, C6H12O6 kapalı formülüne sahip heksoz sınıfından bir şeker.
ftalein indikatörleri -  Ftalik anhidritten türeyen ve en yaygını fenolftalein olan asit baz indikatörleri.
fuller toprağı -  Kalsiyum montmorillonit, magnezyum ve demir içeren saf olamayan kaolin. Çözelti ve yağların renginin giderilmesinde, adsorban meşe kömürü yerine ve tozlaştırıcı olarak kullanılır.
fulminat -  CNO- anyonunun ve tuzlarının genel adı. Fulminat tuzları patlayıcıdır.
fulminat -  CNO- anyonunun ve tuzlarının genel adı. Fulminat tuzları patlayıcıdır.
fumarik asit -  Poliester üretiminde kullanılan, HOOC=CH-COOH (trans) formülüne sahip, renksiz katı dikarboksilik asit. Maleik asidin (cis-) izomeridir.
fumarik asit -  Poliester üretiminde kullanılan, HOOC=CH—COOH (trans) formülüne sahip, renksiz katı dikarboksilik asit. Maleik asidin (cis-) izomeridir.
fungisit -  Mantarları ve onların sporlarını öldürme özelliği taşıyan madde.
fungisit -  Mantarları ve onların sporlarını öldürme özelliği taşıyan madde.
furanoz -  Şekerlerin ouşturduğu beşli halka yapısının genel adı.
furanoz -  Şekerlerin ouşturduğu beşli halka yapısının genel adı.
furfural -  Formülü C4H3OCHO olan mısır somağı gibi pentozan tipi polisakkaritlerce zengin doğal kaynaklardan elde edilen ve yağlama yağı üretiminde kullanılan madde.
furfural -  Formülü C4H3OCHO olan mısır somağı gibi pentozan tipi polisakkaritlerce zengin doğal kaynaklardan elde edilen ve yağlama yağı üretiminde kullanılan madde.
füzyon -  Hafif çekirdeklerin (1H, 2D, 3He, vb.) çok yüksek basınçta ve yüksek sıcaklıklarda kaynaşıp daha ağir çekirdeklere dönüşürken dışarıya bol ısı yayması Güneş enerjisi, bu türden çekirdek reaksiyonların ürünüdür.
gadolinit -  Formülü 4BeO.FeO.Y2O3.2SiO2, yoğunluğu 4-4,5 g/mL olan , 6,5-7 sertlikte, Gd, He ve Re'un elde edildiği siyah renkli bir nadir toprak silikatı.
Gahn, Johann Gottlieb -  (1745-1818) Manganı keşfeden (1780) İsveçli minerolog.
gaillard kulesi -  Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazları ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.
gaillard kulesi -  Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.Tepesinden duş şeklinde püskürtülen kurşun odaları asidinin (seyreltik H2SO4), tabanından yükselen sıcak fırın gazlan ile buharlaşarak değiştiği bir absorpsiyon kulesi.
Galen -  Tıpta mineral ilaçlar yerine bitkilerin kullanılışını savunan, milattan sonra 150-200 yıllarında yaşadığı bilinen bir bilim adamı.
Galen -  Tıpta mineral ilaçlar yerine bitkilerin kullanılışını savunan, milattan sonra 150—200 yillarinda yaşadığı bilinen bir bilim adamı.
gallik -  Üç değerli galyum [Galyum(III)] bileşiklerini ifade eden bir terim. Gallik bromür, Gallik sülfat gibi.
gallik -  Üç değerli galyum [Galyum(III)] bileşiklerini ifade eden bir terim. Gallik bromür, Gallik sülfat gibi.
galloil -  Gallik asitten türeyen 3,4,5-trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.
galloil -  Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.Gallik asitten türeyen 3,4,5—trihidroksibenzoil kökü, (HO)3C6H2CO-.
galon -  Sıvı maddeleri ölçmek için kullanılan, bir birimi ABD'de 3,785, İngiltere'de ise 4,545 litreye eşit olan hacim birimi.
galon -  Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.Bir hacim birimi. 1 ABD sıvı galon = 3,785, 1 ABD kuru galon = 4,405x10-3 m3.
Galvani Luigi -  Galvanik akımı tesadüfen keşfeden İtalyan fizikçi ve anatomist.
Galvani, Luigi -  Galvanik akımı tesadüfen keşfeden İtalyan fizikçi ve anatomist.
galvanik -  Kimyasal etkiyle üretilen elektrik akımı.
galvanik -  Kimyasal etkiyle üretilen elektrik akımı.
galvanik hücre -  Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren elektrokimyasal hücre.
galvanometri -  Elektrik akımının ölçümü.
galvanometri -  Elektrik akımının ölçümü.
galyum -  Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 °C, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.
galyum -  Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.Sembolü Ga, atom numarası 31, atom kütlesi 69,72 g, yoğunluğu 5,94 g/mL, e.n. 29,8 oC, değerlikleri 2 ve 3, ilk defa 1875 ’de çinko blendinde bulunan, diş dolgu amalgamında, vakum lambalarında cıva yerine kullanılan bir element.
gama demir -  Demirin 860 °C üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama-Fe).
gama demir -  Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).Demirin 860 oC üstünde oluşan ve kübik sistemde kristallenen manyetik olmayan allotropu (gama—Fe).
gama ışın spektroskopisi -  Radyoaktif çekirdekten yayılan gama ışınlarının kullanıldığı bir analitik teknik. Gama ışınlarının spektrumu ve bağıl şiddeti, ışıma yayan radyo çekirdeği tanımladığında elementlerin kantitatif tayininde ve radyoaktif bozunma hızlarının belirlenmesinde kullanılır.
gama taneciği -  Uyarılmış bir atom çekirdeğinin daha düşük bir enerji seviyesine geçerken yaydığı yüksek enerjili (10 keV-100 Mev) ve çok kısa dalga boylu elektromanyetik radyasyon.
gank -  Bir cevherin metal içermeyen toprağımsı kısmı. Gank, metallerin cevherlerinden indirgeme ile üretimi sırasında erimiş bir curuf şeklinde oluşur ve metalik kısımdan akarak ayrılır.
gank -  Bir cevherin metal içermeyen toprağmısı kısmı. Gank, metallerin cevherlerinden indirgeme ile üretimi sırasında erimiş bir curuf şeklinde oluşur ve metalik kısımdan akarak ayrılır.
Gattermann aldehit sentezi -  Bir Lewis asidinin katalitik etkisiyle, ilgili aromatik maddenin hidrojen siyanür ve hidroklorik asitle etkileşmesi sonucu fenol, fenol eter veya heterosiklik bileşik aldehitlerinin elde edilmesi.
Gattermann aldehit sentezi -  Bir Lewis asidinin katalitik etkisiyle, ilgili aromatik maddenin hidrojen siyanür ve hidroklorik asitle etkileşmesi sonucu fenol, fenol eter veya heterosiklik bileşik aldehitlerinin elde edilmesi
Gattermann-Koch reaksiyonu -  Benzen, alkilbenzenler veya polisiklik aromatik hidrokarbonların karbon monooksit ve hidroklorik asitle, aluminyum klorürün etkisiyle yüksek basınçta reaksiyonu. Bakır(I)klorürün ortama eklenmesiyle reaksiyon atmosferik basınçta yürür.
Gattermann-Koch reaksiyonu -  Benzen, alkilbenzenler veya polisiklik aromatik hidrokarbonların karbon monooksit ve hidroklorik asitle, alüminyum klorürün etkisiyle yüksek basınçta reaksiyonu. Bakır(I)klorürün ortama eklenmesiyle reaksiyon atmosferik basınçta yürür.
Gauss dağılımı -  Merkezi değerden küçük sapmaların büyük sapmalara göre daha sıklıkla gözlendiği ve pozitif ve ne- gatif yöndeki sapmaların eşit frekansta meydana geldiği dağılımdır. Bu tip dağılımlara analitik sonuçlardaki rastgele hataların sonucunda, bir monokromatörün fokal düzlemdeki bir dedektörün çıkışında ve bir kromatografik kolondan bir analitin geçmesi sırasında karşılaşılır.
Gay—Lussac yasası -  Sabit sıcaklık ve basınç altında ölçüm yapıldığında, bir kimyasal tepkimede kullanılan veya oluşturulan gazların hacimleri arasında basit oranlar bulunduğunu belirten yasa.
gaz -  Bir özdeğin moleküllerinin özgürce ötelenme devinimi yapabildikleri, sınır yüzeyi olmayan evre.
gaz -  Bulunduğu ortamı tamamen dolduran, moleküllerinin serbestçe hareket edebildiği, maddenin durumu. Kritik sıcaklığın altında bulunan gaz, buhar olarak adlandırılır.
gaz ağartımı -  Kükürt dioksit veya klor gazı ile ağartma.
gaz balonu -  Gazları tartmakta kullanılan bir veya daha çok boyunlu küresel cam kap.
gaz balonu -  Gazları tartmakta kullanılan bir veya daha çok boyunlu küresel cam kap.
gaz boşluğu -  Katılaştırma işleminde gaz kabarcıklarımn ortamda kalmasıyla oluşan boşluklar.
gaz duyarlı prob -  Analit çözeltisinden bir hidrofobik zar ile ayrılan indikatör/referans elektrot sistemi. Zar, bir gaz için geçirgendir; iç çözeltinin bileşimi ve böylece de potansiyeli analit çözeltisindeki gaz derişimi ile orantılıdır.
gaz elektrodu -  Genellikle çok ince öğütülmüş metalden yapılan, yüzeyinde gazı tutan ve bir çözeltiye daldırıldığında tersinir elektrot olarak davranan bir elektrot.
gaz elektrodu -  Genellikle çok ince öğütülmüş metalden yapılan, yüzeyinde gazı tutan ve bir çözeltiye daldırıldığında tersinir elektrot olarak davranan bir elektrot.
gaz kromatografisi -  Gaz halinde bir hareketli fazın ve sıvı halde (GLC) veya katı halde (GSC) bir durgun fazın kullanıldığı yöntemler.
gaz kromatografisi -  Gaz hâlinde bir hareketli fazın ve sıvı hâlde (GLC) veya katı hâlde (GSC) bir durgun fazın kullanıldığı yöntemler.
gaz üretim şişesi -  Laboratuvarlarda gaz üretmede kullanılan düzenek. Kipp aygıtı bunlardan birisidir.
gaz yakıt -  Yakarak ısı üretiminde kullanılan gaz.
gazların kinetik teorisi -  Gazların hareketlerinde gözlenen düzenliliği açıklamak üzere geliştirilmiş bir teoridir. Buna göre 1. Gaz molekül ya da taneciklerin hacmi, gazın içinde bulunduğu kabın hacmi yanında ihmal edilecek kadar azdır. 2. Bütün gaz molekülleri sürekli hareket halindedir, birbirleriyle ve de bulundukları kabın çeperleriyle çarpışırlar. 3. Bir gazın ortalama kinetik enerjisi sıcaklıkla doğru orantılıdır. 4. Gaz molekülleri arasında çekim kuvvetleri ihmal edilebilir düzeydedir.
geçici patent -  Esas patent verilinceye kadar geçen sürede, geçici korumayı sağlamak için yapılan patent başvurusu.
geçici sertlik -  Sudaki kalsiyum ve magnezyum bikarbonat tuzlarından ileri gelen ve kaynatma ile azalan sertlik.
geçimlilik -  iki ilacın, kimyasal, fiziksel veya terepatik yollarla reaksiyona girmemesi hâlini ifade eder.
geçirgen -  Işınların geçişine imkân veren madde. Örnek cam, kaya tuzu, irice metaller vs.
geçirgenlik -  Bir numuneden geçen ışın şiddetinin (I), numune üzerine düşen ışın (I0) şiddetine oranı, T = I/ I0Bir numuneden geçen ışın şiddetinin (I), numune üzerine düşen ışın (I0) şiddetine oranı, T = I/ I0Bir numuneden geçen ışın şiddetinin (I), numune üzerine düşen ışın (I0) şiddetine oranı, T = I/ I0Bir numuneden geçen ışın şiddetinin (I), numune üzerine düşen ışın (I0) şiddetine oranı, T = I/ I0Bir numuneden geçen ışın şiddetinin (I), numune üzerine düşen ışın (I0) şiddetine oranı, T = I/ I0
geçirgenlik özelliği -  Işınları geçirme özelliği. Ömek; cam görünür ışığı, kaya tuzu görünür ve UV ışınımları, Beyaz flerit (White fluorite) IR, GB, UV ışınlarını, parafin hertzian ışınları, ince metaller gama ışınlarını geçirir.
geçirmez -  Su veya hava geçirmez, kapalı.
geçiş -  Bir durum, faz veya biçimden diğerine değişim
geçiş elementleri -  Kısmen dolu d kabuğuna sahip elementlere verilen genel isim.
geçiş pH aralığı -  Bir asit/baz indikatörünün renginin saf asit renginden konjüge bazının rengine dönüştüğü asitlik aralığı (genellikle yaklaşık 2pH birimi veya pKa +- aralığı).
geçiş potansiyeli -  Bir yükseltgenme / indirgeme indikatörünün indirgenmiş şeklinin renginin yükseltgenmiş şeklinin rengine dönüştüğü potansiyel aralığı.
geçiş süresi -  Potansiyel-zaman eğrilerinde elektrot tepkimesi veren iyon türü derişiminin sıfıra yaklaşmasıyla potansiyelin hızla değiştiği süre.
gelişi güzel hata -  bk. belirsiz hata
gelişigüzel kopolimer -  bk. kopolimer
geliştirici -  1. Mayayı harekete geçirmek ve şişirmeyi artırmak için una katılan nişasta ve tuz karışımı (fosfatlar). 2. Karoten nedeniyle oluşan rengi ağartma veya maskelemek için una, katılan, beyazlatıcı veya renk giderici (persülfatlar gibi) tepkenler.
geniş spektrumlu antibiyotik -  Etki alanı fazla olan antibiyotik.
genleşme -  Sıcaklığın veya dış basıncın değişmesine bağlı olarak bir cismin boyutlarının büyümesi.
gerçek gaz -  Düşük sıcaklık ve/veya yüksek basınçlarda gazların aralarındaki çekim kuvvetleri ve hacimleri ihmal edilemez olduğunda ideal hâlden sapan gaz.
gerginlik -  Gerici, çekici, bir kuvvet etkisinin neden olduğu durum.
gerginlik -  Gerilme sonucu şekli değişmiş olan maddedeki uzunluk, alan veya hacmin gerilme öncesi değerine oranı
geri döndürme -  1. Damıtma kulelerinin tepe ürününü zenginleştirmek ve kulenin tepe sıcaklığını denetlemek için ürünün geriye kuleye yollamnası. 2. Organik Kimya’da, herhangi bir karışımın geri soğutucu altında kaynatılması.
geri saçılım -  Işık veya çekirdek partiküllerin 900’den daha büyük açılarla sapması.
geri titrasyon -  Titrasyon işleminde, çözeltiye eşdeğerlik noktasını aşacak şekilde standart çözelti ekleyip tepkimeye girmemiş olan standart çözelti miktarını ikinci bir standart çözelti ile bulma işlemi.
geri titrasyon -  Titrasyon işleminde, çözeltiye eşdeğerlik noktasını aşacak şekilde standart çözelti ekleyip tepkimeye girmemiş olan standart çözelti miktarını ikinci bir standart çözelti ile bulma işlemi.
gerilim -  (Derleme.. gerilme) Konuşmada bir sesin meydana gelmesi için ses kirişlerinin gerginleşmesi (1. evre gerilim, 2. evre oluşum, 3. evre çözülüm) .
gerilim -  1. İki durum ya da konum arasındaki potansiyel farkının neden olduğu etki. 2. Akım geçen bir devrede iki nokta arasında ölçülen potansiyel farkı. Voltaj veya elektromotorkuvvet yerine kullamlır.
gerilme - 
gerilme -  Bir nesnenin boyutlarının değişmesine yol açan birim alan başına uygulanan kuvvet.
gerilme direnci -  Kırılma noktasına kadar uygulanan çekme hareketine karşı gösterilen direnç. Bazı malzemelerin kg/mm2 cinsinden gerilme dirençleri; çelik 50-100; bakır 20-50; ipek iplik 35-44, pamuk iplik 28-44, kauçuk 15-20’dir.
gerilme direnci -  Kırılma noktasına kadar uygulanan çekme hareketine karşı gösterilen direnç. Bazı malzemelerin kg/mm2 cinsinden gerilme dirençleri; çelik 50—100; bakır 20-50; ipek iplik 35-44, pamuk iplik 28—44, kauçuk 15-20’dir.Kırılma noktasına kadar uygulanan çekme hareketine karşı gösterilen direnç. Bazı malzemelerin kg/mm2 cinsinden gerilme dirençleri; çelik 50—100; bakır 20-50; ipek iplik 35-44, pamuk iplik 28—44, kauçuk 15-20’dir.Kırılma noktasına kadar uygulanan çekme hareketine karşı gösterilen direnç. Bazı malzemelerin kg/mm2 cinsinden gerilme dirençleri; çelik 50—100; bakır 20-50; ipek iplik 35-44, pamuk iplik 28—44, kauçuk 15-20’dir.Kırılma noktasına kadar uygulanan çekme hareketine karşı gösterilen direnç. Bazı malzemelerin kg/mm2 cinsinden gerilme dirençleri; çelik 50—100; bakır 20-50; ipek iplik 35-44, pamuk iplik 28—44, kauçuk 15-20’dir.
gerilme ölçer -  Yüzey gerilimi ölçen alet.
germanyum -  Simgesi Ge, atom numarası 32, atom kütlesi 72,59 g, yoğunluğu 5,36 g/mL, e.n. 958,5, k.n. 2700 °C olan , doğal olarak nadir bulunan, çok az miktarda argirodit ve germanitte gözlenen, değerliği 2 ve 4 olan, yarı iletkenlerde, alüminyum alaşımının güçlendirilmesinde, mağnezyum alaşımının sertleştirilmesinde kullanılan bir element.
germanyum -  Simgesi Ge, atom numarası 32, atom kütlesi 72,59 g, yoğunluğu 5,36 g/mL, e.n. 958,5 oC, k.n. 2700 oC olan , doğal olarak nadir bulunan, çok az miktarda argirodit ve germanitte gözlenen, değerliği 2 ve 4 olan, yarı iletkenlerde, alüminyum alaşımının güçlendirilmesinde, magnezyum alaşımının sertleştirilmesinde kullanılan bir element.Simgesi Ge, atom numarası 32, atom kütlesi 72,59 g, yoğunluğu 5,36 g/mL, e.n. 958,5 oC, k.n. 2700 oC olan , doğal olarak nadir bulunan, çok az miktarda argirodit ve germanitte gözlenen, değerliği 2 ve 4 olan, yarı iletkenlerde, alüminyum alaşımının güçlendirilmesinde, magnezyum alaşımının sertleştirilmesinde kullanılan bir element.Simgesi Ge, atom numarası 32, atom kütlesi 72,59 g, yoğunluğu 5,36 g/mL, e.n. 958,5 oC, k.n. 2700 oC olan , doğal olarak nadir bulunan, çok az miktarda argirodit ve germanitte gözlenen, değerliği 2 ve 4 olan, yarı iletkenlerde, alüminyum alaşımının güçlendirilmesinde, magnezyum alaşımının sertleştirilmesinde kullanılan bir element.Simgesi Ge, atom numarası 32, atom kütlesi 72,59 g, yoğunluğu 5,36 g/mL, e.n. 958,5 oC, k.n. 2700 oC olan , doğal olarak nadir bulunan, çok az miktarda argirodit ve germanitte gözlenen, değerliği 2 ve 4 olan, yarı iletkenlerde, alüminyum alaşımının güçlendirilmesinde, magnezyum alaşımının sertleştirilmesinde kullanılan bir element.
Gibbs fonksiyonu -  Gibbs termodinamik potansiyeli, G=U+PV-TS= H-TS, U:iç enerj, P:basınç, V:hacim, T:termodinamik sıcaklık, S: entropi, H: entalpi (ısı kapsamı). Sabit sıcaklık ve basınçta, G'nin değişimi yapılan işin bir ölçüsüdür.
Gibbs fonksiyonu -  Gibbs termodinamik potansiyeli, G=U+PV—TS= H—TS, U:iç enerj, P: basınç, V:hacim, termodinamik sıcaklık, S: entropi, H: entalpi (ısı kapsamı). Sabit sıcaklık ve basınçta, G’nin değişimi yapılan işin bir ölçüsüdür.
girdap -  Merkezkaç kuvvetinin hâkim olduğu akış.
girginlik -  bk. nüfuz etme
girişim spektrumu -  Çok ince bir filimdeki gibi, ışığın girişiminden sonuçlanan bir spektrum.
girişimler -  Bir analizin dayandığı sinyale etki eden türler.
glauberit -  Kalsiyum sodyum sülfat, CaSO4.Na2SO4.
glauberit -  Kalsiyum sodyum sülfat, CaSO4.Na2SO4. Kalsiyum sodyum sülfat, CaSO4.Na2SO4. Kalsiyum sodyum sülfat, CaSO4.Na2SO4. Kalsiyum sodyum sülfat, CaSO4.Na2SO4.
glikoz şurubu -  Mısır nişastasının asitler veya enzimlerle hidrolizinden elde edilen D—glikoz, maltoz ve maltodekstrin karışımı. Gıda endüstrisinde tatlılaştırıcı olarak kullanılır. Bileşiminde katı madde en az %70, D—glikoz en az %20 olmaııdır.
glioksal -  e.n. 15 °C, k.n. 50 °C olan renksiz, nem çekici katı veya sıvı halde bulunan, suda çözünen, dericilikte, tekstil endüstrisinde kullanılan bir madde.
glioksal -  e.n. 15 oC, km. 50 oC olan renksiz, nem çekici katı veya sıvı hâlde bulunan, suda çözünen, dericilikte, tekstil endüstrisinde kullanılan bir madde,
glioksalin -  bk. imidazolon
glioksalin -  bk. imidazolon
gliptal vernik -  Gliserol ve organik asitlerden yapılan sentetik reçinenin çözeltisi.
gliptal vernik -  Gliserol ve organik asitlerden yapılan sentetik reçinenin çözeltisi.
gliseril -  Propenil, 1,2,3-propanetril radikali. Diğer yapıları şunlardır; Gliseril aldehit: Gliseraldehit, Gliseril hidroksit: Gliserol, Gliseril laurat: trilaurin.
gliseril -  Propenil, ], 2, 3-propanetril radikali. Diğer yapıları şunlardır; Gliseril aldehit: Gliseraldehit, Gliseril hidroksit: Gliserol, Gliseril laurat: trilaurin.
gliseril diasetat -  bk. diasetin
gliseril diasetat -  bk. diasetin
gliserin -  bk. gliserol
gliserin -  Formülü C3H5(OH)3 olan plastik, patlayıcı, boya, kozmetik vb. sanayilerinde kullanılan bir poli alkol.Formülü C3H5(OH)3 olan plastik, patlayıcı, boya, kozmetik vb. sanayilerinde kullanılan bir poli alkol.Formülü C3H5(OH)3 olan plastik, patlayıcı, boya, kozmetik vb. sanayilerinde kullanılan bir poli alkol.
gliserin distearat -  Formülü C17H35(COOH)2C3H5OH, e.n. 29,1 °C olan soğuk alkol ve eterde çok az çözünen, sıcak organik çözücülerde çözünen bir digliserit.
gliserin distearat -  Formülü C17H35(COOH)2C3H5OH, e.n. 29,1 oC olan soğuk alkol ve eterde çok az çözünen, sıcak organik çözücülerde çözünen bir digliserit.Formülü C17H35(COOH)2C3H5OH, e.n. 29,1 oC olan soğuk alkol ve eterde çok az çözünen, sıcak organik çözücülerde çözünen bir digliserit.Formülü C17H35(COOH)2C3H5OH, e.n. 29,1 oC olan soğuk alkol ve eterde çok az çözünen, sıcak organik çözücülerde çözünen bir digliserit.
gliserin mono asetat -  bk. asetin
gliserin mono asetat -  bk. asetin
gliserin triasetat -  Formülü (C17H35COO)2C3H5 olan doymuş bir trigliserit.
gliserin triasetat -  Formülü (C17H35C00)2C3H5 olan doymuş bir trigliserit.Formülü (C17H35C00)2C3H5 olan doymuş bir trigliserit.Formülü (C17H35C00)2C3H5 olan doymuş bir trigliserit.
gliserol fosfat -  PO4.C3H5(OH)2 radikali içeren gliserol fosforik asitin bir tuzu.
gliserol fosfat -  PO4.C3H5(OH)2 radikali içeren gliserol fosforik asitin bir tuzu.PO4.C3H5(OH)2 radikali içeren gliserol fosforik asitin bir tuzu.PO4.C3H5(OH)2 radikali içeren gliserol fosforik asitin bir tuzu.
gliserol fosforik asit -  Renksiz, kokusuz, su ve alkolde çözünen, yanıcı, gliserofosfatların üretiminde kullanılan, Lesitinlerin ve sinir dokularının yağımsı bir sıvı bileşeni.
gliserol fosforik asit -  Renksiz, kokusuz, su ve alkolde çözünen, yanıcı, gliserofosfatların üretiminde kullanılan, Lesitinlerin ve sinir dokularının yağımsı bir sıvı bileşeni.
göç -  Herhangi bir kuvvetin etkisi altında belli bir yönde taneciklerin, iyonların düzgün hareketleri.
