IŞIK KİRLİLİĞİ

IŞIK KİRLİLİĞİ VE NEDENLERİ

İpek, okuldan eve dönerken evlerinin bahçesindeki çiçeklerin arasında bir ses duydu. Sesin geldiği yöne doğru gitti. Korku ve heyecanla çiçeklerin arasına baktığında gözlerine inanamadı. Çiçeklerin arasında yaralı bir leylek yatıyordu. İpek, koşarak eve gitti ve durumu babasına anlattı. Babasıyla birlikte tekrar yaralı leyleğin yanına geldiler. Babası leyleği yavaşça bulunduğu yerden aldı ve daha güvenli bir yere koydu. İpek ve babası leyleği kontrol ederken kanadından yaralandığını fark ettiler. Vakit kaybetmeden veterinere götürmeye karar verdiler. Veterinere geldiklerinde durumu anlattılar. Veteriner büyük bir özenle leyleği muayene etti. Çok ciddi bir yaralanma olmadığını sadece kanadının incindiğini ve birkaç güne kadar tekrar eski sağlığına kavuşacağını söyledi. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda bu tür olayların çok yaşandığını söyledi. İpek bu durumun nedenini merak etti. Veteriner, ilkbahar ve sonbaharın göçmen kuşlar için göç zamanı olduğunu söyledi. İnsanların sebep olduğu ışık kirliliğinin göçmen kuşların yönlerini şaşırıp fazla uçmalarına ve sonunda da yorulup düşmelerine sebep olduğunu anlattı. İpek çok üzülmüştü.

Birkaç gün sonra İpek ve babası tekrar veterinere gittiklerinde leyleğin iyileşmiş olduğunu gördüler. Leyleği ait olduğu yere, doğaya bıraktılar. Leylek kanat çırpıp gökyüzüne doğru yükselirken çıkardığı sesle sanki İpek’e teşekkür ediyordu. İpek en kısa zamanda ışık kirliliği konusunu öğretmenine sorup bir çözüm yolu bulmalıydı. Yoksa daha fazla göçmen kuşu aynı durumu yaşayacaktı. İnsanlar daha iyi görebilmek, daha güzel bir çevrede bulunmak,daha kolay çalışmak ve kendilerini daha güvende hissetmek için geceleri çevrelerini aydınlatırlar. Ancak ne yazık ki dünyada çok kötü aydınlatma uygulamaları bulunmaktadır. Bu yanlış uygulamalar giderek artmakta ve yaygınlaşmaktadır. Bu kötü aydınlatmanın sonucunda ışık kirliliği denen bir kirlilik çeşidi ortaya çıkmıştır.

Işık Kirliliği Nedir?

Işığın yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda kullanılmasına ışık kirliliği denir. Çevreye bırakılan çöpler nasıl toprak, hava ve su kirliliğine yol açıyorsa ışığın uygunsuz bir şekilde kullanılması da ışık kirliliğine yol açmaktadır.

Gereğinden fazla ve yanlış yerde ışık kullanmak etkisiz aydınlatma demektir. Etkisiz aydınlatma, ışık için gerekli olan elektrik enerjisini üretmek için harcanan enerjinin boşa gitmesi anlamına gelir. Işık üretilirken kömür, petrol, su gibi doğal kaynaklar kullanılır. Bu nedenle gereksiz kullanılan ışık doğal kaynakların da boşa harcanması demektir. Yol, cadde ve sokaklardaki aşırı aydınlatmalar; park, bahçe ve spor alanlarındaki aşırı aydınlatmalar; turistik tesislerin, alışveriş merkezlerinin aydınlatmaları gibi pek çok gereksiz ve fazla aydınlatma ışık kirliliğinin nedenlerindendir. Şehirlerde nüfusun her geçen gün artması, bilinçsizce yapılan dış aydınlatmalar, gökyüzüne yayılan ışık miktarını her geçen gün arttırmaktadır. Gökyüzünde ve yeryüzünde meydana gelen ışık kirliliği, hem canlılara hem de çevremizin doğal görünümüne zarar vermektedir.

IŞIK KİRLİLİĞİNİN ETKİLERİ

Işık kirliliğinin doğal hayata ve gök cisimlerinin gözlenmesine olumsuz etkileri vardır. Aydınlatmanın fazla olduğu yerlerde gece gökyüzünü net olarak izlemek zordur. Bu nedenle gökbilimciler, gök cisimlerini rahat izleyemezler. Gözlemevleri; gökyüzünü rahat izleyebilmek için şehir dışında, okyanusların ortasındaki adalarda ve tepelerin üzerinde kurulmuştur.

Kötü aydınlatmadan zarar görenler yalnız gece gökyüzünü izlemek isteyenler değildir. Örneğin göçmen kuşlar için ışık kirliliği yeni bir tehlikedir. Kuşlar sadece insanlar için değil dünyadaki tüm canlı yaşam için çok yararlıdır. Her yıl milyarlarca haşereyi, sineği tüketirler. Milyarlarca bitki tohumunu yayarlar. Özellikle küçük sineklerle beslenen göçmen kuşlar gece seyahat eder. Kimi türler göç ederken binlerce kilometre yol gider. Takım yıldızlardan yön bularak uçan kuşlar; gökdelenler, deniz fenerleri gibi yüksek yapılardan yayılan ışıklara aldanır. Bunun sonucunda kuşlar ya yorulup düşünceye kadar ışık etrafında döner ya da doğrudan binaya çarpar veciddi zarar görür.

Kimi deniz hayvanlarının nesillerinin devamlılığı ışık kirliliği yüzünden tehlikededir. Bir deniz kaplumbağası türü olan Caretta caretta (Karetta karetta) sahillere yumurta bırakır. Yavrular, yumurtadan çıkar çıkmaz 5-10 metre ilerdeki denize ulaşmak zorundadır. Deniz kaplumbağaları denize ulaşabilmek için deniz ile kara arasındaki aydınlık farkını kullanır. Ancak ışık kirliliği nedeniyle denize ulaşamayan, yollarını şaşıran deniz kaplumbağaları, diğer hayvanlar tarafından avlanmaktadır. Deniz kaplumbağalarının binlerce yumurtasından çıkan yavrulardan yalnızca birkaçı denize ulaşabilmektedir.Hayvanlar, ışık kirliliğinden farklı şekillerde etkilenir: Kelebek, sinek, güve gibi gece uçan böcekler; göçmen kuşlar ve deniz kaplumbağaları gece gördükleri ışığa gider. Gece avlanan yarasa, baykuş, gelincik gibi hayvanlar yeterince karanlık olmadığı zaman avlanamaz.Kuşların yapay aydınlatmalar nedeniyle kafaları karışır. Horozlar yanlış zamanlarda ötmeye başlar, çulluk gibi gece göç eden kuşlar ise uçuş yönlerini bulamaz.Bitkiler için de ışık kirliliği olumsuz sonuçlar doğurur. Fazla ışığa maruz kalan bitkilerin mevsimleri karıştırdığı, çiçeklenmelerinin etkilendiği bilinmektedir. Bazı kaktüslerin çiçekleri sadece gece karanlıkta açar. Gecenin aydınlık olması durumunda ender görülen bu çiçekler açamayacaktır. Bir başka örnek ülkemizde Atatürk çiçeği olarak bilinen Poinsettia’dır. Bu bitki, ancak yılın belli zamanlarında 12 saat karanlıkta kalırsa yaprakları o güzel ve etkileyici kırmızı renge bürünür.

IŞIK KİRLİLİĞİNİ AZALTMAYA YÖNELİK ÇÖZÜMLER

Işık kirliliğini önlemek için hepimize görev düşmektedir. Bunun için alınabilecek en basit önlem, ışığın gökyüzüne yönelmesini engellemektir. Aydınlatma aracının yönü gökyüzüne doğru olursa ışık kirliliğine sebep olur.

  • Reklam amacıyla kullanılan ışıklı panolar ve tabelalar, gece gereksiz şekilde ışık vererek kirliliğe yol açmaktadır. Bu durumun önüne geçebilmek için zaman ayarlı reklam panoları ve tabelaları kullanılmalıdır.
  • Sokak ve cadde aydınlatmalarında kullanılan ışık aydınlatılacak bölgeye yönlendirilmelidir.
  • Yaşadığımız binanın giriş kısmında kullanılan lambalar, harekete duyarlı lambalar olmalıdır.
  • Işık kirliliğiile ilgili yasal düzenlemelere uyulmalıdır.
  • Araba kullanırken uzun farlar gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Uzun farlar karşıdan gelen sürücünün gözünü kamaştırarak yolu görememesine sebep olabilir.

Yorum yapın