Gooch krozesi -  Analizlerde süzme amacıyla kullanılan, asbest veya camdan delikli tabanı olan bir cam veya seramik kroze.
Gooch krozesi -  Analizlerde süzme amacıyla kullanılan, asbest veya camdan delikli tabanı olan bir cam veya seramik kroze.
görüntü -  1. Bir nesnenin sureti veya tekrar meydana gelmesi. 2. lşınların etkisi veya mercek vasıtasıyla meydana
görünür ışın -  İnsan gözünün görebildiği elektromagnetik spektrumun bir kısmı (340-780 mm).
gossipol -  Pamuk çiğitinin zararlı bileşiği, doğal polifenol.
gossipol -  Pamuk çiğitinin zararlı bileşiği, doğal polifenol.
gösterim -  Organik bileşiklerin yapısal özelliklerini göstermek için, sayılar ve sembollerin kullanıldığı bir sistem.
gözenek -  Yaprak dokusunda bitkilerin gaz alışverişini sağlayan, klorofil içeren iki hücrenin aralarında açıklık bırakarak oluşturdukları yapı.
gözenekli cam kroze -  Gözenekli cam bir diski bulunan süzme krozesi; sinterlenmiş cam kroze adını da alır.
gözenekli platin -  Amonyum kloroplatinatın ısıtılmasından elde edilen, yüzeyinde ufak delikler bulunan yumuşak platin, platinlenmiş asbest.
gözeneklilik -  Katılarda mikrogözenek (2 nm den küçük), mezogözenek (2—50 nm arası) ve makro gözenek (50 nm’den büyük) olmak üzere üç tür gözeneklilik vardır. Mikrogözenek ve mezogözenek katının gaz adsorpsiyonu ile tayin edilebilir. Makrogözeneklilik ise katının içerisine basınçlı cıva göndererek ve Laoplace eşitliğini kullanarak tespit edilebilir.
gözlem -  1. Olayların bilimsel olarak incelenmesindeki ilk basamak. 2. Olaylaırn oluşum ve gelişimini gözle ya da bir cihazla izleme ve izlenimleri kayıt etme.
graf -  1.Fotoğraf kelimesinde olduğu gibi resimsel kaydı belirten. 2.Spektrografda olduğu şekilde mekanik kayıt yapan alete işaret eden bir son ek.
graf -  1. Fotoğraf kelimesinde olduğu gibi resimsel kaydı belirten. 2. Spektrografda olduğu şekilde mekanik kayıt yapan alete işaret eden bir son ek.
grafik - 
grafik -  Değişkenler arasındaki ilişkiyi göstermeye yarayan çizgisel anlatım şekli.
grafit -  Parlak, kara renkli, altıgen örütlü, doğal ya da yapay olarak elde edilebilen bir karbon ayrıbiçimi.
grafit -  Parlak siyah renkli, yumuşak, altıgen prizma örgülü, iletken karbon kristali.
gram -  Spektrogramda olduğu gibi, mekanik bir kaydı belirten son ek.
gram -  Spektrogramda olduğu gibi, mekanik bir kaydı belirten son ek.
gram atom -  Atom gram ,eski bir terim olup, bugün kullanılmamaktadır. Gram cinsinden bir elementin atom kütlesi. Oksijenin gram atom kütlesi 15,994 gramdır..
gram atom -  Atom gram ,eski bir terim olup, bugün kullanılmamaktadır. Gram cinsinden bir elementin atom kütlesi. Oksijenin gram atom kütlesi 15,994 gramdır.
Gram boyaları -  100 mL suda 15 mL anilin, 7 mL doymuş metil viyole alkol çözeltisi, 10 mL mutlak alkol karışımının çözülmesiyle hazırlanan ve bakteriyolojide kullanılan çözeltiler.
Gram iyot çözeltisi -  1 kısım iyot ve 2 kısım potasyum iyodürün 200 kısım sudaki çözeltisinden ibaret bir mikroskobik boya.
Gram-negalif, -pozitif -  Gram boyası ile boyanamayan bakterilere Gram-negatif bakteri, boyanabilen bakterilere Gram-pozitif bakteri adı verilir.
Gram-negatif, -pozitif -  Gram boyası ile boyanamayan bakterilere Gram-negatif bakteri, boyanabilen bakterilere Gram-pozitif bakteri adı verilir.
grating -  bk. optik ağ
grating -  bk. optik ağ
gravimetrik analiz -  Karışımlardaki maddeleri çeşitli reaktiflerle çöktürüp, ayırdıktan sonra tartarak miktarlarını belirleme yöntemi.
gravimetrik analiz -  Karışımlardaki maddeleri çeşitli reaktiflerle çöktürüp, ayırdıktan sonra tartarak miktarlarını belirleme yöntemi.
gravimetrik faktör -  Bir gravimetrik analizde, analit ile çökelek arasındaki stokiyometrik oran.
gravimetrik titrimetri -  Titrantın derişiminin çözeltinin gramı başına milimol olarak ifade edildiği titrasyonlar.
gravimetrik titrimetri -  Titrantın derişiminin çözeltinin gramı başına milimol olarak ifade edildiği titrasyonlar
greyfurt -  Turunçgiller (Rutaceae) familyasından, ülkemizin Akdeniz kıyılarında meyveleri için kültürü yapıları, her dem yeşil bir bitki.
greyfurt -  C vitamini içeriği yüksek bir meyve.
guanidin -  Guaninin oksidasyonu ile oluşan ürün. Paratiroit bezi ile düzenlenir.
guanidin -  Suda ve kuvvetli bazlarda kolayca çözünen ,amidokarbonik asidin amidi
gübre -  Bitkileri beslemek için toprağa katılan ve N, P, K gibi temel besleyicilerden ve/veya Ca, Mg gibi ikincil elementlerden bir veya birkaçını içeren suda çözünür özellikli bileşik veya karışım.
güç -  Bir iş veyaenerjinin transfer edilme hızı, birimi J.S-1 (wat).
güldürücü gaz -  Diazot oksit, N2O.
gümüş -  Sembolü Ag, atom kütlesi 107,88 g, atom numarası 47, yoğunluğu 10,50 g/mL, e.n. 960,5 oC, nitrik asit ve sıcak derişik sülfürik asitte çözünen, hidroklorik asit, soğuk sülfürik asitte çözünmeyen, bir değerlikli olup takılarda, para yapımında ve aletlede kullanılan, tuzlarından fotoğrafçılıkta ve ilaçlarda yararlanılan beyaz bir metal. Tuzlarından sadece gümüş nitrat ve gümüş asetat suda çözünür, cıva iIe amalgam yapar.
gümüş-gümüş klorür elektrot -  AgCl(k) + e- Ag(k) + Cl- yarı—reaksiyonuna dayanan, doymuş gümüş klorür çözeltisine daldırılmış gümüş klorürle kaplı, yaygın olarak kullanılan bir gümüş elektrot.
güneş gazı -  Hidrojen, helyum, karbondioksit gibi güneşin gaz hâlindeki bileşenleri.
güneş pili -  Güneş enerjisini elektrik veya ısı enerjisine dönüştüren alet.
gürültü -  Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal.
güven aralığı -  Belirli bir olasılık seviyesinde, gerçek ortalamanın deneysel ortalama civarında bulunduğu aralık.
güven sınırları -  Güven aralığının sınır değerleri.
Haber, Fritz -  (1868-1934) Kendi adı ile anılan katalitik süreç ile azot ve hidrojenden amonyak sentezleyerek 1918 yılında Nobel ödülü kazanan Alman kimyacı.
hacim değişimi -  Maddelerin sıcaklık ve basınç gibi dış etkenlerle hacimlerindeki değişmeler. Bir gazın hacmi basınç ve sıcaklıkla oldukça değişirken sıvı ve katılardaki değişme azdır. Termodinamikte sistemlerin entropi serbest entalpi gibi bazı termodinamik özelliklerindeki değişmeler, hacim değişimi gibi hâl değişkenlerindeki değişime bağlı olarak incelenir.
hacim değişimi -  Maddelerin sıcaklık ve basınç gibi dış etkenlerle hacimlerindeki değişmeler. Bir gazın hacmi basınç ve sıcaklıkla oldukça değişirken sıvı ve katılardaki değişme azdır. Termodinamikte sistemlerin entropi serbest entalpi gibi bazı termodinamik özelliklerindeki değişmeler, hacim değişimi gibi hâl değişkenlerindeki değişime bağlı olarak incelenir.
hacimce yüzde -  Çözünen hacminin, çözeltisinin hacmine oranının yüz ile çaıpımı. Başka bir deyişle 100 ml çözeltide çözünenin hacmi olarak verilen derişim, Örneğin % 25’lik alkol, 25 mL alkol ile 75 mL suyun karıştırılması ile elde edilir.
hacimce yüzde -  Çözünen hacminin, çözeltisinin hacmine oranının yüz ile çaıpımı. Başka bir deyişle 100 ml çözeltide çözünenin hacmi olarak verilen derişim, Örneğin % 25’lik alkol, 25 mL alkol ile 75 mL suyun karıştırılması ile elde edilir.
hadronlar -  Mezonlar ve baryonlar olmak üzere iki sınıfa ayrılan, şiddetli kuvvet etkileşimi yapan atom altı parçacıklar. Mezonların kütlesi elektron kütlesi ile proton kütlesi arasındadır. Baryonların kütlesi ise proton kütlesine eşit veya daha büyüktür. Proton ve nötronlar, diğer bazı parçacıklar gibi bu gruba dahildir. Günümüzde hadronların kuark adı verilen daha temel birimlerden oluştuğuna inanılmaktadır.
hadronlar -  Mezonlar ve baryonlar olmak üzere iki sınıfa ayrılan, şiddetli kuvvet etkileşimi yapan atom altı parçacıklar. Mezonların kütlesi elektron kütlesi ile proton kütlesi arasındadır. Baryonların kütlesi ise proton kütlesine eşit veya daha büyüktür. Proton ve nötronlar, diğer bazı parçacıklar gibi bu gruba dâhildir. Günümüzde hadroların kuark adı verilen daha temel birimlerden oluştuğuna inanılmaktadır.
hadronlar -  Mezonlar ve baryonlar olmak üzere iki sınıfa ayrılan, şiddetli kuvvet etkileşimi yapan atom altı parçacıklar. Mezonların kütlesi elektron kütlesi ile proton kütlesi arasındadır. Baryonların kütlesi ise proton kütlesine eşit veya daha büyüktür. Proton ve nötronlar, diğer bazı parçacıklar gibi bu gruba dâhildir. Günümüzde hadroların kuark adı verilen daha temel birimlerden oluştuğuna inanılmaktadır.
hafniyum -  Simgesi Hf , atom numarası 72, yoğunluğu 13,1 g/mL, e.n. 2200 °C, k.n. 5400 °C’den fazla olan, periyodik cetvelin karbon grubunda (IVA) bulunan, su soğutmalı nükleer reaktörlerde kontrol çubuğu, ampuller için fitil, elektrot ve özel camların üretiminde kullanılan, gri kristaller halinde bir metalik element.
Hahn, Otto -  Radyoaktif elementlerin parçalanması ve zincir reaksiyonlarının prensipleri konularındaki çalışmalarıyla 1947 yılında Nobel ödülü kazanan, 91(Pa), 94(Pu), 95(Am) ve 96 (Cm) atom numaralı elementleri keşfeden Alman kimyacı.
Hahn, Otto -  Radyoaktif elementlerin parçalanması ve zincir reaksiyonlarının prensipleri konularıdaki çalışmalarıyla 1947 yılında Nobel ödülü kazanan, 91(Pa), 94(Pu), 95(Am) ve 96 (Cm) atom numaralı elementleri keşfeden Alman kimyacı.
hahniyum -  105 atom numaralı, izotopları çok kısa yarı ömürlü kararsız çekirdekler olan elementin resmi olmayan adı
hahniyum -  105 atom numaralı, izotopları çok kısa yan ömürlü kararsız çekirdekler olan elementin resmî olmayan adı.
hakiki izleyici -  Bir kimyasal veya fiziksel işlemde verilen eser miktardaki element için uygun bir formda doğal olarak bulunan bir izotop.
hakiki izleyici -  Bir kimyasal veya fiziksel işlemde verilen eser miktardaki element için uygun bir formda doğal olarak bulunan bir izotop.
hal -  bk. Süreç ve İsim çekimi.
hâl -  1. Bir şeyin içinde bulunduğu şartların tümü. 2. Bir sistemin ölçülebilen bütün özellikleri arasında kurulan ve o sistemin ayırt edici olarak belirlenmesini sağlayan nicelikler. 3. Orbital, enerji seviyesi, nötral veya iyon hâlindeki atomlardaki bir elektronun durumları.
hâl -  1. Bir şeyin içinde bulunduğu şartların tümü. 2. Bir sistemin ölçülebilen bütün özellikleri arasında kurulan ve o sistemin ayırt edici olarak belirlenmesini sağlayan nicelikler. 3. Orbital, enerji seviyesi, nötral veya iyon hâlindeki atomlardaki bir elektronun durumları.
hâl değişimi -  Bir sistemde bulunan maddelerin hâlini belirleyen sıcaklık, basınç gibi şiddet faktörlerindeki değişme ile maddelerin fiziksel özelliklerindeki değişime
hâl değişimi -  Bir sistemde bulunan maddelerin hâlini belirleyen sıcaklık, basınç gibi şiddet faktörlerindeki değişme ile maddelerin fiziksel özelliklerindeki değişime
hal fonksiyonu -  Bir sistemin mevcut durumunun ara haller ne olursa olsun yalnız ilk (X1) ve son (X2) hallere bağlı olması özelliği, ΔX = X2-X1. Basınç, hacim, sıcaklık, entropi, iç enerji, entalpi, Gibbs fonksiyonu, Helmholtz fonksiyonu v.s. hal fonksiyonu iken ısı ve iş hal fonksiyonu değildir.
halazon -  p-sulfondikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz halinde, e.n. 213 °C olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.
halazon -  p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.p-sulfoudikloraminobenzoik asit, kuvvetli klor kokulu, suda çözünen, beyaz toz hâlinde, en. 213 oC olan, içme sularının sterilize edilmesinde kullanılan bir bileşik.
halka -  1.Bir halkalı yapı. 2.Atomların kapalı bir zinciri. 3.Halkalardan oluşan bir sistem.
halka -  1.Bir halkalı yapı. 2. Atomların kapalı bir zinciri. 3. Halkalardan oluşan bir sistemi
halkalı bileşik -  Yapısının bir veya daha fazla kapalı halka ile belirlendiği bir organik bileşik. Halka sayısına göre mono, bi-; tri-, veya polisiklik olabilir. Bunların üç önemli grubu bulunur: (1) alisiklik, (2) aromatik ve (3) heterosiklik (hetero halkalı).
halkalı bileşik -  Yapısının bir veya daha fazla kapalı halka ile belirlendiği bir organik bileşik. Halka sayısına göre mono, bi-; tri-, veya polisiklik olabilir. Bunların üç önemli grubu bulunur: (1) alisiklik, (2) aromatik ve (3) heterosiklik (hetero halkalı).
halkasız bileşik -  Karbon atomlarının açık zincir şeklinde düzenlendiği bir organik bileşik.
halkasız bileşik -  Karbon atomlarının açık zincir şeklinde düzenlendiği bir organik bileşik.
Hall işlemi -  Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.Boksitten Bayer işlemi ile özütlenen, Al2O3 (alümina)’den elektrolizle metalit alüminyum elde etme işlemi.
halloysit -  Kilin mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H2O9).
halloysit -  Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).Kiliu mikamsı silikat bileşeni (Al2O3.2SiO2.4H209).
halo- -  Halojen varlığını belirten ön ek.
halo- -  Halojen varlığını belirten ön ek
halojen -  Periyodik çizelgede 7A grubunda bulunan flor, klor, brom, iyot ve astatin elementlerinin genel adı.
halojen -  Periyodik çizelgede 7A grubunda bulunan flor, klor, brom, iyot ve astatin elementlerinin genel adı.
halojen -  Periyodik çizelgede 7A grubunda bulunan flor, klor, brom, iyot ve astatin elementlerinin genel adı.
halojen asitleri -  Halojenlerin hidrojenli bileşikleri, hidroflorik HF, hidroklorik HCl, hidrobromik HBr ve hidroiyodik HI asitler.
halojen asitleri -  Halojenlerin hidrojenli bileşikleri, hidroflorik HF, hidroklorik HCl, hidrobromik HBr ve hidroiyodik HI asitler
halojen asitleri -  Halojenlerin hidrojenli bileşikleri, hidroflorik HF, hidroklorik HCl, hidrobromik HBr ve hidroiyodik HI asitler
halojenlenme -  Bir organik bileşiğe halojen katma.
halojenlenme -  Bir organik bileşiğe halojen katma.
halojenlenme -  Bir organik bileşiğe halojen katma.
halojenler -  Öğeler Dizgesinin VII-A kümesindeki F, CI, Br ve I öğelerinden oluşan, baz metallerle yaptıkları tuzları , doğada bol bulunan öğeler.
halojenler -  Periyodik cetvelin VIIA Grubunda bulunan F, Cl, Br, I, At ametalik elementleri. Halojenler çok değerliklidir ve -1 (klorürler) +1 (hipokloritler), +3 (kloritler), +5 (kloratlar) ve +7 (perkloratlar) yükseltgenme basamaklıdırlar.
halojenler -  Periyodik cetvelin VIIA Grubunda bulunan F, Cl, Br, I, At ametalik elementleri. Halojenler çok değerliklidir ve -1 (klorürler) +1 (hipokloritler), +3 (kloritler), +5 (kloratlar) ve +7 (perkloratlar) yükseltgenme basamaklıdırlar.
halojenler arası bileşikler -  İyotmonoflorür gibi, halojen ailesinin elementlerinden oluşmuş bileşikler. Şartlara bağlı olarak oluşurlar (mesela, eşit hacimlerde klor ve flor, ClF oluşturur, aşırı miktarda flor ile ClF3 oluşur). İki halojenin elektronegatiflikleri arasındaki fark ne kadar büyük ise kaynama noktaları da o kadar büyük olur. Üç veya dört halojenli bileşikler bilinmektedir.
halojenler arası bileşikler -  İyotmonoflorür gibi, halojen ailesinin elementlerinden oluşmuş bileşikler. Şartlara bağlı olarak oluşurlar (mesela, eşit hacimlerde klor ve flor, ClF oluşturur, aşırı miktarda flor ile ClF3 oluşur). İki halojenin elektronegatiflikleri arasındaki fark ne kadar büyük ise kaynama noktaları da o kadar büyük olur. Üç veya dört halojenli bileşikler bilinmektedir.
halojenür -  1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad1. MX, MX2 ve MX3 (M, bir metal, X, bir halojen) şeklindeki halojen bileşikleri. 2. Halojenlerin -1 yüklü olduğu bileşiklere verilen ad
halonyum iyonu -  H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.
halonyum iyonu -  H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.H2X+ tipi halojen katyonları. H2I+ iyodonyum iyonu gibi.
halotan -  2-Bromo-2-kloro-1,1,1-trifloroetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 °C olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı.
halotan -  2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı2-Bromo-2-kloro-1,1,1—triforoetan, mol kütlesi=197,4 g, yoğunluğu 1,875 g/mL, k.n. 50 oC olan suda kısmen çözünen, tatlımsı kokulu, renksiz, uçucu, alavlenmeyen, tıpta anestetik olarak kullanılan devamlı maruz kalındığında karaciğere zarar veren bir sıvı
haloten -  Klorlanmış polietilenin ticari adı.
haloten -  Klorlanmış polietilenin ticari adı.
haloten -  Klorlanmış polietilenin ticari adı.
Halphen reaktifi -  Karbon sülfür içinde %1'lik kükürt çözeltisi. 1mL pamuk yağına 1mL Halphen reaktifi ve 1 mL pentilalkol ilave edilip 30 dakika tuzlu su banyosunda ısıtıldığında kırmızı renk gözlenir.
Halphen reaktifi -  Karbon sulfur içinde %1’1'ık kükürt çözeltisi. 1mL pamuk yağma 1mL Halphen reaktifi ve 1 mL pentilalkel ilave edilip 30 dakika tuzlu su banyosunda ısıtıldığında kırmızı renk gözlenir.
Halphen reaktifi -  Karbon sulfur içinde %1’1'ık kükürt çözeltisi. 1mL pamuk yağma 1mL Halphen reaktifi ve 1 mL pentilalkel ilave edilip 30 dakika tuzlu su banyosunda ısıtıldığında kırmızı renk gözlenir.
ham - 
ham -  Zenginleştirilmemiş, rafine edilmemiş veya olgunlaştırılmamış.
ham -  Zenginleştirilmemiş, rafine edilmemiş veya olgunlaştırılmamış.
Hamilton fonksiyonu -  Enerji denklemini dalga denklemine dönüştürmede kullanılan özel bir dönüştürme eşitliği.
Hamilton fonksiyonu -  Enerji denklemini dalga denklemine dönüştürmede kullanılan özel bir dönüştürme eşitliği
Hamilton fonksiyonu -  Enerji denklemini dalga denklemine dönüştürmede kullanılan özel bir dönüştürme eşitliği
hamlaç -  Laboratuvardalarda cam üflemede cam eğme işlemlerinde kızgın alev elde etmek için kuılanılan alet.
hamlaç -  Laboratuvardalarda cam üflemede cam eğme işlemlerinde kızgın alev elde etmek için kuılanılan alet.
hanus çözeltisi -  Doymamış yağların iyot sayılarını belirlemede kullanılan, saf asetik asit çözücüsü içinde hazırlanmış İyotmonobromür (lBr) çözeltisi.
hanus çözeltisi -  Doymamış yağların iyot sayılarını belirlemede kullanılan, saf asetik asit çözücüsü içinde hazırlanmış İyotmonobromür (lBr) çözeltisi.
hap -  Yapıştırıcı (şeker, jelatin, dekstrin, un v.s veya absorblayıcı (nişasta, süt şekeri, magnezyum karbonat, magnezyum oksit v.s.) ile ilaç karışımından yapılmış disk.
hap -  Yapıştırıcı (şeker, jelatin, dekstrin, un v.s veya absorblayıcı (nişasta, süt şekeri, magnezyum karbonat, magnezyum oksit v.s.) ile ilaç karışımından yapılmış disk.
hap -  Yapıştırıcı (şeker, jelatin, dekstrin, un v.s veya absorblayıcı (nişasta, süt şekeri, magnezyum karbonat, magnezyum oksit v.s.) ile ilaç karışımından yapılmış disk.
hapsedilmiş su -  Büyümekte olan bir kristalin içinde tutulmuş yapı ile ilgili olmayan su.
hapsedilmiş su -  Büyümekte olan bir kristalin içinde tutulmuş yapı ile ilgili olmayan su.
hapsetme -  Bir madde tarafından kuşatılmış veya hapsedilmiş durumda bulunma hali. Kristal içinde asılı kalmış yabancı madde gibi.
hapsetme -  Bir madde tarafından kuşatılmış veya hapsedilmiş durumda bulunma hâli. Kristal içinde asılı kalmış yabancı madde gibi.
hapsetme -  Bir madde tarafından kuşatılmış veya hapsedilmiş durumda bulunma hâli. Kristal içinde asılı kalmış yabancı madde gibi.
hapto adlandırma -  Halkalı pi-bağlı ligantları içeren koordinasyon bileşiklerini adlandırma sistemi.
hapto adlandırma -  Halkalı pi-bağlı ligantları içeren koordinasyon bileşiklerini adlandırma sistemi.
harbolit -  Özellikle Türkiye'de bulunan %3 bitüm ve kömürlü asfaltik tabakalar.
harbolit -  Özellikle Türkiye’de bulunan %3 bitüm ve kömürlü asfaltik tabakalar.
harbolit -  Özellikle Türkiye’de bulunan %3 bitüm ve kömürlü asfaltik tabakalar.
harmanlama -  bk. karşılaştırma
harmanlama -  Sıvı ve katı hâldeki maddelerin birbiri içinde karıştırılması.
harmanlama -  Sıvı ve katı hâldeki maddelerin birbiri içinde karıştırılması.
haşaş -  Cannabis (marijuana) veya kenevir bitkisinden elde edilen özüt. Bilinen esrardan daha derişik ve daha kuvvetlidir.
haşaş -  Cannabis (marijuana) veya kenevir bitkisinden elde edilen özüt. Bilinen esrardan daha derişik ve daha kuvvetlidir.
haslık -  Bir boyanın veya boyanmış kumaşın, hava ve ışık etkisiyle solmaya karşı direncini ifade eden terim.
haslık -  Bir boyanın veya boyanmış kumaşın, hava ve ışık etkisiyle solmaya karşı direncini ifade eden terim.
hata -  bk. aksaklık
hata -  Deneysel bir ölçüm ile onun kabul edilen değeri arasındakı fark.
hata -  Deneysel bir ölçüm ile onun kabul edilen değeri arasındakı fark.
hava gazı -  Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.Kömürün damıtılmasıyla elde edilen gaz olup, yaklaşık bileşimi şöyledir. Hidrojen %43-55; Metan %25-45; Karbonmonoksit %4-11; olefinler, asetilenler ve benzen %2-5; Azot %2-12; Karbondioksit %0-3; Oksijen %0-1,5, Yanma ısısı 18MJ/m3’dür.
havageçirmez -  Hava geçirmeyecek şeklinde sımsıkı kapalı.
hayem çözeltisi -  Kanın mikroskopik analizinde kullanılan ve 5 kısım sodyum sülfat, 1 kısım sodyum klorür, 0,5 kısım cıva(Il)klorür, 200 kısım sudan oluşan bir çözelti.
Hayne alaşımı -  870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.870 oC üstünde çalışabilecek makine rotor kanatlarının yapımında kullanılan %45 Co, %26 Cr, %15 W, %10 Ni, %0,4 C, %0,4 B bileşimli bir alaşım.
hayvan kömürü -  Sıvıların süzülmesinde, gazların absorpsiyonunda, yağ, şeker vs.nin rafine edilmesinde kullanılan, çoğunlukla kemik ve kandan yapılan, ince toz hâlindeki kömür.
hayvan kömürü -  Sıvıların süzülmesinde, gazların absorpsiyonunda, yağ, şeker vs.nin rafine edilmesinde kullanılan, çoğunlukla kemik ve kandan yapılan, ince toz hâlindeki kömür.
Hb -  bk. Hemoglobin
HDPE -  Yüksek yoğunluklu polietilen'in kısa yazılışı.
HDPE -  Yüksek yoğunluklu polietilen’in kısa yazılışı.
HDPE -  Yüksek yoğunluklu polietilen’in kısa yazılışı.
hedef - 
hedef -  Tanecik veya ışıma ile bombardımana maruz bırakılan plaka veya madde.
hedef -  Tanecik veya ışıma ile bombardımana maruz bırakılan plaka veya madde.
Heisenberg Belirsizlik İlkesi -  bk. Belirsizlik İlkesi
Heisenberg Belirsizlik İlkesi -  bk. Belirsizlik İlkesi
Heisenberg, Werner -  1933'de nobel ödülü kazanan Alman fizikokimyacı.
Heisenberg, Werner -  1933’de nobel ödülü kazanan Alman fizikokimyacı.
Heisenberg, Werner -  1933’de nobel ödülü kazanan Alman fizikokimyacı.
Heksa- -  Latincede 6’yı ifade eden önek.
Heksa- -  Latincede 6’yı ifade eden önek.
heksaboran -  Formülün B6H10, e.n. 65 °C olan suda bozunan renksiz bir sıvı,.
heksaboran -  Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.
heksaboran -  Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.Formülü B6H10, e.n. -65 oC olan suda bozunan renksiz bir sıvı.
heksadekanoik asit -  16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 °C olan , suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi.Palmitik asit.
heksadekanoik asit -  16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.16 karbonlu, renksiz iğneler şeklinde, e.n. 62 oC olan, suda çözünmeyen, sabun üretiminde kullanılan doymuş, bitkisel yağ asidi. Palmitik asit.
heksadesil -  Hekzadekandan türeyen radikal.
heksadesil -  Hekzadekandan türeyen radikal.
heksaflorosilik asit -  Formülü H2SiF6, k.n. 19 °C olan ve suda bozunan bir gaz.
heksaflorosilik asit -  Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.Formülü H2SiF6, kn. -19 oC olan ve suda bozunan bir gaz.
heksagonal kristal sistem -  bk. altı köşeli kristal sistem
heksagonal kristal sistem -  bk. altı köşeli kristal sistem
heksagonal kristal sistem -  bk. altı köşeli kristal sistem
heksahidro- -  Normalinden 6 tane daha fazla H atomu bulunmasına işaret eden ön ek.
heksahidro- -  Normalinden 6 tane daha fazla H atomu bulunmasına işaret eden ön ek.
heksahidro- -  Normalinden 6 tane daha fazla H atomu bulunmasına işaret eden ön ek.
heksahidroksi- -  Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.
Heksahidroksi- -  Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.Hegzahidroksibenzen (C6H6(OH)6)’de olduğu şekilde 6 OH grubuna işaret eden ön ek.
heksametilentetramin -  e.n. 280 °C olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe adici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.
heksametilentetramin -  en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.en. 280 oC olan, suda çözünen, renksiz kristalli, idrar yolları antiseptiği ve gaz maskelerinde fosgen gazı absorbe edici olarak kullanılan, koku giderici bir madde.
heksan -  Formlü C6H14, k.n. 69 °C olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanılan, renksiz sıvı halde bir doymuş hidrokarbon.
heksan -  Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.Formlü C6H14, k.n, 69 oC olan, kolayca alevlenebilen, suda çözünmeyen, çözücü olarak kullanilan, renksiz sıvı hâlde bir doymuş hidrokarbon.
heksoz -  Glukoz gibi 6 karbon atomu içeren, bitki ve hayvanlarda yaygın olarak bulunan, her biri D, L ve DL olmak üzere 3 optik izomere sahip olan karbohidrat (monosakkarit).
heksoz -  Glikoz gibi 6 karbon atomu içeren, bitki ve hayvanlarda yaygın olarak bulunan, her biri D, L ve DL olmak üzere 3 optik izomere sahip olan karbohidrat (monosakkarit).
heksoz -  Glikoz gibi 6 karbon atomu içeren, bitki ve hayvanlarda yaygın olarak bulunan, her biri D, L ve DL olmak üzere 3 optik izomere sahip olan karbohidrat (monosakkarit).
hektar -  On bin metrekarelik ya da on dönümlük alan ölçüsü birimi.
hektar -  Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.
hektar -  Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.Metrik sistemde bir alan birimi (ha). 1 hektar = 100 ar = 10000m3.
hekto -  SI sisteminde 102 katın ön eki (h).
hekto -  SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)
hekto -  SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)SI sisteminde 102 katın ön eki (h)
hekzafluorosilisik asit -  bk. hidrofluosilisilik asit
hekzafluorosilisik asit -  bk. hidrofluosilisilik
hekzafluorosilisik asit -  bk. hidrofluosilisilik
hekzahidrobenzen -  bk. siklohegzan
hekzahidrobenzen -  bk. sikloheksan
hekzahidrobenzen -  bk. sikloheksan
heliantin -  Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H, sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kırmızı boyarmadde.
heliantin -  Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.Dimetilaminoazobenzensülfonik asit, Me2NC6H4N=NC6H4SO3H sodyum tuzu metiloranj olarak adlandırılan bir kımnzı boyarmadde.
helisin -  e.n. 170-175 °C olan salisilaldehit glukoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz kristal yapılı madde.
helisin -  e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.e.n 170-175 oC olan salisilaldehit glikoz, salisinin yükseltgenme ürünü, suda çözünen, renksiz Kristal yapılı madde.
helyum -  Simgesi He , atom numarası 2, k.n. -270 °C, e.n. -272 °C olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K'de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.
helyum -  Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.Simgesi He , atom numarası 2, e.n. -270 oC, e.n. —272 oC olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan renksiz bir gaz ve element. 2,2 K’de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir.
hem -  Yunanca kan anlamına gelen ön ek.
hem -  Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.Formülü C34H33O4N4FeOH olan yapısı hematine benzeyen bir Fe(II) kompleksi. Hemoglobinin ve bazı enzimlerin bir parçası.
hematit -  Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.
hematit -  Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.Demir ve çelik üretiminde kullanılan kırmızı demir cevheri, Fe2O3. Hemetit çeşitleri: Kahverengi hematit: Hidrate hematit, limonit Kırmızı hematit: Kidney cevheri, doğal Fe2O3.
hematoloji -  (Yun. haima: kan; logos: bilim) Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı.
hematoloji -  Kanı ve kan hastalıklarını inceleyen bilim dalı.
hemo- -  Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi.
hemo- -  Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi.
hemo- -  Kana işaret eden ön ek, hemosiyanin, hemoglobin gibi.
hemoglobin -  (Yun. haima: kan; globus: yuvarlak) Hematin ve globinin birleşmesiyle meydana gelmiş ve omurgalı hayvanların alyuvarlarında bulunan, bileşiminde demir olan, oksijen ve karbondioksit taşıyan kırmızı solunum pigmenti.
hemoglobin -  Mol kütlesi 65000 g civarında olan, her bir hemoglobin molekülüne bağlı 4 protein zincirinden oluşan, kanda oksijen taşıyıcı olarak görev yapan, omurgalı canlılarin kırmızı kan hücrelerindeki bir renkli protein
hemoglobin -  Mol kütlesi 65000 g civarında olan, her bir hemoglobin molekülüne bağlı 4 protein zincirinden oluşan, kanda oksijen taşıyıcı olarak görev yapan, omurgalı canlılarin kırmızı kan hücrelerindeki bir renkli protein
hemoliz -  Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobini serbest bırakarak bozunması.
hemoliz -  Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobini serbest bırakarak bozunması.
hemoliz -  Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobini serbest bırakarak bozunması.
Henderson-Hasselbach eşitliği -  Tampon pH’sını zayıf asit ve baz derişimlerinden hesaplamaya yarayan bir eşitlik.
Henderson-Hasselbach eşitliği -  Tampon pH’sını zayıf asit ve baz derişimlerinden hesaplamaya yarayan bir eşitlik.
henry -  İndüktans (eyletme) SI birimi, H. 1H=1,1126x10-12 esu=109 emu.
henry -  indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.
henry -  indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.indüktans (eyletme) Sl birimi, H. 1H = 1,1126x10-12 esu=109 emu.
Henry H. Joseph -  (1797—1878) Manyetizma alanında çalışan Amerikalı fizikçi.
Henry H. Joseph -  (1797—1878) Manyetizma alanında çalışan Amerikalı fizikçi.
Henry yasası -  Sabit sıcaklıkta bir sıvıda çözünen gaz miktarı, sıvı üstündeki gazın basıncı ile doğru orantılıdır, şeklindeki gaz çözünürlük kanunu.
Henry yasası -  Sabit sıcaklıkta bir sıvıda çözünen gaz miktarı, sıvı üstündeki gazın basıncı ile doğru orantılıdır, şeklindeki gaz çözünürlük kanunu.
Henry, H. Joseph -  (1797-1878) Manyetizma alanında çalışan Amerikalı fizikçi.
heparin -  Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde.
heparin -  Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde.
heparin -  Evcil hayvanların ak ve kara ciğerlerinden elde edilen ve kanın pıhtılaşmasını önleyen madde.
hepta -  7 defa.
hepta -  7 defa.
hepta -  7 defa.
heptadekan -  Formlü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.
heptadekan -  Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.
heptadekan -  Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.Formülü C17H36 olan doymuş bir hidrokarbon. Dioktilmetan.
heptan -  Formülü C7H16 , k.n.95°C olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.
heptan -  Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.Formülü C7H15, k.n.95 oC olan , suda çözünmeyen, kolaylıkla alevlenebilen doymuş sıvı bir hidrokarbon.
heptozlar -  7 karbon atomlu şekerler.
heptozlar -  7 karbon atomlu şekerler.
herbisitler -  bk. bitki öldürücüler
herbisitler -  bk. bitki üldürücüler
hermalin -  Türkiye ve Güney Rusya'da yetişen Peganum harmala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 °C olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.
hermalin -  Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.Türkiye ve Güney Rusya’da yetişen Peganum hannala (Rutacease) bitkisinin tohumlarından elde edilen, e.n. 238 oC olan ve suda kısmen çözünen, tıpta antihelmintik olarak kullanılan renksiz bir alkaloit.
Hess yasası -  Bir kimyasal tepkimede açığa çıkan veya soğutulan net ısı miktarının, her bir basamağın ısı miktarı toplamına eşit olduğu şeklinde ifade edilebilen sabit ısıların toplanabilirliği yasası
Hess, Germain Henri -  (1802-1850) Termokimyanın kurucusu. 1840 Alman doğumlu Rus Kimyacı.
Hess, Germain Henri -  Termokimyanın kurucusu. 1840 Alman doğumlu Rus kimyacı.
hetamin -  Kan hemoglobininin yükseltgenme ürünü.
hetamin -  Kan hemoglobininin yükseltgenme ürünü.
hetamin -  Kan hemoglobininin yükseltgenme ürünü.
heterepolar -  Bir bağdaki elektrik yükünün farklı dağılımı. Bu tür bağda bir atomun yükü diğerinden daha pozitif veya negatiftir
heterepolar -  Bir bağdaki elektrik yükünün farklı dağılımı. Bu tür bağda bir atomun yükü diğerinden daha pozitif veya negatiftir
hetero atom -  Organik bileşiklerde C dışındaki N, O, S, Se, P, as gibi herhangi bir atom.
hetero atom -  Organik bileşiklerde C dışındaki N, O, S, Se, P, gibi herhangi bir atom.
hetero atom -  Organik bileşiklerde C dışındaki N, O, S, Se, P, gibi herhangi bir atom.
hetero- -  Farklılığı veya benzemezliği ifade eden Latince bir ön ek.
hetero- -  Farklılığı veya benzemezliği ifade eden Latince bir önek.
hetero- -  Farklılığı veya benzemezliği ifade eden Latince bir önek.
heterohalkalı bileşikler -  Halkada karbon dışı atomlar da taşıyan pirol, piran, tiyofen gibi bileşikler
heterohalkalı bileşikler -  Halkada karbon dışı atomlar da taşıyan pirol, piran, tiyofen gibi bileşikler
heterojen -  (Yun. heteros: diğer; genos: soy) Değişik karakterlere ya da yapıya sahip olan.
heterojen -  Kolloidal, emisyonlar, süspansiyonlar gibi çok fazlı olma hâli, homojenin tersi.
heterojen -  Kolloidal, emisyonlar, süspansiyonlar gibi çok fazlı olma hâli, homojenin tersi.
heterojen sistem -  Fiziksel özellikleri her noktasında aynı olmayan, birden fazla faz içeren sistem.
heterojen sistem -  Fiziksel özellikleri her noktasında aynı olmayan, birden fazla faz içeren sistem.
heterojen sistem -  Fiziksel özellikleri her noktasında aynı olmayan, birden fazla faz içeren sistem.
heteropolar -  Bir bağdaki elektrik yükünün farklı dağılımı. Bu tür bağda bir atomun yükü diğerinden daha pozitif vaya negatiftir.
heteropoli asitler -  Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6-tungstokobaltat ( K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.
heteropoli asitler -  Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.Ağır metallerin fosforik asitle verdiği kompleks asitler, molibden veya tungstenin içinde en az bir tane heteroatom (fosfor, silis, demir gibi) bulunan polimerik oksit veya hidroksitleri, fosfomolibdik asit gibi. Suda çok kolay çözünürler, asitlerde kararlı olup, kuvvetli bazlarda bozunurlar. Sodyum 12-molibdofosfat (Na3PMo12O40), dimerik potasyum 6—tungstokobaltat (K8Co2W12O42) gibi örnekler verilebilir.
Hf -  Hafniyum elementinin simgesi.
Hf -  Hafniyum elementinin simgesi.
Hg -  Cıva elementinin simgesi.
Hg -  Cıva elementinin simgesi.
hibrit orbital -  bk. melez yörüngemsi
hibrit orbital -  bk. melez yörüngemsi
hibrit orbital -  bk. melez yörüngemsi
hickman pompası -  Cıva yerine butil ftalatla çalışan, borosilikat camından yapılmış ve yüksek vakum elde etmede kullanılan bir difüzyon pompası
hickman pompası -  Cıva yerine butil ftalatla çalışan, borosilikat camından yapılmış ve yüksek vakum elde etmede kullanılan bir difüzyon pompası
hidr- -  Su veya hidrojene işaret eden latince bir ön ek.
hidr- -  Su veya hidrojene işaret eden Latince bir ön ek.
hidr- -  Su veya hidrojene işaret eden Latince bir ön ek.
hidrasyon -  Su ile birleşme, su katma.
hidrasyon -  Su ile birleşme, su katma.
hidrasyon -  Su ile birleşme, su katma.
hidrasyon ısısı -  Susuz (anhidro) ve sulu (hidro) bileşikler arası enerji farkı.
hidrasyon ısısı -  Susuz (anhidro) ve sulu (hidro) bileşikler arası enerji farkı.
hidrat -  1.Sodyum sülfat heptahidratta (Na2SO4.7H2O) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2.H2SO4.H2O veya [Zn(H2O)6]2+'da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.
hidrat -  Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.Sodyum sülfat heptahidratta (N2SO4.7H20) olduğu gibi, bir veya daha çok kristal suyu içeren bir kristal bileşik. 2. H2S04.H20 veya [Zn(H2O)6]2+ da olduğu gibi, moleküle bağlı su içeren bileşik.
hidrat izomeri -  Hidratlı kristallerde yapıya bağlı olarak ortaya çıkan ve aynı mol sayısında su içirdikleri halde bir kurutucu ile karşılaştıklarında farklı mol sayısında su kaybeden bileşiklerin izomerliği. Örnek olark, Krom(III)klorür hekzahidrat (Cr6H2O) bileşiği. [Cr(H2O)6]Cl3 mor, [Cr(H2O)5]Cl2.H2O yeşil, [Cr(H2O)4]Cl.2H2O koyu yeşil, hidrat izomerlerine sahiptir.
hidrat izomeri -  Hidratlı kristallerde yapıya bağlı olarak ortaya çıkan ve aynı mol sayısında su içerdikleri hâlde bir kurutucu ile karşılaştıklarında farklı mol sayısında su kaybeden bileşiklerin izomerliği. Örnek olarak, krom (III) klorür hekzahidrat bileşiği.
hidrate iyonu -  Su molekülleri ile düzenli şekilde kuşatılmış iyon.
hidrate iyonu -  Su molekülleri ile düzenli şekilde kuşatılmış iyon.
hidrate kireç -  Kuru kalsiyum hidroksit.
hidrate kireç -  Kuru kalsiyum hidroksit.
hidratlı -  bk. sulu
hidratlı -  bk. sulu
hidrazi- -  Aynı atoma bağlı -NHNH- grubuna işaret eden bir ön ek.
hidrazi- -  Aynı atoma bağlı -NHNH- grubuna işaret eden bir ön ek
hidrazi- -  Aynı atoma bağlı -NHNH- grubuna işaret eden bir ön ek
hidrazin -  Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, e.n. 1,4 °C, k.n. 113 °C olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı halde bir diamin.
hidrazin -  Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.Formülü H2N-NH2, mol kütlesi 32,05 g, yoğunluğu 1,08 g/mL, en, 1,4 oC, k.n. 113oC olan suda çözünen, organik sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan, renksiz sıvı hâlde bir diamin.
hidrazo- -  Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.
Hidrazo- -  Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.Farklı atomlar bağlı -NHNH- köprüsüne işaret eden bir ek, Hidrazobenzen (PhNH)2.
hidrazon -  Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.
hidrazon -  Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.Hidrazinin aldehit veya ketonlarla etkileşiminden ele geçen RNNR2 genel formüllü bir bileşik.
hidrido- -  Karbon ve bor bileşikleri dışında H atomuna işaret eden bir ön ek.
Hidrido- -  Karbon ve bor bileşikleri dışında H atomuna işaret eden bir ön ek
Hidrido- -  Karbon ve bor bileşikleri dışında H atomuna işaret eden bir ön ek
hidrik -  Hidroksil grubuna işaret eden bir son ek.
hidrik -  Hidroksil grubuna işaret eden bir son ek.
hidro- -  1.Genel olarak karbon ve bor bileşiklerindeki H atomuna işaret eden bir ön ek. 2.Suya işaret eden Latince bir ön ek.
hidro- -  1. Genel olarak karbon ve bor bileşiklerindeki H atomuna işaret eden bir ön ek. 2. Suya işaret eden Latince bir ön ek.
hidro- -  1. Genel olarak karbon ve bor bileşiklerindeki H atomuna işaret eden bir ön ek. 2. Suya işaret eden Latince bir ön ek.
hidroboronlar -  B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.
hidroboronlar -  B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.
hidroboronlar -  B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.B2H6, B4H10, B10H14 gibi hidrojen ve bor ihtiva eden bileşikler.
hidrobromik asit -  Formülü HBr, mol kütlesi 80,9 g , yoğunluğu 1,38 g/mL olan , hidrojen bromürün %40 'lık sulu çözeltisi.
hidrobromik asit -  Formülü HBr, molkütlesi 80,9 g, yoğunluğu 1,38 g/ mL olan, hidrojen bromürün %40’ lık sulu çözeltisi.
hidrobromik asit -  Formülü HBr, molkütlesi 80,9 g, yoğunluğu 1,38 g/ mL olan, hidrojen bromürün %40’ lık sulu çözeltisi.
hidrodinamik -  Sıvıların, özellikle suyun mekanik özelliklerini araştıran çalışma alanı.
hidrodinamik -  Sıvıların, özellikle suyun mekanik özelliklerini araştıran çalışma alanı.
hidrodinamik -  Sıvıların, özellikle suyun mekanik özelliklerini araştıran çalışma alanı.
hidrodinamometre -  Bir sıvının akış hızını ölçen alet.
hidrodinamometre -  Bir sıvının akış hızını ölçen alet.
hidrodinamometre -  Bir sıvının akış hızını ölçen alet.
hidrofil -  (Yun. hydor: su; philein: sevmek) 1. Bir bileşiğin suya eğilimi olan grubu. Polar grup, kutuplu grup gibi. 2. Nemli ya da bataklık yerlerde yaşayan. 3. Suseven. 4. Su ile tozlaşan.
hidrofil -  (Yun. hydor: su; philein: sevmek) 1. Bir bileşiğin suya eğilimi olan grubu. Polar grup, kutuplu grup gibi. 2. Nemli ya da bataklık yerlerde yaşayan. 3. Suseven. 4. Su ile tozlaşan.
hidrofil -  bk. su sever
hidrofil -  bk. su sever
hidroflorik asit -  Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 °C olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38'lik sulu çözeltisi sıvı parafin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.
hidroflorik asit -  Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.Formülü HF, mol kütlesi 20 g, k.n. 112 oC olan hidrojen florür gazının sulu çözeltisi. Renksiz, uçucu, %38’lik sulu çözeltisi sıvı paraffin içinde, kauçuk veya plastik şişelerde saklanmalıdır. Camları aşındırdığından cam işlemeciliğinde, filizlerin çözülmesinde kullanılır.
hidrofluosilisilik asit -  Formülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 °C olan suda bozunan bir gaz.
hidrofluosilisilik asit -  Formülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gazFormülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gazFormülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gazFormülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gazFormülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gazFormülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gazFormülü H2SiF6, mol kütlesi 144,1 g, k.n. -19 oC olan suda bozunan bir gaz
hidrofob -  (Yun. hydor: su; phobos: korku) Bir bileşiğin, suyla yeterince reaksiyona girmeyen, suda az çözünen ya da hiç çözünmeyen grubu. Aralarından suyu çıkarıp topluluklar oluştururlar. Polar olmayan grup, kutupsuz grup.
hidrofob -  Su ile ıslanmayan, çoğu kez kolloidal olan madde.
hidroformik -  1.Basınçla metal nesnelerin soğuk şekillendirilmesi. 2.Isı, basınç ve katalizör (genellikle Platin) eşliğinde, olefinik hidrokarbonların, hidrojenle yüksek oktanlı dallanmış zincirli parafinlere dönüştürülmesi (izomerleşme).
hidroformik -  1. Basınçla metal nesnelerin soğuk şekillendirilmesi. 2. Isı, basınç ve katalizör (genellikle Platin) eşliğinde, olefinik hidrokarbonların, hidrojenle yüksek oktanlı dallanmış zincirli parafinlere dönüştürülmesi (izomerleşme).
hidroformik -  1. Basınçla metal nesnelerin soğuk şekillendirilmesi. 2. Isı, basınç ve katalizör (genellikle Platin) eşliğinde, olefinik hidrokarbonların, hidrojenle yüksek oktanlı dallanmış zincirli parafinlere dönüştürülmesi (izomerleşme).
hidrojel -  Su ile şişmiş, katı, üç boyutlu ağ yapılı, %20-95 sudan ibaret hidrofilik makromoleküller. Ana madde olarak jelatin veya nişasta kullanılabilir. Boyalarda, yazı mürekkeplerinde, gıda ürünlerinde, farmakolojide ve kozmetiklerde kullanılır.
hidrojel -  Su ile şişmiş, katı, üç boyutlu ağ yapılı, %20-95 sudan ibaret hidrofilik makromoleküller. Ana madde olarak jelatin veya nişasta kullanılabilir. Boyalarda, yazı mürekkeplerinde, gıda ürünlerinde, farmakolojide ve kozmetiklerde kullanılır.
hidrojel -  Su ile şişmiş, katı, üç boyutlu ağ yapılı, %20-95 sudan ibaret hidrofilik makromoleküller. Ana madde olarak jelatin veya nişasta kullanılabilir. Boyalarda, yazı mürekkeplerinde, gıda ürünlerinde, farmakolojide ve kozmetiklerde kullanılır.
hidrojen -  Hidrojen, 16.yy'da Paracellus tarafından keşfedilmiş, ilk defa 1766'da Cavandish tarafından çalışılmış ve daha sonra yakıldığında su elde edildiğini bulmuştur. 1898'de Dewar sıvı ve katı hidrojen elde etmiştir.Amonyak ve metanol sentezinde , metal oksit minerallerinin indirgenmesinde kullanılır.
hidrojen -  1766’da Cavendish tarafından çalışılmış ve daha sonra yakıldığında su elde edildiğini bulmuştur. 1898’de Dewar sıvı ve katı hidrojen elde etmiştir, Amonyak ve metanol sentezinde, metal oksit minerallerinin indirgenmesinde kullanılır.
hidrojen -  1766’da Cavendish tarafından çalışılmış ve daha sonra yakıldığında su elde edildiğini bulmuştur. 1898’de Dewar sıvı ve katı hidrojen elde etmiştir, Amonyak ve metanol sentezinde, metal oksit minerallerinin indirgenmesinde kullanılır.
hidrojen bağı -  F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H20, NH3 vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10’u kadar etkili olduğu hâlde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kâğıt endüstrisinde, DNA’daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar.F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H20, NH3 vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10’u kadar etkili olduğu hâlde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kâğıt endüstrisinde, DNA’daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar.F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H20, NH3 vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10’u kadar etkili olduğu hâlde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kâğıt endüstrisinde, DNA’daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar.F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H20, NH3 vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10’u kadar etkili olduğu hâlde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kâğıt endüstrisinde, DNA’daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar.F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H20, NH3 vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10’u kadar etkili olduğu hâlde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kâğıt endüstrisinde, DNA’daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar.F, O, N gibi elektronegatifliği yüksek atomları içeren polar bileşiklerde (HF, H20, NH3 vs.), pozitifleşmiş H atomunun, diğer molekülün ortaklanmamış elektron çifti ile köprü oluşturması esasına dayanan bir çekim kuvveti. Hidrojen bağı, kovalent bağın %10’u kadar etkili olduğu hâlde, bileşiklerin erime noktası, kaynama noktası, kristal yapısı, çözünürlük gibi özelliklerini belirler; selüloz ile bileşiklerin bağlanmasında, kâğıt endüstrisinde, DNA’daki adenin-urasil bağlanması gibi birçok biyokimyasal kompleks yapılarda önemli rol oynar.
hidrojen bombası -  2 döteryum atomunun 3 tepkimesiyle güçlü bir patlama oluşturan atom bombası. 1H2 + 1H2 —> 1H3 + 1H1 + 4 MeV (1) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n + 3,3 MeV (2) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n+ 17,6 MeV (3) Tepkime başlatıcısı güçlü bir fisyon (atom) bombasıdır. Kuru hidrojen bombası, yakıtı Li’dan hazırlanan katı lityum döterür olan bombadır. 1954’de keşfedilmiştir. Yaş hidrojen bombasında ana yakıt sıvılaştırılmış döteryumdur olup 1952’de bulunmuştur.2 döteryum atomunun 3 tepkimesiyle güçlü bir patlama oluşturan atom bombası. 1H2 + 1H2 —> 1H3 + 1H1 + 4 MeV (1) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n + 3,3 MeV (2) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n+ 17,6 MeV (3) Tepkime başlatıcısı güçlü bir fisyon (atom) bombasıdır. Kuru hidrojen bombası, yakıtı Li’dan hazırlanan katı lityum döterür olan bombadır. 1954’de keşfedilmiştir. Yaş hidrojen bombasında ana yakıt sıvılaştırılmış döteryumdur olup 1952’de bulunmuştur.2 döteryum atomunun 3 tepkimesiyle güçlü bir patlama oluşturan atom bombası. 1H2 + 1H2 —> 1H3 + 1H1 + 4 MeV (1) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n + 3,3 MeV (2) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n+ 17,6 MeV (3) Tepkime başlatıcısı güçlü bir fisyon (atom) bombasıdır. Kuru hidrojen bombası, yakıtı Li’dan hazırlanan katı lityum döterür olan bombadır. 1954’de keşfedilmiştir. Yaş hidrojen bombasında ana yakıt sıvılaştırılmış döteryumdur olup 1952’de bulunmuştur.2 döteryum atomunun 3 tepkimesiyle güçlü bir patlama oluşturan atom bombası. 1H2 + 1H2 —> 1H3 + 1H1 + 4 MeV (1) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n + 3,3 MeV (2) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n+ 17,6 MeV (3) Tepkime başlatıcısı güçlü bir fisyon (atom) bombasıdır. Kuru hidrojen bombası, yakıtı Li’dan hazırlanan katı lityum döterür olan bombadır. 1954’de keşfedilmiştir. Yaş hidrojen bombasında ana yakıt sıvılaştırılmış döteryumdur olup 1952’de bulunmuştur.2 döteryum atomunun 3 tepkimesiyle güçlü bir patlama oluşturan atom bombası. 1H2 + 1H2 —> 1H3 + 1H1 + 4 MeV (1) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n + 3,3 MeV (2) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n+ 17,6 MeV (3) Tepkime başlatıcısı güçlü bir fisyon (atom) bombasıdır. Kuru hidrojen bombası, yakıtı Li’dan hazırlanan katı lityum döterür olan bombadır. 1954’de keşfedilmiştir. Yaş hidrojen bombasında ana yakıt sıvılaştırılmış döteryumdur olup 1952’de bulunmuştur.2 döteryum atomunun 3 tepkimesiyle güçlü bir patlama oluşturan atom bombası. 1H2 + 1H2 —> 1H3 + 1H1 + 4 MeV (1) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n + 3,3 MeV (2) 1H2 + 1H3 —> 2He4 + n+ 17,6 MeV (3) Tepkime başlatıcısı güçlü bir fisyon (atom) bombasıdır. Kuru hidrojen bombası, yakıtı Li’dan hazırlanan katı lityum döterür olan bombadır. 1954’de keşfedilmiştir. Yaş hidrojen bombasında ana yakıt sıvılaştırılmış döteryumdur olup 1952’de bulunmuştur.
hidrojen elektrot -  Hidrojenle doyurulan platin gibi soy bir metal ile, metalin içine daldırıldığı çözeltinin hidrojen iyonu arasındaki dengenin belirlediği potansiyele sahip olan elektrot.
hidrojen elektrot -  Hidrojenle doyurulan platin gibi soy bir metal ile, metalin içine daldırıldığı çözeltinin hidrojen iyonu arasındaki dengenin belirlediği potansiyele sahip olan elektrot.
hidrojen eşdeğeri -  Bir asit molekülündeki yerdeğiştirebilen H atomları sayısı veya bir baz molekülündeki yerdeğiştirebilen OH gruplarının sayısı.
hidrojen eşdeğeri -  Bir asit molekülündeki yerdeğiştirebilen H atomları sayısı veya bir baz molekülündeki yerdeğiştirebilen OH gruplarının sayısı.
hidrojen iyonu -  Pozitif yüklü (elektronunu kaybetmiş) H atomu. Proton asitlerin sulu çözeltilerinin bir bileşenidir. Tüm asitler bir dereceye kadar proton vererek ayrışırlar. Proton. HCl -> H++Cl-
hidrojen oksit -  Su, H2O.
hidrojen oksit -  Su, H2OSu, H2OSu, H2OSu, H2OSu, H2OSu, H2O
hidrojen peroksit -  Formülü H2O2 , yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 °C, k.n. 85 °C olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri halinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı halde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerce geciktirilir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85'lik H2O2 'i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.
hidrojen peroksit -  Formülü H2O2, yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 oC, k.n. 85 oC olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri hâlinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı hâlde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerle geciktirlir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85’lik H2O2 i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.Formülü H2O2, yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 oC, k.n. 85 oC olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri hâlinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı hâlde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerle geciktirlir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85’lik H2O2 i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.Formülü H2O2, yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 oC, k.n. 85 oC olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri hâlinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı hâlde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerle geciktirlir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85’lik H2O2 i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.Formülü H2O2, yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 oC, k.n. 85 oC olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri hâlinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı hâlde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerle geciktirlir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85’lik H2O2 i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.Formülü H2O2, yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 oC, k.n. 85 oC olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri hâlinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı hâlde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerle geciktirlir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85’lik H2O2 i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.Formülü H2O2, yoğunluğu 1,458 g/mL, e.n. -2 oC, k.n. 85 oC olan suda çözüen, hafif nitrik asit kokulu, açık, renksiz bir sıvı. %3-90 sulu çözeltileri hâlinde üretilir, serbest bıraktığı oksijen gazı miktarına göre satılır, katı hâlde patlayıcıdır, çözeltide su ve oksijene bozunur, bu olay bazlarla hızlandırılır, asitlerle geciktirlir. Yükseltgen ve indirgen maddedir, yakıt, mikrop öldürücü, antiseptik ve ağartıcı olarak kullanılır. II. dünya savaşında Almanlar %85’lik H2O2 i V roketlerinde yüksek enerjiyle itici olarak kullanmışlardır. Perhidrol . Oksijenli su.
hidrojen potansiyeli -  gerçek, doğru veya etkin asitlik. Bir çözeltinin gerçek asitlik veya bazlığı, litre çözeltideki hidrojen iyonu mol sayısının negatif logaritması demek
hidrojen potansiyeli -  gerçek, doğru veya etkin asitlik. Bir çözeltinin gerçek asitlik veya bazlığı, litre çözeltideki hidrojen iyonu mol sayısının negatif logaritması demek
hidrojen selenür -  Formülü H2Se, e.n. -60 oC, k.n. -42 oC olan, suda çok çözünen renksiz, zehirli bir gaz.Formülü H2Se, e.n. -60 oC, k.n. -42 oC olan, suda çok çözünen renksiz, zehirli bir gaz.Formülü H2Se, e.n. -60 oC, k.n. -42 oC olan, suda çok çözünen renksiz, zehirli bir gaz.Formülü H2Se, e.n. -60 oC, k.n. -42 oC olan, suda çok çözünen renksiz, zehirli bir gaz.Formülü H2Se, e.n. -60 oC, k.n. -42 oC olan, suda çok çözünen renksiz, zehirli bir gaz.Formülü H2Se, e.n. -60 oC, k.n. -42 oC olan, suda çok çözünen renksiz, zehirli bir gaz.
hidrojen sülfür -  Formülü H2S, k.n. -59,6 oC olan, suda çok çözünen, çürük yumurta kokusunda, sulu çözeltisi nitel analizde, ağır metallerin çöktürülmesinde kullanılan renksiz bir gaz.Formülü H2S, k.n. -59,6 oC olan, suda çok çözünen, çürük yumurta kokusunda, sulu çözeltisi nitel analizde, ağır metallerin çöktürülmesinde kullanılan renksiz bir gaz.Formülü H2S, k.n. -59,6 oC olan, suda çok çözünen, çürük yumurta kokusunda, sulu çözeltisi nitel analizde, ağır metallerin çöktürülmesinde kullanılan renksiz bir gaz.Formülü H2S, k.n. -59,6 oC olan, suda çok çözünen, çürük yumurta kokusunda, sulu çözeltisi nitel analizde, ağır metallerin çöktürülmesinde kullanılan renksiz bir gaz.Formülü H2S, k.n. -59,6 oC olan, suda çok çözünen, çürük yumurta kokusunda, sulu çözeltisi nitel analizde, ağır metallerin çöktürülmesinde kullanılan renksiz bir gaz.Formülü H2S, k.n. -59,6 oC olan, suda çok çözünen, çürük yumurta kokusunda, sulu çözeltisi nitel analizde, ağır metallerin çöktürülmesinde kullanılan renksiz bir gaz.
hidrojen tellürür -  Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.
hidrojen tellürür -  Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.Formülü H2Te, mol kütlesi 129,6 g olan, suda bozunarak çözünen yanıcı bir gaz veya sıvı.
hidrojenit -  %25 silisyum, %60 sodyum hidroksit ve %15 sönmüş kireç kuru karışımı. Hidrojenit yakıldığında 270-370 L hidrojen gazı/kg karışım verir.
hidrojenit -  %25 silisyum, %60 sodyum hidroksit ve %15 sönmüş kireç kuru karışımı. Hidrojenit yakıldığında 270-3 70 L hidrojen gazı/kg karışım verir.
hidrojenit -  %25 silisyum, %60 sodyum hidroksit ve %15 sönmüş kireç kuru karışımı. Hidrojenit yakıldığında 270-3 70 L hidrojen gazı/kg karışım verir.
hidrojenleme -  Bir organik bileşiğin hidrojenle birleştirilmesi ya da moleküle hidrojen katılması süreci.
hidrojenleme -  Alifatik doymamış bileşiklerin Ni veya Pd’un katalitik etkisi altında hidrojenle doyurulma işlemi.
hidrojenleme -  Alifatik doymamış bileşiklerin Ni veya Pd’un katalitik etkisi altında hidrojenle doyurulma işlemi.
hidrokarbon -  Sadece hidrojen ve karbondan oluşan bileşik.
hidrokarbon -  Sadece C ve H’den oluşan ve sayıları oldukça çok olan bileşikler. Alifatik hidrokarbonlar; genellikle zincirler hâlinde C atomları içeren bileşikler. Aromatik hidrokarbonlar; Bir veya daha çok aromatik halkalı hidrokarbonlar. Doymuş hidrokarbonlar; Karbonun 4 değerliği de doymuş, C atomları arasında tek bağ bulunan hidrokarbonlar. Doymamış hidrokarbonlar; C atomları arasında çifte veya üçlü bağ bulunan hidrokarbonlar. Karbon hidrür. Hidrokarbon serileri genel formülleri alkanlar, parafinler, metan serileri CnH2n+2 Alkenler, olefinler, etilen serileri CnH2n Alkinler, asetilenler, etin serileri CnH2n-2.Sadece C ve H’den oluşan ve sayıları oldukça çok olan bileşikler. Alifatik hidrokarbonlar; genellikle zincirler hâlinde C atomları içeren bileşikler. Aromatik hidrokarbonlar; Bir veya daha çok aromatik halkalı hidrokarbonlar. Doymuş hidrokarbonlar; Karbonun 4 değerliği de doymuş, C atomları arasında tek bağ bulunan hidrokarbonlar. Doymamış hidrokarbonlar; C atomları arasında çifte veya üçlü bağ bulunan hidrokarbonlar. Karbon hidrür. Hidrokarbon serileri genel formülleri alkanlar, parafinler, metan serileri CnH2n+2 Alkenler, olefinler, etilen serileri CnH2n Alkinler, asetilenler, etin serileri CnH2n-2.Sadece C ve H’den oluşan ve sayıları oldukça çok olan bileşikler. Alifatik hidrokarbonlar; genellikle zincirler hâlinde C atomları içeren bileşikler. Aromatik hidrokarbonlar; Bir veya daha çok aromatik halkalı hidrokarbonlar. Doymuş hidrokarbonlar; Karbonun 4 değerliği de doymuş, C atomları arasında tek bağ bulunan hidrokarbonlar. Doymamış hidrokarbonlar; C atomları arasında çifte veya üçlü bağ bulunan hidrokarbonlar. Karbon hidrür. Hidrokarbon serileri genel formülleri alkanlar, parafinler, metan serileri CnH2n+2 Alkenler, olefinler, etilen serileri CnH2n Alkinler, asetilenler, etin serileri CnH2n-2.Sadece C ve H’den oluşan ve sayıları oldukça çok olan bileşikler. Alifatik hidrokarbonlar; genellikle zincirler hâlinde C atomları içeren bileşikler. Aromatik hidrokarbonlar; Bir veya daha çok aromatik halkalı hidrokarbonlar. Doymuş hidrokarbonlar; Karbonun 4 değerliği de doymuş, C atomları arasında tek bağ bulunan hidrokarbonlar. Doymamış hidrokarbonlar; C atomları arasında çifte veya üçlü bağ bulunan hidrokarbonlar. Karbon hidrür. Hidrokarbon serileri genel formülleri alkanlar, parafinler, metan serileri CnH2n+2 Alkenler, olefinler, etilen serileri CnH2n Alkinler, asetilenler, etin serileri CnH2n-2.Sadece C ve H’den oluşan ve sayıları oldukça çok olan bileşikler. Alifatik hidrokarbonlar; genellikle zincirler hâlinde C atomları içeren bileşikler. Aromatik hidrokarbonlar; Bir veya daha çok aromatik halkalı hidrokarbonlar. Doymuş hidrokarbonlar; Karbonun 4 değerliği de doymuş, C atomları arasında tek bağ bulunan hidrokarbonlar. Doymamış hidrokarbonlar; C atomları arasında çifte veya üçlü bağ bulunan hidrokarbonlar. Karbon hidrür. Hidrokarbon serileri genel formülleri alkanlar, parafinler, metan serileri CnH2n+2 Alkenler, olefinler, etilen serileri CnH2n Alkinler, asetilenler, etin serileri CnH2n-2.
hidroklorik asit -  Hidrojen kloroür, HCl, gazının sudaki çözeltisi. Derişik hidroklorik asit en az %35 HCl derişimindedir, renksiz, uçucu, yoğunluğu 1,18 g/mL olan %37'lik HCl, dumanlı hidroklorik asit olarak bilinir. Klorür asidi, tuz ruhu, muriatik asit.
hidroklorik asit -  Hidrojen kloroür, HCl, gazının sudaki çözeltisi. Derişik hidroklorik asit en az %35 HCl derişimindedir, renksiz, uçucu, yoğunluğu 1,18 g/mL olan %37’iik HCl, dumanlı hidroklorik asit olarak bilinir. Klorür asidi, tuz ruhu, muratik asit.
hidrokortizon -  Formülü C21H30O5, mol kütlesi 362,5 g, e.n. 214 °C olan böbrek üstü bezi tarafından salgılanan, suda çözünmeyen, beyaz kristaller halinde bir hormon.
hidrokortizon -  Formülü C21H30O5 , mol kütlesi 362,5 g, e.n. 214 oC olan böbrek üstü bezi tarafından salgılanan, suda çözünmeyen, beyaz kristaller hâlinde bir hormon. Formülü C21H30O5 , mol kütlesi 362,5 g, e.n. 214 oC olan böbrek üstü bezi tarafından salgılanan, suda çözünmeyen, beyaz kristaller hâlinde bir hormon. Formülü C21H30O5 , mol kütlesi 362,5 g, e.n. 214 oC olan böbrek üstü bezi tarafından salgılanan, suda çözünmeyen, beyaz kristaller hâlinde bir hormon. Formülü C21H30O5 , mol kütlesi 362,5 g, e.n. 214 oC olan böbrek üstü bezi tarafından salgılanan, suda çözünmeyen, beyaz kristaller hâlinde bir hormon. Formülü C21H30O5 , mol kütlesi 362,5 g, e.n. 214 oC olan böbrek üstü bezi tarafından salgılanan, suda çözünmeyen, beyaz kristaller hâlinde bir hormon.
hidrokraking -  Değersiz yakıt yag fraksiyonlarının, katalizör ve hidrojenle, jet yakıtı, mazot gibi daha değerli yakıtlara dönüştürülmesi.
hidrokraking -  Değersiz yakıt yag fraksiyonlarının, katalizör ve hidrojenle, jet yakıtı, mazot gibi daha değerli yakıtlara dönüştürülmesi.
hidrokrakink -  Değersiz yakıt yağ fraksiyonlarının, katalizör ve hidrojenle, jet yakıtı, mazot gibi daha değerli yakıtlara dönüştürülmesi.
hidroksi apatit -  M10(PO4)6(OH)2 tipi bileşikler. M: Ca , Ba, Sr. Hidroksi apatit, fosforit tabakalarının, biyolojik dokuların, insan kemiklerinin ve dişlerinin ana mineralidir. Katılaşmayı önleyici ve polimer katalizörü olarak kullanılır.
hidroksi apatit -  M10(P04)6(OH)2 tipi bileşikler. M: Ca , Ba, Si. Hidroksi apatit, fosforit tabakalarının, biyolojik dokuların, insan kemiklerinin ve dişlerinin ana mineralidir. Katılaşmayı önleyici ve polimer katalizörü olarak kullanılır.M10(P04)6(OH)2 tipi bileşikler. M: Ca , Ba, Si. Hidroksi apatit, fosforit tabakalarının, biyolojik dokuların, insan kemiklerinin ve dişlerinin ana mineralidir. Katılaşmayı önleyici ve polimer katalizörü olarak kullanılır.M10(P04)6(OH)2 tipi bileşikler. M: Ca , Ba, Si. Hidroksi apatit, fosforit tabakalarının, biyolojik dokuların, insan kemiklerinin ve dişlerinin ana mineralidir. Katılaşmayı önleyici ve polimer katalizörü olarak kullanılır.M10(P04)6(OH)2 tipi bileşikler. M: Ca , Ba, Si. Hidroksi apatit, fosforit tabakalarının, biyolojik dokuların, insan kemiklerinin ve dişlerinin ana mineralidir. Katılaşmayı önleyici ve polimer katalizörü olarak kullanılır.M10(P04)6(OH)2 tipi bileşikler. M: Ca , Ba, Si. Hidroksi apatit, fosforit tabakalarının, biyolojik dokuların, insan kemiklerinin ve dişlerinin ana mineralidir. Katılaşmayı önleyici ve polimer katalizörü olarak kullanılır.
hidroksi naftalin -  bk. naftol
hidroksi naftalin -  bk. naftol
hidroksi- -  Organik bileşiklerdeki -OH grubuna işaret eden bir ön ek.
Hidroksi- -  Organik bileşiklerdeki -OH grubuna işaret eden bir ön ek.
Hidroksi- -  Organik bileşiklerdeki -OH grubuna işaret eden bir ön ek.
hidroksiasit -  Hidroksi ve karboksil radikallerinin her ikisini de içeren HO.R.COOH formüllü organik bileşik.
hidroksiasit -  Hidroksi ve karboksil radikallerinin her ikisini de içeren HO.R.COOH formüllü organik bileşik.
hidroksil -  OH, bir hidrojenle bir oksijen atomundan oluşan (—1) değerlikli kök.
hidroksil -  -OH grubunun anorganik adı.
hidroksil -  -OH grubunun anorganik adı.
hidroksilamin -  Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 °C olan 130 °C’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.
hidroksilamin -  Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.
hidroksilamin -  Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.Formülü NH2OH, mol kütlesi 33,0 g, e.n. 33 oC olan 130 oC’de patlayarak bozunan, suda çözünen, sentezlerde indirgeme aracı olarak kullanılan renksiz kristaller.
hidroksit -  OH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktir.
hidroksit -  OH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktir
hidroksit -  OH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktirOH- iyonu içeren bileşik. Genel olarak metal hidroksitleri (MOH) bazik, ametal hidroksitleri (NOH, RCOOH, ROH) asidiktir
hidrokso- -  Anyonik OH- ligantını belirten ön ek.
hidrokso- -  Anyonik OH’ ligantını belirten ön ek.
hidrokso- -  Anyonik OH’ ligantını belirten ön ek.
hidroksokobalamin -  B12 vitaminindeki -CN 'nin -OH ile yer değiştirmesiyle türetilen formülü C62H89N13CoP olan, suda çözünen, kırmızı kristaller halinde bir anemi ilacı.
hidroksonyum -  Hidronyum (H3O+) iyonu.
hidroksonyum -  Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.
hidroksonyum -  Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.Hidronyum (H3O+) iyonu.
hidrolik -  Sıvılarla, özellikle su ve yağlarla ilgili olmak.
hidrolik -  Sıvılarla, özellikle su ve yağlarla ilgili olmak.
hidrolik -  Sıvılarla, özellikle su ve yağlarla ilgili olmak.
hidrolik çimento -  Atmosferik karbondioksit ve neme bağlı olmaksızın su ile sertleşen çimento.
hidrolik çimento -  Atmosferik karbondioksit ve neme bağlı olmaksızın su ile sertleşen çimento.
hidrolik pres -  Basıncı ileten su veya diğer sıvılı yüksek basınç presi.
hidrolik pres -  Basıncı ileten su veya diğer sıvılı yüksek basınç presi
hidrolik pres -  Basıncı ileten su veya diğer sıvılı yüksek basınç presi
hidroliz -  (Yun. hydor: su; lyein: çözülmek) Su ile parçalanma; bir molekülün kovalent bağlarının su ile parçalanarak ayrılan kısımların birine H ve diğerine OH grubunun eklenmesi.
hidroliz -  1. Zayıf asit ve baz tuzlarının su ile tepkimeye girerek asit veya baz özelliği göstermesi. 2. Organik bileşiklerin su ile tepkimeye girerek parçalanmaları. 3. Hidroliz, nötralleşme tepkimelerinin zıttıdır. Hidrolizle, nişastadan glikoz, sakkarozdan glikoz ve fruktoz, yağlardan yağ asitleri ve gliserin, çeşitli tuz iyonlarından asitler, bazlar ve kompleks iyonlar meydana gelir.
hidroliz -  1. Zayıf asit ve baz tuzlarının su ile tepkimeye girerek asit veya baz özelliği göstermesi. 2. Organik bileşiklerin su ile tepkimeye girerek parçalanmaları. 3. Hidroliz, nötralleşme tepkimelerinin zıttıdır. Hidrolizle, nişastadan glikoz, sakkarozdan glikoz ve fruktoz, yağlardan yağ asitleri ve gliserin, çeşitli tuz iyonlarından asitler, bazlar ve kompleks iyonlar meydana gelir.
hidroloji -  Su bilimi.
hidroloji -  Su bilimi.
hidroloji -  Su bilimi.
hidrometalurji -  Cevherler, cevher konsantreleri ve diğer malzemelerden yaş yöntemle metallerin geri kazanılması.
hidrometalurji -  Cevherler, cevher konsantreleri ve diğer malzemelerden yaş yöntemle metallerin geri kazanılması.
hidrometalurji -  Cevherler, cevher konsantreleri ve diğer malzemelerden yaş yöntemle metallerin geri kazanılması.
hidrometre -  bk. yoğunluk ölçer
hidrometre -  bk yoğunluk ölçer
hidrometre -  bk yoğunluk ölçer
hidron -  Su etkisi ile hidrojen gazı üretiminde kullanılan %35 Na %65 Pb'dan ibaret bir alaşım.
hidron -  Su etkisi ile hidrojen gazı üretiminde kullanılan %35 Na %65 Pb’dan ibaret bir alaşım.
hidron -  Su etkisi ile hidrojen gazı üretiminde kullanılan %35 Na %65 Pb’dan ibaret bir alaşım.
hidronyum -  H3O+; tüm asitlerde bulunduğu varsayılan, suyla birleşmiş hidrojen yükünü. (Oksonyum ve hidroksonyum adı ile de bilinir.)
hidronyum -  Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.
hidronyum -  Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.Basit gösterimi H3O+ olan su molekülleri ile birleşmiş hidrojen iyonu.
hidronyum iyonu -  Bütün asitlerde bulunduğu kabul edilen, protonlanmış su molekülü veya çözücü ile sarılmış hidrojen iyonu.
hidronyum iyonu -  Bütün asitlerde bulunduğu kabul edilen, protonlanmış su molekülü veya çözücü ile sarılmış hidrojen iyonu.
hidronyum iyonu -  Bütün asitlerde bulunduğu kabul edilen, protonlanmış su molekülü veya çözücü ile sarılmış hidrojen iyonu.
hidroselüloz -  Formülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşikFormülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşikFormülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşikFormülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşik
hidroselüloz -  Formülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşikFormülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşikFormülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşikFormülü C12H12O11 , mol kütlesi 342,3 g olan, selülozun derişik asitlerle uzun süre etkileşiminden ele geçen bir bileşik
hidrosfer -  (Yun. hydor: su; sphaira: küre) Yeryüzündeki denizleri, gölleri, akarsuları ve taban sularını kapsayan bölge.
hidrosfer -  Okyanuslar, göller ve akarsuların oluşturduğu, yer yüzeyinin kütlece %85,8 oksijen, %10,7 hidrojen, %2,1 klor, %1,1 sodyum bileşenlerine sahip sıvı kısmı.
hidrosfer -  Okyanuslar, göller ve akarsuların oluşturduğu, yer yüzeyinin kütlece %85,8 oksijen, %10,7 hidrojen, %2,1 klor, %1,1 sodyum bileşenlerine sahip sıvı kısmı.
hidrosiyanik asit -  Formülü HCN, mol kütlesi 27,03 g, yoğunluğu 0,697 g/mL, k.n. 25 °C olan , renksiz, çok zehirli, badem kokulu, suda çözünen bir gaz. Madencilik (siyanür prosesi) ve metalurjide, organik sentezlerde kullanılır. Siyanür asidi.
hidrosiyanik asit -  Formülü HCN, mol kütlesi 27,03 g, yoğunluğu 0,697 g/mL, k.n. 25 oC olan , renksiz, çok zehirli, badem kokulu, suda çözünen bir gaz. Madencilik (siyanür prosesi) ve metalurjide, organik sentezlerde kullanılır. Siyanür asidi.Formülü HCN, mol kütlesi 27,03 g, yoğunluğu 0,697 g/mL, k.n. 25 oC olan , renksiz, çok zehirli, badem kokulu, suda çözünen bir gaz. Madencilik (siyanür prosesi) ve metalurjide, organik sentezlerde kullanılır. Siyanür asidi.Formülü HCN, mol kütlesi 27,03 g, yoğunluğu 0,697 g/mL, k.n. 25 oC olan , renksiz, çok zehirli, badem kokulu, suda çözünen bir gaz. Madencilik (siyanür prosesi) ve metalurjide, organik sentezlerde kullanılır. Siyanür asidi.Formülü HCN, mol kütlesi 27,03 g, yoğunluğu 0,697 g/mL, k.n. 25 oC olan , renksiz, çok zehirli, badem kokulu, suda çözünen bir gaz. Madencilik (siyanür prosesi) ve metalurjide, organik sentezlerde kullanılır. Siyanür asidi.
hidroskopik -  bk. nem çekici
hidroskopik -  bk. nem çekici
hidrosol -  Sulu kolloidal süspansiyon.
hidrostatik -  Dengedeki sıvılarla ilgili çalışma alanı
hidrostatik -  Dengedeki sıvılarla ilgili çalışma alanı
hidroterapi -  Özellikle eklem ve hareketli organların felç hastalıklarının suda tedavi edilmesi yöntemi.
hidroterapi -  Özellikle eklem ve hareketli organların felç hastalıklarının suda tedavi edilmesi yöntemi.
hidrür -  Sodyum hidrür (NaH)’de olduğu gibi, hidrojenin, elektropozitif bir metalle verdiği H- anyonu içeren bileşiği.Sodyum hidrür (NaH)’de olduğu gibi, hidrojenin, elektropozitif bir metalle verdiği H- anyonu içeren bileşiği.Sodyum hidrür (NaH)’de olduğu gibi, hidrojenin, elektropozitif bir metalle verdiği H- anyonu içeren bileşiği.
hidrür -  Sodyum hidrür (NaH)’de olduğu gibi, hidrojenin, elektropozitif bir metalle verdiği H- anyonu içeren bileşiği.Sodyum hidrür (NaH)’de olduğu gibi, hidrojenin, elektropozitif bir metalle verdiği H- anyonu içeren bileşiği.Sodyum hidrür (NaH)’de olduğu gibi, hidrojenin, elektropozitif bir metalle verdiği H- anyonu içeren bileşiği.
higrometre -  bk. nemölçer.
higrometre -  bk. nem ölçer
higrometre -  bk. nem ölçer
higrometri -  Atmosferdeki nem miktarının ölçülmesi. Higroskopi.
higrometri -  Atmosferdeki nem miktarının ölçülmesi. Higroskopi.
higrometri -  Atmosferdeki nem miktarının ölçülmesi. Higroskopi.
higrometrik kâğıt -  4 kısım kobalt klorür, 2 kısım sodyum klorür, 1 kısım arap zamkı, 11 kısım su ve 1 kısım gliserin çözeltisi ile doyrulmuş süzgeç kâğıdı. Nem miktarı rengin kırmızıdan (nemli) maviye (kuru) değişiminde bulunur
higroskopik -  (Yun. hygros: ıslak; skopein: bakmak) Su emen, suya karşı duyarlı olan.
higroskopik -  bk. nem çekici
higroskopik -  bk. nem çekici
Hinshelwood -  (1897-1967) Tepkime kinetiği konusundaki çalışmalarıyla 1956'da Nobel ödülü kazanan İngiliz kimyacı.
Hinshelwood -  Tepkime kinetiği konusundaki çalışmalarıyla 1956’da Nobel ödülü kazanan İngiliz kimyacı.
Hinshelwood -  Tepkime kinetiği konusundaki çalışmalarıyla 1956’da Nobel ödülü kazanan İngiliz kimyacı.
hint sarısı -  1. Purreik asidin magnezyum tuzunu içeren boya. 2. Kobalt ve potasyum nitrit. 3. Azoflavin. 4. Enxanthone
hint sarısı -  1. Purreik asidin magnezyum tuzunu içeren boya. 2. Kobalt ve potasyum nitrit. 3. Azoflavin. 4. Enxanthone
hiper- -  Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.
Hiper- -  Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.
Hiper- -  Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.
hiperoksit iyonu -  O2-. Süperoksit.
hiperoksit iyonu -  Süperoksit.
hiperoksit iyonu -  Süperoksit.
hiperon -  Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri ~10-10 saniye kadardır. Lamda (Δ), sigma (σ), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.
hiperon -  Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri 10-10 saniye kadardır. Lamda (?), sigma (?), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri 10-10 saniye kadardır. Lamda (?), sigma (?), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri 10-10 saniye kadardır. Lamda (?), sigma (?), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.
hiperon -  Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri 10-10 saniye kadardır. Lamda (?), sigma (?), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri 10-10 saniye kadardır. Lamda (?), sigma (?), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.Proton ve nötronlarla birlikte baryonlar sınıfı atomaltı parçacık grubunu oluşturan kararsız parçacıklar. Kütleleri 1-2 nükleon kütlesi arasında, spinleri 1/2 ve ortalama ömürleri 10-10 saniye kadardır. Lamda (?), sigma (?), oksi ve omega olmak üzere dört tür hiperon bilinmektedir.
hipersonik -  Ses hızını 5 kat aşma.
hipersonik -  Ses hızını 5 kat aşma.
hipersonik -  Ses hızını 5 kat aşma.
hipertonik -  (Yun. hyper: üstünde; tonos: ton) İzotonik bir sıvıdan daha yüksek ozmotik basınca sahip olan. Bir hücrenin ozmotik kuvvetinden yani 300 mOsm'den daha yüksek ozmotik basıncı sebebiyle ozmozdan dolayı suyun hücreden çıkışına sebep olan ortam.
hipertonik -  Kandan daha yüksek osmotik basınca sahip olan çözelti.
hipertonik -  Kandan daha yüksek osmotik basınca sahip olan çözelti.
hipo- -  1.ClO- içeren bileşik. 2.Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.
Hipo- -  1. ClO- içeren bileşik. 2. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.1. ClO- içeren bileşik. 2. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.1. ClO- içeren bileşik. 2. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.
Hipo- -  1. ClO- içeren bileşik. 2. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.1. ClO- içeren bileşik. 2. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.1. ClO- içeren bileşik. 2. Ağartma işlemlerinde kullanılan Na, K, Ca, Mg hipokloritler.
hipobromit -  Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.
hipobromit -  Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.
hipobromit -  Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.Hipobromit asidinden (HBrO) türeyen ve BrO- radikali içeren bileşik.
hipobromit asidi -  Formülü HBrO, mol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 °C olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.
hipobromit asidi -  Formülü HBrO, niol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 oC olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.Formülü HBrO, niol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 oC olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.Formülü HBrO, niol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 oC olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.
hipobromit asidi -  Formülü HBrO, niol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 oC olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.Formülü HBrO, niol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 oC olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.Formülü HBrO, niol kütlesi 96,9 g, vakumda k.n. 40 oC olan bir değerli bromun kararsız bir bileşiği.
hipokloröz asidi -  Formülü HClO, mol kütlesi 52,5 g olan, bir değerli klorün oksi asidi. Hipoklorit aside kolaylıkla klorit asidine (HClO2) yükseltgenir veya serbest klora (Cl2) indirgenir.Formülü HClO, mol kütlesi 52,5 g olan, bir değerli klorün oksi asidi. Hipoklorit aside kolaylıkla klorit asidine (HClO2) yükseltgenir veya serbest klora (Cl2) indirgenir.Formülü HClO, mol kütlesi 52,5 g olan, bir değerli klorün oksi asidi. Hipoklorit aside kolaylıkla klorit asidine (HClO2) yükseltgenir veya serbest klora (Cl2) indirgenir.
hipokloröz asidi -  Formülü HClO, mol kütlesi 52,5 g olan, bir değerli klorün oksi asidi. Hipoklorit aside kolaylıkla klorit asidine (HClO2) yükseltgenir veya serbest klora (Cl2) indirgenir.Formülü HClO, mol kütlesi 52,5 g olan, bir değerli klorün oksi asidi. Hipoklorit aside kolaylıkla klorit asidine (HClO2) yükseltgenir veya serbest klora (Cl2) indirgenir.Formülü HClO, mol kütlesi 52,5 g olan, bir değerli klorün oksi asidi. Hipoklorit aside kolaylıkla klorit asidine (HClO2) yükseltgenir veya serbest klora (Cl2) indirgenir.
hipon -  118 atom numaralı kuramsal asalgaz.
hipon -  118 atom numaralı kuramsal asalgaz.
hipon -  118 atom numaralı kuramsal asalgaz.
hiposülfat -  Ditiyonat (S2O62-) 2. Tiyosülfat (S2O32-)Ditiyonat (S2O62-) 2. Tiyosülfat (S2O32-)
hiposülfat -  Ditiyonat (S2O62-) 2. Tiyosülfat (S2O32-)Ditiyonat (S2O62-) 2. Tiyosülfat (S2O32-)
hiposülfit -  Ditiyonit (S2O42-)2. Hipo sodyum tiyosülfat (Na2S2O3) ağartma işlemlerinde ve fotoğraf sabitleştirme banyolarında kullanılır. 3. Genel olarak tiyosülfatlar.Ditiyonit (S2O42-)2. Hipo sodyum tiyosülfat (Na2S2O3) ağartma işlemlerinde ve fotoğraf sabitleştirme banyolarında kullanılır. 3. Genel olarak tiyosülfatlar.
hiposülfit -  Ditiyonit (S2O42-)2. Hipo sodyum tiyosülfat (Na2S2O3) ağartma işlemlerinde ve fotoğraf sabitleştirme banyolarında kullanılır. 3. Genel olarak tiyosülfatlar.Ditiyonit (S2O42-)2. Hipo sodyum tiyosülfat (Na2S2O3) ağartma işlemlerinde ve fotoğraf sabitleştirme banyolarında kullanılır. 3. Genel olarak tiyosülfatlar.
hiposülfit süreci -  Kavrulmuş cevherlerin sodyum ditiyonit çözeltisi ile özütlenmesi ve gümüşün sodyum sülfitle çöktürülmesi süreci.
hiposülfit süreci -  Kavrulmuş cevherlerin sodyum ditiyonit çözeltisi ile özütlenmesi ve gümüşün sodyum sülfitle çöktürülmesi süreci.
hiposülfürik asit -  Ditiyonik asidi (H2S2O4).Ditiyonik asidi (H2S2O4).
hiposülfürik asit -  Ditiyonik asidi (H2S2O4).Ditiyonik asidi (H2S2O4).
hipotez -  bk. varsayım
hipotez -  Deneylerle tam olarak kanıtlanmış kuram.
hipotez -  Deneylerle tam olarak kanıtlanmış kuram.
hipotonik -  (Yun. hypo: altında; tonon: ton) İzotonik bir sıvıdan daha düşük osmotik basınca sahip olan. Bir hücrenin ozmotik kuvvetinden yani 300 mOsm den daha düşük, ozmotik basıncı sebebiyle suyun hücreye girişine sebep olan ortam.
hipotonik -  1. Kandan daha düşük osmotik basınca sahip olan çözelti. 2. Zaaf, iradesizlik veya normal kas gücünden daha az olma.
hipotonik -  1. Kandan daha düşük osmotik basınca sahip olan çözelti. 2. Zaaf, iradesizlik veya normal kas gücünden daha az olma.
hippurik asit -  Formülü C6H5CONHCH2COOH, mol kütlesi 179,2 g, e.n.188 °C (bozunma) olan, sıcak suda çözünen, organik sentezlerde ve tıpta kullanılan, renksiz kristaller halinde bir asit. N-benzoilglisin. Benzamidoasetik asit.
hippurik asit -  Formülü C6H5CONHCH2COOH, mol kütlesi 179,2 g, e.n.188 oC (bozunma) olan, sıcak suda çözünen, organik sentezlerde ve tıpta kullanılan, renksiz kristaller hâlinde bir asit.Formülü C6H5CONHCH2COOH, mol kütlesi 179,2 g, e.n.188 oC (bozunma) olan, sıcak suda çözünen, organik sentezlerde ve tıpta kullanılan, renksiz kristaller hâlinde bir asit.
hippurik asit -  Formülü C6H5CONHCH2COOH, mol kütlesi 179,2 g, e.n.188 oC (bozunma) olan, sıcak suda çözünen, organik sentezlerde ve tıpta kullanılan, renksiz kristaller hâlinde bir asit.Formülü C6H5CONHCH2COOH, mol kütlesi 179,2 g, e.n.188 oC (bozunma) olan, sıcak suda çözünen, organik sentezlerde ve tıpta kullanılan, renksiz kristaller hâlinde bir asit.
histamin -  Mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan, merkezî sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen, kuvvetli bir damar genişletici madde.
histamin -  Mast hücrelerinde sentezlenen, alerjik belirtilere yol açan, merkezî sinir sisteminde nörotransmitter olarak görev yaptığı bilinen, kuvvetli bir damar genişletici madde.
histamin -  Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 oC olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller hâlinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin,Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 oC olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller hâlinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin,
histamin -  bk. imidazoletilamin
histamin -  Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 oC olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller hâlinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin,Formülü C3H3N2CH2CH2NH2, mol kütlesi 111,1 g , e.n. 83-84 oC olan, çavdar mahmuzundaki histidinden elde edilen, bitki ve hayvan dokularında bulunan, beyaz kristaller hâlinde bir amin. 1H-imidazol-4-etamin,
histamin -  bk. imidazoletilamin
histeresis -  Bir etkinin arkasında kalma, gecikme, geri kalma. Bir kimyasal sistemin dengeye ulaşmasındaki gecikme.
histeresis -  Bir etkinin arkasında kalma, gecikme, geri kalma, Bir kimyasal sistemin dengeye ulaşmasındaki gecikme.,
histeresis -  Bir etkinin arkasında kalma, gecikme, geri kalma, Bir kimyasal sistemin dengeye ulaşmasındaki gecikme.,
histidin -  Formülü (CH3N2)CH2CH(NH2)COOH, mol kütlesi 155,2 g olan ,oğal olarak L izomeri halinde bulunan ve farelerde rastlanan bir amino asit. 2-amino-3-imidazolilpropanoik asit
histidin -  Formülü (CH3N2)CH2CH(NH2)COOH, mol kütlesi 155,2 g olan, doğal olarak L izomeri hâlinde bulunan ve farelerde rastlanan bir amino asit. 2-amino-3-imidazolilpropanoik asitFormülü (CH3N2)CH2CH(NH2)COOH, mol kütlesi 155,2 g olan, doğal olarak L izomeri hâlinde bulunan ve farelerde rastlanan bir amino asit. 2-amino-3-imidazolilpropanoik asit
histidin -  Formülü (CH3N2)CH2CH(NH2)COOH, mol kütlesi 155,2 g olan, doğal olarak L izomeri hâlinde bulunan ve farelerde rastlanan bir amino asit. 2-amino-3-imidazolilpropanoik asitFormülü (CH3N2)CH2CH(NH2)COOH, mol kütlesi 155,2 g olan, doğal olarak L izomeri hâlinde bulunan ve farelerde rastlanan bir amino asit. 2-amino-3-imidazolilpropanoik asit
histo -  Latince'de doku anlamında bir ön ek.
histo -  Latincede doku anlamında bir ön ek.
histo -  Latincede doku anlamında bir ön ek.
histogram - 
histogram -  Verileri özet olarak göstermenin bir yolu. Tekrar sonuçları, yatay eksen boyunca büyüklüklerine göre gruplanır, dikey eksende ise bunların bulunma frekansı gösterilir. Çubuklu veya sütünlu grafik olabilir.
histogram -  Verileri özet olarak göstermenin bir yolu. Tekrar sonuçları, yatay eksen boyunca büyüklüklerine göre gruplanır, dikey eksende ise bunların bulunma frekansı gösterilir. Çubuklu veya sütünlu grafik olabilir.
histokimya -  bk. doku kimyası
histokimya -  Vücudun dokusal yapısını araştıran bir kimya dalı.
histokimya -  Vücudun dokusal yapısını araştıran bir kimya dalı.
histoloji -  bk. doku bilimi
histoloji -  Doku yapısı ile uğraşan bilim dalı. Dokubilim.
histoloji -  Doku yapısı ile uğraşan bilim dalı. Dokubilim.
hizon -  Formülü H3, mol kütlesi 3,024 g olan, hidrojenin alfa-ışınlarına, vakumda elektrik boşalımına, ozon üretecine veya yüksek frekanslı Tesla boşalımına maruz bırakılmasıyla elde edilen, çok kararsız bir tanecik.
hizon -  Formülü H3, mol kütlesi 3,024 g olan, hidrojenin alfa-ışınlarına, vakumda elektrik boşalımına, ozon üretecine veya yüksek frekanslı Tesla boşalımına maruz bırakılmasıyla elde edilen, çok kararsız bir tanecik.
hizon -  Formülü H3, mol kütlesi 3,024 g olan, hidrojenin alfa-ışınlarına, vakumda elektrik boşalımına, ozon üretecine veya yüksek frekanslı Tesla boşalımına maruz bırakılmasıyla elde edilen, çok kararsız bir tanecik.
hızlandırıcı sıvı -  Elektrokaplamacılıkta kullanılan cıva (II) nitrat ya da cıva (II) siyanür çözeltisi.
hızlandırıcı sıvı -  Elektrokaplamacılıkta kullanılan cıva (II) nitrat ya da cıva (II) siyanür çözeltisi.
hızlı iyon iletken -  bk. katı elektrolit
hızlı iyon iletken -  bk. katı elektrolit
Hoff, Jacobus Hendricus Van't -  Tarih :20-07-2018
Hofmann sodyum presi -  Bir demir silindir, piston ve vida yardımıyla sodyum teli çekme presi.
Hofmann tepkimesi -  Bir asitaminin (amit) bazik çözeltisine brom ilave ederek daha kısa C zincirli amin elde edilmesi tepkimesi. RCONH2 + Br2 + 4NaOH -> RNH2 + Na2CO3 + 2NaBr + 2H2O
Hofmann, August Wilhelm Von -  (1818-1892) Kömür katranı endüstrisinin kurucusu Alman kimyacı.
holmiyum -  Simgesi Ho , atom numarası 67, e.n.1470 °C, k.n.2650 °C ve değerliği 3 olan ve tuzları hafif sarı bir nadir toprak elementi.
holo- -  Tümü, tamamı, bütünü anlamında Grekçe bir ön ek.
holografi -  Üç boyutlu görüntü veren bir fotoğraf yöntemi.
homo- -  Eş, türdeş anlamında Latince bir ön ek.
homojen -  (Yun. homos: aynı; genos: ırk) Benzer karakterlere ya da yapıya sahip olan.
homojen sistem -  Fiziksel özellikleri her noktasında aynı olan, tek fazlı sistem.
homolog seri -  Birbirini izleyen üyeleri arasında -CH2 veya katları kadar farklılık olan organik bileşikler serisi. Örnek olarak, alkanlar, alkenler, alkinler; metanol, etanol, propanol homolog seriler oluşturular.
Hopkins, Sir Frederick Gowland -  (1861-1947) Yiyeceklerde vitaminlerin önemini bulan, 1929'da Nobel ödülü kazanan İngiliz kimyacı.
hormonlar -  İç salgı bezleri ve bazı dokularca üretilen, kan dolaşımı ile vücuda dağılarak organların ve diğer iç salgı bezlerinin işlevlerini koordine eden estrojen, insulin, testosteron gibi kimyasal haberciler.
humus -  Bitki ve hayvanların toprakta parçalanması sonucu meydana gelen karmaşık yapılı siyah organik madde.
huni -  1. Huni biçiminde herhangi bir yapı veya organ. 2.Kafadan ayaklıların sifonu. 3.Yüksek organizasyonlu balıklarda hipofizi hipotalamusa bağlayan sap. 4.Ktenoforların yassılaşmış mide boşluğu. İnfundibulum.
ibit -  Bizmut oksiiyodotanat, alkolde çözünmeyen, gri toz halinde bulunan, bakterisit ve dezenfekte edici bir madde.
ibogain -  Formülü C26H32O2N2, mol kütlesi 404,26 g ve e.n. 152 °C olan Tabernanthe ibopa ‘nın köklerinden elde edilen bir alkaloit.
idalin -  Yaban mersininden bir antosiyanin.
ideal gaz -  bk. düşünsel gaz.
idioblast -  Canlı hücrenin kuramsal birimi. Biyofor.
idiosinkrazi -  Bazı maddelerin etkilerine gösterilen özel tepki.
iditol -  Formülü C6H14O6, mol kütlesi 182,1 g olan, altı karbonlu d,l-alkol.
idodifenil -  Karbazol.
idojen -  İmido grubu.
idonik asit -  Formülü C6H12O7, mol kütlesi 176,1 g olan, monobazik pentahidroksi asit.
idosakkarik asit -  Formülü C6H10O8, mol kütlesi 210,1 g olan dibazik, tetrahidroksi asit.
idoz -  Formülü C6H12O6, e.n. 156 °C, mol kütlesi 180,1 g , glukozun izomeri, ve pentahidroksi heksanal olan, bir aldoz.
idrialen -  Formülü C22H14, mol kütlesi 278,11 g olan asfalttaki bir hidrokarbon.
idril -  Floranten.
igamid -  Süspenpoliamit sentetik liflere verilen ticari ad.
igepon -  N-metil taurin veya n-siklohekzil taurin ve yağlı asitten türetilmiş sülfoamidler, oleik asit ve sodyum isetiyonatın esterlerini içeren, köpük yapıcı ıslatıcı dağıtıcı, emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılan anyonik yüzeyaktif maddelerin bir serisi için ticari ad.
ignatia -  Saint ignatius fasulyesi. Strylchnos ignatic’in kuru olgunlaşmış tohumları. Başlıca trychnin ve brucin olmak üzere %2 alkoloit içerir.
ignis -  Ateş.
ignus -  Erimiş halden oluşan kayaların tanımı. Plutonik
ihlenit -  Formülü Fe2(SO4)3.12H2O olan doğal demir (III) sülfat.
ihtimaliyet -  bk. olasılık
ikaroskop -  Güneşi incelemek için kullanılan alet. İnceleme işlemi güneş battıktan sonraki parlaklığın fosforesans ekrana yansımasından yapılır.
iki atomlu -  İki atomdan meydana gelen.
iki fonksiyonlu -  İki aktif fonksiyonlu grubu olan.
iki renkli -  1.İki farklı renge sahip. 2.İki ya da daha çok maddenin fiziksel yöntemlerle ayrılabilecek biçimde her hangi bir oranda bir araya gelmesi ile oluşan sistem.
ikili sistem - 
ikincil - 
ikincil standart -  Salık derecesi bilinen ve kimyasal analizle doğrulanmış bir madde.
ikiz iyon -  Çözeltilerinde iyonlaşan pozitif ve negatif yükleri aynı anda bulunduran iyon. Bu tür iyonlar genellikle amino asit ve proteinlerde bulunur.İç tuz.
ikonoskop -  Görünür olmayan ışınları (X-Ray), lüminesans ekranına çarpması ile görünür ışığa çeviren alet.
ikosinen -  Formülü C26H38, mol kütlesi 278,4 g olan, sıvı hidrokarbon.
ikozan -  Formülü C20H42 olan doymuş hidrokarbon.
iktalbin -  İktiyol albuminat, suda çözünmeyen, gri toz halinda bulunan bir antiseptik.
iktammol -  Ziftli şist veya tortulu şistin tahrip edici damıtılması sonucunda ortaya çıkan sülfolanmış yağlı maddenin amonyum tuzları. Suda çözünen, keskin kokusu olan siyah viskoz sıvı. Bakteriostetik merhem.
iktargan -  Iktiyol gümüş, gümüş sülfoiktiyolat. Suda çözünen %30 Ag, %15,5 bileşimine sahip kahverengi toz halinde bulunan bir antiseptik ve astringent.
iktilepidin -  Balıklarda bulunan kolajen ve keratin arasında olan bir protein.
iktiyoform -  Iktiol formaldehit, suda çözünmeyen, kahverengi toz halinde bulunan bir bağırsak antiseptiği.
iktiyokola -  Balık tutkalı.
iktiyol -  Formülü C28H36S3O6(NH3)2.2H2O, mol kütlesi 634,40 g olan suda çözünen bir antiseptik ve astringeat ziftli tortulu şistin destilasyonundan elde edilen bir madde. Amonyum iktiyol sülfonat. Anisin.
iktiyolat -  C28H36S3O6 kökünü içeren bileşik.
iktulin -  Sazan yumurtalarından elde edilen glikoprotein.
ileksantin -  Formülü C17H23O11, mol kütlesi 403,2 g, e.n. 178 °C olan, sarı iğneler halinde bulunan, soğuk suda çözünmeyen, ileksaguifoliumun sarı renkli maddesi.
iletim - 
iletin -  Bir insülin türü için ticari ad.
iletken - 
iletkenlik -  1. Elektriksel direncin tersi; iletim yetisi. 2. Bir gerilini bayırlığına tutulan bir özdeğin akım geçirebilme özelliği.
iletkenlik analizi -  İletkenlik ölçümüne dayanan analiz yöntemi.
iletkenlik suyu -  Öz iletkenliği 18 °C’de ve vakumda 4x10-7 ohm1 cm-1 olan çok saf su.
iletme -  1.Enerjinin ısı veya elektrik olarak taşınma kapasitesi. 2.Birim küpten geçen elektrik akımının, iki uç arasındaki potansiyel farkına oranı; direncin tersi.
ilisik alkol -  Formülü C30H50O, mol kütlesi 426,5 g ve e.n. 185 °C olan, ileksantin türevlerinden hazırlanan bir madde.
ilisil alkol -  Formülü C22H38O, mol kütlesi 318,29 g olan bir parafin.
ilium -  1. Ni, Cr, Mn, Mo, Cu ve Fe alaşımı. 2.Dört değerlikli oksijeni gösteren son ek.
illinum -  Asite karşı dirençli Ni, Cr, Co, W, Al, Mn, Ti, B ve Si alaşımı.
illipe -  1.Bassia latifolia yağı. 2.Borneo mum yağı.
ilmenit -  Formülü FeTiO3 olan , doğal bir siyah titanat cevheri.
ilmenium -  Niobium ve tantalum karışımı olduğu önerilen bir yapı.
ilvait -  Formülü CaFe2Fe(OH)(SiO4)2, olan, bazen cevher olarak kullanılan doğal bir silikat. Yenit.
im- -  NH kökünü ifade eden ön ek.
imaj -  bk. görüntü
imasatin -  İmasik asitin laktamı.
imazin -  =C=NCH=N-, kökünü içeren organik bir bileşik.
imbibisyon -  Bir sıvının bir katı veya bir jel tarafından soğurulması.
imbik -  Sıvıların damıtılmasında kullanılan, yumuşak çelik veya bakırdan yapılmış küresel veya silindirik metal kap.
imelon -  Poliamit sentetik lifin ticari adı.
imiazolil merkaptan -  Formülü C3H3N2SH, mol kütlesi 100,2 g, e.n. 222 °C olan, renksiz kristalleri olan bir bileşik.
imidazol -  Formülü C3H4N2, mol kütlesi 68,1 g olan, halkalı bir bileşik. 1,3-diazol. Glioksalin.
imidazoldion -  Hidantoin.
imidazoletilamin -  Histidinden türeyen kan basıncını düşüren bir amin.. Histamin.
imidazoletrion -  Formülü CONHCONHCO olan suda çözünen, renksiz levhalar. Parabanik asit.
imidazolil -  Imidazolun C3H3N2 kökü..
imidazolon -  Formülü C3H4ON2, mol kütlesi 84,1 g, e.n. 105 °C olan , renksiz iğneler şeklinde bir bileşik. İminazolon. Gliokzalon.
imido -  NH kökü.
imido ester -  Formülü RC=NOR olan , nitril ve alkolün HCl ile tepkimesinden elde edilen bir bileşik.
imido karbamide -  Guanidin.
imido karbonik asit -  Formülü (HO)2C=NOH olaan bir asit.
imidoksantin -  Guanin.
imin -  İmino eterlerde olduğu gibi C=N- grubu içeren madde..
iminazolon -  bk. imidazolon
imino -  C=NH veya -C-NH-C gibi , 1 veya 2 tane karbon atomuna bağlı =NH grubu.
imino asetik asit -  Formülü NH(CH2COOH)2, e.n. 225 °C olan suda çözünen, renksiz madde.
imino nitril -  Formülü (CH2CN)2 olan , suda çözünen renksiz bir madde.
imit -  1. . R2NH’de olduğu gibi , NH grubu içeren bir bileşik veya bir ikincil amin . 2.Asit anhidritde O yerine -NH grubunun geçmesiyle oluşan bileşik.
immunoloji -  Bağışıklıkla ilgili konuları inceleyen bilim dalı.
immunotherapi -  Aşı tedavisi.
imperatorin -  Formülü C16H16O4, mol kütlesi 272,2 g, e.n. 98 °C olan , bazlarda çözünebilen renksiz prizmalar. Imperatioria astruthiumun kökleri.
imperialin -  Formülü C35H60O4N, mol kütlesi 558,6 g olan , renksiz kristal yapılı bir alkoloit.
impramin -  Formülü C19H24N2.HCl, mol kütlesi 316,6 g, e.n. 170 °C olan, beyaz, yakıcı tatda kristalli, psikotik depresyon tedavisinde kullanılan, suda çözünen bir bileşik. N-(Dimetil aminopropil) imidodibenzil hidroklorür. İmipramin hidroklorür.
ince film -  Elektrolizle bir yüzeyin tek bir atom kalınlığında kaplanmış hali.
inceltici -  Selülozdan yapılma ya da bireşimsel verniklerin akıcılığını arttırmak ve ağaca sürülmesini kolaylaştırmak için kullanılan eritici-inceltici sıvı.
indakoin -  Formülü C27H47NO9, mol kütlesi 529,37 g ve e.n. 94 °C olan bir alkaloit.
indamine -  Formülü HN=C6H4=NC6H4NH2, mol kütlesi 197,3 g olan ve p-fenilendiamin ve anilin yükseltgenmesinden elde edilen bir amin. Fenilen mavisi.
indan -  Formülü C6H10, mol kütlesi 118,1 g, k.n. 176 °C g olan suda çözünmeyen renksiz bisiklik hidrokarbon.
indandion -  Formülü C9H6O2, mol kütlesi 146,05 g olan diketohidrinden.
indantren -  1.Formülü C28H14O4N olan, koyu mavi renkli suda ve organik çözücülerde çözünmeyen toz halinde katı madde. Pamuklu ve ipekli kumaşları boyamada kullanılan yat boyalarının genel adı. 2.Antrakinondan türeyen küp boyar maddelerinin genel adı.
indazol -  Formülü C7H6N2, mol kütlesi 118,06 g, e.n. 146 °C olan , renksiz kristalleri ve iki izomeri olan benzopirazol.
inden -  Formülü C9H8, yoğunluğu 1,040 g/mL, k.n. 188 °C olan, alkolde çözülebilen renksiz bir sıvı.
inden -  Formülü C9H8, yoğunluğu 1,040 g/mL, k.n. 188 °C olan, alkolde çözülebilen renksiz bir sıvı.
indigen -  İndigo molekülünde oluşan, yapısı C6H4(NH)COC= olan bir kök.
indigo -  İndigofera türlarinden özütlenen , suda, alkol ve eterde çözünmeyen, sıcak anilin veya sıcak kloroformda çözünen mavi bir boya.
indigo karmen -  Formülü C16H8N2Na2O8S2 olan klorat ve nitrat iyonlarının saptanmasında ve böbrek fonksiyonları deneylerinde boya olarak kullanılan suda çözünen koyu mavi toz bir madde.. Ayrıca disodyum 5,5'-indigotin disülfonat veya sodyum indigotin disülfonat olarak bilinir.
indigo mavisi -  Formülü C16H10O2N2 olan , sıcak anilin ve kloroformda çözülen, indigoferanın çeşitli türlerinden fermantasyonla elde edilen, boyamada ve mürekkep yapımında kullanılan, koyu mavi renkte kristallenen indigo boyasının bileşeni.
indigold boya -  Pamuklu ve suni ipekler için boya olarak kullanılan indigo (C16H10O2N2) veya tiyoindigo (C16H8S2O2) boyalarından biri.
indikan -  Formülü C14H17NO6 olan , çivit (izatis tinktoria, krusifera)'den ve ayrıca indigo, indigofera'dan da elde edilen, renksiz, yaprakcıklar şeklinde, suda çözünen, glikoz ve indoksile hidroliz olan bir glukozit.
indirgemek - 
indirgen -  Kendisi kolayca yükseltgenirken karşısındaki kimyasal özdeği indirgeyebilen özdek.
indirgenme -  Özdeciğin eksicik alması, hidrojen öğesinin çoğalması ya da oksijenin azalması olayı.
indirgenme potansiyeli -  İndirgenme şeklinde yazılan bir elektrot tepkimesinin potansiyeli; elektrot potansiyeli ile eş anlamlıdır.
indirgeyici kolon -  Analiti ön indirgemeye tabi tutmak için numunenin geçirildiği granül metal ile doldurulmuş bir kolon. Kolon dolgusu çinko amalgamı veya gümüş metali olabilir.
indiyum -  Simgesi In, atom numarası 49, atom kütlesi 114,82 g, yoğunluğu 7,36 g/mL olan , az miktarda çinko ile birlikte tabiatta bulunan, havada oksijenden yavaş etkilenerek oksit oluşturan, asitlerde çözünen, halojenler, kükürt, selenyum ve fosforla reaksiyona giren, düşük sıcaklıkta eriyen alaşımlarda kullanılan, bazen tek ve iki değerlikli olsa da daha çok üç değerlikli olan yumuşak bir metal.
indogenid -  İndogen radikalini içeren bileşik
indoksil -  Formülü (C8H6N)OH olan , indigo üretiminde ve organik sentezlerde kullanılan, suda çözünen sarı renkli kristalli bir glikozit. 3-hidroksi indol.
indol -  Parfüm ve tıpta kullanılan yasemin yağında ve karanfil baharatı yağında bulunan beyazdan sarıya değişen renklerde olan, kötü aromalı, (seyreltik çözeltileri hoş kokulu) kansere sebep olan ve 2,3-benzopirol olarak bilinen bileşik.
inert -  Tepkimeye girmeden kalan, tepkime sonunda da bulunan bileşen.
inert elektrot -  Sistem potansiyeline cevap veren fakat hücre reaksiyonunda yer almayan elektrot.
infilak etmek -  Patlayıcı maddelerle çok küçük parçalara bölünme.
infrared spektrofotometre -  Moleküllerin titreşim ve dönme enerjilerine karşı gelen absorpsiyon spektrumunun ölçülmesiyle, kimyasal analiz için kullanılan, infrared bölgesinde çalışan spektrofotometre.
infrared spektrometre -  1,00-300 mikrometre dalgaboyu aralığında, ark veya kıvılcımla uyarılarak, elektromağmetik emisyonun ölçülmesiyle, gazlarda heteroatomlu bileşiklerin, bazı katıların ve birçok susuz sıvıların derişimlerini ölçmek ve tanımlamak için kullanılan alet.
infrared spektroskopisi -  İnfrared radyasyonuyla etkileşen maddelerin özelliklerinin çalışılması.
inkonel -  %76 Ni, %15 Cr ve %9 Fe içeren korozyona dayanıklı alaşımın ticari adı.
inorganik -  Temel element olarak karbon atomu içermeyen kimyasallar.
inorganik asit -  HCl, hidroklorik asit, H2SO4, sülfürik asit ve H2CO3, karbonik asit gibi ametal ve hidrojenden meydana gelen bileşik.
inorganik kimya -  Metalik karbonatlar, karbon sülfür bileşikleri, karboazot bileşikleri ve karbonun karbürleri, oksitleri gibi, hidrokarbonlar hariç, bütün elementleri ve bileşiklerinin kimyasal reaksiyonları ve özelliklerinin incelendiği kimyanın bir dalı.
inorganik peroksit -  Peroksi grubu içeren, -O-O-, veya en yüksek yükseltgenme basamağında bir element içeren (peroklorik asit, HClO4 gibi) inorganik bileşik.
inorganik pigment -  Boyalar, plastikler ve mürekkepler için renk verici reakitf olarak kullanılan, sentetik veya doğal metal oksit, sülfür veya diğer tuz.
inorganik polimer -  Karbon dışındaki atomlar ile doğrusal veya dallanmış zincirler şeklinde büyük moleküller, örneğin tekrarlanan silikat birimleri.
inozitol -  bk. kas şekeri
insulin -  Pankreasın Langerhans adacıklarından salgılanan ve kanda şeker oranını ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev yapan, 21 ve 30 amino asitlik iki polipeptit zincirinden oluşan, protein yapısında bir hormon. Ensülin.
intrakavite absorpsiyon spektroskopisi -  Bir absorpsiyon örneğinin geniş band boya laserli resonatörün içine yerleştirildiğinde oldukça hassas bir teknik. Absorpsiyon hatları, Laser emisyon spektrumunda damlalar olarak saptanır.
intrinsik viskozite -  Sıfır derişime ekstrapole edilmiş bir çözeltinin spesifik viskositesinin çözünen maddenin derişimine oranı. Ayrıca limit viskosite sayısı olarak bilinir.
introfakslama -  Bir emprenye edici maddenin özgül nemlenme ve akışkanlığındaki değişme.
iplik - 
iridyum -  Simgesi Ir, atom numarası 77, atom kütlesi 192,22 g, e.n. 2450 °C, yoğunluğu 22,4 g/mL olan, bir geçiş elementi. Kimyaca en inert metallerdendir. Bu yüzden korozyona dayanıklı malzeme yapımında alaşımların içinde kullanılır, Kıral suyunda çözünür. Takılarda platini sertleştirmede % 10 oranında kullanılır. Bileşiklerinde 2, 3 ve 4 değerlik alır.
isodiasferler -  Nötron ve proton sayılarında aynı farklılığa sahip olan çekirdekler.
isomorfizm -  Aynı kristal yapıya sahip olan maddeler.Bu tür maddeler diğerinin kristallenmesini tetikler ve katı çözeltiler oluşturabilirler.
isotripropilamin -  Formülü N(CH2CHMe2)3, yoğunluğu 0,766 g/mL, k.n. 191 °C olan, renksiz bir madde.
ispirto -  İçilmemesi amacıyla içine uygun katkılar eklenmiş etil alkolün halk dilindeki adı.
istatiksel mekanik -  Tanecik, molekül gibi mikrohallerin dinamik özellikleri ile bir bütünün termodinamik özellikleri arasında köprü kuran bilim.
istrol -  Formülü PhNHO2EtOI2, mol kütlesi 423,2 g olan, suda çözünmeyen, gri toz halinde bulunan bir antiseptik. Oksiiodoetilanilit.
iterbit -  bk. gadolinit
iterbit -  bk. gadolinit
iterbiya -  bk. iterbiyum oksit
iterbiyum -  Simgesi Yb, atom numarası 70, atom kütlesi 173,04 g, değerlilikleri 2, 3, e.n. 824 °C, k.n. 1427 °C, yoğunluğu 7,01 g/mL olan, alfa ve beta şekillerinde bulunan, beta şekli 16000 atmosferin üzerindeki basınçlarda yarı iletken olan, suyla yavaşça reaksiyona giren, seyreltik asitlerde ve amonyakta çözünen, lazer, taşınabilir X-ışını kaynağı ve kimyasal araştırmalarda kullanılan, sağlığa düşük derecede zararlı olan, yedi doğal izotopu bulunan, itriyum alt grubunun bir nadir toprak metali.
iterbiyum oksit -  Formülü Yb2O3, yoğunluğu 9,2 g/mL, e.n. 2346 °C olan , hafifçe nem çekici, sıcak seyreltik asitlerde çok, soğuk asitlerde az çözünen, havadan su ve karbon dioksiti absorplayan, özel alaşımlarda, özel cam yapımında ve katalizör olarak kullanılan, cam şişede muhafaza edilen katı bir madde. İterbiya.
itici gaz -  Vanası açıldığında basınçlı kapta bulunan maddeleri dağıtarak çıkaran gaz.
itme -  Kol ya da öteki vücut bölümlerini gerici kas gücü ile çalıştırarak bir direnci uzaklaştırma.
itriya -  bk. itriyum oksit
itriyum -  Sembolü Yveya Yt, atom numarası 39, atom kütlesi 88,9059 g, değerliği 3, yoğunluğu 4,47 g/mL, e.n. 1500 °C, k.n. 2927 °C olan, havadaki toleransı 1 mg/m3, çok ince ufalanmış durumda parlayıcı olan, seyreltik asitlerde ve potasyum hidroksit çözeltisinde çözünen, suda ayrışan, florürünün kalsiyumla indirgenmesiyle elde edilen, nükleer teknolojide, demir ve diğer alaşımlarda, özel yarı iletkenlerde kullanılan, kararlı izotopu bulunmayan, IIIB grubu elementi olan, koyu gri renkli bir metal. Asetat, klorür ve sülfat tuzları vardır. Bunlardan ilk ikisi suda çözünürken sülfat tuzunun çözünürlüğü azdır.
itriyum asetat -  Formülü Y(C2H3O2)3.9H2O olan, suda çözünen, itriyum oksit üzerine asetik asit etkisiyle elde edilen, analitik kimyada kullanılan, renksiz kristal bir madde.
itriyum oksit -  Formülü Y2O3, yoğunluğu 4,84 g/mL, e.n. 2410 °C olan , seyreltik asitlerde çözünen, suda çözünmeyen, itriyum nitratın kızdırılmasıyla elde edilen, renkli televizyon tüpleri için fosforlarda, mikrodalga filtreler için itriyum-demir birikimlerinde ve zirkonya refrakterlerinde kararlı hale getirici madde olarak kullanılan, yeşilimsi-beyaz renkte toz bir madde. İtriya.
IUPAC sistemi -  Elektrokimyasal hücreler ve onların potansiyelleri ile ilgili tanımlar grubu; Stockholm sistemi olarak da bilinir.
IUPAC: International Union of Pure and Applied Chemistry -  Kimya ile ilgili dünya çapında kabullerle uğraşan uluslararası bir kuruluş.
iyodat -  IO3- kökünü içeren, iyodik asitin tuzu. Sodyum ve potasyum iyodatlar tıpta kullanılan en önemli tuzlardır.
iyodik asit -  Formülü HIO3 olan , alkoloitler, naftol ve sulfosiyanürler için belirteç, organik sentezler ve volumetrik çözeltilerde yükseltgeyici olarak kullanılan , 110 °C'da eriyen, renksiz kristalli, suda çözünen bir asit,.
iyodo alkan -  Bir organik molekülde bir veya birden fazla hidrojen atomu yerine I atomunun geçmesi sonucu doymuş hidrokarbon.
iyodo asetik asit -  Formülü CH2ICOOH, e.n. 82-83 °C olan , enzimlerin inhibitif etkisi için biyolojik araştırmada kullanılan, suda ve alkolde çözünen sarı kristaller. Karboksi metiliyodür
iyodofor -  Iyodun iyonik olmayan bir yüzey aktif madde ile verdiği kompleks, suda iyot açığa çıkaran ve dezenfektan etki gösteren bir madde.
iyodoform -  Formülü CHI3, e.n. 119 °C olan, kloroform, eter ve suda çözünen, hafif deri hastalıklarında merhem olarak kullanılan, bakterileri hafif yok edici özelliğe sahip olan, altıgen yapıda bir madde.
iyodometri -  Standart iyot çözeltisi ve standart sodyum tiyosülfat çözeltisi ile yapılan volumetrik analiz. Nişasta indikatör olarak kullanılır. Halojenler, hidrojen sülfür, kükürt dioksit, arsenik tuzları, mangan dioksit, demir II tuzları, vs. tayininde kullanılır.
iyodozobenzen -  Formülü C6H5IO olan , 227-228 °C’de patlayan, suda az çözünen, kloroform, benzen ve asetonda çözünmeyen ve açık beyaz kristallere sahip kuvvetli yükseltgeyici bir belirteç.
iyon -  Pozitif veya negatif yüklü bir atom.
iyon kromatografisi -  İyonik türlerin, bir sıvı hareketli faz ile katı polimerik iyondeğiştirici arasında dağılımına dayanan bir ayırma tekniği; iyon değişimi kromatografisi ile eş anlamlıdır.
iyonik denge -  Molekülün iyonlara ayrışma hızının, iyonların birleşme hızına eşit olduğu durum.
iyonik iletkenlik -  Çözeltiden akımın iyonlar yardımı ile geçmesi.
iyonik jel -  İyonik gruplu jel.
iyonografi -  İyonların göçünü içeren bir elektrokromotografi çeşidi.
iyonomer -  1.Zincirin elementleri ve zincirler arasındaki iyonik bağlar arasında kovalent bağlı polimer. 2. Uzun zincirli molekül bileşikleri arasındaki kovalent bağları ve zincirleri arasında iyonik bağları bulunan bir polimer.
iyonon -  Formülü C13H20O, k.n. 126-128 °C (12 mm) olan , açık sarı renkli, parfümeride sitral ve aseton içermeyen doğal menekşe esansı ile karıştırılarak kullanılan, ayrıca vitamin A sentezinde kullanılan bir sıvı.
iyonyum -  Simgesi Io, atom kütlesi 230 g olan , toryumun doğal radyoizotopu.
iyot -  Simgesi I ,Atom numarası 53, atom kütlesi 126,9044 g, e.n. 114 °C, k.n. 184 °C olan zehirli, aşındırıcı, koyu granüller halinde, kolaylıkla süblimleşen, suda az çözünen alkol ve iyodür çözeltilerinde çözünen boya, tentürdiyot ve ilaçlarda kullanılan antiseptik özelliğe sahip ametal halojen element.
iyot deneyi -  Nişastanın varlığını saptamak için örnek üzerine potasyum iyodürün damlatılması sonucu, maviye dönen rengi (iyot varlığını) gösteren deney.
iyot-131 -  İyodun yapay radyoaktif izotopu. Kütle numarası 131, yarı ömrü 8 gün olan, beta ve gamma ışını yayınlayan, tıpta ve endüstride kullanılan bir izotop.
iyotpentaoksit -  Formülü I2O5 olan, 275 °C’de bozunan, suda çok çözünen, mutlak alkolde, eterde ve kloroformda çözünmeyen, oda sıcaklığında karbonmonoksidin karbondiokside yükseltgenmesinde kullanılan beyaz kristalleri olan madde.
izlanda yosunu -  Soğuk ülkelerde yetişen bir yosun türü.
izleyici element -  Bir sistemin davranışlarını izlemek amacıyla sisteme verilen doğal veya yapay radyoaktif izotoplar; radyoaktif indikatör. Örneğin tiroid bezinin incelenmesinde radyoaktif iyot kullanılır.
izleyici gaz -  Yer altındaki boruların sızıntılarını bulmada kullanılan radyoaktif gazlar.
izo- -  Karbon zincirinin sonunda tek dallanmayı belirten ön ek.
izoamil alkol -  Formülü (CH3)2CH-CH2CH2-OH, k.n. 132 °C olan, alkol ve eterle karışabilen, fotoğrafçılıkta, ilaç sanayiinde, sütteki yağ miktarı tayininde ve sentezlerde kullanılan,. renksiz kötü kokulu bir sıvı.
izoamil salisilat -  Formülü C6H4OHCOOC5H11 olan , saydam renkli, sabunlarda parfüm olarak kullanılan bir madde.
izobutil vinil eter -  bk. vinil izobütil eter
izoelektrik nokta -  1.Elektrikçe nötür olma noktası.2. Bir maddenin (protein gibi) nötür olduğu pH. Daha düşük veya yüksek pH'larda madde asit veya baz gibi hareket eder. 3.Kolloidin pıhtılaşması bu noktada veya ona yakın yerde olur. 4.Amino asit, protein veya kolloit gibi bir maddenin elektrik alanda hareket etmediği pH değeri.
izoelektrik odaklama -  Bir protein molekül karışımının pH'sı önceden bilinen bir destek jelde elektrik alanına tutularak protein moleküllerini bileşenlerine ayırma tekniği.
izoelektronik -  Kütle ve çekirdek yükü dışında birbirine çok benzeyen atomları tarif eder. Eşit sayıda elektrona sahip olan (O-2, F-, Ne gibi).
izohidrik -  Benzer hidrojen iyonu derişimine sahip çözeltilerin bir setini belirten pH’nın değişmediği bir nötralleşmeyi tarif eder.
izolasyon -  Bir bileşik veya karışımdan saf kimyasal yapının ayrılması. Damıtma, çökme gibi.
izomer -  (Yun. isos: eş; meros: parça) Aynı çeşit ve sayıda atoma sahip fakat atomların düzenlenmesi, fiziksel ve kimyasal özellikleri farklı iki ya da daha fazla kimyasal bileşikten biri.
izomeri -  İki veya daha çok kimyasal bileşiğin kapalı formüllerinin (molekül formülleri) aynı, atomlarının bağlanma düzenlerinin veya uzaydaki dağılımlarının farklı olma hali.
izomerik kayma -  Nükleer yüklü çekirdekte, elektron yoğunluğu etkileşiminde atom değerlik etkisiyle oluşan Mössbauer rezonansındaki kayma.
izomerlik -  Aynı element bileşimine sahip olmasına rağmen, farklı yapılara sahip kimyasal bileşiklerdeki olay.
izopren -  Terpenlerin, karotenoitlerin, doğal kauçuğun yapı birimini teşkil eden, koenzim Q, klorofil, A ve K vitamininin yapısına giren beş karbonlu kimyasal birimler.
izosentez -  Dallanmış hidrokarbon elde etmek için, toryum oksit katalizörü üzerinden, hidrojen ve karbon monoksit karışımının reksiyona girdiği işlem.
izosterik -  Kimyasal bileşiklerde benzer elektronik düzenlemeler.
izosterizm -  Benzer veya aynı elektronik düzenlenmelerinden dolayı elementlerin, iyonların veya bileşiklerin benzer fiziksel özellik gösterimlerini tanımlar.
izotakoforez -  İyonik hareketliliklerinin değişik olmasına dayanan bir ayırma yöntemi. Elektroforezin değişik bir şekli. Burada ileri giden elektrolitin hareketliliği ayrılacak iyonlarda büyük, durdurucu elektrolitin ki ise küçüktür.
izotaktik -  Asimetrik karbon atomundaki substituetlerin, esas zincirle aynı konfigrasyona sahip olduğunu gösteren kristal polimerler.
izotiyosiyanat -  Sülfokarbimit olarak da bilinen, R-N=C=S şeklinde bileşik.
izoton -  Çekirdeklerinde eşit sayıda nötron bulunan atomik türlerden birisi.
izotop -  (Yun. isos: eş; topos: yer) Atom ağırlığı farklı olmakla beraber atom sayısı aynı ve benzer kimyasal özellikleri olan element.
izotop etkisi -  Aynı elementin nükleer olmayan fiziksel ve kimyasal özelliklerinin (izotopları içeren kimyasal tepkimelerin denge pozisyonları veya tepkime hızları) izotopları arasındaki kütle farkı etkisi.
izotop seyreltme analizi -  Etiketlenmiş bir radyoizotopun çözeltiye katılması ile, kağıt kromotıgrafisine benzer bir yolla nicel analiz yapılması işlemi.
izotopik element -  Birden daha fazla, doğal olarak oluşan isotopun bir elementi.
izotopik izci -  Bir kimyasal, biyolojik veya fiziksel işlem boyunca elementi takip etmek için, bir örnek metaryalinde bulunan, radyoaktif ve kararlı bir elementin izotopu. İzotopik indikatör, izotopik etiket olarak da bilinir.
izotopik spin -  Farklı yüklere sahip olmalarına rağmen etkili çekirdek kuvvetlere aynı şekilde davranan, nükleonlar gibi, temel taneciklerin oluşturduğu grup üyeleri arasından, seçilmiş üçüncü bileşenin cebirsel yapısında, açısal momentum vektörüne benzeyen, kuantum mekaniksel değişken.
izovalent hiperkonjugasyon -  Bir hiperkonjuge molekülde, bağ sayısının iki rezonans yapıda aynı olacak şekilde bağların düzenlenmesi.
izovalent kojugasyon -  Benzende olduğu gibi, bağların bir eşit sayısı ile alternatif bir yapının yazılabildiği konjuge moleküllerdeki bağların düzenlenmesi.
jaboradin -  Kapalı formülü C10H12O3N2, mol kütlesi 208,2 g olan jaborandi yapraklarından elde edilen bir alkaloit.
jaborin -  Formülü C22H32O4N4, mol kütlesi 416,5 g olan, jaborandi yapraklarından elde edilen, suda çözünmeyen pekmez kıvamında sarı şurup.
jakobin -  Formülü C18H25O6N, mol kütlesi 351,4 g olan , kanarya otundan elde edilen bir alkaloit. Otobur hayvanlarda Winton hastalığına sebep olur.
jakonesik asit -  Formülü C10H16O6 mol kütlesi 232,2 g olan , jacobine alkoloidinin asidik hidroliz ürünü.
jakutinga -  Brezilya'ya özgü, yaklaşık %98 hematit, %0,9 kalsedon ve %0,25 MgO içeren bir tür demir cevheri.
jalap -  Exogonium veya lpomoeapurga bitkisinin reçine içeren, müshil etkisi gösteren kurutulmuş kökü.
jalapik asit -  Formülü C17H30O9 mol kütlesi 402,4 g, e.n. 120 °C olan, jalapdan elde edilen asit.
jalapin -  Formülü C34H56O16 olan, jalap reçinesinden elde edilen bir glikozit.
jalapinolik asit -  Formülü Me(CH2)4CHOH(CH2)9COOH mol kütlesi 272,4 g olan , jalap reçinesinden elde edilen (+)-11-hidroksi hekzadekanoik asit.
jalapoit -  Jalapdan özütlenen özütlerle birleştirilmiş bir müshil ve idrar söktürücü bir madde.
jambosin -  Formülü C10H15O3N, mol kütlesi 197,2 g olan , Jambosa vulgaris bitkisinin kökünden elde edilen katı bir alkaloit.
jambu -  Piper jaborandi bitkisinin tohumu
jambul -  Tıpta karın ağrısı ve gaz giderici olarak kullanılan, Güneydoğu Asyada yetişen java erik ağacının kabuğu.
James tozu -  Antimonlanmış kalsiyum fosfat.
Jamesonit -  Formülü Pb2Sb2S5 olan bir doğal sülfür cevheri.
Japakonin -  Formülü C26H41O10N, mol kütlesi 527,6 g, e.n. 97 °C, olan , Japon bıldırcın otundan elde edilen amorf bir alkoloit.
Japakonitin -  Formülü C34H49O11N, mol kütlesi 633,8 g, e.n. 204 °C olan , Japon bıldırcın otundan elde edilen, asetilbenzoiljapakonin bir amorf alkoloit.
Japanik asit -  Formülü C21H40O4, mol kütlesi 356,5 g, e.n. 112 °C olan, Japon balmumundan elde edilen, alkolde çözünen dikarboksilik eikosanik ve heneikosanik asit karışımı.
Japon balmumu -  Yoğunluğu 0,970 g/mL, e.n. 53 °C olan, Rhussuccedanea ve diğer sumak tohumlarından elde edilen küçük miktarlarda ikosanik ve henikosanoik asit ve palmitik asit içeren, benzende çözünen, mum balmumu üretiminde kullanılan sarı renkli bir gliserit.
japonik asit -  Hint helvası otundan elde edilen bir tannik asit.
japopinik asit -  Formülü C14H22O2, mol kütlesi 222,3 g olan, Japon neft yağından elde edilen monobazik bir asit.
jargon -  Zirkon.
Jargonya -  Zirkonyum oksit.
jasper -  Kalseduan çeşidi olan kıymetli bir taş. Denektaşı, hint taşı, kantaşı, mihenk taşı. Bir alaşımdaki altın miktarını tahminde kullanılır.
jatrophine -  Formülü C20H24O3, mol kütlesi 312,4 g, e.n. 152 °C olan, Jatropha gossipifolia bitkisinden elde edilen soğuk suda çözülen asidik çözeltileri floresans özelliği gösteren, mide rahatsızlıklarında kullanılan sarı bir toz madde.
javanisin -  Formülü C15H14O6, mol kütlesi 290,3 g, e.n. 212 °C olan , Fusarium javanicum kültüründen elde edilen zayıf asidik pigment, bir antibiyotik.
javel suyu -  Ağartma işlemlerinde kullanılan potasyum klorür ve hipokloritden oluşan çözelti, çamaşır suyu.
javelleme -  Su kaynaklarının hipokloritle steril hale getirilmesi.
jekolin -  Balık yağından elde edilen bir tür gliserit.
jel -  Kolloit sıvıların ya da sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte koyuluğunda madde.
jelatin dinamiti -  Nitrogliserin ve nitrosellülos karışımı. Jelatin dinamiti şiddetli patlayıcıdır, ancak bilinen dinamite oranla darbe ve sürtünmelere karşı daha az duyarlıdır. Bazı çeşitlerinde karışıma potasyum nitrat ve odun talaşı da eklenir.
jenkolik asit -  Formülü CH2[SCH2CH(NH2)COOH]2 , mol kütlesi 254,3 g ve e.n. 300 °C olan, pithecalobium lobatum (Leguminosae) bitkisinin djenkol fasulyelerinden elde edilen bir djenkolik asit.
jenner renklendiricisi -  Mikroskopta beyaz kan hücreleri için boyayıcı olarak kullanılan 1) metanolde %0,5 eosin veya 2) metanolde %0,5 metilen mavisi içeren iki çözelti.
jeodinamik -  Yer yüzeyini değiştiren kuvvetler ve nedenlerle ilgili çalışma dalı.
jervin -  Formülü C27H39O3N.2H2O, mol kütlesi 461,6 g, e.n. 240 °C olan, suda çözünmeyen veratrum türlerinden (Liliacea) elde edilen, beyaz renkli bir alkaloit.
jesakonitin -  Formülü C40H51NO12, mol kütlesi 737,8 g, e.n. 130 °C olan, bıldırcın otundan elde edilen bir alkaloit.
jet, cet -  Mücevher olarak da kullanılabilen, siyah parlak bir linyit türü.
jetspun -  Yoğun sentetik fiber için ticari bir ad.
jev zifti -  Asfalt.
jig -  Maden cevherinin derişimini ayarlamak için suya daldırılmış titreşen elek.
johimbin -  Formülü C23H32O4N2, mol kütlesi 400,5 g olan, Corynanthe johimbehe adlı Afrikada yetişen ağacın kabuğundan elde edilen alkaloit.
Jones indirgeni -  Yükseltgenme-indirgenme yöntemlerinde volumetrik tayinlerden önce Fe, Ti, Mo, V, Cr ve V çözeltilerini indirgemek için kullanılan, içi amalgamlanmış, granüle çinko ile doldurulmuş cam kolon.
jordanit -  Formulü; AsS3.4PbS olan doğal bir sülfür bileşiği.
Jorsen deneyi -  Hidroklorik asit içeren bir örneğin çözeltisine çok az phloroglucinol ilave edilir ve çözelti bazik yapılırsa, kırmızı turuncu renk asetaldehit ve formaldehit varlığını belirtir.
joseit -  Bi3Te, bizmut tellürit.
josephinite -  ABD nin Oregon eyaletinde bulunan doğal nikel ve demir alaşımı.
joule -  SI birim sisteminde iş, enerji ve ısı birimi. 1 joule (J) = amp2.ohm.s = watt.s = Volt2.s/ohm = 107 erg = 0,2391 cal (20 °C) = 0,1020 kg.m = 0,7376 ft.lb = 6,241.1018 e.v. = 0,2778 .102-6 kwh = 9,471.10-4 btu.
Joule etkisi -  Uygulanan alan kuvveti değiştirildiği zaman, uygulanan alanın ekseni boyunca bir ferromagnetik materyalin uzunluğundaki değişme.
Joule Kelvin etkisi -  Bir gazın adyabatik (q=0) koşullarda küçük bir delikten geçerek yüksek basınçtan düşük basınca geçtiği zaman sıcaklığındaki düşme. Linde-Hampson prosesi ile gazların sıvılaştırılmasında kullanılır. Joule Thomson katsayısı sıcaklık ve basınca bağlıdır, genellikle basıncın artması ile düşer, yüksek basınçlarda negatif olur. ideal bir gaz için µ= 0 dır.
juglone -  Formülü C10H6O3, mol kütlesi 174,2 g, e.n. 153 °C olan , Avrupa cevizi juglons regra kabuğundan elde edilerek suda çözünmeyen, teramisin eldesinde kullanılan kahverenkli prizma yapıda kristal bir madde.
juniper -  bk. karaardıç
juniper meyvesi -  Juniper tohumlarından elde edilen kurutulmuş olgun meyve, diüretiktir.
K asit -  1-amino- 8-naftol-4,6-disülfonik asit.
K spektrumu -  K ışıması tarafından oluşan spektrum
K.A. -  Duralumine benzer alüminyum alaşımı.
kabaite -  Göktaşındaki doğal hidrokarbon.
kabartma tozu -  Sodyum bikarbonat (NaHCO3), tartarik asit ve nişastayı dolgu maddesi olarak içeren, ekmek yapımında CO2 gazı elde etmek için kullanılan bir madde.
kabuk (kimya) -  1.Bohr atom kuramına göre çekirdek çevresindeki elektronların konumlarını belirleyen ve K,L,M,N, simgeleriyle gösterilen enerji düzeyleri. 2.Bir metalin korozyonu sırasında yüzeyinde oluşan kalın, görülebilen katman. 3.Bir ısı değiştiricinin gövdesi.
kadaverin -  Bozulan besinlerde, özellikle etlerde bakterilere ait dekarboksilazların etkisiyle meydana gelen zehirli bir kimyasal madde.
kadmiyum -  Simgesi Cd, atom numarası 48, atom kütlesi 112,40 g olan, tabiatta çinko ile birlikte sülfürleri halinde bulunan, nikel-kadmiyum pil yapımında, bileşikleri pigment olarak kullanılan, nötronlara karşı tesir kesiti büyük olduğu için nükleer reaktörlerde kullanım alanı bulan, kimyasal bir element. Demir ve çelik korozyondan koruma amacıyla elektrolitik yolla kadmiyumla kaplanır. Bileşikleri zehirli olduğundan kullanım alanı sınırlıdır.
kadmiyum asetat -  Formülü Cd(OOCCH3)2.3H2O olan, sülfür, selenür ve tellürlerin kimyasal kontrolünde ve porselenlere yanar döner bir parlaklık vermekte kullanılan , suda ve alkolde çözünen, renksiz monoklinik kristaller oluşturan bir madde.
kadmiyum hidroksit -  Formülü Cd(OH)2 olan, seyreltik asitlerde çözünen, kadmiyum-nikel akülerinde elektrot hazırlanmasında kullanılan, beyaz bir tuz.
kadmiyum klorat -  Formülü Cd(ClO3)2 olan, beyaz kristaller halinde, suda çözünen çok zehirli bir madde.
kadmiyum nitrat -  Formülü Cd(NO3)2.4H2O olan , suda, alkolde ve sıvı amonyakta çözünen, cam ve porselene kırmızı-sarı parlaklık vermede kullanılan, beyaz nem çekici kristal yapıda bir tuz.
kadmiyum oksit -  :.Formülü CdO olan, suda çözünmeyen, asitlerde ve amonyum tuzları ile birlikte çözünen, kadmiyum kaplama banyolarında ve boya pigmentleri yapımında kullanılan , kahverengi amorf bir toz madde.
kadmiyum tungstat -  Formülü CdWO4 olan , beyaz veya sarı kristaller halinde veya toz halinde olup, X-ışını tüpü ekranında ve sintilasyon sayıcılarında kullanılan, suda çözünmeyip amonyak çözeltisi ve alkali siyanürlerde çözünen bir tuz..
kadoksen -  Formülü Cd(en)3(OH)2 olan, trietilen diamin kadmiyum hidroksit, selüloz için kararlı bir çözücü.
kafein -  Kahve taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezî sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan, cAMP’yi 5'-AMP hâline dönüştüren, fosfodiesteraz aktivitesini engelleyen bir purin alkaloit (1,3,7 trimetilksantin).
kaffir -  Süpürge darısı tohumu.
kafirin -  Süpürge darısından saflaştırılan bir protein.
kahveol -  Formülü C20H26O3, mol kütlesi 314,4 g, e.n. 90 °C olan , kahve çekirdeği yağından elde edilen, doymamışlığı yüksek bir yağ.
kainit -  Formülü MgSO4KCl.3H2O olan , Almanya ve Polonya’da bulunan doğal potasyum magnezyum sülfattan sentetik olarak elde edilebilen, potasyumlu şekli gübre olarak ve su işlemlerinde kullanılan bir madde.
kairin -  Formulü C10H12ON, k.n. 280 °C olan, HCl tuzu kinin yerine antipiretik olarak kullanılan bir madde. 1,2,3,4-tetrahidro-8-hidroksi kinolin
kairolin -  Formülü C10H13N, k.n. 248 °C olan, renksiz, alkolde çözünen bir antipiretik madde.
kaiser -  Santimetrenin tersi yerine kullanılan bir birim.
kakodil -  Formülü As2(CH3)4, k.n. 170 °C olan,. kükürt ve klor ile doğrudan reaksiyon veren, türevleri kavuçuk endüstrisinde kullanılan ,zehirli, renksiz bir sıvı.
kakodilik asit -  Dimetil arsinik asit, 200 °C’de eriyen suda çözünmeyen renksiz kristalleri olan monobazik bir asit.
kakoksen -  Formülü 2Fe2O3. P2O5.12H2O olan , bir mineral madde.
Kaladana -  Ipomoe hederaceanin kuru tohumları, bir müshil ilacı.
kalait -  Bakır ve demir içeren bir turkuaz.
kalamia -  Kalamia latifolianın yaprakları, dağ defnesi, koyun defnesi.
kalamin -  1.Formülü Zn(OH)2.Zn3Si2O7.H2O olan, doğal çinkosilikat. 2.Çinkokarbonatın özel adı. (smith sonite). 3.Doğal çinkokarbonat, aynı zamanda ilaç olarak kullanılan çinko karbonatın sudaki süspansiyonuna verilen ad.
kalaverit -  Formülü AuTe2 olan, %40 oranında altın içeren doğal altın tellürür.
kalay -  Simgesi Sn, atom numarası 50, atom kütlesi 118.69 g, IV A grubu elementi, e.n. 232 °C, k.n. 2270 °C, bileşiklerinde yükseltgenme basamağı 2 ve 4 olan, asit ve kuvvetli bazlarda çözünen, alaşım ve çeliklerin kaplamasında kullanılan, organik bileşikleri oldukça zehirli olan, 3 allotropu bulunan bir element. 13,6 °C altında kararlı olan elmas yapısındaki gri renkli α-kalay ametal, 13.6-161 °C arasında kararlı olan beyaz renkli ß-kalay ile 161 °C üzerinde kararlı olan γ-kalay ise metal özelliği gösterir.
kalaylama -  Ana metalin yüzeyini korumak için üzerinin kalayla kaplanması.
kalibrasyon -  bk. ayarlama
kaliforniyum -  Simgesi Cf, atom numarası 98, en uzun ömürlü izotopunun mol kütlesi (251Cf)=251,08 g , 2, 3 ve 4 değerli bileşikleri olan , Cunningham ve Thompson tarafından 1959 yılında radyasyonla elde edilen bir element.
kalikret -  Alkali topraklara karşı dirençli, demir içeren portlant çimentosu.
kalinit -  Formülü K2Al2(SO4)4.24H2O olan doğal bir sülfat.
kaliofilit -  Formulü KAlSiO4 olan nefelit silis minerali.
kalkedon -  Formülü SiO2, kıymetli değişik şekilleri ve akik taşı, karaniya kan taşı, yeşil opak, jasper gibi türleri olan bir taş.
kalkerli -  Kalsiyum karbonat gibi, kalsiyum bileşiklerini özellikle kalsiyum minarellerini, içeren.
kalkojen -  Keten ve pamuğu boyamada kullanılan kükürt renkleri serisinin ticari adı.
kalkopirit -  Formülü CuFeS2 olan, altıgen sistemde kristallenen metalik sarı bakır demir piriti.
kalkosit -  Yün boyamakta kullanılan asitli boya maddelerinin ticari adı.
kalkozit -  Formülü Cu2S olan, bakır cevheri yataklarında bulunan,bakırın griye bakan siyah sülfürü.
kalkuranit -  Formülü Ca(UO2)2(PO4)2.3H2O olan uranyum filizi.
kalle asit -  1-Naftil amin-2-7-di sülfonik asit.
kallekrein -  Kılcal damarları kontrol eden, dolaşımla ilgili bir hormon.
kalomel -  Formülü Hg2Cl2 olan, cıvanın çok az çözünen klorür tuzu.
kalomel elektrot -  Dış bağlantı için, içine platin tel daldırılmış, cıva ve kalomelin (Hg2Cl2) potasyum klorür çözeltisi ile dengede olması durumunda oluşan yarı hücre. Potasyum klorür derişimine ve sıcaklığa bağlı olarak bu yarı hücre değişik potansiyellere sahip olur, Karşılaştırma (referans) elektrot olarak kullanılır.
kalori -  Bir kilogram suyun sıcaklığını bir derece artırmak için gerekli ısı miktarı; bir büyük kalori ya da kilokalori, bin küçük kaloriye eşit ısı.
kalorimetre -  Kimyasal reaksiyonlardaki veya fiziksel değişmelerdeki ısı değişimini ölçmede kullanılan cihaz. Amaca göre değişik şekillerde yapılmıştır. Bombalı kalorimetre, alev kalorimetresi, mikro kalorimetre gibi.
kalorimetri -  Özgül ısı, kalorimetre sabiti, kalori değeri ya da gizli ısı gibi ısı sabitlerinin ölçülmesi.
kalp pili -  1.Kalp atışlarının olduğu kalbin özel dokulu bir kısmı 2.Kalbin düzenli bir hızda atmasını sağlayan elektrikli bir alet (derinin altına yerleştirilebilir veya hariçten çalıştırılabilir).
kalsein -  Kalsiyumun EDTA ile titrasyonunda kullanılan, yeşilden pembeye renk değişimi olan floresans belirteç.
kalsiferol (vitamin D) -  Kapalı formülü C28H44O, e.n. 115-118 °C olan, alkol, kloroform, eter ve yağda çözünen, hava ve ışıktan etkilenen, suda çözünmeyen, beyaz ,kokusuz ,kristal yapılı ,bir madde.
kalsilit -  Nefeline benzeyen yüksek potasyum oksit içerikli volkanik kayalarda bulunan polimorf bir KAlSiO4.
kalsinasyon -  Bir katının erime sıcaklığının altında ısıtılarak eritmeden faz dönüşümüne veya termal bozunmaya uğratılması.
kalsine etmek -  1.Yakarak toz haline getirmek veya gelmek, kirecimsi bir hale gelmek. 2.Sıvı radyoaktif artıkların, zararsız halde saklanması amacıyla 800 °C gibi yüksek sıcaklıkta granül toz haline getirilmesi.
kalsit -  Kalkerli süngerlerin iskeletinde ve yumuşakçaların kabuğunda bulunan kalsiyum karbonatın kristal şekli.
kalsiyum -  Simgesi Ca, atom numarası 20, atomik kütlesi 40,08 g olan bir element. Metallurjide bazı aluminyum alaşımlarında alaşım elementi. Kurşundan bizmutun uzaklaştırılmasında, çelik imalinde oksijen giderici olarak kullanılır. Ayrıca bazı fototüplerde katot kaplama malzemesi olarak kullanılır. Doğada en çok bulunan üçüncü elementtir. Karbonatı (kireç taşı), sülfat (Jibs), florürü (floropar) halinde bulunur. 1808'de Davy tarafından elektrolizle elde edilmiştir.
kalsiyum akrilat -  Akrilik asidin kalsiyum tuzu olan, toprağın kararlı hale getirilmesinde, petrol kuyularını tıkamakta, iyon değiştirici olarak ve kilden yapılmış malzemelerle döküm kalıplarının yapıştırılmasında kullanılan beyaz bir toz madde.
kalsiyum arsenat -  Formülü Ca3(AsO4)2 olan, suda çözünmeyen, haşerelere ve çimlerdeki yabancı otlara karşı kullanılan, beyaz bir toz madde.
kalsiyum arsenit -  Formülü Ca3(AsO3)2 olan, böcek öldürücü olarak kullanılan suda çözünen beyaz tanecikler halinde bulunan bir tuz.
Kalsiyum asetat -  Asetik asidin kalsiyum tuzu ve önceleri asetik asit ve aseton için önemli bir kaynak olan , günümüzde mordan ve plastik stabilizörü olarak kullanılan , renksiz iğneler şeklinde kristallenen suda çözünen bir bileşik.
kalsiyum fosfat -  1.Kalsiyumun herhangi bir fosfatı. 2.Aşağıdaki üç kalsiyum fosfattan biri. Hepsi saf halde beyaz renkli tozdur. Ca(H2PO4)2, asit kalsiyumfosfat, kalsiyumdihidrojen fosfat, monokalsiyum fosfat isimleriyle adlandırılır. Gübre, plastiğe sağlamlık kazandırmak ve kabartma tozu olarak kullanılır. CaHPO4, kalsiyum hidrojenfosfat, dibazik kalsiyum fosfat, dikalsiyum ortofosfat, dikalsiyum fosfat isimleriyle adlandırılır. Eczacılıkta, hayvansal gıdalarda ve diş macunlarında kullanılır. Ca3(PO4)2, tribazik kalsiyum fosfat, trikalsiyum fosfat olarak bilinir. Gübre olarak kullanılır.
kalsiyum glukonat -  Formülü Ca(C6H11O7)2.H2O olan, 120 °C'de suyunu kaybeden sıcak suda çözünen, soğuk suda az çözünen, asetik asit ve alkolde az çözünen, ilaç olarak, köpük yapıcı ve gıdalarda tampon olarak kullanılan beyaz bir toz madde.
kalsiyum iyodobehenat -  Formülü Ca(OOC21H42)2 olan, ılık kloroformda çözünen, yiyecek katkı maddesi olarak kullanılan sarımsı bir toz madde..
kalsiyum karbonat -  Formülü CaCO3 , yoğunluğu 2,7-2,95 g/mL olan , doğada aragonitle, istiridye kabuğunda kalsitte, tebeşirde, kireçtaşında, mermerde, travertenlerde ana bileşen olarak bulunan, yanmaz, suda çok az, asitlerde ise karbondioksit çıkararak çözünen.. beyaz toz veya renksiz kristal halinde , kokusuz ve tatsız olup 825 °C’de parçalanan bir madde.
kalsiyum kromat -  Formülü CaCrO4.2H2O olan, suda az çözünen , pigment yapılmasında kullanılan, sarı monoklinik kristalli bir tuz.
kalsiyum laktat -  Formülü Ca(C3H5O3)2.5H2O olan ,kalsiyum tedavisinde ve kanın pıhtılaştırılmasında kullanılan, suda çözünen, beyaz kristalli laktik asit tuzu.
kalsiyum naftenat -  Sikloparafinlerin kalsiyum tuzu olan, plastiklerde sertleştirici olarak, su geçirmez malzeme yapımında yapıştırıcı, ağaç dolgu maddesi ve cila olarak kullanılan, hafif, yapışkan suda çözünmeyen bir madde.
kalsiyum nitrat -  Formülü Ca(NO3)2 olan, gübre ve patlayıcı madde yapımında kullanılan , anhidrit yapıda tuz havadan nem kaparak çok kolay çözünen, renksiz, suda çözünen monoklinik kristalli bir tuz. Nitro kalsit.
kalsiyum oksit -  Formülü CaO olan, yanmış kireç veya kostik kireç olarak bilinen, ticari şekli kireçtaşı, kalsiyum karbonatın fırınlarda karbondioksit uzaklaşıncaya kadar kavrulması ile elde edilen, kağıt hamuru ve kağıt yapımında ve çelik yapımında eritici olarak kullanılan, suda çözünen beyaz bazik özellik gösteren katı bir madde.
kalsiyum pantotenat -  Formülü (C9H16NO5)2Ca ve e.n.170-172 °C olan, Dekstro veya Levo veya rasemik karışım halinde bulunan, beslenmede ve hayvanların yiyeceğine katkı olarak kullanılan ,beyaz, suda çözünen, kloroform ve eterde çözünmeyen, az çok nem çekici bir tuz.
kalsiyum peroksit -  Formülü CaO2 olan, antiseptik ve deterjan olarak kullanılan ,suda parçalanan krem renkli bir toz madde.
kalsiyum pirofosfat -  Formülü CaP2O7 olan, dişçilikte dişlerin parlatılmasında, metal parlatmada ve yiyecek katkı maddesi olarak kullanılan beyaz bir toz.
kalsiyum plumbat -  Formülü CaPbO4 olan , cam ve kibrit yapımında oksitleyici olarak kullanılan,soğuk suda az çözünen, sıcak suda bozunan turuncu renkli bir tuz .
kalsiyum resinat -  Reçine ve kalsiyum hidroksiti birlikte kaynatıp süzmek suretiyle veya hidratize kireçle erimiş reçineyi birlikte eriterek elde edilien, suyu saflandırmada, deriyi sepilemekte, emaye yapımı ve boyanın kolay kuruması için katkı maddesi olarak kulanılan, suda çözünmeyen, asitlerde çözünen,sarı beyaz amorf bir toz madde.
kalsiyum siklamat -  Formülü C12H24O6N2S2Ca.2H2O olan, düşük kalorili tatlandırıcı olarak kullanılan, çok tatlı, beyaz kristal bir tuz.
kalsiyum sitrat -  Formülü Ca3(C6H5O7)2.4HOH olan, besinlerde katkı maddesi, tampon ve katılaştırıcı olarak kullanılan, beyaz, kokusuz, 100 °C’de suyunun büyük bir kısmını kaybeden 120 °C’de suyunun tamamını kaybeden, suda ve alkolde çözünmeyen toz halde bir madde.
kalsiyum siyanamit -  Formülü Ca(CN)2 olan, gübrede zararlı ot giderici olarak kullanılan, ticari şeklinin rengi gri olup %55-70 oranında Ca(CN)2 içeren, suda bozunan, saf halde renksiz kristalli bir tuz.
kalsiyum tungstat -  Formülü CaWO4 olan, kalsiyum volframat olarak bilinen, fosforlu boya yapımında kullanılan, suda çok az çözünen , beyaz dört yüzlü kristallere sahip bir tuz.
kalsiyum-45 -  45Ca şeklinde gösterilen, kütle numarası 45 , yarılanma süresi 165 gün olan, insan ve diğer canlı organizmalarda kalsiyum metabolizmasının incelenmesinde radyoaktif izci olarak kullanılan, kalsiyumun radyoaktif izotopu.
kalsiyumhipoklorit -  Formülü Ca(OCl)2.4H2O olan, yükseltgen olup klor eldesinde kullanılan , beyazlatıcı ve yüzme havuzlarında mikrop öldürücü olarak kullanılan beyaz bir toz madde.
kalyum -  Potasyumun Latince ve Almanca adı.
kamala -  Mollatus phillippnesin kapsüllerinden elde edilen hafif taneli toz madde.
kamalin -  Formülü C30H28O8, mol kütlesi 516,6 g olan, alkolde çözünen ve bağırsak parazitlerine karşı kullanılabilen kahverengi toz bir madde.
kamarezit -  Yeşil ince taneli yapıda doğal bakır sülfat.
kamasit -  %65 den daha az nikel içeren demir- nikel alaşımlarının ortak adı.
kambi -  Gardeneai Lucida 'dan elde edilen vernik yapımında kullanılan parlak reçineye benzeyen aromatik zamk.
kamfan -  Formülü C10H18, e.n. 154 °C olan , alkolde çözünen ve doymuş terpen hidrokarbon ve kàfur grubunun ana maddesi. 1,7,7-trimetilnorkamfan.
kamfen -  Formülü C10H16 olan, doymamış terpen hidrokarbon olup değişik ana yağlarda bulunan , saf neft yağı olarak da bilinen ve üç izomerik şekli bulunan bir madde. 1.Renksiz, e.n. 47 °C olan, igne kristalli inaktif kamfen. 2.Dekstro kamfen, renksiz igne şeklinde, e.n. 51 °C, alkolde çözünen renksiz kristaller. 3.Levo kamfen, renksiz, e.n. 52 °C alkolde çözünen iğne şeklinde kristaller.
kampometre -  Isı ışımasını ölçen alet.
kan -  Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur.
kanadol -  Petrolden elde edilen yerel anastezik özelliği olan saf olmayan heksan.
kanamisin -  2-deoksi streptamine glikozidal olarak bağlanmış, iki amino şekeri içeren, Streptomyces kanamyceticus'dan elde edilen bir antibiyotik.
kandela -  Işık yeğinliği birimi. Kandelanın büyüklüğü öyledir ki, platinin katılaşma sıcaklığındaki bir tam ışıyıcının ışıklılığı santimetre karede 60 kandeladır.
kandil isi -  :Yavaş dönen bir silindirin altında gaz veya yağın yanması ile elde edilen çok ince dağılmış karbon, boya, mürekkep ve kağıt boyar maddesi. Karbonkarası. Paris karası.
kanebain -  Sentetik polivinil alkol lifinin ticari adı.
kaneral -  Formülü C20H50O, mol kütlesi 426,7 g, e.n. 185 °C olan, suda çözünmeyen Kanher nerium köklerinden elde edilen, renksiz kristalli bir alkol.
kanil alkol -  Formülü C10H18O2 olan ve Japon denizindeki tarabakani’nin karaciğer yağından elde edilen bir alkol.
kanirin -  Trimetil amin oksit.
kannabidiol -  Formülü C21H30O2 olan, Cannabis satival, Mora ceae bitkisinden (kenevir) elde edilen, suda çözünmeyen, etanol, metanol, kloroform, benzen, eter, perol eterinde çözünen, kenevir reçinesindeki kannabolün bir izomeri olan , açık sarı reçine şeklinde veya kristaller halinde bir madde.
kannabinol -  Formülü C21H26O2 olan, Cannabis sativa L., Moracerde’nun dişi çiçeklerinin reçinemsi usaresi sahip , suda çözünmeyen, metanol, etanol, sulu alkali çözeltilerde çözünen, donar asetik asitte yeşil bir floresans veren sarı renkli bir yağ.
kaon -  Atom içindeki parçacıklardan biri.
kapasitans -  bk. sığa
kapasite -  1.Bir kuvvet veya enerji gösterebilme kabiliyeti. 2.Hacim.
kapiler aktif madde -  Çok düşük derişimlerde bile suyun yüzey gerilimini önemli miktarlarda düşüren maddeler. Örneğin 0,0035 Molar sodyum oleat suyun yüzey gerilimini 250°C de 72 din cm-1 den 30 din cm-1 e düşürür.
kaplama -  Kalınlığı 5 mm den az, ince ağaç levha.
kaprakol -  Formülü C6H3(OH)2C6H13 olan, 4-heksil risorsinolün ticari adı. Renksiz kristalleri olan, fenolden 40 kat daha fazla mikrop öldürücü özelliğe sahip antiseptik bir madde.
kaprik asit -  On karbon atomlu doymuş yağ asidi.
kaprilik asit -  Formülü Me(CH2)6COOH olan, başlıca tereyağı ve hindistan cevizi yağı ve diğer katı ve sıvı yağlarda bulunan , heksil asetik asit, n-oktanoik asit, oktilik asit olarak da adlandırılan, sıvı bir yağ asidi.
kaproik asit -  Formülü CH3(CH2)4COOH olan, ilaçların ve kokuların santezinde kullanılan, zeytin yağı ve hayvansal yağlarda bulunan , butil asetik asit, heksanoik asit, n-heksanoik asit, n-heksilik asit, pentil formik asit de denilen , renksiz, sıvı bir yağ asidi.
kaprolaktam -  Sentetik elyaf, özellikle naylon-6 yapımında kullanılan, 68-69 °C'de eriyen, beyaz pulcuklar halinde bir monomer.
kapron -  Formülü C11H22O olan, yağlardaki uçucu bir keton.
kara barut -  Bileşiminde %62-75 potasyumnitrat; %10-19 kükürt; %5-12 odun kömürü bulunan çok eski bir patlayıcı.
kara elmas -  Karbonun kristallenmiş bir şekli.
karabin -  Formülü C21H49O6, mol kütlesi 397,6 g olan Nerium oleander’den elde edilen reçinemsi bir madde.
karakin -  Formülü C10H14O9N2, mol kütlesi 306,2 g, e.n. 122 °C olan, karaka ağacının (Corynocarpus laevigete) dut türü meyvelerinden elde edilen kristal bir glikozit.